Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/13893
2023/7193
21 Aralık 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13893
Karar No : 2023/7193
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
DAVANIN KONUSU: 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dairemiz kararında da belirtildiği üzere 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere, yahut 14. maddenin (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.
- Dilekçelerde;
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir." kuralı yer almaktadır.
Dava dilekçesinde; davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Caddesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan bina hakkında kendi rızası dışında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı alındığı, bu durumdan riskli yapı kararının tapu kaydına işlenmesinden sonra yapılan tebligat ile haberdar olunduğu, riskli yapı kararın kaldırılması için itiraz edildiği ancak itiraza olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği, taşınmazın 60 gün içinde yıkılmasına ilişkin Üsküdar Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının gönderilmesi üzerine yapılan itirazın reddedildiğinin anlaşıldığı, bu karara karşı İstanbul 3. İdare Mahkemesinin E:2023/2576 sayılı dosyasında dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu, riskli yapı kararı verilmesinden sonra yapılan kat malikleri kurulu toplantısında davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu taşınmaz ile komşu 1 parsel sayılı taşınmazın tevhit edilmesine karar verildiği, yapılan tevhit işlemi ile davacıya ait bağımsız bölümün manzarası ve cephesinin değiştiği, bu durumun davacıya zarar verdiği, öte yandan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasının çoğunluğun belirlediği karara katılmayan bağımsız bölüm sahiplerinin arsa paylarının satılması veya Hazineye res'en tescil edilmesi düzenlemesini içerdiği, anılan Yönetmelik hükmünde gerek tevhit işlemi gerekse de satışa karar verilmesi işlemi kat maliklerinin 2/3 çoğunluğu ile alınabileceği şeklinde düzenlenmiş ise de bu durumda Anayasa'ın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği, yine Anayasa'nın 13. maddesinin aksine mülkiyet hakkının ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde kısıtlandığı, iptali istenen Yönetmelik hükmünün azınlık haklarını hukuka aykırı olarak ihlal etmekte ve ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde çoğunluk lehine bir takım ekonomik menfaatler sağlanmasının yolunu açtığı belirtilerek, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasında; riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etapta veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde; yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın ve yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, taksim, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karar anlaşma şartlarını ihtiva eden teklif ile birlikte karara katılmayanlara noter vasıtasıyla veya 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edilir. Bu tebliğde, on beş gün içinde kararın ve teklifin kabul edilmemesi halinde arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek veya ettirilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı, paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında rayiç bedeli Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği, riskli yapılarda ise anlaşma sağlayan diğer paydaşlara veya yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satılacağı bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında ise; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü uyarınca düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. Buna göre, düzenleyici işlemin ilanı üzerine dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır.
Olayda ise; davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu taşınmaz ile komşu ... parsel sayılı taşınmazın kat malikleri kurulu kararı ile tevhit edilmesi ve arsa payının satılması halinde mülkiyet hakkının ihlali ile davacının zarar göreceğinden bahsedildiği, iptali istenen Yönetmelik hükmünün bu hususları da düzenlediği, anılan Yönetmelik hükmünün 21/06/2019 tarihinde yayımlandığı, bu düzenleyici işleme karşı yayım tarihinden itibaren süresinde dava açılmadığına göre yalnızca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu işlemin tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği, ancak dava dilekçesinde gerek davacının taşınmazının bulunduğu parsel ile komşu parselin tevhit edilmesine ve gerekse de davacının arsa payının satışına ilişkin herhangi bir idari işlemden bahsedilmediği görülmüştür.
Dava dilekçesinde bahsi geçen … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasının UYAP kayıtlarından incelenmesinden ise, davanın; anılan bina hakkında verilen riskli yapı kararına karşı açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; iptali istenen dava konusu Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen ve bu Yönetmelik hükmünün uygulanması niteliğinde olan idari işlemlerin belirtilmesi ve dava dilekçesine eklenmesi suretiyle düzenlenecek dava dilekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun olarak yeniden dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
-
Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine,
-
Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,
-
Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacıya iadesine, 21/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13893
Karar No : 2023/7193
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
DAVANIN KONUSU : 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında da belirtildiği üzere 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere, yahut 14. maddenin (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.
2. Dilekçelerde;
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir." kuralı yer almaktadır.
Dava dilekçesinde; davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Caddesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan bina hakkında kendi rızası dışında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı alındığı, bu durumdan riskli yapı kararının tapu kaydına işlenmesinden sonra yapılan tebligat ile haberdar olunduğu, riskli yapı kararın kaldırılması için itiraz edildiği ancak itiraza olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği, taşınmazın 60 gün içinde yıkılmasına ilişkin Üsküdar Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının gönderilmesi üzerine yapılan itirazın reddedildiğinin anlaşıldığı, bu karara karşı İstanbul 3. İdare Mahkemesinin E:2023/2576 sayılı dosyasında dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu, riskli yapı kararı verilmesinden sonra yapılan kat malikleri kurulu toplantısında davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu taşınmaz ile komşu 1 parsel sayılı taşınmazın tevhit edilmesine karar verildiği, yapılan tevhit işlemi ile davacıya ait bağımsız bölümün manzarası ve cephesinin değiştiği, bu durumun davacıya zarar verdiği, öte yandan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasının çoğunluğun belirlediği karara katılmayan bağımsız bölüm sahiplerinin arsa paylarının satılması veya Hazineye res'en tescil edilmesi düzenlemesini içerdiği, anılan Yönetmelik hükmünde gerek tevhit işlemi gerekse de satışa karar verilmesi işlemi kat maliklerinin 2/3 çoğunluğu ile alınabileceği şeklinde düzenlenmiş ise de bu durumda Anayasa'ın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği, yine Anayasa'nın 13. maddesinin aksine mülkiyet hakkının ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde kısıtlandığı, iptali istenen Yönetmelik hükmünün azınlık haklarını hukuka aykırı olarak ihlal etmekte ve ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde çoğunluk lehine bir takım ekonomik menfaatler sağlanmasının yolunu açtığı belirtilerek, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasında; riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etapta veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde; yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın ve yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, taksim, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karar anlaşma şartlarını ihtiva eden teklif ile birlikte karara katılmayanlara noter vasıtasıyla veya 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edilir. Bu tebliğde, on beş gün içinde kararın ve teklifin kabul edilmemesi halinde arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek veya ettirilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı, paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında rayiç bedeli Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği, riskli yapılarda ise anlaşma sağlayan diğer paydaşlara veya yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satılacağı bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında ise; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü uyarınca düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. Buna göre, düzenleyici işlemin ilanı üzerine dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır.
Olayda ise; davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu taşınmaz ile komşu ... parsel sayılı taşınmazın kat malikleri kurulu kararı ile tevhit edilmesi ve arsa payının satılması halinde mülkiyet hakkının ihlali ile davacının zarar göreceğinden bahsedildiği, iptali istenen Yönetmelik hükmünün bu hususları da düzenlediği, anılan Yönetmelik hükmünün 21/06/2019 tarihinde yayımlandığı, bu düzenleyici işleme karşı yayım tarihinden itibaren süresinde dava açılmadığına göre yalnızca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu işlemin tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği, ancak dava dilekçesinde gerek davacının taşınmazının bulunduğu parsel ile komşu parselin tevhit edilmesine ve gerekse de davacının arsa payının satışına ilişkin herhangi bir idari işlemden bahsedilmediği görülmüştür.
Dava dilekçesinde bahsi geçen … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasının UYAP kayıtlarından incelenmesinden ise, davanın; anılan bina hakkında verilen riskli yapı kararına karşı açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; iptali istenen dava konusu Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen ve bu Yönetmelik hükmünün uygulanması niteliğinde olan idari işlemlerin belirtilmesi ve dava dilekçesine eklenmesi suretiyle düzenlenecek dava dilekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun olarak yeniden dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine,
3. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,
4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacıya iadesine, 21/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/114042
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:35:26