Yargıtay yargitay 2023/14039 E. 2024/209 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/14039
2024/209
11 Ocak 2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/14039
Karar No : 2024/209
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Mühendislik Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Manisa İli, Yunusemre İlçesi, … Mahallesi, … Ruhsat Numaralı ve ER:… erişim numaralı sahada yapılması planlanan ''Konut Isıtma ve/veya Kaplıca Amaçlı Jeotermal Kaynak Arama Projesi (1 adet Sondaj Noktası)'' projesinin; "Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisinin ÇED alanının, söz konusu projenin arama ruhsat alanında kaldığından bahisle, uygun olmadığı" yönündeki Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü) görüşü dikkate alınarak, sürecinin sonlandırılarak, proje tanıtım dosyasının (PTD) iade edilmesine ilişkin Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji (hidrojeoloji) mühendisi ve harita mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; projenin teknik olmayan özetinde, projenin sondaj ile jeotermal kaynak arama projesi olduğunun, kaynak arama faaliyetinin … numaralı ruhsatı kapsayan 2.312,74 ha alana sahip ruhsat sahasında gerçekleştirilecek olduğunun, sondaj faaliyetinin ruhsat sahası içerisinde belirlenen 1 farklı sondaj alanında (ÇED alanı) yapılacak olduğunun, çalışmanın (ÇED alanı) 450 m² alanda gerçekleşeceğinin ve 1 adet sondaj kuyusu açılacağının, ruhsat sahasının tümünün sondaj alanı olarak kullanılmayacağının belirtildiği görülmekte olup, söz konusu projede jeotermal test sularının yönetimiyle ilgili etkin önlemlerin alınmamış olduğunun saptandığı, kuyu testleri sırasındaki atık suların yönetimi konusunun yetersiz olduğunun saptanmasına karşın çevresel etki değerlendirmesi sürecinin henüz tamamlanmadığı ve söz konusu eksikliğin ilerleyen süreçlerde giderilebilecek tali kusur olarak değerlendirildiği, Manisa Büyükşehir Belediyesi Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisinin tamamına yakın bölümünün, … No.lu ruhsat sahası sınırları içinde kalmasına karşın, proje sahasının Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi Çevresel Etki Değerlendirmesi alanı sınırına kuş uçumu mesafesinin 2 km olduğu göz önüne alındığında, birbirini çevre kirliliği yaratma açısından etkilemesinin söz konusu olmadığı, ayrıca farklı hidrolojik havzada bulunmaları nedeniyle iki etkinliğin birbirini olumsuz yönde etkilemesinin beklenmediği, PTD'de yörenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin, yeraltı yerüstü su durumlarının, jeotermal sondajlarda geçilecek formasyonların, kuyu teçhiz planı vb. konuların yeterli düzeyde anlatıldığı, alan yakın çevresinde yüzey ve yeraltı suyu işletme tesisi ile sığ derinlikli yeraltı suyunun bulunmadığı, belirtilen önlemlere ve taahhütlere uyulması durumunda söz konusu etkinliğin yüzey ve yeraltı suyu üzerine olumsuz etkisinin olmayacağı ve kamusal zarar oluşmayacağı, gerekli önlemlerin alınmasıyla İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün içme suyu kaynaklarının etkilenmesinin beklenmemesi saptamaları karşısında, davaya konu projenin, ilgili mevzuata ve kamu yararına aykırı olmadığı değerlendirildiğinden, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Atık Yönetimi Şube Müdürlüğünün projenin uygun olmadığı yönündeki olumsuz görüşüne istinaden, ÇED sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin e ÇED sistemi üzerinden iade edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ÇED sürecinin bir değerlendirme süreci olduğu, bu süreçte her başvurunun uygun görülmesi ve her durumda ÇED Gerekli Değildir kararının verilmesinin mümkün olmadığı, mevzuat bakımından uygun görülmeme durumunda ÇED kararının verilemeyeceği, nitekim bilirkişi raporunda da, proje kapsamında jeotermal test sularının yönetimi ile etkin önlemlerinin alınmamış olduğunun ve Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisinin ÇED alanının tamamının, söz konusu projenin arama ruhsat alanında kaldığının belirtildiği, ayrıca Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Planlama Şube Müdürlüğünce de planlama açısından proje yerinin uygun olmadığı yönünde görüşünün bulunduğu halde, bilirkişi heyetince bu yönden bir değerlendirmenin yapılmadığı, bu haliyle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka uygun olmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Mahkeme kararı hukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek herhangi bir yönünün bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda proje kapsamında jeotermal test sularının yönetimi ile etkin önlemlerinin alınmamış olduğunun belirtildiği ve bilirkişi raporunda planlama yönünden bir değerledirmenin yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, çevresel etki değerlendirmesi sürecinin henüz tamamlanmadığı ve söz konusu test sularının yönetimi ile ilgili eksikliğin, ilerleyen süreçlerde giderilmesinin davalı idarece istenebileceği gibi, yürürlükteki yasal ve idari düzenlemeler uyarınca gerekli olan ruhsat, izin, onay ve uygun görüş gibi izinlerin alınması kaydıyla projenin yapımına başlanılabildiği ve ÇED sürecinin, projeye başlanılmadan önce projenin çevreye olabilecek tüm etkilerinin detaylı olarak araştırıldığı ve yapılacak çalışmalar ile alınacak tedbirlerin uygunluğunun değerlendirildiği bir süreç olduğu dikkate alındığında, yapılması planlanan projenin imar planına uygunluğunun, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınması zorunlu bir husus olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davalı idarenin iddialarına itibar edilmemiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin reddine,
-
Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
-
Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/14039
Karar No : 2024/209
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Mühendislik Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa İli, Yunusemre İlçesi, … Mahallesi, … Ruhsat Numaralı ve ER:… erişim numaralı sahada yapılması planlanan ''Konut Isıtma ve/veya Kaplıca Amaçlı Jeotermal Kaynak Arama Projesi (1 adet Sondaj Noktası)'' projesinin; "Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisinin ÇED alanının, söz konusu projenin arama ruhsat alanında kaldığından bahisle, uygun olmadığı" yönündeki Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü) görüşü dikkate alınarak, sürecinin sonlandırılarak, proje tanıtım dosyasının (PTD) iade edilmesine ilişkin Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji (hidrojeoloji) mühendisi ve harita mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; projenin teknik olmayan özetinde, projenin sondaj ile jeotermal kaynak arama projesi olduğunun, kaynak arama faaliyetinin … numaralı ruhsatı kapsayan 2.312,74 ha alana sahip ruhsat sahasında gerçekleştirilecek olduğunun, sondaj faaliyetinin ruhsat sahası içerisinde belirlenen 1 farklı sondaj alanında (ÇED alanı) yapılacak olduğunun, çalışmanın (ÇED alanı) 450 m² alanda gerçekleşeceğinin ve 1 adet sondaj kuyusu açılacağının, ruhsat sahasının tümünün sondaj alanı olarak kullanılmayacağının belirtildiği görülmekte olup, söz konusu projede jeotermal test sularının yönetimiyle ilgili etkin önlemlerin alınmamış olduğunun saptandığı, kuyu testleri sırasındaki atık suların yönetimi konusunun yetersiz olduğunun saptanmasına karşın çevresel etki değerlendirmesi sürecinin henüz tamamlanmadığı ve söz konusu eksikliğin ilerleyen süreçlerde giderilebilecek tali kusur olarak değerlendirildiği, Manisa Büyükşehir Belediyesi Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisinin tamamına yakın bölümünün, … No.lu ruhsat sahası sınırları içinde kalmasına karşın, proje sahasının Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi Çevresel Etki Değerlendirmesi alanı sınırına kuş uçumu mesafesinin 2 km olduğu göz önüne alındığında, birbirini çevre kirliliği yaratma açısından etkilemesinin söz konusu olmadığı, ayrıca farklı hidrolojik havzada bulunmaları nedeniyle iki etkinliğin birbirini olumsuz yönde etkilemesinin beklenmediği, PTD'de yörenin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin, yeraltı yerüstü su durumlarının, jeotermal sondajlarda geçilecek formasyonların, kuyu teçhiz planı vb. konuların yeterli düzeyde anlatıldığı, alan yakın çevresinde yüzey ve yeraltı suyu işletme tesisi ile sığ derinlikli yeraltı suyunun bulunmadığı, belirtilen önlemlere ve taahhütlere uyulması durumunda söz konusu etkinliğin yüzey ve yeraltı suyu üzerine olumsuz etkisinin olmayacağı ve kamusal zarar oluşmayacağı, gerekli önlemlerin alınmasıyla İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün içme suyu kaynaklarının etkilenmesinin beklenmemesi saptamaları karşısında, davaya konu projenin, ilgili mevzuata ve kamu yararına aykırı olmadığı değerlendirildiğinden, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Atık Yönetimi Şube Müdürlüğünün projenin uygun olmadığı yönündeki olumsuz görüşüne istinaden, ÇED sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin e ÇED sistemi üzerinden iade edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ÇED sürecinin bir değerlendirme süreci olduğu, bu süreçte her başvurunun uygun görülmesi ve her durumda ÇED Gerekli Değildir kararının verilmesinin mümkün olmadığı, mevzuat bakımından uygun görülmeme durumunda ÇED kararının verilemeyeceği, nitekim bilirkişi raporunda da, proje kapsamında jeotermal test sularının yönetimi ile etkin önlemlerinin alınmamış olduğunun ve Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisinin ÇED alanının tamamının, söz konusu projenin arama ruhsat alanında kaldığının belirtildiği, ayrıca Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Planlama Şube Müdürlüğünce de planlama açısından proje yerinin uygun olmadığı yönünde görüşünün bulunduğu halde, bilirkişi heyetince bu yönden bir değerlendirmenin yapılmadığı, bu haliyle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka uygun olmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Mahkeme kararı hukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek herhangi bir yönünün bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda proje kapsamında jeotermal test sularının yönetimi ile etkin önlemlerinin alınmamış olduğunun belirtildiği ve bilirkişi raporunda planlama yönünden bir değerledirmenin yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, çevresel etki değerlendirmesi sürecinin henüz tamamlanmadığı ve söz konusu test sularının yönetimi ile ilgili eksikliğin, ilerleyen süreçlerde giderilmesinin davalı idarece istenebileceği gibi, yürürlükteki yasal ve idari düzenlemeler uyarınca gerekli olan ruhsat, izin, onay ve uygun görüş gibi izinlerin alınması kaydıyla projenin yapımına başlanılabildiği ve ÇED sürecinin, projeye başlanılmadan önce projenin çevreye olabilecek tüm etkilerinin detaylı olarak araştırıldığı ve yapılacak çalışmalar ile alınacak tedbirlerin uygunluğunun değerlendirildiği bir süreç olduğu dikkate alındığında, yapılması planlanan projenin imar planına uygunluğunun, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınması zorunlu bir husus olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davalı idarenin iddialarına itibar edilmemiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/114042
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37