Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/7202
2024/1563
6 Mart 2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7202
Karar No : 2024/1563
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, … ada, … parsel sayılı taşınmaz için Yapı Kayıt Belgesi alındığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi talebiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı kararda; yapı kayıt belgesinin yapıyı kayıt altına alan belge olduğunun bir gerçek olduğu, kural olarak, yapı kayıt belgesi verilen yapılarda yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği, bu hükmün tabiatıyla taşınmazın imar durumu ve tapudaki vasfıyla uyumlu olması halinde doğrudan uygulanacağının kabulü gerektiği, olayda ise taşınmazın imar planı ve tapudaki durumunun ruhsat faaliyeti ile örtüşmediği gibi diğer paydaşların kullanım türü ile bağdaşmadığı da görüldüğünden, salt taşınmaz için ticari vasıfta yapı kayıt belgesi düzenlenmesi tek başına yeterli olmayacağından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, taşınmazın bulunduğu bölgede tarımsal faaliyet yapılmadığı, taşınmazın tarla vasfında olmasının tek başına ruhsatın verilmesine engel olmadığı, taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet söz konusu olsa da fiilen bölüşümün yapılarak her bir paydaşın kullandığı alanın belli olduğu, 15/09/2018 tarihinde yapı kayıt belgesi düzenlettirildiği ve söz konusu belgede taşınmazın karma (konut+ticari) olarak nitelendirildiği, bu nedenle idareye yapılan ruhsat başvurusunun reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde, işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye belediye hudutları ile mücavir alan içinde kalan tüm işyerleri ve işletmelere belediyelerin yetkili olduğu, 4. maddesinde ise, 3. maddede belirtilen mercilerin, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde, insan sağlığına zarar vermemek, çevre kirliliğine yol açmamak ve yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak genel kriterlerine göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları hükme bağlanmıştır.
10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinde; "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." açıklamasına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde de; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
3572 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca, işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili mercilerin, ruhsatın verilmesi için yapılacak incelemelere esas alacakları yönetmeliğin imar mevzuatına uygunluğu da içeren bir takım genel kriterler uyarınca düzenlenmesi şart koşulmuş olup; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik metninde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için varlığı aranan koşullar arasında imar mevzuatına uygunluk, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izninin bulunması gibi hususlar açıkça düzenlenmemiş ise de; gerek 3572 sayılı Kanunun imar mevzuatına uygunluğun dikkate alınması yönündeki emredici hükmü gerekse de 3194 sayılı Kanun uyarınca yapı ruhsatı ve kullanma izni bulunmadan bir yapının inşa edilmesinin ve kullanılmasının mümkün olmaması karşısında işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının varlığı hukuksal bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir.
Yasal ve düzenleyici kurallarda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının varlığına ilişkin olarak belirlenen şart ile yapının işyerinin faaliyet göstermesi için ruhsatlandırılırken imar mevzuatı açısından ihtilaflı bir konumda olmamasının öngörüldüğü açıktır.
Bu düzenlenmelerle birbirini tamamlayan kurallar öngörülerek, işyeri açma ve çalışma ruhsatına bağlanan faaliyetin yer aldığı yapının ruhsatlandırıldığı mevcut imar durumunun, sürekliliği korunarak bu duruma aykırı bir niteliğe dönüştürülmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirketin İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, … ada, … parsel sayılı taşınmazda 4/15 hisseli paydaş olduğu, anılan taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında kayıtlı olduğu ve diğer paydaşlarca tarımsal amaçla kullanıldığı, davacı şirket ise iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan tekstil atölyesi olarak faaliyet gösterdiği, 07/10/2015 tarihli işyeri tespit tutanağı ile işyerinde ruhsatsız faaliyette bulunulduğunun tespit edildiği, 16/11/2015 tarihli mühürleme tutanağı ile mühür altına alınarak faaliyetten men edildiği, 22/02/2018 tarihinde yapılan denetimde işyerinde mührün fek edilerek faaliyete devam edildiği görülerek tekrar mühürlenmek suretiyle faaliyetten men edildiği, 18/06/2019 tarihinde yapılan kontrolde yine mührün fek edilerek faaliyetine devam ettiği tespit edilerek mühürlenmek suretiyle faaliyetten men edildiği, diğer taraftan muhtelif tarihlerde valilik, belediye başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığına verilen dilekçelerde, tarla vasıflı yerle ilgili taşınmaz üzerine hissedarlardan Mustafa Karataş tarafından kaçak kargir ev ve fabrika binası yapıldığı, kaçak yapılan taşınmaza ilişkin yıkım kararı alınması ve ruhsatsız faaliyet gösteren işyerinin mühürlenmesine rağmen yıkım kararının uygulanmadığının belirtildiği, Mustafa Karataş adına düzenlenen 15/06/2011 tarihli 1 No.lu Yapı Tatil Tutanağında ise, 2006 yılında yapılan 19,50x49 m ebatlarında kaçak yapıya ilişkin 1 No.lu Yapı Tatil Tutanağı düzenlenerek 09/05/2006 tarihli Encümen Kararının bulunduğu, söz konusu encümen kararına karşı dava açıldığı, daha sonra söz konusu kaçak yapıya ilave olarak 2011 yılında 9x49 m ebatlarında kaçak yapının daha yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafından … tarih ve … başvuru numaralı, … belge numaralı yapı kayıt belgesi alındığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin talebiyle yaptığı … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, bir işyerine işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için işyerinin bulunduğu yapının imar mevzuatına uygun olmasının zorunlu olduğu ve işyeri açma ve çalışma ruhsatına bağlanacak faaliyetin yer aldığı yapının mevcut imar durumunun sürekliliği korunarak imara aykırı bir durumun ortaya çıkmasının önlenmesinin amaçlandığı, ancak uyuşmazlık konusu olayda yapı tatil tutanakları ile tespit edilen kaçak yapılara ilişkin herhangi bir işlemin yapılmadığı, işyerinin birçok kez mühürlenerek faaliyetten men edilmesine rağmen mührün fekki suretiyle ruhsatsız faaliyetine devam ettiği, dosyaya sunulan fotoğraflardan faaliyet sürdürülürken tekstil atölyesinden çıkan atıkların çevreye atılması suretiyle insan sağlığına zarar verildiği ve çevre kirliliğine yol açıldığı anlaşıldığından, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsat başvurusunun reddi işleminde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin reddine,
-
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde ilk inceleme hususları sayılarak 14/3 e maddesinde dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği belirtilmiş, 15/1 b maddesinde ise süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği 14/6. maddesinde de ilk inceleme hususlarından birinin sonradan tespiti halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, … ada, … parsel sayılı taşınmazda iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadan tekstil atölyesi olarak faaliyet gösterildiği, anılan taşınmaza ilişkin … tarih ve … başvuru numaralı, … belge numaralı yapı kayıt belgesinin alındığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, yapılan … tarih ve … sayılı başvuru zımnen reddedildiğinden bahisle işlemin iptali istemiyle 30/12/2019 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından yapılan 04/10/2019 tarihli başvuruya, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile cevap verildiği, söz konusu başvurunun 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 4. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 23. maddesine uygun olmadığının davacıya bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda; dava konusu işleme karşı davalı idarece verilen 07/10/2019 tarihli cevabi yazının tebliğinden itibaren kanuni süresi içerisinde dava açılması gerekmekte olup, idareye yapılan başvurunun zımnen reddedildiğinden bahisle işlemin iptali istemiyle dava açıldığı kabul edilerek, davada süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden bir inceleme yapılmaksızın işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7202 E. , 2024/1563 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7202
Karar No : 2024/1563
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, … ada, … parsel sayılı taşınmaz için Yapı Kayıt Belgesi alındığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi talebiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı kararda; yapı kayıt belgesinin yapıyı kayıt altına alan belge olduğunun bir gerçek olduğu, kural olarak, yapı kayıt belgesi verilen yapılarda yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği, bu hükmün tabiatıyla taşınmazın imar durumu ve tapudaki vasfıyla uyumlu olması halinde doğrudan uygulanacağının kabulü gerektiği, olayda ise taşınmazın imar planı ve tapudaki durumunun ruhsat faaliyeti ile örtüşmediği gibi diğer paydaşların kullanım türü ile bağdaşmadığı da görüldüğünden, salt taşınmaz için ticari vasıfta yapı kayıt belgesi düzenlenmesi tek başına yeterli olmayacağından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, taşınmazın bulunduğu bölgede tarımsal faaliyet yapılmadığı, taşınmazın tarla vasfında olmasının tek başına ruhsatın verilmesine engel olmadığı, taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet söz konusu olsa da fiilen bölüşümün yapılarak her bir paydaşın kullandığı alanın belli olduğu, 15/09/2018 tarihinde yapı kayıt belgesi düzenlettirildiği ve söz konusu belgede taşınmazın karma (konut+ticari) olarak nitelendirildiği, bu nedenle idareye yapılan ruhsat başvurusunun reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde, işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye belediye hudutları ile mücavir alan içinde kalan tüm işyerleri ve işletmelere belediyelerin yetkili olduğu, 4. maddesinde ise, 3. maddede belirtilen mercilerin, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde, insan sağlığına zarar vermemek, çevre kirliliğine yol açmamak ve yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak genel kriterlerine göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları hükme bağlanmıştır.
10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinde; "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." açıklamasına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde de; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
3572 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca, işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili mercilerin, ruhsatın verilmesi için yapılacak incelemelere esas alacakları yönetmeliğin imar mevzuatına uygunluğu da içeren bir takım genel kriterler uyarınca düzenlenmesi şart koşulmuş olup; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik metninde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için varlığı aranan koşullar arasında imar mevzuatına uygunluk, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izninin bulunması gibi hususlar açıkça düzenlenmemiş ise de; gerek 3572 sayılı Kanunun imar mevzuatına uygunluğun dikkate alınması yönündeki emredici hükmü gerekse de 3194 sayılı Kanun uyarınca yapı ruhsatı ve kullanma izni bulunmadan bir yapının inşa edilmesinin ve kullanılmasının mümkün olmaması karşısında işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının varlığı hukuksal bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir.
Yasal ve düzenleyici kurallarda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının varlığına ilişkin olarak belirlenen şart ile yapının işyerinin faaliyet göstermesi için ruhsatlandırılırken imar mevzuatı açısından ihtilaflı bir konumda olmamasının öngörüldüğü açıktır.
Bu düzenlenmelerle birbirini tamamlayan kurallar öngörülerek, işyeri açma ve çalışma ruhsatına bağlanan faaliyetin yer aldığı yapının ruhsatlandırıldığı mevcut imar durumunun, sürekliliği korunarak bu duruma aykırı bir niteliğe dönüştürülmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirketin İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, … ada, … parsel sayılı taşınmazda 4/15 hisseli paydaş olduğu, anılan taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında kayıtlı olduğu ve diğer paydaşlarca tarımsal amaçla kullanıldığı, davacı şirket ise iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan tekstil atölyesi olarak faaliyet gösterdiği, 07/10/2015 tarihli işyeri tespit tutanağı ile işyerinde ruhsatsız faaliyette bulunulduğunun tespit edildiği, 16/11/2015 tarihli mühürleme tutanağı ile mühür altına alınarak faaliyetten men edildiği, 22/02/2018 tarihinde yapılan denetimde işyerinde mührün fek edilerek faaliyete devam edildiği görülerek tekrar mühürlenmek suretiyle faaliyetten men edildiği, 18/06/2019 tarihinde yapılan kontrolde yine mührün fek edilerek faaliyetine devam ettiği tespit edilerek mühürlenmek suretiyle faaliyetten men edildiği, diğer taraftan muhtelif tarihlerde valilik, belediye başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığına verilen dilekçelerde, tarla vasıflı yerle ilgili taşınmaz üzerine hissedarlardan Mustafa Karataş tarafından kaçak kargir ev ve fabrika binası yapıldığı, kaçak yapılan taşınmaza ilişkin yıkım kararı alınması ve ruhsatsız faaliyet gösteren işyerinin mühürlenmesine rağmen yıkım kararının uygulanmadığının belirtildiği, Mustafa Karataş adına düzenlenen 15/06/2011 tarihli 1 No.lu Yapı Tatil Tutanağında ise, 2006 yılında yapılan 19,50x49 m ebatlarında kaçak yapıya ilişkin 1 No.lu Yapı Tatil Tutanağı düzenlenerek 09/05/2006 tarihli Encümen Kararının bulunduğu, söz konusu encümen kararına karşı dava açıldığı, daha sonra söz konusu kaçak yapıya ilave olarak 2011 yılında 9x49 m ebatlarında kaçak yapının daha yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafından … tarih ve … başvuru numaralı, … belge numaralı yapı kayıt belgesi alındığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin talebiyle yaptığı … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, bir işyerine işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için işyerinin bulunduğu yapının imar mevzuatına uygun olmasının zorunlu olduğu ve işyeri açma ve çalışma ruhsatına bağlanacak faaliyetin yer aldığı yapının mevcut imar durumunun sürekliliği korunarak imara aykırı bir durumun ortaya çıkmasının önlenmesinin amaçlandığı, ancak uyuşmazlık konusu olayda yapı tatil tutanakları ile tespit edilen kaçak yapılara ilişkin herhangi bir işlemin yapılmadığı, işyerinin birçok kez mühürlenerek faaliyetten men edilmesine rağmen mührün fekki suretiyle ruhsatsız faaliyetine devam ettiği, dosyaya sunulan fotoğraflardan faaliyet sürdürülürken tekstil atölyesinden çıkan atıkların çevreye atılması suretiyle insan sağlığına zarar verildiği ve çevre kirliliğine yol açıldığı anlaşıldığından, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsat başvurusunun reddi işleminde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde ilk inceleme hususları sayılarak 14/3 e maddesinde dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği belirtilmiş, 15/1 b maddesinde ise süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği 14/6. maddesinde de ilk inceleme hususlarından birinin sonradan tespiti halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, … ada, … parsel sayılı taşınmazda iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadan tekstil atölyesi olarak faaliyet gösterildiği, anılan taşınmaza ilişkin … tarih ve … başvuru numaralı, … belge numaralı yapı kayıt belgesinin alındığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, yapılan … tarih ve … sayılı başvuru zımnen reddedildiğinden bahisle işlemin iptali istemiyle 30/12/2019 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından yapılan 04/10/2019 tarihli başvuruya, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile cevap verildiği, söz konusu başvurunun 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 4. maddesi ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 23. maddesine uygun olmadığının davacıya bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda; dava konusu işleme karşı davalı idarece verilen 07/10/2019 tarihli cevabi yazının tebliğinden itibaren kanuni süresi içerisinde dava açılması gerekmekte olup, idareye yapılan başvurunun zımnen reddedildiğinden bahisle işlemin iptali istemiyle dava açıldığı kabul edilerek, davada süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden bir inceleme yapılmaksızın işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
2023/17215
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:06