SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2023/7805 E. 2024/1785 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7805

Karar No

2024/1785

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2023/7805

Karar No : 2024/1785

TEMYİZ EDENLER: I (DAVACILAR)

1 …

2 …

44 …

45 …

VEKİLİ: Av. …

II (DAVALI) … Bakanlığı ANKARA

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF: **

I (DAVACILAR) … ve diğerleri

II (DAVALI) … Bakanlığı

İSTEMİN KONUSU: Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında ortaokul alanı olarak ayrılmasına rağmen kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması ve kısıtlılığın kaldırılmaması sebebiyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle oluştuğu ileri sürülen 3.377.618,86 TL (ıslah neticesi) zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 22/12/2022 tarihli, E:2021/1204, K:2022/11836 sayılı bozma kararı üzerine, davanın görev yönünden reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun reddine; yargılama giderleri yönünden yapılan istinaf başvurusunun ise, kabulü ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair … Bölge İdare Mahkemesi ,,. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından yargılama giderleri, davalı tarafından ise yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi ile İdari Dava Dairesi kararının vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya uygun olduğu savunulmaktadır.

Davalı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekalet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun Mahkemece tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.

7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne yer verilmiştir.

Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır.

Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi halinde, dosyanın geldiği aşamaya kadar olan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez.

Bu durumda, davanın açıldığı tarihte haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması kabul edilemez.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve görev ret kararı verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, taşınmazın kısıtlılık durumunun sabit olması nedeniyle, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre gelinen aşamada yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı, bu itibarla İdari Dava Dairesinin hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin "... yargılama giderlerine ilişkin kısmına yapılan istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ilk derece aşamasında davacılar tarafından yapılan 2.313,30 TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan 156,50 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 206,00 TL yargılama giderinin davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle takdiren 103,00 TL’lik kısmının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 103,00 TL’lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, ..." kısmının "... yargılama giderlerine ilişkin kısmına yapılan istinaf isteminin de reddine, aşağıda dökümü gösterilen 206,00 TL yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının "yargılama giderlerine ilişkin kısmına yapılan istinaf isteminin de reddine, aşağıda dökümü gösterilen 206,00 TL yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7805 E. , 2024/1785 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ALTINCI DAİRE
    Esas No : 2023/7805
    Karar No : 2024/1785

    TEMYİZ EDENLER: I (DAVACILAR)
    1 …
    2 …

    44 …
    45 …
    VEKİLİ: Av. …

    II (DAVALI) … Bakanlığı ANKARA
    VEKİLİ: Av. …

    KARŞI TARAF:
    I (DAVACILAR) … ve diğerleri
    II (DAVALI) … Bakanlığı

    İSTEMİN KONUSU: Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında ortaokul alanı olarak ayrılmasına rağmen kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması ve kısıtlılığın kaldırılmaması sebebiyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle oluştuğu ileri sürülen 3.377.618,86 TL (ıslah neticesi) zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 22/12/2022 tarihli, E:2021/1204, K:2022/11836 sayılı bozma kararı üzerine, davanın görev yönünden reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun reddine; yargılama giderleri yönünden yapılan istinaf başvurusunun ise, kabulü ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair … Bölge İdare Mahkemesi ,,. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından yargılama giderleri, davalı tarafından ise yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

    SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi ile İdari Dava Dairesi kararının vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya uygun olduğu savunulmaktadır.
    Davalı tarafından, savunma verilmemiştir.

    DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
    Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
    Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekalet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun Mahkemece tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
    7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmiştir.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne yer verilmiştir.
    Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır.
    Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi halinde, dosyanın geldiği aşamaya kadar olan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez.
    Bu durumda, davanın açıldığı tarihte haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması kabul edilemez.
    Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.
    Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve görev ret kararı verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir.
    Uyuşmazlıkta, taşınmazın kısıtlılık durumunun sabit olması nedeniyle, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre gelinen aşamada yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı, bu itibarla İdari Dava Dairesinin hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin "... yargılama giderlerine ilişkin kısmına yapılan istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ilk derece aşamasında davacılar tarafından yapılan 2.313,30 TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan 156,50 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 206,00 TL yargılama giderinin davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle takdiren 103,00 TL’lik kısmının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 103,00 TL’lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, ..." kısmının "... yargılama giderlerine ilişkin kısmına yapılan istinaf isteminin de reddine, aşağıda dökümü gösterilen 206,00 TL yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
    Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının "yargılama giderlerine ilişkin kısmına yapılan istinaf isteminin de reddine, aşağıda dökümü gösterilen 206,00 TL yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

    2023/17831

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    ankaradavacılarmilletialtıncıdavalıadınadaire

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim