Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/13735
2023/7047
14 Aralık 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13735
Karar No : 2023/7047
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Antalya İli, Demre İlçesi, …Mahallesi Mevkiinde, davacı şirket adına kayıtlı İR:… ruhsat numaralı 12,5 hektarlık sahanın 12,46 hektarlık kısmında 15.000 m3/yıl (parça ve blok mermer) kapasiteli "II B Grubu 3 Maden (Mermer) Ocağı" projesi ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği kapsamında Çevrimiçi ÇED Yönetim Sistemi (e ÇED) belgesi başvurusunun Antalya İl Tarım Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı olumsuz görüşü nedeniyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının a bendi gereği başvuru sürecinin sonlandırılarak proje tanıtım dosyasının iade edilmesine ilişkin Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için mahallinde, maden mühendisi, çevre mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetiyle yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; proje sahasının 1/100.000 Ölçekli Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni planında “Orman Alanı” olarak görüldüğü, faaliyet süresince Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı, plan hükümleri ve notlarına uyulacağının belirtildiği, mevcut durumda hâlihazırda 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının henüz yapılmamış olduğu, projenin planlanmasında Harita Mühendisliği yönünden sakınca bulunmadığı, maden firmasının madencilik faaliyetlerinde üretim yapabilmesi için gerekli fiziksel şartları sağladığı, çevre izin süreçlerinin tamamlanmasıyla madencilik faaliyetlerinin başlaması için teknik ve idari olarak uygunsuzluk olmadığı, belirlenen proje sahası içerisinde ve çevresinde gerekli izinlerin alınacağı planlanan madencilik faaliyetinin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, madencilik faaliyetlerinin devamı halinde planlanan veya yapılan tarım faaliyetlerin gürültü, vibrasyon, toz, atık su oluşumu, genel ve proses atıkları (tehlikeli atıklar) oluşumu, maden atıklarının oluşumu ve depolanması sonucu olumsuz çevresel etkilerinden kaçınılabileceği ve iyileştirilebileceği, doğal olmayan yeni oluşumlara yol açmayacağı, olumsuz çevresel sonuçlar doğurmayacağı, keşif sırasında, kurum tarafından hazırlanan raporda belirtilen alan ve büyüklükte herhangi bir zeytin plantasyonuna rastlanmadığı, sözü geçen raporda da zeytin plantasyonun bulunduğu alan ile ilgili herhangi bir açıklayıcı bilgi bulunmadığı, yerleşim yeri içerisinde bulunan evlerin çevresinde ve meyve bahçelerin sınırında düzensiz dikim aralıklarında zeytin ağaçları belirlendiği, proje tanıtım dosyasında belirtilen tozumaya karşı alınacak önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması ile davaya konu faaliyetin tarım alanlarına olumsuz bir etkisinin olmayacağı, PTD’de önemli çevresel etkilerin belirlendiği, yapılacak faaliyetlerden kaynaklı toz ve partikül madde, gürültü, atık ve atıksu oluşabileceği ve çevreyi etkileyebileceği, PTD’de çevresel etkilere karşı önlemlere yer verildiği, ÇED İzleme Kontrol Formunun düzenlendiği, Duyarlı Yöreler Haritasının bulunduğu, maden atık yönetim planlarının yapıldığı, Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı ve Çevresel ve Sosyal Eylem Planının hazırlandığı, proje sahasına en yakın yerleşim yerinde ve projenin etki alanında oluşması muhtemel olumsuz etkilerin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu dolayısıyla planlanan faaliyetin yapılmasında Çevre Mühendisliği açısından sakınca bulunmadığı, izne konu alanların tamamının devlet mülkiyetinde orman vasıflı arazi içerisinde yer aldığı, dava konusu ocak sahasının hemen batısında davacı şirkete ait halen faal olan ve davaya konu ocak için stok alanı, şantiye ve toprak depolama alanı olarak kullanılması planlanan mermer ocağının (İR:34713) bulunduğu, genel olarak ormanın II. bonitete (yetişme ortamı) sahip olduğu, dolayısıyla verim gücü ve yetişme ortamı açısından iyi kalitede olduğu, alanın herhangi bir korunan alan statüsü taşımadığı, meşcere tiplerine göre ÇED sahasının büyük kısmının (9,98 hektar) kızılçam türüne göre nispeten yaşlı, çapları kalın ağaçlardan oluşan verimli ormana isabet ettiği, orman kadastrosu bakımından izin talep edilen alanın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre orman sayılan alanlar içinde bulunduğu, İzin istenen sahanın, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan Karabolu Devlet Ormanı içinde kaldığı, ruhsat sahasının olduğu ormanlık bölgenin 2004 yılına ait uydu görüntüsünde ormanın bir bütünlük gösterdiği, çeşitli kullanımlar sebebiyle parçalanma göstermediği ve tüm ekosistemin oluşturduğu yaşam birliğinin bütüncül olduğu, açılmak istenen mermer ocağının orman bütünlüğünü bozacağı, havzada ekosistemi olumsuz yönde etkileyeceği, flora ve fauna bakımından bozulmalara ve kayıplara neden olacağı, heyelan ve sel baskını gibi riskleri artıracağı, izin talep edilen orman sahasının sahip olduğu nitelikler ve işletme ile göreceği zararlar dikkate alındığında, sahada yapılacak madencilik faaliyetinin sakıncalı olduğu şeklindeki ifadelere ve tespitlere yer verildiği, Bilirkişi Raporunda yer alan değerlendirmelerin bilimsel açıdan yeterli görüldüğü, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı tarafından yapılan itirazların yerinde olmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadar Antalya Tarım Orman İl Müdürlüğünce izin istenilen sahada zeytin plantasyonu bulunduğu gerekçesiyle olumsuz görüş verildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ve işlem sahasında zeytin plantasyonu bulunmadığı bilirkişi raporu ile sabit ise de; mermer ocağı işletmesi için izin talep edilen alanların verimli orman arazisi (kızılçam ormanı) olduğu, ocağın işletilmesinin orman bütünlüğünü bozacağı, heyelan ve sel gibi doğa olaylarına sebep olacağı, orman örtüsü tamamen ortadan kalktıktan sonra arazi rehabilite edilse dahi ormanın eski haline gelmeyeceği, ormanların korunmasının Anayasa ile güvence altına alındığı ve bu korumanın kamu yararına olduğu görüldüğünden, mermer üretim izni ÇED başvuru sürecinin sonlandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu idari işlemin iptali istemiyle açtıkları davada, taleplerinin aksine idari işlemin hukuka uygun olduğuna dair karar ittihaz edildiği, Mahkemenin dava konusu husus dışında, sebep ikamesi yaparak karar verdiği, dava konusu işlemin Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanuna aykırı saptamalar nedeniyle, izin istenilen sahada zeytin plantasyonu bulunduğu gerekçesiyle tesis edildiği, Mahkeme kararında işlem sahasında zeytin plantasyonu bulunmadığının sabit olduğunun belirtilmesine rağmen sebep ikamesi yapılarak davanın reddedildiği, orman mühendisi bilirkişi dışında diğer bilirkişiler tarafından projenin çevreye olumsuz bir etkisinin bulunmadığının belirtildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının, karar gerekçesinde yer verilen nedenlerle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
MADDİ OLAY: **
Antalya ili, Demre İlçesi, … Mahallesi mevkinde İR:… ruhsat numaralı 12,5 hektarlık sahanın 12,46 hektarlık kısmında 300.000 m3/yıl (pasa dahil) üretim kapasiteli II B Grubu maden (mermer) ocağı projesi için 30/03/2020 tarihli, e ÇED başvurusu ile ilgili olarak idare tarafından ilgili kurumlara görüşleri sorulmuş, Antalya İl ve Tarım Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısı ile "mermer ocağı talep edilen sahanın etrafında düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş, muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunması nedeniyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve bu Kanunda Değişiklik Yapan 4086 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında uygun bulunmadığı"nın belirtilmesine istinaden, … tarihli, … sayılı yazı ile ÇED sürecinin Yönetmeliğin 6/4. maddesi uyarınca sonlandırılarak Proje Tanıtım Dosyasının iade edildiği, sonrasında, aynı ruhsat alanında, 12,5 hektarlık sahanın, 12,46 hektarlık kısmında 15.000 m3/yıl (parça ve blok mermer) kapasiteli II B grubu maden ocağı projesi için e ÇED başvurusunda bulunulduğu, Proje Tanıtım Dosyasının 23/11/2022 tarihli e ÇED başvurusu ile tekrar sunulduğu, yeni başvurunun da mevzuat çerçevesinde değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara sorulduğu, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısı ile proje tanıtım dosyasının incelendiği, söz konusu alana … tarihli, … sayılı yazıları ve raporları ile uygun görüş verilmediğinin tespit edildiği, proje ile ilgili olarak kurum görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığının belirtildiği, bu görüş nedeniyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi gereği başvuru sürecinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: **
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir. b) Proje sahibi veya yetkili temsilcisinin talep etmesi halinde ÇED süreci, aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasından ilan edilir." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, "Ön İnceleme ve Değerlendirme Yöntemi" başlıklı Yönetmeliğin Dördüncü Bölümünde yer alan "Başvuru ve İnceleme" başlıklı 16. maddesinde; Yönetmeliğin Ek 2 Listesinde yer alan projeler için; "...(3) Formata uygun hazırlandığı tespit edilen ve ÇED inceleme ve değerlendirme süreci başlatılan projelerde;... b) Bakanlık tarafından gerekli görülmesi halinde, dosyadaki bilgiler dikkate alınarak ilgili kurum/kuruluşlardan yazılı görüş istenebilir veya ilgili kurum/kuruluşlarla toplantı düzenlenebilir..." düzenlemesine yer verilmiştir.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verilmiş, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik"in (03/04/2012 günlü ve 28253 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2012/4992 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin; dayanağı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer verilen 23. maddesinin 1. fıkrasının; ''Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.'' cümleleri bakımından davanın reddi; 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve 23. maddesinin diğer kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca 6777 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Kanunun Sakız ve Nevileriyle Harnupluklara da Teşmiline Dair Kanun"un 1. maddesinde; "Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız (Pistacia) nevileri olan menengiç (Pistacia Terebinthus L.), buttun (Pistacia Khinjuk), yabani sakız («Mezdeki sakızı (Pistacia Lentiscus L.), adi sakız (Pistacia mutica, Fisch), Filistin sakızı (Pistacia Palestina, Boiss») ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek istiyenler hakkında zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasına dair olan 3573 sayılı Kanun ile mezkür kanunun 14 üncü maddesini değiştiren 3669 sayılı Kanun ve bu kanunlara göre çıkarılan mevzuat aynen tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için hazırlanacak, Proje Tanıtım Dosyasında, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek, doğal kaynakların kullanımı, projenin yeri ve etki alanının mevcut çevresel özelliklerinin (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek 5'te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinin dikkate alınarak korunması gereken alanların belirtilerek, projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Bu amaçla proje tanıtım dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin EK IV. maddesindeki unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesi zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecinin sonlandırılması mümkündür. Bununla birlikte, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmama durumunun, bu durum özelinde somut bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Yine zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken özel düzenlemenin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Anılan Kanunun 20. maddesinin, gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemeyi amaçladığı açıktır. Diğer taraftan; Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/02/2015 günlü, E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı karşısında, artık kamu yararı kararı alınarak dahi kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesislerin zeytinlik sahalara 3 kilometre mesafe içerisinde yapılması mümkün olmamakla birlikte, bu tip alanlarda yapılacak projeler için verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu tesislerin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu işlemin mermer ocağı talep edilen sahanın etrafında düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş, muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunması nedeniyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan 4086 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında projenin uygun bulunmadığı yönünde verilen Antalya İl Tarım Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı olumsuz görüşünde değişiklik olmadığı belirtilerek yeni olumsuz görüş neticesinde tesis edildiği, ilk olumsuz yazının ekinde yer alan İnceleme Raporunda da konunun ilgili mevzuat, yönetmelik ve talimatlarla birlikte değerlendirilmesinden; zeytinlik alanlarda, 3573 sayılı Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan 4086 sayılı Kanun ile Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, 3573 sayılı Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verildiği, Bakanlığın … tarihli, … sayılı talimatında; "Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan, tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, sonuç olarak mermer ocağı talep edilen "sahanın etrafında yaklaşık 56 dekar alanda düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş, muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunması" nedeniyle projenin uygun bulunmadığının raporlandığı görülmektedir.
Dava konusu alanda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 04/09/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; ziraat mühendisi bilirkişi tarafından; "...sahanın tamamı orman arazisi vasfındadır..., kurum tarafından hazırlanan raporda belirtilen alan ve büyüklükte herhangi bir zeytin plantasyonuna rastlanmamıştır. Sözü geçen raporda da zeytin plantasyonunun bulunduğu alan ile ilgili herhangi bir açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır. (koordinat, konum, mesafe vb.) Yerleşim yeri içerisinde bulunan evlerin çevresinde ve meyve bahçelerinin sınırında düzensiz dikim aralıklarında zeytin ağaçları belirlenmiştir." açıklaması yapılarak "... Proje tanıtım dosyasında belirtilen tozumaya karşı alınacak önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması ile davaya konu faaliyetin tarım alanlarına ve yerleşim yeri içerisinde bulunan zeytin ağaçlarına olumsuz bir etkisi olmayacaktır." değerlendirmesi yapılmakla yetinildiği, dava konusu işlemin hukuki denetimine ilişkin olarak, işlemin dayanağı Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşünün yerinde olup olmadığı, Kanunda öngörülen şekilde, projenin; 3 km mesafede bulunan zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının ortaya konulacak şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; yukarıda yer verilen hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
- Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13735 E. , 2023/7047 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13735
Karar No : 2023/7047
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Demre İlçesi, …Mahallesi Mevkiinde, davacı şirket adına kayıtlı İR:… ruhsat numaralı 12,5 hektarlık sahanın 12,46 hektarlık kısmında 15.000 m3/yıl (parça ve blok mermer) kapasiteli "II B Grubu 3 Maden (Mermer) Ocağı" projesi ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği kapsamında Çevrimiçi ÇED Yönetim Sistemi (e ÇED) belgesi başvurusunun Antalya İl Tarım Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı olumsuz görüşü nedeniyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının a bendi gereği başvuru sürecinin sonlandırılarak proje tanıtım dosyasının iade edilmesine ilişkin Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için mahallinde, maden mühendisi, çevre mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetiyle yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; proje sahasının 1/100.000 Ölçekli Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni planında “Orman Alanı” olarak görüldüğü, faaliyet süresince Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı, plan hükümleri ve notlarına uyulacağının belirtildiği, mevcut durumda hâlihazırda 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının henüz yapılmamış olduğu, projenin planlanmasında Harita Mühendisliği yönünden sakınca bulunmadığı, maden firmasının madencilik faaliyetlerinde üretim yapabilmesi için gerekli fiziksel şartları sağladığı, çevre izin süreçlerinin tamamlanmasıyla madencilik faaliyetlerinin başlaması için teknik ve idari olarak uygunsuzluk olmadığı, belirlenen proje sahası içerisinde ve çevresinde gerekli izinlerin alınacağı planlanan madencilik faaliyetinin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, madencilik faaliyetlerinin devamı halinde planlanan veya yapılan tarım faaliyetlerin gürültü, vibrasyon, toz, atık su oluşumu, genel ve proses atıkları (tehlikeli atıklar) oluşumu, maden atıklarının oluşumu ve depolanması sonucu olumsuz çevresel etkilerinden kaçınılabileceği ve iyileştirilebileceği, doğal olmayan yeni oluşumlara yol açmayacağı, olumsuz çevresel sonuçlar doğurmayacağı, keşif sırasında, kurum tarafından hazırlanan raporda belirtilen alan ve büyüklükte herhangi bir zeytin plantasyonuna rastlanmadığı, sözü geçen raporda da zeytin plantasyonun bulunduğu alan ile ilgili herhangi bir açıklayıcı bilgi bulunmadığı, yerleşim yeri içerisinde bulunan evlerin çevresinde ve meyve bahçelerin sınırında düzensiz dikim aralıklarında zeytin ağaçları belirlendiği, proje tanıtım dosyasında belirtilen tozumaya karşı alınacak önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması ile davaya konu faaliyetin tarım alanlarına olumsuz bir etkisinin olmayacağı, PTD’de önemli çevresel etkilerin belirlendiği, yapılacak faaliyetlerden kaynaklı toz ve partikül madde, gürültü, atık ve atıksu oluşabileceği ve çevreyi etkileyebileceği, PTD’de çevresel etkilere karşı önlemlere yer verildiği, ÇED İzleme Kontrol Formunun düzenlendiği, Duyarlı Yöreler Haritasının bulunduğu, maden atık yönetim planlarının yapıldığı, Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı ve Çevresel ve Sosyal Eylem Planının hazırlandığı, proje sahasına en yakın yerleşim yerinde ve projenin etki alanında oluşması muhtemel olumsuz etkilerin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu dolayısıyla planlanan faaliyetin yapılmasında Çevre Mühendisliği açısından sakınca bulunmadığı, izne konu alanların tamamının devlet mülkiyetinde orman vasıflı arazi içerisinde yer aldığı, dava konusu ocak sahasının hemen batısında davacı şirkete ait halen faal olan ve davaya konu ocak için stok alanı, şantiye ve toprak depolama alanı olarak kullanılması planlanan mermer ocağının (İR:34713) bulunduğu, genel olarak ormanın II. bonitete (yetişme ortamı) sahip olduğu, dolayısıyla verim gücü ve yetişme ortamı açısından iyi kalitede olduğu, alanın herhangi bir korunan alan statüsü taşımadığı, meşcere tiplerine göre ÇED sahasının büyük kısmının (9,98 hektar) kızılçam türüne göre nispeten yaşlı, çapları kalın ağaçlardan oluşan verimli ormana isabet ettiği, orman kadastrosu bakımından izin talep edilen alanın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre orman sayılan alanlar içinde bulunduğu, İzin istenen sahanın, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan Karabolu Devlet Ormanı içinde kaldığı, ruhsat sahasının olduğu ormanlık bölgenin 2004 yılına ait uydu görüntüsünde ormanın bir bütünlük gösterdiği, çeşitli kullanımlar sebebiyle parçalanma göstermediği ve tüm ekosistemin oluşturduğu yaşam birliğinin bütüncül olduğu, açılmak istenen mermer ocağının orman bütünlüğünü bozacağı, havzada ekosistemi olumsuz yönde etkileyeceği, flora ve fauna bakımından bozulmalara ve kayıplara neden olacağı, heyelan ve sel baskını gibi riskleri artıracağı, izin talep edilen orman sahasının sahip olduğu nitelikler ve işletme ile göreceği zararlar dikkate alındığında, sahada yapılacak madencilik faaliyetinin sakıncalı olduğu şeklindeki ifadelere ve tespitlere yer verildiği, Bilirkişi Raporunda yer alan değerlendirmelerin bilimsel açıdan yeterli görüldüğü, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı tarafından yapılan itirazların yerinde olmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadar Antalya Tarım Orman İl Müdürlüğünce izin istenilen sahada zeytin plantasyonu bulunduğu gerekçesiyle olumsuz görüş verildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ve işlem sahasında zeytin plantasyonu bulunmadığı bilirkişi raporu ile sabit ise de; mermer ocağı işletmesi için izin talep edilen alanların verimli orman arazisi (kızılçam ormanı) olduğu, ocağın işletilmesinin orman bütünlüğünü bozacağı, heyelan ve sel gibi doğa olaylarına sebep olacağı, orman örtüsü tamamen ortadan kalktıktan sonra arazi rehabilite edilse dahi ormanın eski haline gelmeyeceği, ormanların korunmasının Anayasa ile güvence altına alındığı ve bu korumanın kamu yararına olduğu görüldüğünden, mermer üretim izni ÇED başvuru sürecinin sonlandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu idari işlemin iptali istemiyle açtıkları davada, taleplerinin aksine idari işlemin hukuka uygun olduğuna dair karar ittihaz edildiği, Mahkemenin dava konusu husus dışında, sebep ikamesi yaparak karar verdiği, dava konusu işlemin Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanuna aykırı saptamalar nedeniyle, izin istenilen sahada zeytin plantasyonu bulunduğu gerekçesiyle tesis edildiği, Mahkeme kararında işlem sahasında zeytin plantasyonu bulunmadığının sabit olduğunun belirtilmesine rağmen sebep ikamesi yapılarak davanın reddedildiği, orman mühendisi bilirkişi dışında diğer bilirkişiler tarafından projenin çevreye olumsuz bir etkisinin bulunmadığının belirtildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının, karar gerekçesinde yer verilen nedenlerle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Antalya ili, Demre İlçesi, … Mahallesi mevkinde İR:… ruhsat numaralı 12,5 hektarlık sahanın 12,46 hektarlık kısmında 300.000 m3/yıl (pasa dahil) üretim kapasiteli II B Grubu maden (mermer) ocağı projesi için 30/03/2020 tarihli, e ÇED başvurusu ile ilgili olarak idare tarafından ilgili kurumlara görüşleri sorulmuş, Antalya İl ve Tarım Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısı ile "mermer ocağı talep edilen sahanın etrafında düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş, muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunması nedeniyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve bu Kanunda Değişiklik Yapan 4086 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında uygun bulunmadığı"nın belirtilmesine istinaden, … tarihli, … sayılı yazı ile ÇED sürecinin Yönetmeliğin 6/4. maddesi uyarınca sonlandırılarak Proje Tanıtım Dosyasının iade edildiği, sonrasında, aynı ruhsat alanında, 12,5 hektarlık sahanın, 12,46 hektarlık kısmında 15.000 m3/yıl (parça ve blok mermer) kapasiteli II B grubu maden ocağı projesi için e ÇED başvurusunda bulunulduğu, Proje Tanıtım Dosyasının 23/11/2022 tarihli e ÇED başvurusu ile tekrar sunulduğu, yeni başvurunun da mevzuat çerçevesinde değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara sorulduğu, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısı ile proje tanıtım dosyasının incelendiği, söz konusu alana … tarihli, … sayılı yazıları ve raporları ile uygun görüş verilmediğinin tespit edildiği, proje ile ilgili olarak kurum görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığının belirtildiği, bu görüş nedeniyle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi gereği başvuru sürecinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir. b) Proje sahibi veya yetkili temsilcisinin talep etmesi halinde ÇED süreci, aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasından ilan edilir." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, "Ön İnceleme ve Değerlendirme Yöntemi" başlıklı Yönetmeliğin Dördüncü Bölümünde yer alan "Başvuru ve İnceleme" başlıklı 16. maddesinde; Yönetmeliğin Ek 2 Listesinde yer alan projeler için; "...(3) Formata uygun hazırlandığı tespit edilen ve ÇED inceleme ve değerlendirme süreci başlatılan projelerde;... b) Bakanlık tarafından gerekli görülmesi halinde, dosyadaki bilgiler dikkate alınarak ilgili kurum/kuruluşlardan yazılı görüş istenebilir veya ilgili kurum/kuruluşlarla toplantı düzenlenebilir..." düzenlemesine yer verilmiştir.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verilmiş, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik"in (03/04/2012 günlü ve 28253 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2012/4992 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin; dayanağı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer verilen 23. maddesinin 1. fıkrasının; ''Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.'' cümleleri bakımından davanın reddi; 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve 23. maddesinin diğer kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca 6777 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Kanunun Sakız ve Nevileriyle Harnupluklara da Teşmiline Dair Kanun"un 1. maddesinde; "Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız (Pistacia) nevileri olan menengiç (Pistacia Terebinthus L.), buttun (Pistacia Khinjuk), yabani sakız («Mezdeki sakızı (Pistacia Lentiscus L.), adi sakız (Pistacia mutica, Fisch), Filistin sakızı (Pistacia Palestina, Boiss») ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek istiyenler hakkında zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasına dair olan 3573 sayılı Kanun ile mezkür kanunun 14 üncü maddesini değiştiren 3669 sayılı Kanun ve bu kanunlara göre çıkarılan mevzuat aynen tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için hazırlanacak, Proje Tanıtım Dosyasında, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek, doğal kaynakların kullanımı, projenin yeri ve etki alanının mevcut çevresel özelliklerinin (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek 5'te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinin dikkate alınarak korunması gereken alanların belirtilerek, projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Bu amaçla proje tanıtım dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin EK IV. maddesindeki unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesi zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecinin sonlandırılması mümkündür. Bununla birlikte, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmama durumunun, bu durum özelinde somut bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Yine zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken özel düzenlemenin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Anılan Kanunun 20. maddesinin, gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemeyi amaçladığı açıktır. Diğer taraftan; Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/02/2015 günlü, E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı karşısında, artık kamu yararı kararı alınarak dahi kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesislerin zeytinlik sahalara 3 kilometre mesafe içerisinde yapılması mümkün olmamakla birlikte, bu tip alanlarda yapılacak projeler için verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu tesislerin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu işlemin mermer ocağı talep edilen sahanın etrafında düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş, muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunması nedeniyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan 4086 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında projenin uygun bulunmadığı yönünde verilen Antalya İl Tarım Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı olumsuz görüşünde değişiklik olmadığı belirtilerek yeni olumsuz görüş neticesinde tesis edildiği, ilk olumsuz yazının ekinde yer alan İnceleme Raporunda da konunun ilgili mevzuat, yönetmelik ve talimatlarla birlikte değerlendirilmesinden; zeytinlik alanlarda, 3573 sayılı Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan 4086 sayılı Kanun ile Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, 3573 sayılı Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verildiği, Bakanlığın … tarihli, … sayılı talimatında; "Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan, tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, sonuç olarak mermer ocağı talep edilen "sahanın etrafında yaklaşık 56 dekar alanda düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş, muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunması" nedeniyle projenin uygun bulunmadığının raporlandığı görülmektedir.
Dava konusu alanda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 04/09/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; ziraat mühendisi bilirkişi tarafından; "...sahanın tamamı orman arazisi vasfındadır..., kurum tarafından hazırlanan raporda belirtilen alan ve büyüklükte herhangi bir zeytin plantasyonuna rastlanmamıştır. Sözü geçen raporda da zeytin plantasyonunun bulunduğu alan ile ilgili herhangi bir açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır. (koordinat, konum, mesafe vb.) Yerleşim yeri içerisinde bulunan evlerin çevresinde ve meyve bahçelerinin sınırında düzensiz dikim aralıklarında zeytin ağaçları belirlenmiştir." açıklaması yapılarak "... Proje tanıtım dosyasında belirtilen tozumaya karşı alınacak önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması ile davaya konu faaliyetin tarım alanlarına ve yerleşim yeri içerisinde bulunan zeytin ağaçlarına olumsuz bir etkisi olmayacaktır." değerlendirmesi yapılmakla yetinildiği, dava konusu işlemin hukuki denetimine ilişkin olarak, işlemin dayanağı Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşünün yerinde olup olmadığı, Kanunda öngörülen şekilde, projenin; 3 km mesafede bulunan zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının ortaya konulacak şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; yukarıda yer verilen hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/113775
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41