Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/12362
2024/802
8 Şubat 2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12362
Karar No : 2024/802
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Maddeleleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Aydın İli, Didim ilçesi, … Mevkii, … ada, … ve … nolu parsellerin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ve söz konusu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin mülkiyetinde olan Aydın ili, Didim ilçesi, … mahallesi, … mevkiinde kain ve tapunun … ada … ve … nolu parsellerde kayıtlı taşınmazın 2863 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat hükümlerine göre "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" niteliğinde olup olmadığı ile söz konusu taşınmazın tescil edilmesinin uygun olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi amacıyla sanat tarihçisi, arkeolog ve mimardan oluşan bilirkişi heyeti ile yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/02/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... bahse konu taşınmazlar üzerinde korunması gerekli bazı taşınmaz kültür varlıklarının kalıntıları bulunduğu, söz konusu arkeolojik kalıntılar ve dokunun komşu parsellerde bulunan korunması gereken taşınır arkeolojik kültür varlıkları ile bir bütünlük gösterdiği,... dava konusu taşınmazların bulunduğu Didim Mahallesi'nin arkeoloji literatüründe Bizans, Geç Ortaçağ, Menteşeoğlulları ve Osmanlı dönemlerine ait yerleşim alanlarından biri olarak bilindiği, ancak Didyma antik yerleşiminde Fransız Emmanuel Pontremoli ve Bernard Haussouiller tarafından 1895 yılından beri aralıklarla, 1962 yılından beri de Almanlar tarafından aralıksız süregelen arkeolojik çalışmalar kapsamında antik yerleşim ve çevresinin arkeolojik etüdünün tam olarak tamamlanamadığı, bahsedilen dava konusu kalıntılar dahil Didyma'nın Bizans, Geç Ortaçağ, Menteşeoğlulları ve Osmanlı dönemlerine ait arkeolojik kalıntıları ve buluntularının bilimsel literatürde tanınmadığı,... keşif sırasında dava konusu alandaki arkeolojik kalıntıların ayrıntılı olarak incelendiği, incelemeler esnasında … ada … ve … parselde kayıtlı alandaki taşınmazların tamamının üzerinde korunması gereken taşınmaz veya taşınır arkeolojik kültür varlıkları ile karşılaşıldığı, alçak bir tepelik şeklinde algılanan dava konusu alanın etrafının günümüzde yoğun yapılaşmaya maruz kalmış olsa da, büyük oranda kullanıma sahip olmadığı, hafif bir yamaç şeklinde topografyaya sahip taşınmazlarda çeşitli yapılara ait en az iki adet kalınlıkları 50 ila 80 cm arasında ve yükseklikleri 40 160 cm arasında değişen duvarlar, bunlara ait temel kalıntıları ve bu kalıntılara ait mimari bloklar bulunduğu, gayet muntazam işlenmiş bu duvarların en az üç tanesinin diğer bir duvar ile köşe yaptığı, dolayısıyla dava konusu alanda bir bina kalıntısının mevcut olduğu, kalıntılar arasında en belirgin olanın duvar içine oluşturulmuş bir kemer olduğu, duvarlarda bağlayıcı olarak yer yer beton sıva gözlemlendiği, bu sıvanın binanın 1970'lerdeki kullanımına ait olduğu, dava konusu alanda etrafa yayılmış bazı mimari öğelerin bulunduğu ancak öğeler arasında süslemeli herhangi bir örnek tespit edilemediği, duvarlarda taş olarak da yerel, açık renkli kayrak taşlarının kullanıldığı ve duvar örgülerinde az da olsa tuğla ile devşirme bloklara yer verildiği, taş olarak düzgün işlenmiş bazı kesme taşlar görülse de, çoğu taşın işlenmeden duvarlarda moloz taşı olarak kullanıldığı, yapıların üst örtülerinin olasılıkla ahşap ile sağlandığı, alandaki bu mimari bulgunun Geç Osmanlı dönemine yani İ.S.18 19.y.y.'da inşa edilip 1970'lere değin kullanılagelen bir konut ya da işlik olduğu, bu hali ile bu kalıntının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 6.maddesine göre 'korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı' niteliğine sahip olduğu, 2252 ada 3 ve 4 nolu parsellere kayıtlı alan ve komşu parsellerin üzerinde belgelenen pişmiş toprak, kap kacak ve kiremit örneklerinin daha çok İ.S.3 7 y.y.'lara ait olduğu, Osmanlı dönemine ait bazı örneklerin de gözlemlendiği, bu buluntuların başka yerlerden bu alana getirilerek moloz olarak boşaltılmış olmalarının arkeolojik olarak mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu alan ile yakın çevresinin arkeolojik olarak çok devirli bir mevki niteliğinde olduğu, buna göre, 3 ve 4 parselde kayıtlı dava konusu taşınmazların üzeri ve çevresinin arkeolojik açıdan yoğun bir dokuya sahip olduğu ve söz konusu parsellerde bulunan kalıntıların çevresi ile arkeo topografik olarak etkileşim içerisinde olduğu, dolayısıyla söz konusu taşınmazlardakilerin arkeolojik tekil buluntular olmayacağı ve Didim mahallesi, ... Mevkiinde Geç Osmanlı dönemine ait bir binaya ait olduğu, dava konusu taşınmazlardaki buluntuların bölge arkeolojisinin Erken Bizans ve Osmanlı dönemlerinin anlaşılmayan bir kısmını bilimsel anlamda ortaya çıkarmak için oldukça önemli olduğu ve alan çevresi ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında geniş bir ören yeri özelliğine sahip olduğu, bu geniş alanda yayılmış korunması gerekli taşınmaz ve taşınır arkeolojik bulgular arasında arkeolojik olarak etkileşim olmamasının söz konusu bile olamayacağı kanaatine varıldığı, alanda yüzey tabakasının 5 cm altından başlayarak çok ciddi bir arkeolojik buluntu ele geçirme potansiyelinin mevcut olduğu, alanda bulunan önemli arkeolojik bulguların bilimsel yayını yapılmadığından, arkeoloji dünyası tarafından tanınmadığı, dolayısıyla Didim Mahallesi'nin Erken Bizans ve Osmanlı dönemleri topografyası ve yapıları ile ilgili bilgilerin eksik kaldığı, Sonuç ve Kanaat olarak;... dava konusu, Aydın ili, Didim ilçesi, Didim mahallesi, ... mevkiinde bulunan ve tapunun ... ada ... ve ... parsellerine kayıtlı taşınmazların ve komşu parsellerin kısmen 1.Derece Arkeolojik Sit ve kısmen de 3.Derece Arkeolojik Sit tescilinin devam etmesi ve dava konusu alanda Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun izni alınmadan hiçbir inşai ve fiziki müdahalede bulunulmaması gerektiği" görüş ve tespitlerine yer verildiği, dava konusu işleme dayanak, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca tanzim edilen 19.03.2019 tarihli Rapor ile Mahkemece yaptırılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, Aydın İli, Didim ilçesi, … Mevkii, … Ada, … ve … nolu parsellerin Didyma antik yerleşim yeri içinde kaldığı, dava konusu parsellerin içerisinde yer aldığı alanın I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tesciline dair tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; konunun teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi sebebiyle 28/03/2022 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde karar verilmişse de, daha sonraki tarihlerde dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler dikkate alınmakla, yargılamanın en az masraf ve en kısa sürede çözümünü esas alan usul ekonemisi ilkesi uyarınca işbu karardan vazgeçilerek işin gereğinin görüşüldüğü, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Aydın İli, Didim İlçesi, … Mahallesinde, … ada, … parsel ile … ada, ..., …, …, …, …, …, …, … parselde özel mülkiyete kayıtlı taşınmazların, ... Arkeolojik Yerleşiminin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösterdiğinden bahisle I. ve III. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmesine karar verildiği, fakat dava devam ederken yerinde yapılan yeni incelemeye dayalı olarak Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı karar ile; davacı mülkiyetindeki taşınmazların bir bölümünün I. Derece, bir bölümünün de III. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, karar ekinde yer alan sit haritasında ise, davacıya ait … Ada, … numaralı parselin bir kısmının III. Derece Arkeolojik Sit Alanında, geri kalan kısmının da sit sınırı dışında bırakıldığı, 4 numaralı parselin ise bir kısmının I. Derece Arkeolojik Sit Alanında, bir kısmının da III. Derece Arkeolojik Sit alanın kaldığı, dolayısıyla; daha önce tamamıyla I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tespit ve tescili yapılan taşınmazların, mevcut durumunda değişikliğe gidilerek taşınmazların tamamının I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilinden vazgeçildiği görülmekle, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan bu yeni karar ile davacının hak ve menfaatinde esaslı değişiklikler oluşturan yeni bir hukuki durum oluştuğundan, dava konusu edilen Koruma Bölge Kurulu kararında bu haliyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; hukuka aykırı olduğu tespiti yapılan Koruma Bölge Kurulu Kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan itirazın reddi yönünde tesis olunan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının da, taşınmazların sit derecelendirmelerine ilişkin bu yeni durumdan etkileceği, taşınmazların sit derecelendirmesine ilişkin itiraz ele alınırken, bu yeni hukuki durumun da dikkate alınması gerektiği, mevcut haliyle anılan Yüksek Kurul kararında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği, temyize konu karara dayanak yapılan, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı kararın, ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı Kararı gereği tesis edildiği, belirtilen kararın ve Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı kararının, Mahkeme kararının uygulanması mahiyetinde olduğu, sondaj kararının aynı site ilişkin oluşturulan iki farklı Mahkeme kararının yeniden değerlendirilmesine dayanak oluşturabilecek potansiyel sit varlığının tespiti ile ilgili somut veriye ulaşmak amacıyla alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
MADDİ OLAY: Aydın İli, Didim İlçesi, … Mevki, … ada … parsel, … ada … parsel ile … ada …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği talebine ilişkin Kurum görüşünün Didim Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce talep edilmesi üzerine, söz konusu taşınmazlar ve çevresinin idare uzmanlarınca yerinde incelenerek, arkeolojik kalıntıların tespit edilmesi üzerine konunun Koruma Bölge Kurulu gündemine alındığı, Kurulun … tarihli, … sayılı Kararıyla, söz konusu taşınmazlara ilişkin 1/1000 ölçekli plan değişikliği talebinin, Kurulca yerinde yapılacak incelemeden sonra değerlendirilmesine karar verildiği, Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı Kararı ile Kurulca yapılan incelemeler sonucu tespit edilen taşınmaz kültür varlıklarının bulunduğu alanı kapsayacak şekilde Kurulca gösterilen sınır noktaları doğrultusunda Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca hazırlanacak I. ve III. derece arkeolojik sit haritası ve sit fişinin ilgili kurum görüşleri ile birlikte Kurula iletilmesine, bu süreç içerisinde karara konu alanda herhangi bir fiziki ve inşai müdahalede bulunulmamasına karar verildiği, Müdürlük uzmanlarınca sit haritasının hazırlandığı, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 21/03/2019 tarih ve 9272 sayılı Kararı ile Aydın İli, Didim İlçesi, … Mevki, … ada, … parsel, … ada, … parsel ile … ada, … , … , … , … , … , … , … ve … parsel sayılı taşınmazların 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı özelliği gösterdiğinden karar eki I. ve III. derece arkeolojik sit haritasının uygun olduğuna, sit sınırlarının yapılacak her türlü uygulama öncesinde … tarihli, … sayılı İlke Kararı gereğince Kuruldan izin alınması gerektiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talep edilen … ada, … parsel ve … ada … parsele ilişkin taşınmazların sit sınırı dışında kalan bölümlerine ilişkin Kurulca yapılacak bir işlem olmadığına, sit sınırları içerisinde kalan taşınmazları kapsayacak şekilde mevzuata uygun olarak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planının Kurula iletilmesine karar verildiği, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı Kararı ile … tarih ve … sayılı Karar ile tescillenen I. ve III. derece arkeolojik sit sınırlarına ilişkin Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanım Şartlarının uygun olduğuna karar verildiği, davacının 20/09/2019 tarihli itiraz dilekçesi ve diğer hak sahiplerinin itiraz dilekçelerinin incelenmesi neticesinde Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı Kararı ile, Kurulun … tarih ve … sayılı Kararının geçerli olduğuna karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz başvurusunun incelenmesi neticesinde; Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı Kararı ile Aydın İli, Didim İlçesi, … Mevki, … ada, … parsel, … ada, … parsel ile … ada … , … , … , … , … , … , … ve … parsel sayılı taşınmazların, I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı Kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı Kararının, bahse konu alanda duvar kalıntısı, çatı kiremidi ve seramik parçaları ile insitu durumda olmayan antik döneme ait mimari parçalar bulunması nedeniyle, Kurul Kararının Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrası uyarınca uygun olduğu belirtilerek, itirazın reddine karar verilmiş, anılan kararların iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: **
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 63. maddesinde, "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır..." hükmüne yer verilmiştir.
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde Kültür varlığı; "Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar", Sit; "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır" şeklinde tanımlanmış, "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur...Tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde; "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir..." hükmüne yer verilmiştir.
13/03/2012 tarihli, 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; (a) Arkeolojik sit; "İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları" şeklinde; (i) bendinde Korunma alanı: "Taşınmaz kültür varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar" olarak tanımlanmış, Yönetmeliğin "Tespit ve tescil işlemlerinde değerlendirme kıstasları" başlıklı 4. maddesinin 1/(d) bendinde; Arkeolojik sitler için; yazılı bilgilere, sathi kalıntılara veya bilimsel araştırmalara dayanması; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar veya topoğrafik açılardan yeterli niteliklere sahip olması, 1) Birinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent kalıntıları ile yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş; taşınmaz kültür varlıklarına ait kalıntılar ve buluntuların veya bunu destekleyen taşınır kültür varlığı buluntularının yoğun olarak yer aldığı alanlardan olması, 2) İkinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini kısmenyansıtan yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş alanlardan olması; ancak Birinci Derece Arkeolojik sitler kadar yoğun kültür varlığı kalıntı ve buluntusuna sahip olmayan veya kısmen modern yerleşme birimleri ile dedoku bozulmaları görülen arkeolojik alanlardan olması, 3) Üçüncü Derece Arkeolojik Sitlerde; ender rastlanan buluntulardan ve/veya bilimsel araştırmalar, çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olması veya Birinci ve İkinci Derece Arkeolojik Sitlerle etkileşim içinde ve bu alanların korunmasında uzun ya da kısa vadede kamu yararı olan alanlardan olması" düzenlemesine yer verilmiş, yine Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … no'lu ilke kararında da; "Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır." şeklinde tanımlanmıştır.
4434 sayılı Kanunla uygun bulunan, 05/08/1999 tarihinde imzalanan, Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin "Arkeolojik Mirasın Tanımı" başlıklı 1. maddesinin 1. bendinde ise; "İşbu Sözleşmenin (gözden geçirilmiş) amacı, Avrupa’nın ortak anı kaynağı olduğu kadar, bilimsel ve tarihî araştırma gereci olarak da arkeolojik mirası korumaktır." denilmiş, 3. bendinde ise; "Yapılar, inşaatlar, mimari eser grupları, açılmış sit alanları, taşınır varlıklar, diğer tür anıtlar ve bunların çevresi, ister toprakta, ister su altında bulunsunlar, arkeolojik mirasa dahildir." hükmüne yer verilmiş, "Mirasın Kimliğinin Saptanması ve Koruma Önlemleri" başlıklı 2. maddesinin (ii) bendinde; "Maddî izlerin gelecek kuşaklar tarafından incelenmek üzere korunması için, toprak üstünde ya da su altında görünür bir kalıntı olmasa bile, arkeolojik rezerv alanları oluşturulması," arkeolojik mirasın korunması amacıyla tarafların uygulamaya koymayı taahhüt ettiği yasal rejimler arasında sayılmıştır.
Ayrıca; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. Maddesinde de; " Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez..." düzenlemesine, Kanunun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. Maddesinde de, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **
Dava dosyasının, Dairemizin E:2023/11939 sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; her iki dosyada da, davacılar farklı parsel maliklerinden oluşmakla birlikte Aydın İli, Didim İlçesi, ... Mevki, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ve ... ada, … ve … nolu parsellerin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ve söz konusu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı, işbu dava dosyasında; Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca tanzim edilen 19.03.2019 tarihli Rapor ile yaptırılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da; uyuşmazlık konusu taşınmazda, dava devam ederken yerinde yapılan yeni incelemeye dayalı olarak Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı Karar ile; daha önce tamamıyla I. derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tespit ve tescil edilen taşınmazların, mevcut durumunda değişikliğe gidilerek taşınmazların tamamının I. derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilinden vazgeçildiği görülmekle, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan bu yeni karar ile davacının hak ve menfaatinde esaslı değişiklikler oluşturan yeni bir hukuki durum oluştuğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu idari işlemlerin iptaline karar verildiği; Dairemizin E: … sayılı dosyasında da dava konusu işlemlere dayanak kurum uzmanı raporlarında farklı değerlendirmeler olduğu, alanda yer alan arkeolojik varlığın, idarece kazı ve sondaj yapılarak, kültür varlığı olduğu ileri sürülen kalıntıların arkeolojik döneminin ve kaçıncı derece arkeolojik sit olduğu hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmaksızın dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, idarenin istinaf başvurusunun da Didim Kaymakamlığı Milet Müzesi Müdürlüğü uzman personelince 05/09/2022 ila 15/09/2022 tarihlerini kapsayan dönemde yerinde sondaj ve kazı çalışmaları yapılarak hazırlanan raporda yer verilen “yüzey toprağı alınmak suretiyle 30 ila 120 cm. derinlikte ana kayaya ulaşıldığı, 30 adet sondaj çukuru açıldığı, tüm sondajlarda 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır ve taşınmaz hiçbir kültür varlığına rastlanılmadığı” yönündeki tespitin bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, her iki dosyada da farklı gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptal edildiği görülmektedir.
İşbu dosyada; Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince. dava konusu işlemlerin iptal gerekçesi olarak belirtilen Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı Kararın, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı dosyasında (temyiz incelemesi Dairemizin E:2023/11939 sayılı dosyasında yapılmakta) verilen iptal kararı uyarınca, yeniden yapılan inceleme ile tesis edildiği görülmekte olup, söz konusu Koruma Bölge Kurulu kararı ile uyuşmazlık konusu parsellerin üzerindeki "arkeolojik sit" tescil kaydının tamamen ortadan kaldırılmadığı, karar ekinde yer alan sit haritasında, davacıya ait ... Ada, … numaralı parselin bir kısmının III. derece Arkeolojik Sit Alanında, geri kalan kısmının da sit sınırı dışında bırakıldığı, 4 numaralı parselin ise bir kısmının I. derece Arkeolojik Sit Alanında, bir kısmının da III. Derece Arkeolojik Sit alanın kaldığı, tescil kaydının I ve III. derece arkeolojik sit olarak devam ettiği görüldüğünden, yeni alınan Kararın, davacının, davayı açmaktaki gerekçesini ortadan kaldırmadığı, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan bu yeni karar ile davacının hak ve menfaatinde esaslı değişiklikler oluşturan yeni bir hukuki durum oluşmasının, davacının işbu davayı açmaktaki amacını karşılayacak, zedelendiğini belirttiği menfaatine yönelik bir hukuki denetim yerine geçmeyeceğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamakta; taşınmazlara ilişkin birden çok değerlendirmenin ve kararın da bulunması karşısında, dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğu açısından yapılacak yargısal denetimde, teknik bilgiye ihtiyaç bulunduğu ve bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden, dava konusu parsellerin arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin dava konusu işlemlerin, konusunda uzman arkeologlardan oluşturulacak bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, yukarıda yer verilen gerekçe ile verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin kabulüne,
-
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY: **
Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen bozmayı gerektirir hiçbir neden bulunmadığından, temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12362 E. , 2024/802 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12362
Karar No : 2024/802
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Maddeleleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Aydın İli, Didim ilçesi, … Mevkii, … ada, … ve … nolu parsellerin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ve söz konusu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin mülkiyetinde olan Aydın ili, Didim ilçesi, … mahallesi, … mevkiinde kain ve tapunun … ada … ve … nolu parsellerde kayıtlı taşınmazın 2863 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat hükümlerine göre "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" niteliğinde olup olmadığı ile söz konusu taşınmazın tescil edilmesinin uygun olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi amacıyla sanat tarihçisi, arkeolog ve mimardan oluşan bilirkişi heyeti ile yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/02/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... bahse konu taşınmazlar üzerinde korunması gerekli bazı taşınmaz kültür varlıklarının kalıntıları bulunduğu, söz konusu arkeolojik kalıntılar ve dokunun komşu parsellerde bulunan korunması gereken taşınır arkeolojik kültür varlıkları ile bir bütünlük gösterdiği,... dava konusu taşınmazların bulunduğu Didim Mahallesi'nin arkeoloji literatüründe Bizans, Geç Ortaçağ, Menteşeoğlulları ve Osmanlı dönemlerine ait yerleşim alanlarından biri olarak bilindiği, ancak Didyma antik yerleşiminde Fransız Emmanuel Pontremoli ve Bernard Haussouiller tarafından 1895 yılından beri aralıklarla, 1962 yılından beri de Almanlar tarafından aralıksız süregelen arkeolojik çalışmalar kapsamında antik yerleşim ve çevresinin arkeolojik etüdünün tam olarak tamamlanamadığı, bahsedilen dava konusu kalıntılar dahil Didyma'nın Bizans, Geç Ortaçağ, Menteşeoğlulları ve Osmanlı dönemlerine ait arkeolojik kalıntıları ve buluntularının bilimsel literatürde tanınmadığı,... keşif sırasında dava konusu alandaki arkeolojik kalıntıların ayrıntılı olarak incelendiği, incelemeler esnasında … ada … ve … parselde kayıtlı alandaki taşınmazların tamamının üzerinde korunması gereken taşınmaz veya taşınır arkeolojik kültür varlıkları ile karşılaşıldığı, alçak bir tepelik şeklinde algılanan dava konusu alanın etrafının günümüzde yoğun yapılaşmaya maruz kalmış olsa da, büyük oranda kullanıma sahip olmadığı, hafif bir yamaç şeklinde topografyaya sahip taşınmazlarda çeşitli yapılara ait en az iki adet kalınlıkları 50 ila 80 cm arasında ve yükseklikleri 40 160 cm arasında değişen duvarlar, bunlara ait temel kalıntıları ve bu kalıntılara ait mimari bloklar bulunduğu, gayet muntazam işlenmiş bu duvarların en az üç tanesinin diğer bir duvar ile köşe yaptığı, dolayısıyla dava konusu alanda bir bina kalıntısının mevcut olduğu, kalıntılar arasında en belirgin olanın duvar içine oluşturulmuş bir kemer olduğu, duvarlarda bağlayıcı olarak yer yer beton sıva gözlemlendiği, bu sıvanın binanın 1970'lerdeki kullanımına ait olduğu, dava konusu alanda etrafa yayılmış bazı mimari öğelerin bulunduğu ancak öğeler arasında süslemeli herhangi bir örnek tespit edilemediği, duvarlarda taş olarak da yerel, açık renkli kayrak taşlarının kullanıldığı ve duvar örgülerinde az da olsa tuğla ile devşirme bloklara yer verildiği, taş olarak düzgün işlenmiş bazı kesme taşlar görülse de, çoğu taşın işlenmeden duvarlarda moloz taşı olarak kullanıldığı, yapıların üst örtülerinin olasılıkla ahşap ile sağlandığı, alandaki bu mimari bulgunun Geç Osmanlı dönemine yani İ.S.18 19.y.y.'da inşa edilip 1970'lere değin kullanılagelen bir konut ya da işlik olduğu, bu hali ile bu kalıntının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 6.maddesine göre 'korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı' niteliğine sahip olduğu, 2252 ada 3 ve 4 nolu parsellere kayıtlı alan ve komşu parsellerin üzerinde belgelenen pişmiş toprak, kap kacak ve kiremit örneklerinin daha çok İ.S.3 7 y.y.'lara ait olduğu, Osmanlı dönemine ait bazı örneklerin de gözlemlendiği, bu buluntuların başka yerlerden bu alana getirilerek moloz olarak boşaltılmış olmalarının arkeolojik olarak mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu alan ile yakın çevresinin arkeolojik olarak çok devirli bir mevki niteliğinde olduğu, buna göre, 3 ve 4 parselde kayıtlı dava konusu taşınmazların üzeri ve çevresinin arkeolojik açıdan yoğun bir dokuya sahip olduğu ve söz konusu parsellerde bulunan kalıntıların çevresi ile arkeo topografik olarak etkileşim içerisinde olduğu, dolayısıyla söz konusu taşınmazlardakilerin arkeolojik tekil buluntular olmayacağı ve Didim mahallesi, ... Mevkiinde Geç Osmanlı dönemine ait bir binaya ait olduğu, dava konusu taşınmazlardaki buluntuların bölge arkeolojisinin Erken Bizans ve Osmanlı dönemlerinin anlaşılmayan bir kısmını bilimsel anlamda ortaya çıkarmak için oldukça önemli olduğu ve alan çevresi ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında geniş bir ören yeri özelliğine sahip olduğu, bu geniş alanda yayılmış korunması gerekli taşınmaz ve taşınır arkeolojik bulgular arasında arkeolojik olarak etkileşim olmamasının söz konusu bile olamayacağı kanaatine varıldığı, alanda yüzey tabakasının 5 cm altından başlayarak çok ciddi bir arkeolojik buluntu ele geçirme potansiyelinin mevcut olduğu, alanda bulunan önemli arkeolojik bulguların bilimsel yayını yapılmadığından, arkeoloji dünyası tarafından tanınmadığı, dolayısıyla Didim Mahallesi'nin Erken Bizans ve Osmanlı dönemleri topografyası ve yapıları ile ilgili bilgilerin eksik kaldığı, Sonuç ve Kanaat olarak;... dava konusu, Aydın ili, Didim ilçesi, Didim mahallesi, ... mevkiinde bulunan ve tapunun ... ada ... ve ... parsellerine kayıtlı taşınmazların ve komşu parsellerin kısmen 1.Derece Arkeolojik Sit ve kısmen de 3.Derece Arkeolojik Sit tescilinin devam etmesi ve dava konusu alanda Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun izni alınmadan hiçbir inşai ve fiziki müdahalede bulunulmaması gerektiği" görüş ve tespitlerine yer verildiği, dava konusu işleme dayanak, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca tanzim edilen 19.03.2019 tarihli Rapor ile Mahkemece yaptırılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, Aydın İli, Didim ilçesi, … Mevkii, … Ada, … ve … nolu parsellerin Didyma antik yerleşim yeri içinde kaldığı, dava konusu parsellerin içerisinde yer aldığı alanın I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tesciline dair tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; konunun teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi sebebiyle 28/03/2022 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde karar verilmişse de, daha sonraki tarihlerde dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler dikkate alınmakla, yargılamanın en az masraf ve en kısa sürede çözümünü esas alan usul ekonemisi ilkesi uyarınca işbu karardan vazgeçilerek işin gereğinin görüşüldüğü, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Aydın İli, Didim İlçesi, … Mahallesinde, … ada, … parsel ile … ada, ..., …, …, …, …, …, …, … parselde özel mülkiyete kayıtlı taşınmazların, ... Arkeolojik Yerleşiminin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösterdiğinden bahisle I. ve III. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmesine karar verildiği, fakat dava devam ederken yerinde yapılan yeni incelemeye dayalı olarak Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı karar ile; davacı mülkiyetindeki taşınmazların bir bölümünün I. Derece, bir bölümünün de III. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, karar ekinde yer alan sit haritasında ise, davacıya ait … Ada, … numaralı parselin bir kısmının III. Derece Arkeolojik Sit Alanında, geri kalan kısmının da sit sınırı dışında bırakıldığı, 4 numaralı parselin ise bir kısmının I. Derece Arkeolojik Sit Alanında, bir kısmının da III. Derece Arkeolojik Sit alanın kaldığı, dolayısıyla; daha önce tamamıyla I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tespit ve tescili yapılan taşınmazların, mevcut durumunda değişikliğe gidilerek taşınmazların tamamının I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilinden vazgeçildiği görülmekle, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan bu yeni karar ile davacının hak ve menfaatinde esaslı değişiklikler oluşturan yeni bir hukuki durum oluştuğundan, dava konusu edilen Koruma Bölge Kurulu kararında bu haliyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; hukuka aykırı olduğu tespiti yapılan Koruma Bölge Kurulu Kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan itirazın reddi yönünde tesis olunan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının da, taşınmazların sit derecelendirmelerine ilişkin bu yeni durumdan etkileceği, taşınmazların sit derecelendirmesine ilişkin itiraz ele alınırken, bu yeni hukuki durumun da dikkate alınması gerektiği, mevcut haliyle anılan Yüksek Kurul kararında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği, temyize konu karara dayanak yapılan, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı kararın, ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı Kararı gereği tesis edildiği, belirtilen kararın ve Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı kararının, Mahkeme kararının uygulanması mahiyetinde olduğu, sondaj kararının aynı site ilişkin oluşturulan iki farklı Mahkeme kararının yeniden değerlendirilmesine dayanak oluşturabilecek potansiyel sit varlığının tespiti ile ilgili somut veriye ulaşmak amacıyla alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY: Aydın İli, Didim İlçesi, … Mevki, … ada … parsel, … ada … parsel ile … ada …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği talebine ilişkin Kurum görüşünün Didim Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce talep edilmesi üzerine, söz konusu taşınmazlar ve çevresinin idare uzmanlarınca yerinde incelenerek, arkeolojik kalıntıların tespit edilmesi üzerine konunun Koruma Bölge Kurulu gündemine alındığı, Kurulun … tarihli, … sayılı Kararıyla, söz konusu taşınmazlara ilişkin 1/1000 ölçekli plan değişikliği talebinin, Kurulca yerinde yapılacak incelemeden sonra değerlendirilmesine karar verildiği, Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı Kararı ile Kurulca yapılan incelemeler sonucu tespit edilen taşınmaz kültür varlıklarının bulunduğu alanı kapsayacak şekilde Kurulca gösterilen sınır noktaları doğrultusunda Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca hazırlanacak I. ve III. derece arkeolojik sit haritası ve sit fişinin ilgili kurum görüşleri ile birlikte Kurula iletilmesine, bu süreç içerisinde karara konu alanda herhangi bir fiziki ve inşai müdahalede bulunulmamasına karar verildiği, Müdürlük uzmanlarınca sit haritasının hazırlandığı, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 21/03/2019 tarih ve 9272 sayılı Kararı ile Aydın İli, Didim İlçesi, … Mevki, … ada, … parsel, … ada, … parsel ile … ada, … , … , … , … , … , … , … ve … parsel sayılı taşınmazların 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı özelliği gösterdiğinden karar eki I. ve III. derece arkeolojik sit haritasının uygun olduğuna, sit sınırlarının yapılacak her türlü uygulama öncesinde … tarihli, … sayılı İlke Kararı gereğince Kuruldan izin alınması gerektiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talep edilen … ada, … parsel ve … ada … parsele ilişkin taşınmazların sit sınırı dışında kalan bölümlerine ilişkin Kurulca yapılacak bir işlem olmadığına, sit sınırları içerisinde kalan taşınmazları kapsayacak şekilde mevzuata uygun olarak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planının Kurula iletilmesine karar verildiği, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı Kararı ile … tarih ve … sayılı Karar ile tescillenen I. ve III. derece arkeolojik sit sınırlarına ilişkin Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanım Şartlarının uygun olduğuna karar verildiği, davacının 20/09/2019 tarihli itiraz dilekçesi ve diğer hak sahiplerinin itiraz dilekçelerinin incelenmesi neticesinde Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı Kararı ile, Kurulun … tarih ve … sayılı Kararının geçerli olduğuna karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz başvurusunun incelenmesi neticesinde; Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı Kararı ile Aydın İli, Didim İlçesi, … Mevki, … ada, … parsel, … ada, … parsel ile … ada … , … , … , … , … , … , … ve … parsel sayılı taşınmazların, I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı Kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarihli, … sayılı Kararının, bahse konu alanda duvar kalıntısı, çatı kiremidi ve seramik parçaları ile insitu durumda olmayan antik döneme ait mimari parçalar bulunması nedeniyle, Kurul Kararının Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrası uyarınca uygun olduğu belirtilerek, itirazın reddine karar verilmiş, anılan kararların iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 63. maddesinde, "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır..." hükmüne yer verilmiştir.
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde Kültür varlığı; "Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar", Sit; "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır" şeklinde tanımlanmış, "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur...Tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde; "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir..." hükmüne yer verilmiştir.
13/03/2012 tarihli, 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; (a) Arkeolojik sit; "İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları" şeklinde; (i) bendinde Korunma alanı: "Taşınmaz kültür varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar" olarak tanımlanmış, Yönetmeliğin "Tespit ve tescil işlemlerinde değerlendirme kıstasları" başlıklı 4. maddesinin 1/(d) bendinde; Arkeolojik sitler için; yazılı bilgilere, sathi kalıntılara veya bilimsel araştırmalara dayanması; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar veya topoğrafik açılardan yeterli niteliklere sahip olması, 1) Birinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent kalıntıları ile yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş; taşınmaz kültür varlıklarına ait kalıntılar ve buluntuların veya bunu destekleyen taşınır kültür varlığı buluntularının yoğun olarak yer aldığı alanlardan olması, 2) İkinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini kısmenyansıtan yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş alanlardan olması; ancak Birinci Derece Arkeolojik sitler kadar yoğun kültür varlığı kalıntı ve buluntusuna sahip olmayan veya kısmen modern yerleşme birimleri ile dedoku bozulmaları görülen arkeolojik alanlardan olması, 3) Üçüncü Derece Arkeolojik Sitlerde; ender rastlanan buluntulardan ve/veya bilimsel araştırmalar, çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olması veya Birinci ve İkinci Derece Arkeolojik Sitlerle etkileşim içinde ve bu alanların korunmasında uzun ya da kısa vadede kamu yararı olan alanlardan olması" düzenlemesine yer verilmiş, yine Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … no'lu ilke kararında da; "Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır." şeklinde tanımlanmıştır.
4434 sayılı Kanunla uygun bulunan, 05/08/1999 tarihinde imzalanan, Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin "Arkeolojik Mirasın Tanımı" başlıklı 1. maddesinin 1. bendinde ise; "İşbu Sözleşmenin (gözden geçirilmiş) amacı, Avrupa’nın ortak anı kaynağı olduğu kadar, bilimsel ve tarihî araştırma gereci olarak da arkeolojik mirası korumaktır." denilmiş, 3. bendinde ise; "Yapılar, inşaatlar, mimari eser grupları, açılmış sit alanları, taşınır varlıklar, diğer tür anıtlar ve bunların çevresi, ister toprakta, ister su altında bulunsunlar, arkeolojik mirasa dahildir." hükmüne yer verilmiş, "Mirasın Kimliğinin Saptanması ve Koruma Önlemleri" başlıklı 2. maddesinin (ii) bendinde; "Maddî izlerin gelecek kuşaklar tarafından incelenmek üzere korunması için, toprak üstünde ya da su altında görünür bir kalıntı olmasa bile, arkeolojik rezerv alanları oluşturulması," arkeolojik mirasın korunması amacıyla tarafların uygulamaya koymayı taahhüt ettiği yasal rejimler arasında sayılmıştır.
Ayrıca; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. Maddesinde de; " Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez..." düzenlemesine, Kanunun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. Maddesinde de, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının, Dairemizin E:2023/11939 sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; her iki dosyada da, davacılar farklı parsel maliklerinden oluşmakla birlikte Aydın İli, Didim İlçesi, ... Mevki, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ve ... ada, … ve … nolu parsellerin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ve söz konusu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı, işbu dava dosyasında; Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca tanzim edilen 19.03.2019 tarihli Rapor ile yaptırılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da; uyuşmazlık konusu taşınmazda, dava devam ederken yerinde yapılan yeni incelemeye dayalı olarak Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı Karar ile; daha önce tamamıyla I. derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tespit ve tescil edilen taşınmazların, mevcut durumunda değişikliğe gidilerek taşınmazların tamamının I. derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilinden vazgeçildiği görülmekle, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan bu yeni karar ile davacının hak ve menfaatinde esaslı değişiklikler oluşturan yeni bir hukuki durum oluştuğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu idari işlemlerin iptaline karar verildiği; Dairemizin E: … sayılı dosyasında da dava konusu işlemlere dayanak kurum uzmanı raporlarında farklı değerlendirmeler olduğu, alanda yer alan arkeolojik varlığın, idarece kazı ve sondaj yapılarak, kültür varlığı olduğu ileri sürülen kalıntıların arkeolojik döneminin ve kaçıncı derece arkeolojik sit olduğu hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmaksızın dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, idarenin istinaf başvurusunun da Didim Kaymakamlığı Milet Müzesi Müdürlüğü uzman personelince 05/09/2022 ila 15/09/2022 tarihlerini kapsayan dönemde yerinde sondaj ve kazı çalışmaları yapılarak hazırlanan raporda yer verilen “yüzey toprağı alınmak suretiyle 30 ila 120 cm. derinlikte ana kayaya ulaşıldığı, 30 adet sondaj çukuru açıldığı, tüm sondajlarda 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır ve taşınmaz hiçbir kültür varlığına rastlanılmadığı” yönündeki tespitin bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, her iki dosyada da farklı gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptal edildiği görülmektedir.
İşbu dosyada; Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince. dava konusu işlemlerin iptal gerekçesi olarak belirtilen Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … günü alınan … sayılı Kararın, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı dosyasında (temyiz incelemesi Dairemizin E:2023/11939 sayılı dosyasında yapılmakta) verilen iptal kararı uyarınca, yeniden yapılan inceleme ile tesis edildiği görülmekte olup, söz konusu Koruma Bölge Kurulu kararı ile uyuşmazlık konusu parsellerin üzerindeki "arkeolojik sit" tescil kaydının tamamen ortadan kaldırılmadığı, karar ekinde yer alan sit haritasında, davacıya ait ... Ada, … numaralı parselin bir kısmının III. derece Arkeolojik Sit Alanında, geri kalan kısmının da sit sınırı dışında bırakıldığı, 4 numaralı parselin ise bir kısmının I. derece Arkeolojik Sit Alanında, bir kısmının da III. Derece Arkeolojik Sit alanın kaldığı, tescil kaydının I ve III. derece arkeolojik sit olarak devam ettiği görüldüğünden, yeni alınan Kararın, davacının, davayı açmaktaki gerekçesini ortadan kaldırmadığı, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca alınan bu yeni karar ile davacının hak ve menfaatinde esaslı değişiklikler oluşturan yeni bir hukuki durum oluşmasının, davacının işbu davayı açmaktaki amacını karşılayacak, zedelendiğini belirttiği menfaatine yönelik bir hukuki denetim yerine geçmeyeceğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamakta; taşınmazlara ilişkin birden çok değerlendirmenin ve kararın da bulunması karşısında, dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğu açısından yapılacak yargısal denetimde, teknik bilgiye ihtiyaç bulunduğu ve bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden, dava konusu parsellerin arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin dava konusu işlemlerin, konusunda uzman arkeologlardan oluşturulacak bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, yukarıda yer verilen gerekçe ile verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen bozmayı gerektirir hiçbir neden bulunmadığından, temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
2023/112463
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51