Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/9454
2024/94
9 Ocak 2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9454
Karar No : 2024/94
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Kurumu (E Tebligat)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı "Tam kapanma ve muafiyet" konulu işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI: Dava konusu kararı almanın davalı idarenin yetkisinde olmadığı, muafiyet kapsamını belirleme konusunda İçişleri Bakanlığının yetkili olduğu, gözlük hizmetinin ilaç gibi zaruri bir ihtiyaç olduğu, 17 gün boyunca optisyenlerin hizmet vermemesinin telafisi güç ve imkansız zararlara neden olacağı, dava konusu işlemin kamu yararını zedeler nitelikte olduğu, sebep ve amaç unsurları yönünden eksik olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI: Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ve davacının görülmekte olan davayı açmakta menfaati bulunmadığı, esas yönünden ise, Dava konusu işlemin halihazırda yürütülebilir durumda olmadığı ve davacı şirketin de bu işlemin iptalinde halihazırda bir menfaatinin bulunmadığı, zira dava konusu işlemin, Covid 19 pandemisi sebebiyle optisyenlik müesseselerinin kapalı tutulması yönünde olduğu, İçişleri Bakanlığının 27/06/2021 tarih ve 10530 sayılı yazısı ile 01/07/2021 tarihinden itibaren pandemi kısıtlamalarının kaldırıldığı ve dolayısıyla pandemi sebebiyle kapalı kalması öngörülen işletme ve iş yerlerine dair bu kısıtlamanın da son bulduğu, dava konusu işlemin uygulanabilirlik/yürütülebilirlik vasfının ortadan kalktığı ve bu sebeple bu işlemin iptal edilmesinde davacı şirketin güncel bir menfaatinin kalmadığı, işbu davada iptal kararı verilmesinin hukuk aleminde yaratacağı bir yenilik bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 703 sayılı KHK ile Kurumun kaldırıldığı, ancak halihazırda 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 506. ve devamındaki maddelerine göre varlığını sürdürmekte ve görevlerini icra etmekte olduğu, dolayısıyla düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu, dünya genelinde Covid 19 pandemisinin yaşandığı, pandemiyle mücadele devam etmekle birlikte koronavirüsün mutasyonla oluşan yeni varyantları sebebiyle bulaşıcılığı tekrar artabilmekte ve dolayısıyla toplum sağlığının ve kamu düzeninin korunabilmesi ve hastalığın yayılım hızının kontrol altına alınabilmesi için alınan tedbirlerin de güncellenmesi ve yenilenmesinin gerekebildiği, bu yönde, 26/04/2021 tarihinde alınan kararla tam kapanma dönemine geçildiği ve İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarihli ve 7576 sayılı yazısı ile 29/04/2021 günü, saat 19.00’dan, 17/05/2021 günü, saat 05.00’e kadar tam kapanma kararı alındığı, bu yazıda, tam kapanma sürecinde alınan tedbirler kapsamında ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğu, bunun üzerine Kurumca 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben yazılan 28/04/2021 tarih ve 419353 sayılı yazı ile; kısıtlama günlerinde tıbbi cihaz satış merkezleri, optisyenlik müessesesleri, işitme cihazı merkezleri, ısmarlama protez ve ortez merkezleri ile diş protez laboratuvarlarının 10.00 – 17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecekleri hususunun bildirildiği, ancak, salgın sürecinde sahada yaşanan sorunlar sebebiyle keyfiyetin yeniden değerlendirildiği ve optisyenlik müesseseleri ve işitme cihazı satış ve uygulama merkezlerinin söz konusu muafiyetinin kaldırılması mecburiyetinin doğduğu, bunun üzerine Kurumca, bu hususu bildirmek üzere, 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben dava konusu 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı yazının yazıldığı, Kurumca söz konusu müesseselerin çalışma düzenine yönelik olarak gerçekleştirilen işlemlerin, mevzuat hükümlerine istinaden ve İçişleri Bakanlığınca pandemi tedbirleri hususunda alınan kararların ardından, kamu sağlığı gözetilerek tesis edildiğinden bu süreçte herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dava açıldıktan sonra, dava konusu uygulama 01/07/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; Covid 19 salgınının kontrol altına alınması amacıyla, 29/04/2021 Perşembe günü saat 19.00'da başlayarak, 17/05/2021 Pazartesi günü saat 05.00'e kadar sürecek tam kapanma dönemine ilişkin olarak, 28/04/2021 tarihli işlem ile optisyenlik müesseselerine tanınan kapanma muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
11593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 1'inci maddesinde; "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve İçtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş; 27'nci maddesinde ise; "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9'uncu maddesinde; "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla: A) (Değişik: 2/7/2018 KHK/703/138 md.) Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler." hükmüne, 11'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde; "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.” hükmüne yer verilmiştir.
İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler kılavuzlar ve genel yazılar, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar. İdarelerin, normlar hiyerarşisine uygun olarak kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri alma ve bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma vetkisine sahip olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Covid 19 pandemisinin kontrol altına alınması amacıyla 29/04/2021 Perşembe günü saat 19.00 ile 17/05/2021 Pazartesi günü saat 05.00'e kadar sürecek tam kapanma kararı uyarınca, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünce tesis edilen 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgede, tam kapanma döneminde ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanların sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğu yönündeki düzenlemeye yer verildiği, yine Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 28/04/2021 tarih ve 419352 sayılı işlemi ile tıbbi cihaz satış merkezi olan optisyenlik müesseselerinin kapanma döneminde saat 10.00 ile 17.00 arasında faaliyet gösterebilecekleri belirtildiği halde, bulaşın engellenmesi hususunda sahada yaşanan sorunlar gerekçe gösterilmek suretiyle belirtilen tarihler arasındaki tam kapanma döneminde optisyenlik müesseselerine tanınan kapanma muafiyetinin kaldırılmasına ve ilgili işyerlerinin kapalı tutulmasına ilişkin İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 42297 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin herhangi bir kanun hükmüne dayanmadan, üst norm niteliğindeki Anayasaya, Cumhurbaşkanlığı kararına ve İçişleri Bakanlığı Genelgesine açıkça aykırı olduğu, tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan tam kapanma döneminde ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmuş olmasına rağmen dava konusu işlemle optisyenlik müesseselerinin muafiyetinin kaldırılmasını emretmek suretiyle yetki sınırlarının aşıldığı, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan norma aykırılık teşkil ettiği ve değiştirici nitelikte hüküm getirdiği, dava konusu işlemin hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkelerini açıkça ihlal ettiği ileri sürülmekte ; davalı idare ise, dünya genelinde Covid 19 pandemisinin yaşandığı, pandemiyle mücadele devam etmekle birlikte koronavirüsün mutasyonla oluşan yeni varyantları sebebiyle bulaşıcılığı tekrar artabilmekte ve dolayısıyla toplum sağlığının ve kamu düzeninin korunabilmesi ve hastalığın yayılım hızının kontrol altına alınabilmesi için alınan tedbirlerin de güncellenmesi ve yenilenmesinin gerekebildiği, bu yönde, 26/04/2021 tarihinde alınan kararla tam kapanma dönemine geçildiği ve İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarihli ve 7576 sayılı yazısı ile 29/04/2021 günü, saat 19.00’dan, 17/05/2021 günü, saat 05.00’e kadar tam kapanma kararı alındığı, bu yazıda, tam kapanma sürecinde alınan tedbirler kapsamında ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğu, bunun üzerine Kurumca 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben yazılan 28/04/2021 tarih ve 419353 sayılı yazı ile; kısıtlama günlerinde tıbbi cihaz satış merkezleri, optisyenlik müessesesleri, işitme cihazı merkezleri, ısmarlama protez ve ortez merkezleri ile diş protez laboratuvarlarının 10.00 – 17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecekleri hususunun bildirildiği, ancak, salgın sürecinde sahada yaşanan sorunlar sebebiyle keyfiyetin yeniden değerlendirildiği ve optisyenlik müesseseleri ve işitme cihazı satış ve uygulama merkezlerinin söz konusu muafiyetinin kaldırılması mecburiyetinin doğduğu, bunun üzerine Kurumca, bu hususu bildirmek üzere, 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben dava konusu 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı yazının yazıldığı, anılan işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Uyuşmazlık yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve taraflarca yapılan açıklamalar çerçevesinde incelendiğinde, davalı idarece sahada yaşanan sorunlardan bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği , ayrıca "...Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından her ilçede bir nöbetçi optisyenlik müessesesinin açık olmasının sağlanacağı..." bu konuda bir mağduriyet yaşanmayacağının da ifade edilmiş olması karşısında, Kurumca söz konusu müesseselerin çalışma düzenine yönelik olarak gerçekleştirilen işlemlerin, İçişleri Bakanlığınca pandemi tedbirleri hususunda alınan kararların ardından, kamu sağlığı gözetilerek tesis edildiği sonucuna ulaşıldığından anılan süreçte tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
USUL YÖNÜNDEN: **
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmış; "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hükme bağlanmıştır.
Bütün il valiliklerine gönderilen dava konusu işlem ile optisyenlik müesseselerine yönelik kısıtlama getirildiği için Optisyen Gözlükçüler Odası olan davacının menfaatinin etkilendiği, ayrıca, dava konusu işlem 30/04/2021 tarihinde tesis edildiğinden, bakılan davanın 02/05/2021 tarihinde altmış günlük dava açma süresinde açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin usûle ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN: **
Dava, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı "Tam kapanma ve muafiyet" konulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarece, İçişleri Bakanlığının 27/06/2021 tarih ve 10530 sayılı yazısı ile 01/07/2021 tarihinden itibaren pandemi kısıtlamalarının kaldırıldığı, dolayısıyla pandemi sebebiyle kapalı kalması öngörülen işletme ve iş yerlerine dair bu kısıtlamanın da son bulduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, dava konusu uygulama yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
-
Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
-
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: **
İdari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren hukuki sonuçlar doğurmaya başlayan tasarruflar olup, sözkonusu işlemler tesis eden idare tarafından geri alınmadığı veya İdari Yargı Mercileri nezdinde açılan bir iptal davasına konu edilmesi üzerine verilen bir Mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece hukuki sonuçlarını doğurmaya devam ederler. Anılan işlemlerin daha sonra tesis edilen başka bir işlem ile ortadan kaldırılabileceği düşünülse de idari işlemin bu şekilde sonlandırılması, ortadan kaldırıldığı tarihe kadar doğurduğu hukuki sonuçları da hukuk dünyasından kaldırmaz. Yani idari işlemlerin hukuk dünyasından tesis edildikleri tarihten itibaren doğurduğu tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkması durumu, ancak, idari işlemin geri alınması ya da bir iptal davasına konu olması durumunda bu davaya bakan İdari Yargı Merci tarafından iptali ile mümkün olabilecektir.
Olayda, dava konusu edilen idari işlem düzenleyici nitelikte bir işlem olup, işlemin tesis edilmesinden sonra başka bir işlem ile ortadan kaldırılmış ise de, ilk tesis edildiği tarih ile ortadan kaldırıldığı tarih arasında geçen süreçte doğurmuş olduğu hukuki sonuçlar hukuk aleminde varlığını halen sürdürdüğünden, işlemi tüm hukuki sonuçları ile ortadan kaldırmanın ise ancak yargı kararı ile iptal edilmesi ile ya da geri alınması ile mümkün olabileceğinden, daha sonra başka bir işlem ile geri alınması geri alınma aşamasına kadar hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından, ortadaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında bu aşamada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9454 E. , 2024/94 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9454
Karar No : 2024/94
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu (E Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı "Tam kapanma ve muafiyet" konulu işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu kararı almanın davalı idarenin yetkisinde olmadığı, muafiyet kapsamını belirleme konusunda İçişleri Bakanlığının yetkili olduğu, gözlük hizmetinin ilaç gibi zaruri bir ihtiyaç olduğu, 17 gün boyunca optisyenlerin hizmet vermemesinin telafisi güç ve imkansız zararlara neden olacağı, dava konusu işlemin kamu yararını zedeler nitelikte olduğu, sebep ve amaç unsurları yönünden eksik olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ve davacının görülmekte olan davayı açmakta menfaati bulunmadığı, esas yönünden ise, Dava konusu işlemin halihazırda yürütülebilir durumda olmadığı ve davacı şirketin de bu işlemin iptalinde halihazırda bir menfaatinin bulunmadığı, zira dava konusu işlemin, Covid 19 pandemisi sebebiyle optisyenlik müesseselerinin kapalı tutulması yönünde olduğu, İçişleri Bakanlığının 27/06/2021 tarih ve 10530 sayılı yazısı ile 01/07/2021 tarihinden itibaren pandemi kısıtlamalarının kaldırıldığı ve dolayısıyla pandemi sebebiyle kapalı kalması öngörülen işletme ve iş yerlerine dair bu kısıtlamanın da son bulduğu, dava konusu işlemin uygulanabilirlik/yürütülebilirlik vasfının ortadan kalktığı ve bu sebeple bu işlemin iptal edilmesinde davacı şirketin güncel bir menfaatinin kalmadığı, işbu davada iptal kararı verilmesinin hukuk aleminde yaratacağı bir yenilik bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 703 sayılı KHK ile Kurumun kaldırıldığı, ancak halihazırda 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 506. ve devamındaki maddelerine göre varlığını sürdürmekte ve görevlerini icra etmekte olduğu, dolayısıyla düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu, dünya genelinde Covid 19 pandemisinin yaşandığı, pandemiyle mücadele devam etmekle birlikte koronavirüsün mutasyonla oluşan yeni varyantları sebebiyle bulaşıcılığı tekrar artabilmekte ve dolayısıyla toplum sağlığının ve kamu düzeninin korunabilmesi ve hastalığın yayılım hızının kontrol altına alınabilmesi için alınan tedbirlerin de güncellenmesi ve yenilenmesinin gerekebildiği, bu yönde, 26/04/2021 tarihinde alınan kararla tam kapanma dönemine geçildiği ve İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarihli ve 7576 sayılı yazısı ile 29/04/2021 günü, saat 19.00’dan, 17/05/2021 günü, saat 05.00’e kadar tam kapanma kararı alındığı, bu yazıda, tam kapanma sürecinde alınan tedbirler kapsamında ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğu, bunun üzerine Kurumca 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben yazılan 28/04/2021 tarih ve 419353 sayılı yazı ile; kısıtlama günlerinde tıbbi cihaz satış merkezleri, optisyenlik müessesesleri, işitme cihazı merkezleri, ısmarlama protez ve ortez merkezleri ile diş protez laboratuvarlarının 10.00 – 17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecekleri hususunun bildirildiği, ancak, salgın sürecinde sahada yaşanan sorunlar sebebiyle keyfiyetin yeniden değerlendirildiği ve optisyenlik müesseseleri ve işitme cihazı satış ve uygulama merkezlerinin söz konusu muafiyetinin kaldırılması mecburiyetinin doğduğu, bunun üzerine Kurumca, bu hususu bildirmek üzere, 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben dava konusu 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı yazının yazıldığı, Kurumca söz konusu müesseselerin çalışma düzenine yönelik olarak gerçekleştirilen işlemlerin, mevzuat hükümlerine istinaden ve İçişleri Bakanlığınca pandemi tedbirleri hususunda alınan kararların ardından, kamu sağlığı gözetilerek tesis edildiğinden bu süreçte herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava açıldıktan sonra, dava konusu uygulama 01/07/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Covid 19 salgınının kontrol altına alınması amacıyla, 29/04/2021 Perşembe günü saat 19.00'da başlayarak, 17/05/2021 Pazartesi günü saat 05.00'e kadar sürecek tam kapanma dönemine ilişkin olarak, 28/04/2021 tarihli işlem ile optisyenlik müesseselerine tanınan kapanma muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
11593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 1'inci maddesinde; "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve İçtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş; 27'nci maddesinde ise; "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9'uncu maddesinde; "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla: A) (Değişik: 2/7/2018 KHK/703/138 md.) Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler." hükmüne, 11'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde; "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.” hükmüne yer verilmiştir.
İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler kılavuzlar ve genel yazılar, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar. İdarelerin, normlar hiyerarşisine uygun olarak kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri alma ve bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma vetkisine sahip olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Covid 19 pandemisinin kontrol altına alınması amacıyla 29/04/2021 Perşembe günü saat 19.00 ile 17/05/2021 Pazartesi günü saat 05.00'e kadar sürecek tam kapanma kararı uyarınca, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünce tesis edilen 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgede, tam kapanma döneminde ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanların sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğu yönündeki düzenlemeye yer verildiği, yine Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 28/04/2021 tarih ve 419352 sayılı işlemi ile tıbbi cihaz satış merkezi olan optisyenlik müesseselerinin kapanma döneminde saat 10.00 ile 17.00 arasında faaliyet gösterebilecekleri belirtildiği halde, bulaşın engellenmesi hususunda sahada yaşanan sorunlar gerekçe gösterilmek suretiyle belirtilen tarihler arasındaki tam kapanma döneminde optisyenlik müesseselerine tanınan kapanma muafiyetinin kaldırılmasına ve ilgili işyerlerinin kapalı tutulmasına ilişkin İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 42297 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin herhangi bir kanun hükmüne dayanmadan, üst norm niteliğindeki Anayasaya, Cumhurbaşkanlığı kararına ve İçişleri Bakanlığı Genelgesine açıkça aykırı olduğu, tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan tam kapanma döneminde ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmuş olmasına rağmen dava konusu işlemle optisyenlik müesseselerinin muafiyetinin kaldırılmasını emretmek suretiyle yetki sınırlarının aşıldığı, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan norma aykırılık teşkil ettiği ve değiştirici nitelikte hüküm getirdiği, dava konusu işlemin hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkelerini açıkça ihlal ettiği ileri sürülmekte ; davalı idare ise, dünya genelinde Covid 19 pandemisinin yaşandığı, pandemiyle mücadele devam etmekle birlikte koronavirüsün mutasyonla oluşan yeni varyantları sebebiyle bulaşıcılığı tekrar artabilmekte ve dolayısıyla toplum sağlığının ve kamu düzeninin korunabilmesi ve hastalığın yayılım hızının kontrol altına alınabilmesi için alınan tedbirlerin de güncellenmesi ve yenilenmesinin gerekebildiği, bu yönde, 26/04/2021 tarihinde alınan kararla tam kapanma dönemine geçildiği ve İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarihli ve 7576 sayılı yazısı ile 29/04/2021 günü, saat 19.00’dan, 17/05/2021 günü, saat 05.00’e kadar tam kapanma kararı alındığı, bu yazıda, tam kapanma sürecinde alınan tedbirler kapsamında ilaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğu, bunun üzerine Kurumca 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben yazılan 28/04/2021 tarih ve 419353 sayılı yazı ile; kısıtlama günlerinde tıbbi cihaz satış merkezleri, optisyenlik müessesesleri, işitme cihazı merkezleri, ısmarlama protez ve ortez merkezleri ile diş protez laboratuvarlarının 10.00 – 17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecekleri hususunun bildirildiği, ancak, salgın sürecinde sahada yaşanan sorunlar sebebiyle keyfiyetin yeniden değerlendirildiği ve optisyenlik müesseseleri ve işitme cihazı satış ve uygulama merkezlerinin söz konusu muafiyetinin kaldırılması mecburiyetinin doğduğu, bunun üzerine Kurumca, bu hususu bildirmek üzere, 81 il sağlık müdürlüğüne hitaben dava konusu 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı yazının yazıldığı, anılan işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Uyuşmazlık yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve taraflarca yapılan açıklamalar çerçevesinde incelendiğinde, davalı idarece sahada yaşanan sorunlardan bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği , ayrıca "...Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından her ilçede bir nöbetçi optisyenlik müessesesinin açık olmasının sağlanacağı..." bu konuda bir mağduriyet yaşanmayacağının da ifade edilmiş olması karşısında, Kurumca söz konusu müesseselerin çalışma düzenine yönelik olarak gerçekleştirilen işlemlerin, İçişleri Bakanlığınca pandemi tedbirleri hususunda alınan kararların ardından, kamu sağlığı gözetilerek tesis edildiği sonucuna ulaşıldığından anılan süreçte tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmış; "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hükme bağlanmıştır.
Bütün il valiliklerine gönderilen dava konusu işlem ile optisyenlik müesseselerine yönelik kısıtlama getirildiği için Optisyen Gözlükçüler Odası olan davacının menfaatinin etkilendiği, ayrıca, dava konusu işlem 30/04/2021 tarihinde tesis edildiğinden, bakılan davanın 02/05/2021 tarihinde altmış günlük dava açma süresinde açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin usûle ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Dava, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 30/04/2021 tarih ve 422927 sayılı "Tam kapanma ve muafiyet" konulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarece, İçişleri Bakanlığının 27/06/2021 tarih ve 10530 sayılı yazısı ile 01/07/2021 tarihinden itibaren pandemi kısıtlamalarının kaldırıldığı, dolayısıyla pandemi sebebiyle kapalı kalması öngörülen işletme ve iş yerlerine dair bu kısıtlamanın da son bulduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, dava konusu uygulama yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren hukuki sonuçlar doğurmaya başlayan tasarruflar olup, sözkonusu işlemler tesis eden idare tarafından geri alınmadığı veya İdari Yargı Mercileri nezdinde açılan bir iptal davasına konu edilmesi üzerine verilen bir Mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece hukuki sonuçlarını doğurmaya devam ederler. Anılan işlemlerin daha sonra tesis edilen başka bir işlem ile ortadan kaldırılabileceği düşünülse de idari işlemin bu şekilde sonlandırılması, ortadan kaldırıldığı tarihe kadar doğurduğu hukuki sonuçları da hukuk dünyasından kaldırmaz. Yani idari işlemlerin hukuk dünyasından tesis edildikleri tarihten itibaren doğurduğu tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkması durumu, ancak, idari işlemin geri alınması ya da bir iptal davasına konu olması durumunda bu davaya bakan İdari Yargı Merci tarafından iptali ile mümkün olabilecektir.
Olayda, dava konusu edilen idari işlem düzenleyici nitelikte bir işlem olup, işlemin tesis edilmesinden sonra başka bir işlem ile ortadan kaldırılmış ise de, ilk tesis edildiği tarih ile ortadan kaldırıldığı tarih arasında geçen süreçte doğurmuş olduğu hukuki sonuçlar hukuk aleminde varlığını halen sürdürdüğünden, işlemi tüm hukuki sonuçları ile ortadan kaldırmanın ise ancak yargı kararı ile iptal edilmesi ile ya da geri alınması ile mümkün olabileceğinden, daha sonra başka bir işlem ile geri alınması geri alınma aşamasına kadar hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından, ortadaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında bu aşamada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.
2023/19574
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06