SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2019/157 E. 2025/12771 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/157

Karar No

2025/12771

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

10. Ceza Dairesi 2019/157 E. , 2025/12771 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/92 E., 2016/110 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: 1. Beraat; sanık ... hakkında
: 2. Mahkûmiyet; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında
: 3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması; sanık ... hakkında ... (...), ..., ..., ..., ..., ... ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ... ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin
: 2. Bozma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin
: 3. İade; sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin

Her ne kadar dosya içeriğinde ... adına temyiz talebi bulunsa da ...'nun temyize konu iş bu dosya kapsamında sanık olmadığı anlaşıldığından söz konusu temyiz talebi hakkında inceleme yapılmamıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 02.11.2018 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 05.05.2017 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
C. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 17.09.2020 tarihli
dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
D. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA,
E. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 12.09.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; 12.09.2013 tarihli suç ile ilgili olarak, diğer sanık ... tarafından sanık ...'a getirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddelere, sanık ...'ın hakimiyet alanına geçmeden sanık ...'un hakimiyet alanında iken el konulması sebebiyle, ticari amaçla alıcı durumunda bulunan sanık ...'ın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmemesi,

2. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 12.09.2013 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu sabit ise de; hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 31.08.2013 tarihli olayda ele geçirilen madde ile ilgili kriminal inceleme raporunun aslının ya da onaylı örneğinin dosyada ve UYAP ortamında bulunmadığı anlaşıldığından, madde ile ilgili ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporu yoksa, rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
F. Sanık ... (...) hakkındaki hükmün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 26.02.2013, 23.04.20 13... .07.2013 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Sanığın 26.02.2013, 23.04.20 13... .07.2013 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma" suçları sabit ise de; hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 20.05.2013 tarihli olayda diğer sanıklar ... ve ...'un eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişimin dinlenmesi çözüm tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı halde 20.05.2013 tarihli eylemin sabit kabul edilerek zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi,
2. (1) nolu bozma nedeni dikkate alınarak; temel hapis ve adli para cezası belirlenirken, sanığın sabit olan suçlarının konusu olan uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere aykırı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
3. (1) nolu bozma nedeni de dikkate alınarak; mahkemece, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda dört ayrı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sanık tarafından işlediğinin
kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısına göre kanunda öngörülen alt sınır aşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan artırım yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
G. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, iletişim dinlenmesi çözüm tutanakları ve tüm dosya kapsamından sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanma dışında bir amaçla bulundurduğunun anlaşılması karşısında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği sabit ise de; hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 24.05.20 13... .06.2013 tarihli eylemlerde diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ve ele geçen suç konusu ile ilgisi olduğuna dair içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişimin dinlenmesi çözüm tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı; 26.08.2013 tarihli eylemde kolluk görevlileri tarafından sanık ile telefon irtibatı kurulup buluşma yeri sağlanarak sanığın yakalanıp üzerinden suç konusu esrarın ele geçirildiği olayda; kolluk görevlilerinin doğrudan sanığa telefon açarak uyuşturucu madde istedikleri ve bu suretle görev ve yetkilerinin dışına çıkarak kışkırtıcı ajan gibi hareket etmek suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasanın 38/6. ve CMK'nın 206/2-a maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sabit tek bir eylemi olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza
yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Ğ. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, tüm dosya kapsamından sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanma dışında bir amaçla bulundurduğunun anlaşılması karşısında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği sabit ise de; 26.08.2013 tarihli eylemde kolluk görevlileri tarafından sanık ile telefon irtibatı kurulup buluşma yeri sağlanarak sanığın yakalanıp üzerinden suç konusu esrarın ele geçirildiği olayda; kolluk görevlilerinin doğrudan sanığa telefon açarak uyuşturucu madde istedikleri ve bu suretle görev ve yetkilerinin dışına çıkarak kışkırtıcı ajan gibi hareket etmek suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasanın 38/6. ve 5271 sayılı CMK'nın 206/2.a maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
H. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 28.06.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 28.06.2013 tarihli eylemi sabit ise de; 07.10.2013 tarihinde ikametinde ele geçirilen esrarın miktarı ve sanığın savunması göz önüne alındığında ikametinde ele geçirilen esrarın kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı bu nedenle sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı anlaşıldığından, sabit tek bir eylemi olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygunı olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
I. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 06.05.20 13... .07.2013 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 06.05.20 13... .07.2013 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma" suçları sabit ise de; hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 20.05.2013 tarihli olayda diğer sanıklar ... ve ...'nün eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişimin dinlenmesi çözüm tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı ayrıca hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 31.08.2013 tarihli olayda ele geçirilen madde ile ilgili kriminal inceleme raporunun aslının ya da onaylı örneğinin dosyada ve UYAP ortamında bulunmadığı anlaşıldığından, madde ile ilgili ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporu yoksa, rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın sabit olan suç sayısına göre (20.05.2013 tarihinde işlediği iddia olunan suçun sabit olmadığı da gözetilerek) zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43.
maddesi uyarınca indirim oranı belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. (1) nolu bozma nedeni de dikkate alınarak; mahkemece, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda dört ayrı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sanık tarafından işlendiğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısına göre kanunda öngörülen alt sınır aşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan artırım yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
3. Tüm dosya kapsamına göre; 31.08.2013 tarihli olayda ele geçirilen madde ile ilgili kriminal inceleme raporunun aslının ya da onaylı örneğinin dosyada ve UYAP ortamında bulunmadığı anlaşıldığından, madde ile ilgili ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporu yoksa, rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 188/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
4. (1) nolu bozma nedeni dikkate alınarak; temel hapis ve adli para cezası belirlenirken, sanığın sabit olan suçlarının konusu olan uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere aykırı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
İ. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 07.10.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, iletişimin dinlenmesi çözüm tutanakları ve tüm dosya kapsamından sanıktan ele geçirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin kullanma dışında bir amaçla bulundurduğunun anlaşılması karşısında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği sabit ise de;
hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 12.09.2013 tarihli eylemde diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ve ele geçen suç konusu ile ilgisi olduğuna dair içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişimin dinlenmesi çözüm tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, sabit tek bir eylemi olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
J. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 26.02.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 26.02.1013 tarihli "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği sabit ise de; hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen 02.07.2013 tarihli eylemde diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ve ele geçen suç konusu ile ilgisi olduğuna dair içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişimin dinlenmesi çözüm tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, sabit tek bir eylemi olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

K. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 06.05.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 06.05.2013 tarihli "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği sabit ise de; hükme esas alınan ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilen eylemlerinin 06.05.2013 tarihli eylemle birlikte tek bir suç oluşturduğu anlaşıldığından, sabit tek bir eylemi olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün” yerine "5 yıl 2 ay" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
L. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA,

M. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına göre; 31.08.2013 tarihli olayda ele geçirilen madde ile ilgili kriminal inceleme raporunun aslının ya da onaylı örneğinin dosyada ve UYAP ortamında bulunmadığı anlaşıldığından, madde ile ilgili ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporu yoksa, rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim