Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/9168
2024/773
8 Şubat 2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9168
Karar No : 2024/773
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: **
1 Tasfiye Halinde … Restaurant Müz. Sis. Eğ. İnşaat ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2 … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, … Mahallesi … Merkezi, No:… … … … .. … adresinde lokanta faaliyetinde bulunan işletmeye ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının … tarih ve … sayılı encümen kararıyla iptal edilmesi üzerine, kapalı kaldığı dönemlere ilişkin yasal faiziyle birlikte 202.002,00 TL(Islah edilmiş haliyle) maddi, 100.000.00 TL manevi tazminata karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; maddi tazminata ilişkin kısım yönünden, dava dosyasına sunulan ve hükme esas alınan 05/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitler doğrultusunda davacıya ait işyerinin kapalı kaldığı süreler için toplam 97.826,88 TL maddi kaybın davalı idareden alınarak davacıya verilmesi gerektiği, manevi tazminat ilişkin kısım yönünden ise, manevi tazminatın verilebilmesine ilişkin şartların tüzel kişi davacı için gerçekleşmediği gerekçesiyle verilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının maddi tazminat talebinin 97.826,88 TL'lik kısmının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin ve maddi tazminat talebinin 104.175,12 TL'lik kısmının reddine, kabul edilen 97.826,88 TL tazminatın miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda maddi zararın eksik hesaplandığı, haksız kapatmalar nedeniyle ticari itibar kaybına uğramaları nedeniyle manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu hususları belirtilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: İlk derece Mahkemesi tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle açılan davada verilen kararın yanlış değerlendirildiği, bakılmakta olan davanın konusunu oluşturan işlemin iki kez Danıştay incelemesinden geçtiği ve esaslı unsurlarında herhangi bir sakatlık bulunmadığı, son Danıştay kararının yetkiye ilişkin bozma nedeninin düzeltilerek kararın gereği yerine getirilmiş ve düzeltilen son işlemin iptali için açılan davanın, davanın reddi ile sonuçlandığı hususları belirtilerek İdare Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının maddi tazminat verilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının Dairemiz kararındaki gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.", son fıkrasında da, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Anayasa ile hukuk devleti ilkesi gereği, idare eylem ve işlemlerinin yol açtığı zararları tazminle yükümlü kılınmıştır. İdari işlem nedeniyle açılmış bir tam yargı davasında, öncelikle idari işlemin, genel külfetler dışında özel ve olağandışı bir zarara neden olup olmadığının saptanması; belirtilen nitelikte bir zarar varsa, bu zararın, sorumluluk sebepleri irdelenip, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerekmektedir.
Bir idari işlemin yetki veya şekil unsurları yönünden hukuka aykırı bulunarak idari yargı yerince iptal edilmesi üzerine, aynı hukuki sonucu doğuran yeni bir idari işlemin yetkili idari makam tarafından, şekil unsuruna ilişkin eksiklik giderilmek suretiyle yeniden tesis edilmesi halinde, aynı hukuki sonucun doğmuş olması nedeniyle işleme muhatap olan ilgilinin, hak ihlaline veya zarara uğradığından söz etmek mümkün olmayacaktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait lokanta işletmesinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının, … tarih ve … sayılı Şehitkamil Belediye Encümen kararıyla, 'emniyet ve zabıta görevlileri tarafından yapılan kontrollerde, masalarda alkol servisi olduğu, yabancı uyruklu kadınlara konsomasyon yaptırıldığı,, işyerinde ruhsata uygun olmayan faaliyetlerde bulunulduğu, gayriahlaki davranışlarda bulunulduğu hususlarının tespit edildiği' gerekçesiyle iptal edildiği, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali nedeniyle işyerinin mühürlendiği, ruhsat iptali için açılan dava sürecinde de dava sonuçlanıncaya kadar mühürleme nedeniyle faaliyette bulunulamadığı; işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için açılan davada Mahkemenin davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/09/2014 tarih ve E:2014/2973, K:2014/6903 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli E:…, K:… sayılı kararda dava konusu işlemin "İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali hususunun belediye başkanı ya da görevlendireceği yetkili tarafından değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, işlemin, ruhsatın verilmesi, dolayısıyla ruhsatın iptali yönünden de yetkisiz olan belediye encümeni tarafından tesis edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verilmesi üzerine, davaya konu lokantanın mühürleme nedeniyle kapalı kaldığı günler için maddi ve manevi tazminat istemli bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak dava konusu tazminat isteminin dayanağı olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için açılan davada, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının yetkili olmayan belediye encümeni tarafından verildiği gerekçesiyle yetki yönünden hukuka uygun olmadığı yönünde anılan Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararından sonra, davalı idare tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarını iptal etmeye yetkili Belediye Başkanı oluruyla ilk iptale konu gerekçeyle işyeri açma ve çalışma ruhsatının 04/1/2014 tarihli işlemiyle yeniden iptal edildiği, bu işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararıyla davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda da açıklandığı üzere, dava konusu tazminat isteminin dayanağı olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının, … tarih ve … sayılı Şehitkamil Belediye Encümen kararıyla iptali işleminin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak idari yargı yerince iptal edilmesi üzerine, aynı hukuki sonucu doğuran yeni bir idari işlemin yetkili idari makam tarafından, şekil unsuruna ilişkin eksiklik giderilmek suretiyle yeniden tesis edilmesi ve bu işleme karşı açılan davada Mahkemesice davanın reddi kararı verilmiş olduğundan, aynı hukuki sonucun doğmuş olması nedeniyle davacının zarara uğradığından söz etmek mümkün olamayacağından temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz istemlerinin kabulüne,
-
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9168
Karar No : 2024/773
TEMYİZ EDEN TARAFLAR:
1 Tasfiye Halinde … Restaurant Müz. Sis. Eğ. İnşaat ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2 … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, … Mahallesi … Merkezi, No:… … … … .. … adresinde lokanta faaliyetinde bulunan işletmeye ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının … tarih ve … sayılı encümen kararıyla iptal edilmesi üzerine, kapalı kaldığı dönemlere ilişkin yasal faiziyle birlikte 202.002,00 TL(Islah edilmiş haliyle) maddi, 100.000.00 TL manevi tazminata karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; maddi tazminata ilişkin kısım yönünden, dava dosyasına sunulan ve hükme esas alınan 05/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitler doğrultusunda davacıya ait işyerinin kapalı kaldığı süreler için toplam 97.826,88 TL maddi kaybın davalı idareden alınarak davacıya verilmesi gerektiği, manevi tazminat ilişkin kısım yönünden ise, manevi tazminatın verilebilmesine ilişkin şartların tüzel kişi davacı için gerçekleşmediği gerekçesiyle verilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının maddi tazminat talebinin 97.826,88 TL'lik kısmının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin ve maddi tazminat talebinin 104.175,12 TL'lik kısmının reddine, kabul edilen 97.826,88 TL tazminatın miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda maddi zararın eksik hesaplandığı, haksız kapatmalar nedeniyle ticari itibar kaybına uğramaları nedeniyle manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu hususları belirtilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: İlk derece Mahkemesi tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle açılan davada verilen kararın yanlış değerlendirildiği, bakılmakta olan davanın konusunu oluşturan işlemin iki kez Danıştay incelemesinden geçtiği ve esaslı unsurlarında herhangi bir sakatlık bulunmadığı, son Danıştay kararının yetkiye ilişkin bozma nedeninin düzeltilerek kararın gereği yerine getirilmiş ve düzeltilen son işlemin iptali için açılan davanın, davanın reddi ile sonuçlandığı hususları belirtilerek İdare Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının maddi tazminat verilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının Dairemiz kararındaki gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.", son fıkrasında da, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Anayasa ile hukuk devleti ilkesi gereği, idare eylem ve işlemlerinin yol açtığı zararları tazminle yükümlü kılınmıştır. İdari işlem nedeniyle açılmış bir tam yargı davasında, öncelikle idari işlemin, genel külfetler dışında özel ve olağandışı bir zarara neden olup olmadığının saptanması; belirtilen nitelikte bir zarar varsa, bu zararın, sorumluluk sebepleri irdelenip, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerekmektedir.
Bir idari işlemin yetki veya şekil unsurları yönünden hukuka aykırı bulunarak idari yargı yerince iptal edilmesi üzerine, aynı hukuki sonucu doğuran yeni bir idari işlemin yetkili idari makam tarafından, şekil unsuruna ilişkin eksiklik giderilmek suretiyle yeniden tesis edilmesi halinde, aynı hukuki sonucun doğmuş olması nedeniyle işleme muhatap olan ilgilinin, hak ihlaline veya zarara uğradığından söz etmek mümkün olmayacaktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait lokanta işletmesinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının, … tarih ve … sayılı Şehitkamil Belediye Encümen kararıyla, 'emniyet ve zabıta görevlileri tarafından yapılan kontrollerde, masalarda alkol servisi olduğu, yabancı uyruklu kadınlara konsomasyon yaptırıldığı,, işyerinde ruhsata uygun olmayan faaliyetlerde bulunulduğu, gayriahlaki davranışlarda bulunulduğu hususlarının tespit edildiği' gerekçesiyle iptal edildiği, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali nedeniyle işyerinin mühürlendiği, ruhsat iptali için açılan dava sürecinde de dava sonuçlanıncaya kadar mühürleme nedeniyle faaliyette bulunulamadığı; işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için açılan davada Mahkemenin davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/09/2014 tarih ve E:2014/2973, K:2014/6903 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli E:…, K:… sayılı kararda dava konusu işlemin "İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali hususunun belediye başkanı ya da görevlendireceği yetkili tarafından değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, işlemin, ruhsatın verilmesi, dolayısıyla ruhsatın iptali yönünden de yetkisiz olan belediye encümeni tarafından tesis edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verilmesi üzerine, davaya konu lokantanın mühürleme nedeniyle kapalı kaldığı günler için maddi ve manevi tazminat istemli bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak dava konusu tazminat isteminin dayanağı olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için açılan davada, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının yetkili olmayan belediye encümeni tarafından verildiği gerekçesiyle yetki yönünden hukuka uygun olmadığı yönünde anılan Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararından sonra, davalı idare tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarını iptal etmeye yetkili Belediye Başkanı oluruyla ilk iptale konu gerekçeyle işyeri açma ve çalışma ruhsatının 04/1/2014 tarihli işlemiyle yeniden iptal edildiği, bu işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararıyla davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda da açıklandığı üzere, dava konusu tazminat isteminin dayanağı olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının, … tarih ve … sayılı Şehitkamil Belediye Encümen kararıyla iptali işleminin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak idari yargı yerince iptal edilmesi üzerine, aynı hukuki sonucu doğuran yeni bir idari işlemin yetkili idari makam tarafından, şekil unsuruna ilişkin eksiklik giderilmek suretiyle yeniden tesis edilmesi ve bu işleme karşı açılan davada Mahkemesice davanın reddi kararı verilmiş olduğundan, aynı hukuki sonucun doğmuş olması nedeniyle davacının zarara uğradığından söz etmek mümkün olamayacağından temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/19236
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51