SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2023/11047 E. 2023/6671 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11047

Karar No

2023/6671

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/11047

Karar No : 2023/6671

DAVACI:

VEKİLİ: Av. …

DAVALILAR: 1 …

2 … Bakanlığı

VEKİLLERİ: Av. …

MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU: İzmir İli, Aliağa İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu riskli alan ilanına ilişkin işlemin tesis edilmesinin dayanak ve gerekçelerinin açıklanmadığı, işlemde gösterilen 6306 sayılı Kanunun 2. maddesinde sadece riskli alanın tanımının yapıldığı, Cumhurbaşkanına riskli alan kararı konusunda yetki veren 6306 sayılı Kanunun Ek 1 maddesinin hangi fıkrasına göre karar alındığının açıklanmadığı, alanda imar mevzuatına aykırı yapılaşma olmadığı ve planlama ve altyapı hizmetlerinin yeterli olduğu, riskli alana dahil edilen yapıların tamamının yapı ve kullanım ruhsatlarının bulunduğu, davacının mülkiyetindeki yapının mevzuata uygun olarak yapıldığı ve riskli yapı niteliği taşımadığı, Aliağa Belediyesi tarafından Demokrasi Meydanı yapımı amacıyla riskli alan ilan edilmesinin teklif edildiği, böyle bir projenin yapımı için Belediye tarafından Kamulaştırma Kanununa uygun olarak kamulaştırma yapılmak suretiyle projenin gerçekleştirilmesi gerekirken, riskli alan ilan edilmesinin 6306 sayılı Kanunun amacına aykırı olduğu, riskli alan sınırlarının Aliağa Belediyesinin kent meydanı canlandırma projesi çerçevesinde belirlendiği, bazı yolların riskli alana dahil edilirken, yolun iki yanında bulunan yapıların dışarıda bırakıldığı, mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğu ve ilgili mevzuata aykırı olduğu ileri sürmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI: Öncelikle usul yönünden, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemin 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca ilgili yasa ve yönetmeliğe uygun olarak tesis edildiği, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

MÜDAHİLİN (DAVALILAR YANINDA) SAVUNMASI: Dava konusu işleme dayanağı olan teknik raporun Aliağa Belediyesi tarafından hazırlanarak bölgenin riskli alan olarak belirlenmesinin teklif edildiği, bölgenin genel özellikleri belirlendikten sonra jeolojisi, imar, mülkiyet ve ruhsat durumunun açıklandığı, yapısal analizlerin, gözlemsel analiz, bina bölgesel depremsel risk dağılımı ve bina deprem dayanımı risk değerlendirmesi şeklinde ayrıntılı olarak yapılarak, karot basınç dayanımı analizi sonuçlarına da raporda yer verildiği, dava konusu işlemin 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca ilgili yasa ve yönetmeliğe uygun olarak tesis edildiği, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:

DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI:

DÜŞÜNCESİ: Dava, İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak belirtilmiş; Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan olarak tanımlanmıştır.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin, “Riskli alanın tespiti” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında da "Riskli alan;

a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu,

b) Alanda daha önceden meydana gelmiş afetler varsa, bunlara dair bilgileri,

c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını,

ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini,

d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını,

e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu,

f) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri,

ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir ve teklif olarak Bakanlar Kuruluna sunulur..." hükümlerine yer verilmiştir.

Riskli yapıların tespiti ve itiraz" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Riskli yapılar, 6/3/2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilir." hükmüne yer verilmiş iken; 02/07/2013 tarih ve 28695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrası, “Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir.” şeklinde değiştirilmiş, 14. maddesi ile de Yönetmeliğe, "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar" başlıklı Ek 2 eklenmiştir.

27/10/2016 tarih ve 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 7. maddenin birinci fıkrası; "Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir. Riskli yapı tespiti; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan yapılar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar hakkında yapılır. İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar ile metrukluk veya başka bir sebeple statik bakımdan yapı bütünlüğü bozulmuş olan yapılar riskli yapı tespitine konu edilmez." şeklinde değiştirilmiştir.

Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarda 16/2/2019 tarihli ve 3068 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikte EK 2 "Kapsam" başlıklı 1. bölümünün 1.1. maddesinde, "Bu Esaslar, 16/5/2012 tarihli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Riskli Binaların tespit edilmesinde kullanılacak kuralları içerir., 1.2. maddesinde, "Bulunduğu coğrafi nokta için Bölüm 2’de tanımlanan deprem tehlikesi altında yıkılma veya ağır hasar görme riski yüksek olan bina, Riskli Bina olarak tanımlanır. Riskli Binanın tespiti için uygulanacak değerlendirme kuralları bu esaslarda verilmiştir..", 1.3. maddesinde "Bu Esaslarda verilen yöntemler, bina deprem performans değerlendirmesi ve güçlendirmesi amacıyla kullanılamaz. Bu Esaslarda verilen yöntemlere göre riskli bulunmayan binaların, depreme dayanıklı tasarım esaslarını sağladığı sonucu çıkarılamaz."1.4. maddesinde, "6306 sayılı Kanun kapsamında, belirli alanlarda riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve önceliklendirme kararı verilmesi amacıyla kullanılabilecek, bina özelliklerini ve deprem tehlikesini dikkate alan basitleştirilmiş yöntemler EK A’da verilmiştir.", 1.5. maddesinde ise "Taşıyıcı sistemi betonarme, yığma ve karma (betonarme ve yığma taşıyıcı sistemlerin bir arada bulunduğu) olan binaların risk tespiti bu Esaslara göre yapılacaktır". , Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler başlıklı EK A'nın A1.1 maddesinde" Ek A’da belirtilen esaslar Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemler, bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabilir ve tekil binada risk değerlendirme amaçlı olarak kullanılamaz." hükümlerine yer verilmiş olup riskli bina tespit yöntemleri, betonarme ve yığma binalar açısından ayrı ayrı detaylandırılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu yaklaşık 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın üzerindeki yapılaşma açısından can ve mal kaybı riski taşıması nedeniyle Aliağa Belediye Başkanlığı tarafından riskli alan ilan edilmesine ilişkin dosya hazırlanarak, … tarih ve ... sayılı yazı ile talepte bulunulduğu, bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve ... sayılı yazısı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesinin, 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca anılan 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin karar alınması yolundaki yazısı sonrasında riskli alan ilanına ilişkin alınan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının verildiği, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan gerekçe raporu ve teknik raporun incelenmesinden; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan, 3,7 hektar büyüklüğündeki bölgeyi kapsayan alanın riskli alan ilan edilmesiyle, tamamı deprem yönetmeliğine aykırı yapılaşmış olan sağlıksız yapıların yerine deprem riskine karşı dayanıklı konutların ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, köhneleşme sürecine girmiş ruhsatsız yapılaşmanın afet riskiyle birlikte can ve mal güvenliği riskinin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, alanda daha önceden meydana gelmiş doğal afetin olmadığı, Aliağa Belediyesi İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik Etüt Raporu kapsamında 11/12/2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan jeolojik etüt raporuna göre alanın yerleşime uygunluk yönünden ÖA 2.1 ve ÖA 5.1 alanlarında bulunduğu, riskli alan ilanı sonrası l. Etap 1 hektar, 2. Etap 1,4 hektar, 3. Etap 1,2 hektar olmak üzere etaplar halinde uygulama yapılmasının planlandığı, alanda 21 betonarme, 1 kargir, 6 prefabrik ve 5 yığma olmak üzere toplam 33 adet yapı bulunduğu, 65'i konut, 237'si ticaret olmak üzere toplam 237 adet bağımsız biriminden oluştuğu, 9'u kamu ve 24'ü şahıs mülkiyetinde toplam 33 adet parsel bulunan alanda 2 adet tescilli yapı, 2 adet trafo ve belediye zabıta binası dışında 19 adet ruhsatlı yapı bulunduğu, ruhsatlı yapıların çoğunluğunun 2007 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olması nedeniyle mühendislik kriterleri ve standartlar açısından risk oluşturduğu, alan üzerindeki 20 betonarme ve 3 yığma olmak üzere 23 binanın (tescilli yapı, prefabrik yapılar ve teknik altyapıya ait yapılar, kamuya ait idari yapılar ve park içi hizmet birimleri değerlendirilmeye katılmamıştır) 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin Ek 2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi'ne göre toplanan veriler doğrultusunda bina performans puanları hesaplandığı, elde edilen performans puanları ile sınıflandırma yapılarak örnekleme yöntemi ile tipik binalar seçilerek detaylı yapısal risk analizinin yapıldığı, 20 betonarme yapıdan örneklem yöntemi ile seçilen 5'inden alınan karot örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda, can ve mal güvenliği açısından risk taşıdığının tespit edildiği belirtildiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Danıştay Altıncı Dairesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişilerce düzenlenerek Daireye ibraz edilen bilirkişi raporu, bu rapora yapılan itrazlar ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; alanın 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edildiği, alandaki toplam 33 adet binadan, tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra kalan 20 betonarme, 3 yığma binanın Uygulama Yönetmeliği'nin eki Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar uyarınca, EK A da belirtilen binaların bölgesel deprem risk dağılımını belirlemek için basitleştirilmiş yöntem uygulanmak suretiyle tespit edilen 5 betonarme binaya ayrıntılı risk analizinin yapıldığı, yığma yapılara ilişkin olarak ise Yönetmelikte belirtilen şekilde risk tespiti yapılmadığı, 6306 Sayılı Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla EK A düzenlenen basitleştirilmiş yöntemlerin, genel yapı stoku riskinin belirlenmesi amacıyla bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, dava konusu alan üzerindeki bina sayısı dikkate alındığında ise genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi için istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva etmediği, alandaki tüm yapıların risk tespitinin yapılması gerektiği sonucuna varıldığından anılan hususlara uyulmadan dava konusu riskli alan tespitinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.

Ayrıca dava konusu alanın, riskli alan kararından önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve revizyonu ve ilavesi uyarınca spor alanı, eğitim alanı, genel otopark ve özel proje alanı olarak belirlendiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ilave ve revizyonu kapsamında ise alanın %65,94'ü yol ve meydan, %13,47'si ilköğretim alanı, kalan kısımda konut+ticaret alanı ve ticaret alanı, dini tesisi alanı ve sosyo kültürel tesis alanı kullanımının öngörüldüğü, 3,7 hektar büyüklüğündeki alan üzerindeki tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra 20 betonarme, 3 yığma binanın işleme esas alındığı, 1. etap 1,1 hektar büyüklüğündeki alanın içerisinde açık spor tesisi, otopark alanı ve karot numunesi alınan 1 adet betonarme yapı bulunduğu, 2. etap 1,4 hektar büyüklüğündeki alanda 4 adeti ruhsatlı ve karot numunesi alınmış olan toplam 5 adet betonarme binanın yer aldığı, bu etapta ... Sokağın ... Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alanın dışında bırakılarak sadece yolun riskli alana dahil edildiği, 3. Etap 1,2 hektar büyüklüğündeki alanda tescilli Aliağa Merkez Camii ve ... İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu, bu alan üzerindeki 1 katlı iki adet yapı dışındaki tamamı ruhsatlı 19 adet binadan karot numunesi alınarak risk analizi yapılmadığı, üzerinde imar mevzuatına uygun yapı bulunan taşınmazların, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Riskli alanın tespiti" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen saha araştırmalarına dayanan detaylı çalışmalar neticesinde risk teşkil edip etmediği belirlenmeksizin riskli alan sınırına dahil edilemeyeceği , riskli alanın sınırları belirlenirken, toplam alanın %79,41'ini oluşturan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan, uygulama imar planlarında meydan, yol, ilköğretim alanı olarak belirlenen bölgenin riskli alan sınırlarına dahil edilmesi, ayrıca binalar arasındaki yolun riskli alana dahil edilip, çevrelediği binaların alan dışında bırakılarak sınır belirlenmesinde mevzuata uyarlılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İzmir İli, ... İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gönderilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/11/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nun ve davalı idareler vekili Av. …'in geldiği, müdahil (davalı idareler yanında) vekili Av. …'nin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Davalı İdarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE: **

MADDİ OLAY: **

İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen yaklaşık 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın üzerindeki yapılaşma açısından can ve mal kaybı riski taşıması nedeniyle Aliağa Belediye Başkanlığı tarafından riskli alan ilan edilmesine ilişkin dosya hazırlanarak, 26/03/2021 tarih ve ... sayılı yazı ile talepte bulunulduğu, bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 05/05/2022 tarih ve ... sayılı yazısı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesinin, 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin karar alınması yolundaki yazısı sonrasında riskli alan ilanına ilişkin alınan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacının İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: **

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması" başlıklı 4709 sayılı Kanun ile değişik 13. maddesinde: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."hükmü, "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde de "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz" hükmüne yer verilmiştir.

20/03/1952 günü kabul edilen ve Türkiye tarafından 19/03/1954 tarihinde onaylanan İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokolün "Mülkiyetin Korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanun'un amacı, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak belirtilmiş; Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan olarak tanımlanmıştır.

15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği" başlıklı Yönetmeliğin (25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile bahse konu Yönetmeliğin adı, "6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği" olarak değiştirilmiştir.) işlem tarihinde yürürlükteki haliyle, “Riskli alanın tespiti” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, "Riskli alan;

a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu,

b) Alan sınırları içerisinde 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna göre afete maruz bölge olarak kararlaştırılan alan olup olmadığına dair bilgi ve belgeyi,

c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını,

ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini,

d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını,

e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu,

f) Bu fıkra uyarınca belirlenecek riskli alanlar için Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların EK A bölümüne göre hazırlanan analiz ve raporu,

g) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri,

ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden Bakanlıkça belirlenir ve karar alınmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Hükmüne", Riskli yapıların tespiti ve itiraz" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının ise, "Riskli yapılar, 6/3/2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilir." hükmüne yer verilmiş iken; 02/07/2013 tarih ve 28695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrası, “Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir.” şeklinde değiştirilmiş, 14. maddesi ile de Yönetmeliğe, "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar" başlıklı Ek 2 eklenmiştir.

27/10/2016 tarih ve 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 7. maddenin birinci fıkrası; "Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir. Riskli yapı tespiti; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan yapılar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar hakkında yapılır. İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar ile metrukluk veya başka bir sebeple statik bakımdan yapı bütünlüğü bozulmuş olan yapılar riskli yapı tespitine konu edilmez." şeklinde değiştirilmiştir.

Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarda 16/2/2019 3068 Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikte EK 2 "Kapsam" başlıklı 1. bölümünün 1.1. maddesinde, "Bu Esaslar, 16/5/2012 tarihli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Riskli Binaların tespit edilmesinde kullanılacak kuralları içerir., 1.2. maddesinde, "Bulunduğu coğrafi nokta için Bölüm 2’de tanımlanan deprem tehlikesi altında yıkılma veya ağır hasar görme riski yüksek olan bina, Riskli Bina olarak tanımlanır. Riskli Binanın tespiti için uygulanacak değerlendirme kuralları bu esaslarda verilmiştir..", 1.3. maddesinde "Bu Esaslarda verilen yöntemler, bina deprem performans değerlendirmesi ve güçlendirmesi amacıyla kullanılamaz. Bu Esaslarda verilen yöntemlere göre riskli bulunmayan binaların, depreme dayanıklı tasarım esaslarını sağladığı sonucu çıkarılamaz."1.4. maddesinde, "6306 sayılı Kanun kapsamında, belirli alanlarda riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve önceliklendirme kararı verilmesi amacıyla kullanılabilecek, bina özelliklerini ve deprem tehlikesini dikkate alan basitleştirilmiş yöntemler EK A’da verilmiştir.", 1.5. maddesinde ise "Taşıyıcı sistemi betonarme, yığma ve karma (betonarme ve yığma taşıyıcı sistemlerin bir arada bulunduğu) olan binaların risk tespiti bu Esaslara göre yapılacaktır". kuralına yer verilmiş; Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler başlıklı EK A'nın A1.1 maddesinde" Ek A’da belirtilen esaslar Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemler, bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabilir ve tekil binada risk değerlendirme amaçlı olarak kullanılamaz." düzenlemesine yer verilmiş, riskli bina tespit yöntemleri, betonarme ve yığma binalar açısından ayrı ayrı detaylandırılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **

Mülkiyet hakkı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olup, anılan düzenlemeler uyarınca bu hak, sadece kamu yararının mevcut olduğu durumlarda kanunla sınırlanabilir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, mülkiyet hakkına sınırlama getirilmesine ilişkin hükümler içermekle birlikte, sınırlama yetkisinin kullanımını oldukça sıkı kurallara bağlamış ve ortada kamu yararını ilgilendiren durumun bulunduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık ve somut olarak ortaya konulmasının gerekliliğini öngörmüştür.

6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin eki "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar" uyarınca, EK A düzenlenen Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemlerin Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılacağı, bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemlerin bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, binaların taşıyıcı sistemine ait parametrelerin (yapısal sistem türü, kat adeti, ağır çıkmalar, planda düzensizlik/ burulma etkisi, düşeyde düzensizlik, vb.) dikkate alınarak yapıların bulunduğu yerdeki deprem tehlikesi ve yapının deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerin, saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi ve yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek, bunların ayrıntılı analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılıp, buna göre genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda; 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca hazırlanan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan gerekçe raporu ve teknik raporun incelenmesinden; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan, 3,7 hektar büyüklüğündeki bölgeyi kapsayan alanın riskli alan ilan edilmesiyle, tamamı deprem yönetmeliğine aykırı yapılaşmış olan sağlıksız yapıların yerine deprem riskine karşı dayanıklı konutların ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, köhneleşme sürecine girmiş ruhsatsız yapılaşmanın afet riskiyle birlikte can ve mal güvenliği riskinin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, alanda daha önceden meydana gelmiş doğal afetin olmadığı, Aliağa Belediyesi İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik Etüt Raporu kapsamında 11/12/2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan jeolojik etüt raporuna göre alanın yerleşime uygunluk yönünden ÖA 2.1 ve ÖA 5.1 alanlarında bulunduğu, riskli alan ilanı sonrası l. Etap 1 hektar, 2. Etap 1,4 hektar, 3. Etap 1,2 hektar olmak üzere etaplar halinde uygulama yapılmasının planlandığı; alanda 21 betonarme, 1 kargir, 6 prefabrik ve 5 yığma olmak üzere toplam 33 adet yapı bulunduğu, 65'i konut, 237'si ticaret olmak üzere toplam 237 adet bağımsız biriminden oluştuğu, 9'u kamu ve 24'ü şahıs mülkiyetinde toplam 33 adet parsel bulunan alanda 2 adet tescilli yapı, 2 adet trafo ve belediye zabıta binası dışında 19 adet ruhsatlı yapı bulunduğu, ruhsatlı yapıların çoğunluğunun 2007 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olması nedeniyle mühendislik kriterleri ve standartlar açısından risk oluşturduğu, alan üzerindeki 20 betonarme ve 3 yığma olmak üzere 23 binanın (tescilli yapı, prefabrik yapılar ve teknik altyapıya ait yapılar, kamuya ait idari yapılar ve park içi hizmet birimleri değerlendirilmeye katılmamıştır) 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin Ek 2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi'ne göre toplanan veriler doğrultusunda bina performans puanları hesaplandığı, elde edilen performans puanları ile sınıflandırma yapılarak örneklem yöntemi ile tipik binalar seçilerek detaylı yapısal risk analizinin yapıldığı, 20 betonarme yapıdan örneklem yöntemi ile seçilen 5'inden alınan karot örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda, can ve mal güvenliği açısından risk taşıdığının tespit edildiği belirtilmiştir.

Dava konusu alanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edilmesine ilişkin olması ve söz konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Altıncı Dairenin 13/09/2022 tarihli ara kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye … tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Prof. Dr...., Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'ten oluşan bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; dava konusu alanın riskli alan ilanından önceki 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı ve Revizyonu ve İlavesi uyarınca spor alanı, Eğitim Alanı, Genel Otopark ve Özel Proje Alanı olarak belirlendiği, 14/06/2021 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu kapsamında ise alanın %43,74'ü yol, %22,20'si meydan ve %13,47'sinin ise ilköğretim alanı olarak planlandığı, kalan kısımda Konut+Ticaret Alanı ve Ticaret Alanı arazi kullanımının öngörülüğü, tescilli yapı olan ... Merkez Camiinin Dini Tesisi Alanı olarak belirlendiği, ayrıca sosyo kültürel tesis alanınında uygulama imar planında yer aldığı, dava konusu riskli alanın; mevcut arazi kullanımı, yapılaşma durumu ve yapıların fonksiyon dağılımı, İzmir İli, Aliağa ilçesi Kent Meydanı ve Yeniden Canlandırma Projesi Teknik Raporunda (2021) belirtildiği gibi 3 etap halinde incelenerek, riskli alan ilanından önceki imar durumunun ve inşaat haklarının da her 3 etap alan için ayrı ayrı açıklanacağı belirtilmiştir.

a) 1. etap alanın; dava konusu riskli alanın ... Caddesi ile ... Sokak arasındaki …, …, …, … ve … numaralı parselleri kapsayan, 1,1 hektar büyüklüğünde, içerisinde açık spor tesisi (futbol sahası), otopark alanı ve teknik altyapıya ait trafo binası ile müştemilat dışında spor tesisinin işletimine yönelik ruhsatlı olmayan 1 adet betonarme 2 katlı yapı bulunan bölgeden oluştuğu, teknik altyapı ve müştemilat niteliğindeki yapıların Aliağa Belediyesi mülkiyetindeki 0/6986 ve 0/6987 numaralı parsellerde bulunduğu, riskli alanda karot (sertleştirilmiş beton) basınç dayanımı analizi için seçilen 5 adet yapıdan birincisinin 1. etaptaki tek betonarme binanın olduğu, açık spor tesisinin güneydoğusunda yer alan şahıs mülkiyetindeki yapılaşmamış olan 0/5804, 0/6036 ve 0/6037 parsellerin otopark/garaj olarak kullanıldığı, riskli alan ilanından önce 1. etap alandaki açık spor tesisinin (futbol sahası) 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı Revizyonu ve İlavesinde 27 m. genişliğinde ... Caddesi’ne cepheli Spor Alanı olarak planlandığı, 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu kapsamında da söz konusu futbol sahasının Açık Spor Tesisi olarak belirlendiği, açık spor tesisinin güneydoğusundaki otopark/garaj alanının ise 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında Eğitim Alanı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında İlkokul Alanı olarak öngörüldüğü açıklanmıştır.

b) 2. etap alanın; dava konusu riskli alanın ... Sokak ile ... Caddesi arasındaki 1,4 hektar büyüklüğündeki, …, …, …, …, … ve … numaralı parselleri kapsayan bölge olduğu, 2. etap alanda otopark ve park kullanımında olan bölge dışında ... Caddesi’ne cepheli 5 adet yükseklikleri 5 7 kat arasında değişen betonarme binanın yer aldığı, ... Caddesi’ne cepheli 4 adet yapının dönüşüm hesabına dahil edildiği, Zabıta Müdürlüğüne ait hizmet yapısı ve park içindeki yapılar gibi tek katlı prefabrik yapılar ile 0/5634 parselde mülkiyeti Aliağa Belediyesi’ne ait 5 katlı betonarme yapının hesaba dahil edilmediği, dönüşüm hesabına dahil edilenlerin …, …, … ve … numaralı parsellerde şahıs mülkiyetindeki ruhsatlı 4 adet yapı olduğu, 5 7 katlı yapılarda ticaret, konut+ticaret ve konut+ticaret+dernek fonksiyonlarının yer aldığı, basınç dayanımı analizi için karot alınan ikinci binanın 0/4682 parsel üzerinde köşe konumunda yer alan konut + ticaret fonksiyonuna sahip, kot+6 katlı betonarme yapı, Üçüncü, dördüncü ve beşinci örneklerin sırasıyla …, … ve … parsellerdeki ticaret, konut + ticaret + dernek ve ticaret fonksiyonlarına sahip kot, zemin ve asma katlar dahil 5 7 katlı betonarme yapılar olduğu, anılan yapılar dışında 0/5634 parselde mülkiyeti Aliağa Belediyesi’ne ait 5 katlı betonarme yapının dava konusu işlemin dayanağı teknik raporda tek katlı ticaret kullanımında prefabrik yapı olarak gösterildiği, bu etapta ... Sokağın ... Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alan dışında bırakılarak, sadece yolun riskli alana dahil edildiği, riskli alan ilanından önce 2. etap alanın, 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı Revizyonu ve İlavesinde 20 m. genişliğinde ... Caddesi’ne cepheli Konut Alanı olarak; 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonunda da blok nizam 6 katlı (BL 6) yapılaşma kararıyla Konut+Ticaret’ olarak planlandığı, imar planlarında 10 m. genişliğindeki ... Sokak’ta Genel Otopark olarak belirlenen arazi kullanımının ise mevcut durumda otopark alanı olduğu, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında Özel Proje Alanı olarak öngörülen bölgenin 1/1000 ölçekli Planda Meydan Alanı şeklinde planlandığı belirtilmiştir.

c) 3. etap alanın ise; riskli alanın ... Caddesi’nden Belediye ve Demokrasi Meydanı ile ... Merkez Camii’ni de içeren 1,2 hektar büyüklüğündeki, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … Ada … … … … … … … … … … … … numaralı parselleri kapsayan alan olduğu, ... Caddesinde bulunan Belediye ve Demokrasi Meydanının güneybatı ve güneydoğu cephelerinde ticaret ve konut + ticaret arazi kullanımında zemin dahil 3 5 katlı yapıların yer aldığı,1 katlı 2 adet yapı dışında tamamının ruhsatlı olduğu, dava konusu işlemin dayanağı teknik raporda 3. etap alanda toplam 19 adet yapı bulunduğunun belirtildiği, bu etaptaki yapılardan karot numunesi alınmadığı, Aliağa Belediyesi mülkiyetindeki …, …, … ve … nolu parsellerde yer alan tescilli ... Merkez Camii ve … nolu Maliye Hazinesi mülkiyetinde olan parseldeki Aliağa İl Halk Kütüphanesinin teklif riskli alan kentsel dönüşüm hesaplarına dahil edilmediği, 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı Revizyonu ve İlavesinde Özel Proje Alanı, İbadet Alanı ve Genel Otopark olarak, 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonunda da Meydan Alanı, Dini Tesis Alanı, Otopark olarak belirlenmiş olduğu, 3 5 katlı yapıların yer aldığı alanın bitişik nizam 2 ve 4 katlı (B 2 veya B 4) yapılaşma kararıyla Uygulama İmar Planında ‘Konut+Ticaret’ olarak öngörüldüğü açıklanmıştır.

Dosyada bulunan bilgi, belge ve MTA diri fay haritasına göre; inceleme alanını doğrudan kesen herhangi bir aktif fay ve heyelan bulunmadığı, şev stabilite sorunu olmaması, şişme ve oturma nedenleriyle hasar gören yapının bulunmaması ve alanda yüksek çok yüksek sıvılaşma potansiyeli bulunmaması nedeniyle mevcut verilerle yerleşime uygunluk açısından önlem alınabilecek kategoride olduğu, “afete maruz bölge” kategorisinde olmadığı ancak, mevcut dökümanların detaylı zemin etüt verisine dayanmaması ve sondaj derinliklerinin çok sığ (15,45 m) olması (sıvılaşma analizi yapılacak yerlerde sondaj derinliği en az 30 m olması gerekir), olası deprem sırasında muhtemel sıvılaşma nedeniyle oluşabilecek oturma/deformasyon hesaplarının yapılmadığının anlaşılması nedeniyle, alanın zemin yapısı nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riskinin olup olmadığı hakkında kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, su taşkın riskinin değerlendirilmesi ve bir kanaata ulaşılması için dava dosyasında yeterli veri bulunmadığı belirtilmiştir.

Dava konusu işlemin dayanağı teknik raporun incelenmesinden, binaların bölgesel deprem riski dağılımının belirlenmesi amacıyla, bölgedeki 33 yapı içerisinden seçilen ve toplam binaların %70’ini oluşturan, 20 adet betonarme ve 3 adet yığma yapı için 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği Ek 2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi’ne göre puanlama yapıldığı, alandaki tescilli, prefabrik, teknik altyapıya ait yapılar ve kamuya ait idari yapılar ile park içi hizmet birimlerinin bu değerlendirmenin dışında tutulduğu, performans puanının hesaplanması için öncelikle binaların sokak taraması yöntemiyle dışarıdan incelenmesi suretiyle gerekli yapısal parametrelerin betonarme ve yığma binalar için ayrı ayrı geliştirilmiş olan veri toplama formları aracılığıyla toplandığı, elde edilen yapısal parametrelerin yine yönetmelikte verilen katsayılar ve denklemler kullanılarak her bina için bir performans puanının hesaplandığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 35 puan ile 90 puan arasında risk puanlarının bulunduğu, sonrasında detaylı değerlendirme için alanı temsil edecek yapı sayısının örneklem olarak seçilmesi için 6 tabakaya ayrılarak, bu tabakalardan en fazla yapı olan üçünden toplam 5 adet betonarme binanın karot basınç analizleri için seçildiği, bu binalara uygulanan karot analizleri sonrasında elde edilen basınç dayanım değerlerinin incelenmesinden; karot alınan binaların bilimsel ve teknik kurallara, standartlara, yapı ruhsatı duyuru hükümlerine uygun olmadıkları ve bu bağlamda yapı kullanımında fen ve sağlık bakımından sakıncalı görüldükleri, can güvenliğine sahip olmadıkları için risk teşkil ettiklerinin raporda belirtildiği; alandaki 5 betonarme binaya ilişkin hazırlanan bina esaslı risk tespit raporlarının incelemesinden; ilgili yönetmelikte yer alan maddelere uygun olarak hazırlandığı, ancak buradaki esas hususun geriye kalan 15 betonarme bina ile 3 adet yığma binanın risk durumlarının olduğu, Ek A kısmında yer alan bölgesel risk belirlenmesine ait basit yöntemlerin esasen tüm binaların tek tek risk durumlarının belirlenmesinin zaman, insan gücü ve maliyet açısından imkânsız olduğu durumlarda kullanıldığı, ancak dava konusu alanda sadece 23 yapı bulunduğu, betonarme ve yığma yapılar dahil bu binaların hepsinden örnekleme yoluna gidilmeden tek tek detaylı bina risk tespiti yapılmasının mümkün olduğu, böylece geriye kalan binaların risk durumları ile ilgili daha gerçekçi verilere sahip olunabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

Dava konusu alanın riskli alan olarak ilan edilmesi için gerekli olan koşulların üzerindeki yapılaşma nedeniyle oluşup oluşmadığının her 3 etap için değerlendirilmesinden; açık spor tesis alanı ile otopark alanını kapsayan ve üzerinde spor tesisinin işletilmesine yönelik 1 adet ruhsatsız yapının bulunduğu 1,1 ha. büyüklüğündeki 1. etap alan için üzerindeki yapılaşma nedeniyle riskli alan koşulunun sağlanmadığı, 2. etap alanda binaların dışarıda tutularak ... Sokağın bir bölümünün de uzantı şeklinde riskli alan teklifine dahil edilmesinin tam olarak açıklanamadığı, Belediye ve Demokrasi Meydanı çevresini içeren 3. etap alanın üzerindeki yapılaşma nedeniyle riskli alan koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda ise, bu etaptaki binaların çoğunluğunun ruhsatlı olması, bütün yapılara yönelik ayrıca karot analizi ve riskli yapı tespitlerinin yapılmamış olması ve meydanın çevresindeki alanın yeniden nasıl düzenleneceğinin veya yapılaşacağının da belirsiz olması nedenleriyle kesin bir sonuca ulaşılamadığı, riskli alan ilan edilen bölgenin mevcut arazi kullanımı ile yapılaşma durumunun, riskli alan sınırı dışındaki bölgeyle benzer nitelikte olduğu ve yapılaşma özellikleri taşıdığı, riskli alan sınırlarının belirlenme kriterlerinin belirlenemediği yönünde açıklama yapılmıştır.

Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; alanın 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edildiği, alandaki toplam 33 adet binadan, tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra kalan 20 betonarme, 3 yığma binanın Uygulama Yönetmeliği'nin eki Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar uyarınca, EK A da belirtilen binaların bölgesel deprem risk dağılımını belirlemek için basitleştirilmiş yöntem uygulanmak suretiyle tespit edilen 5 betonarme binaya ayrıntılı risk analizinin yapıldığı, yığma yapılara ilişkin olarak ise yönetmelikte belirtilen şekilde risk tespiti yapılmadığı, 6306 Sayılı Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla EK A düzenlenen basitleştirilmiş yöntemlerin, genel yapı stoku riskinin belirlenmesi amacıyla bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, dava konusu alan üzerindeki bina sayısı dikkate alındığında ise genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi için istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva etmediği, alandaki tüm yapıların risk tespitinin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Dava konusu alanın, riskli alan kararından önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve revizyonu ve ilavesi uyarınca spor alanı, Eğitim Alanı, Genel Otopark ve Özel Proje Alanı olarak belirlendiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu kapsamında ise alanın %65,94'ü yol ve meydan, %13,47'si ilköğretim alanı, kalan kısımda Konut+Ticaret Alanı ve Ticaret Alanı, Dini Tesisi Alanı ve sosyo kültürel tesis alanı kullanımının öngörüldüğü, 3,7 hektar büyüklüğündeki alan üzerindeki tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra 20 betonarme, 3 yığma binanın işleme esas alındığı, 1. etap, 1,1 hektar büyüklüğündeki alanın içerisinde açık spor tesisi, otopark alanı ve karot numunesi alınan 1 adet betonarme yapı bulunduğu, 2. etap 1,4 hektar büyüklüğündeki alanda 4 adeti ruhsatlı ve karot numunesi alınmış olan toplam 5 adet betonarme binanın yer aldığı, bu etapta ... Sokağın ... Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alanın dışında bırakılarak sadece yolun riskli alana dahil edildiği, 3. Etap 1,2 hektar büyüklüğündeki alanda tescilli ... Merkez Camii ve ... İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu, bu alan üzerindeki 1 katlı iki adet yapı dışındaki tamamı ruhsatlı 19 adet binadan karot numunesi alınarak risk analizi yapılmadığı, üzerinde imar mevzuatına uygun yapı bulunan taşınmazların, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Riskli alanın tespiti" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen saha araştırmalarına dayanan detaylı çalışmalar neticesinde risk teşkil edip etmediği belirlenmeksizin riskli alan sınırına dahil edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.

Diğer yandan, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli ilan edilen alanın sınırları belirlenirken, toplam alanın %79,41'ini oluşturan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan, uygulama imar planlarında meydan, yol, ilköğretim alanı olarak belirlenen bölgenin riskli alan sınırlarına dahil edilmesi, ayrıca binalar arasındaki yolun riskli alana dahil edilip, çevrelediği binaların alan dışında bırakılarak sınır belirlenmesi yönünden de dava konusu işlem mevzuata ve hukuka uygun bulunmamıştır.

Bu itibarla, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU: **

Açıklanan nedenlerle;

  1. Dava konusu 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacının maliki olduğu İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının İPTALİNE,

  2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL

yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, keşif avansından artan tutarın davacıya iadesine,

  1. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

  2. Müdahil tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

  4. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11047 E. , 2023/6671 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2023/11047
    Karar No : 2023/6671

    DAVACI : …
    VEKİLİ : Av. …

    DAVALILAR : 1 …
    2 … Bakanlığı
    VEKİLLERİ : Av. …

    MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA) : … Belediye Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. …

    DAVANIN KONUSU : İzmir İli, Aliağa İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.

    DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu riskli alan ilanına ilişkin işlemin tesis edilmesinin dayanak ve gerekçelerinin açıklanmadığı, işlemde gösterilen 6306 sayılı Kanunun 2. maddesinde sadece riskli alanın tanımının yapıldığı, Cumhurbaşkanına riskli alan kararı konusunda yetki veren 6306 sayılı Kanunun Ek 1 maddesinin hangi fıkrasına göre karar alındığının açıklanmadığı, alanda imar mevzuatına aykırı yapılaşma olmadığı ve planlama ve altyapı hizmetlerinin yeterli olduğu, riskli alana dahil edilen yapıların tamamının yapı ve kullanım ruhsatlarının bulunduğu, davacının mülkiyetindeki yapının mevzuata uygun olarak yapıldığı ve riskli yapı niteliği taşımadığı, Aliağa Belediyesi tarafından Demokrasi Meydanı yapımı amacıyla riskli alan ilan edilmesinin teklif edildiği, böyle bir projenin yapımı için Belediye tarafından Kamulaştırma Kanununa uygun olarak kamulaştırma yapılmak suretiyle projenin gerçekleştirilmesi gerekirken, riskli alan ilan edilmesinin 6306 sayılı Kanunun amacına aykırı olduğu, riskli alan sınırlarının Aliağa Belediyesinin kent meydanı canlandırma projesi çerçevesinde belirlendiği, bazı yolların riskli alana dahil edilirken, yolun iki yanında bulunan yapıların dışarıda bırakıldığı, mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğu ve ilgili mevzuata aykırı olduğu ileri sürmektedir.

    DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usul yönünden, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemin 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca ilgili yasa ve yönetmeliğe uygun olarak tesis edildiği, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

    MÜDAHİLİN (DAVALILAR YANINDA) SAVUNMASI: Dava konusu işleme dayanağı olan teknik raporun Aliağa Belediyesi tarafından hazırlanarak bölgenin riskli alan olarak belirlenmesinin teklif edildiği, bölgenin genel özellikleri belirlendikten sonra jeolojisi, imar, mülkiyet ve ruhsat durumunun açıklandığı, yapısal analizlerin, gözlemsel analiz, bina bölgesel depremsel risk dağılımı ve bina deprem dayanımı risk değerlendirmesi şeklinde ayrıntılı olarak yapılarak, karot basınç dayanımı analizi sonuçlarına da raporda yer verildiği, dava konusu işlemin 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca ilgili yasa ve yönetmeliğe uygun olarak tesis edildiği, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

    DANIŞTAY SAVCISI : …
    DÜŞÜNCESİ : Dava, İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
    Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
    6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak belirtilmiş; Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan olarak tanımlanmıştır.
    Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin, “Riskli alanın tespiti” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında da "Riskli alan;
    a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu,
    b) Alanda daha önceden meydana gelmiş afetler varsa, bunlara dair bilgileri,
    c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını,
    ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini,
    d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını,
    e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu,
    f) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri,
    ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir ve teklif olarak Bakanlar Kuruluna sunulur..." hükümlerine yer verilmiştir.
    Riskli yapıların tespiti ve itiraz" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Riskli yapılar, 6/3/2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilir." hükmüne yer verilmiş iken; 02/07/2013 tarih ve 28695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrası, “Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir.” şeklinde değiştirilmiş, 14. maddesi ile de Yönetmeliğe, "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar" başlıklı Ek 2 eklenmiştir.
    27/10/2016 tarih ve 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 7. maddenin birinci fıkrası; "Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir. Riskli yapı tespiti; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan yapılar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar hakkında yapılır. İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar ile metrukluk veya başka bir sebeple statik bakımdan yapı bütünlüğü bozulmuş olan yapılar riskli yapı tespitine konu edilmez." şeklinde değiştirilmiştir.
    Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarda 16/2/2019 tarihli ve 3068 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikte EK 2 "Kapsam" başlıklı 1. bölümünün 1.1. maddesinde, "Bu Esaslar, 16/5/2012 tarihli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Riskli Binaların tespit edilmesinde kullanılacak kuralları içerir., 1.2. maddesinde, "Bulunduğu coğrafi nokta için Bölüm 2’de tanımlanan deprem tehlikesi altında yıkılma veya ağır hasar görme riski yüksek olan bina, Riskli Bina olarak tanımlanır. Riskli Binanın tespiti için uygulanacak değerlendirme kuralları bu esaslarda verilmiştir..", 1.3. maddesinde "Bu Esaslarda verilen yöntemler, bina deprem performans değerlendirmesi ve güçlendirmesi amacıyla kullanılamaz. Bu Esaslarda verilen yöntemlere göre riskli bulunmayan binaların, depreme dayanıklı tasarım esaslarını sağladığı sonucu çıkarılamaz."1.4. maddesinde, "6306 sayılı Kanun kapsamında, belirli alanlarda riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve önceliklendirme kararı verilmesi amacıyla kullanılabilecek, bina özelliklerini ve deprem tehlikesini dikkate alan basitleştirilmiş yöntemler EK A’da verilmiştir.", 1.5. maddesinde ise "Taşıyıcı sistemi betonarme, yığma ve karma (betonarme ve yığma taşıyıcı sistemlerin bir arada bulunduğu) olan binaların risk tespiti bu Esaslara göre yapılacaktır". , Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler başlıklı EK A'nın A1.1 maddesinde" Ek A’da belirtilen esaslar Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemler, bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabilir ve tekil binada risk değerlendirme amaçlı olarak kullanılamaz." hükümlerine yer verilmiş olup riskli bina tespit yöntemleri, betonarme ve yığma binalar açısından ayrı ayrı detaylandırılmıştır.
    Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu yaklaşık 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın üzerindeki yapılaşma açısından can ve mal kaybı riski taşıması nedeniyle Aliağa Belediye Başkanlığı tarafından riskli alan ilan edilmesine ilişkin dosya hazırlanarak, … tarih ve ... sayılı yazı ile talepte bulunulduğu, bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve ... sayılı yazısı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesinin, 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca anılan 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin karar alınması yolundaki yazısı sonrasında riskli alan ilanına ilişkin alınan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının verildiği, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan gerekçe raporu ve teknik raporun incelenmesinden; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan, 3,7 hektar büyüklüğündeki bölgeyi kapsayan alanın riskli alan ilan edilmesiyle, tamamı deprem yönetmeliğine aykırı yapılaşmış olan sağlıksız yapıların yerine deprem riskine karşı dayanıklı konutların ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, köhneleşme sürecine girmiş ruhsatsız yapılaşmanın afet riskiyle birlikte can ve mal güvenliği riskinin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, alanda daha önceden meydana gelmiş doğal afetin olmadığı, Aliağa Belediyesi İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik Etüt Raporu kapsamında 11/12/2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan jeolojik etüt raporuna göre alanın yerleşime uygunluk yönünden ÖA 2.1 ve ÖA 5.1 alanlarında bulunduğu, riskli alan ilanı sonrası l. Etap 1 hektar, 2. Etap 1,4 hektar, 3. Etap 1,2 hektar olmak üzere etaplar halinde uygulama yapılmasının planlandığı, alanda 21 betonarme, 1 kargir, 6 prefabrik ve 5 yığma olmak üzere toplam 33 adet yapı bulunduğu, 65'i konut, 237'si ticaret olmak üzere toplam 237 adet bağımsız biriminden oluştuğu, 9'u kamu ve 24'ü şahıs mülkiyetinde toplam 33 adet parsel bulunan alanda 2 adet tescilli yapı, 2 adet trafo ve belediye zabıta binası dışında 19 adet ruhsatlı yapı bulunduğu, ruhsatlı yapıların çoğunluğunun 2007 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olması nedeniyle mühendislik kriterleri ve standartlar açısından risk oluşturduğu, alan üzerindeki 20 betonarme ve 3 yığma olmak üzere 23 binanın (tescilli yapı, prefabrik yapılar ve teknik altyapıya ait yapılar, kamuya ait idari yapılar ve park içi hizmet birimleri değerlendirilmeye katılmamıştır) 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin Ek 2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi'ne göre toplanan veriler doğrultusunda bina performans puanları hesaplandığı, elde edilen performans puanları ile sınıflandırma yapılarak örnekleme yöntemi ile tipik binalar seçilerek detaylı yapısal risk analizinin yapıldığı, 20 betonarme yapıdan örneklem yöntemi ile seçilen 5'inden alınan karot örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda, can ve mal güvenliği açısından risk taşıdığının tespit edildiği belirtildiği anlaşılmıştır.
    Uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Danıştay Altıncı Dairesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişilerce düzenlenerek Daireye ibraz edilen bilirkişi raporu, bu rapora yapılan itrazlar ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; alanın 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edildiği, alandaki toplam 33 adet binadan, tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra kalan 20 betonarme, 3 yığma binanın Uygulama Yönetmeliği'nin eki Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar uyarınca, EK A da belirtilen binaların bölgesel deprem risk dağılımını belirlemek için basitleştirilmiş yöntem uygulanmak suretiyle tespit edilen 5 betonarme binaya ayrıntılı risk analizinin yapıldığı, yığma yapılara ilişkin olarak ise Yönetmelikte belirtilen şekilde risk tespiti yapılmadığı, 6306 Sayılı Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla EK A düzenlenen basitleştirilmiş yöntemlerin, genel yapı stoku riskinin belirlenmesi amacıyla bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, dava konusu alan üzerindeki bina sayısı dikkate alındığında ise genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi için istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva etmediği, alandaki tüm yapıların risk tespitinin yapılması gerektiği sonucuna varıldığından anılan hususlara uyulmadan dava konusu riskli alan tespitinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
    Ayrıca dava konusu alanın, riskli alan kararından önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve revizyonu ve ilavesi uyarınca spor alanı, eğitim alanı, genel otopark ve özel proje alanı olarak belirlendiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ilave ve revizyonu kapsamında ise alanın %65,94'ü yol ve meydan, %13,47'si ilköğretim alanı, kalan kısımda konut+ticaret alanı ve ticaret alanı, dini tesisi alanı ve sosyo kültürel tesis alanı kullanımının öngörüldüğü, 3,7 hektar büyüklüğündeki alan üzerindeki tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra 20 betonarme, 3 yığma binanın işleme esas alındığı, 1. etap 1,1 hektar büyüklüğündeki alanın içerisinde açık spor tesisi, otopark alanı ve karot numunesi alınan 1 adet betonarme yapı bulunduğu, 2. etap 1,4 hektar büyüklüğündeki alanda 4 adeti ruhsatlı ve karot numunesi alınmış olan toplam 5 adet betonarme binanın yer aldığı, bu etapta ... Sokağın ... Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alanın dışında bırakılarak sadece yolun riskli alana dahil edildiği, 3. Etap 1,2 hektar büyüklüğündeki alanda tescilli Aliağa Merkez Camii ve ... İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu, bu alan üzerindeki 1 katlı iki adet yapı dışındaki tamamı ruhsatlı 19 adet binadan karot numunesi alınarak risk analizi yapılmadığı, üzerinde imar mevzuatına uygun yapı bulunan taşınmazların, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Riskli alanın tespiti" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen saha araştırmalarına dayanan detaylı çalışmalar neticesinde risk teşkil edip etmediği belirlenmeksizin riskli alan sınırına dahil edilemeyeceği , riskli alanın sınırları belirlenirken, toplam alanın %79,41'ini oluşturan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan, uygulama imar planlarında meydan, yol, ilköğretim alanı olarak belirlenen bölgenin riskli alan sınırlarına dahil edilmesi, ayrıca binalar arasındaki yolun riskli alana dahil edilip, çevrelediği binaların alan dışında bırakılarak sınır belirlenmesinde mevzuata uyarlılık görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle, İzmir İli, ... İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gönderilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/11/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nun ve davalı idareler vekili Av. …'in geldiği, müdahil (davalı idareler yanında) vekili Av. …'nin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
    Davalı İdarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

    İNCELEME VE GEREKÇE :
    MADDİ OLAY :
    İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen yaklaşık 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın üzerindeki yapılaşma açısından can ve mal kaybı riski taşıması nedeniyle Aliağa Belediye Başkanlığı tarafından riskli alan ilan edilmesine ilişkin dosya hazırlanarak, 26/03/2021 tarih ve ... sayılı yazı ile talepte bulunulduğu, bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 05/05/2022 tarih ve ... sayılı yazısı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesinin, 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan 3,7 hektar büyüklüğündeki alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin karar alınması yolundaki yazısı sonrasında riskli alan ilanına ilişkin alınan 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacının İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu anlaşılmaktadır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması" başlıklı 4709 sayılı Kanun ile değişik 13. maddesinde: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."hükmü, "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde de "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz" hükmüne yer verilmiştir.
    20/03/1952 günü kabul edilen ve Türkiye tarafından 19/03/1954 tarihinde onaylanan İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokolün "Mülkiyetin Korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.
    6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanun'un amacı, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak belirtilmiş; Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan olarak tanımlanmıştır.
    15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği" başlıklı Yönetmeliğin (25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile bahse konu Yönetmeliğin adı, "6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği" olarak değiştirilmiştir.) işlem tarihinde yürürlükteki haliyle, “Riskli alanın tespiti” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, "Riskli alan;
    a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu,
    b) Alan sınırları içerisinde 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna göre afete maruz bölge olarak kararlaştırılan alan olup olmadığına dair bilgi ve belgeyi,
    c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını,
    ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini,
    d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını,
    e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu,
    f) Bu fıkra uyarınca belirlenecek riskli alanlar için Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların EK A bölümüne göre hazırlanan analiz ve raporu,
    g) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri,
    ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden Bakanlıkça belirlenir ve karar alınmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Hükmüne", Riskli yapıların tespiti ve itiraz" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının ise, "Riskli yapılar, 6/3/2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilir." hükmüne yer verilmiş iken; 02/07/2013 tarih ve 28695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrası, “Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir.” şeklinde değiştirilmiş, 14. maddesi ile de Yönetmeliğe, "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar" başlıklı Ek 2 eklenmiştir.
    27/10/2016 tarih ve 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 7. maddenin birinci fıkrası; "Riskli yapılar, Ek 2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir. Riskli yapı tespiti; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan yapılar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar hakkında yapılır. İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar ile metrukluk veya başka bir sebeple statik bakımdan yapı bütünlüğü bozulmuş olan yapılar riskli yapı tespitine konu edilmez." şeklinde değiştirilmiştir.
    Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarda 16/2/2019 3068 Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikte EK 2 "Kapsam" başlıklı 1. bölümünün 1.1. maddesinde, "Bu Esaslar, 16/5/2012 tarihli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Riskli Binaların tespit edilmesinde kullanılacak kuralları içerir., 1.2. maddesinde, "Bulunduğu coğrafi nokta için Bölüm 2’de tanımlanan deprem tehlikesi altında yıkılma veya ağır hasar görme riski yüksek olan bina, Riskli Bina olarak tanımlanır. Riskli Binanın tespiti için uygulanacak değerlendirme kuralları bu esaslarda verilmiştir..", 1.3. maddesinde "Bu Esaslarda verilen yöntemler, bina deprem performans değerlendirmesi ve güçlendirmesi amacıyla kullanılamaz. Bu Esaslarda verilen yöntemlere göre riskli bulunmayan binaların, depreme dayanıklı tasarım esaslarını sağladığı sonucu çıkarılamaz."1.4. maddesinde, "6306 sayılı Kanun kapsamında, belirli alanlarda riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve önceliklendirme kararı verilmesi amacıyla kullanılabilecek, bina özelliklerini ve deprem tehlikesini dikkate alan basitleştirilmiş yöntemler EK A’da verilmiştir.", 1.5. maddesinde ise "Taşıyıcı sistemi betonarme, yığma ve karma (betonarme ve yığma taşıyıcı sistemlerin bir arada bulunduğu) olan binaların risk tespiti bu Esaslara göre yapılacaktır". kuralına yer verilmiş; Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler başlıklı EK A'nın A1.1 maddesinde" Ek A’da belirtilen esaslar Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemler, bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabilir ve tekil binada risk değerlendirme amaçlı olarak kullanılamaz." düzenlemesine yer verilmiş, riskli bina tespit yöntemleri, betonarme ve yığma binalar açısından ayrı ayrı detaylandırılmıştır.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Mülkiyet hakkı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olup, anılan düzenlemeler uyarınca bu hak, sadece kamu yararının mevcut olduğu durumlarda kanunla sınırlanabilir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, mülkiyet hakkına sınırlama getirilmesine ilişkin hükümler içermekle birlikte, sınırlama yetkisinin kullanımını oldukça sıkı kurallara bağlamış ve ortada kamu yararını ilgilendiren durumun bulunduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık ve somut olarak ortaya konulmasının gerekliliğini öngörmüştür.
    6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin eki "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar" uyarınca, EK A düzenlenen Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemlerin Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla kullanılacağı, bölgesel risk durumunun tanımlanmasında kullanılacak yöntemlerin bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, binaların taşıyıcı sistemine ait parametrelerin (yapısal sistem türü, kat adeti, ağır çıkmalar, planda düzensizlik/ burulma etkisi, düşeyde düzensizlik, vb.) dikkate alınarak yapıların bulunduğu yerdeki deprem tehlikesi ve yapının deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerin, saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi ve yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek, bunların ayrıntılı analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılıp, buna göre genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlık konusu olayda; 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca hazırlanan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan gerekçe raporu ve teknik raporun incelenmesinden; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan, 3,7 hektar büyüklüğündeki bölgeyi kapsayan alanın riskli alan ilan edilmesiyle, tamamı deprem yönetmeliğine aykırı yapılaşmış olan sağlıksız yapıların yerine deprem riskine karşı dayanıklı konutların ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, köhneleşme sürecine girmiş ruhsatsız yapılaşmanın afet riskiyle birlikte can ve mal güvenliği riskinin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, alanda daha önceden meydana gelmiş doğal afetin olmadığı, Aliağa Belediyesi İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik Etüt Raporu kapsamında 11/12/2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan jeolojik etüt raporuna göre alanın yerleşime uygunluk yönünden ÖA 2.1 ve ÖA 5.1 alanlarında bulunduğu, riskli alan ilanı sonrası l. Etap 1 hektar, 2. Etap 1,4 hektar, 3. Etap 1,2 hektar olmak üzere etaplar halinde uygulama yapılmasının planlandığı; alanda 21 betonarme, 1 kargir, 6 prefabrik ve 5 yığma olmak üzere toplam 33 adet yapı bulunduğu, 65'i konut, 237'si ticaret olmak üzere toplam 237 adet bağımsız biriminden oluştuğu, 9'u kamu ve 24'ü şahıs mülkiyetinde toplam 33 adet parsel bulunan alanda 2 adet tescilli yapı, 2 adet trafo ve belediye zabıta binası dışında 19 adet ruhsatlı yapı bulunduğu, ruhsatlı yapıların çoğunluğunun 2007 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olması nedeniyle mühendislik kriterleri ve standartlar açısından risk oluşturduğu, alan üzerindeki 20 betonarme ve 3 yığma olmak üzere 23 binanın (tescilli yapı, prefabrik yapılar ve teknik altyapıya ait yapılar, kamuya ait idari yapılar ve park içi hizmet birimleri değerlendirilmeye katılmamıştır) 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin Ek 2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi'ne göre toplanan veriler doğrultusunda bina performans puanları hesaplandığı, elde edilen performans puanları ile sınıflandırma yapılarak örneklem yöntemi ile tipik binalar seçilerek detaylı yapısal risk analizinin yapıldığı, 20 betonarme yapıdan örneklem yöntemi ile seçilen 5'inden alınan karot örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi sonucunda, can ve mal güvenliği açısından risk taşıdığının tespit edildiği belirtilmiştir.
    Dava konusu alanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edilmesine ilişkin olması ve söz konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Altıncı Dairenin 13/09/2022 tarihli ara kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye … tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Prof. Dr...., Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'ten oluşan bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; dava konusu alanın riskli alan ilanından önceki 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı ve Revizyonu ve İlavesi uyarınca spor alanı, Eğitim Alanı, Genel Otopark ve Özel Proje Alanı olarak belirlendiği, 14/06/2021 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu kapsamında ise alanın %43,74'ü yol, %22,20'si meydan ve %13,47'sinin ise ilköğretim alanı olarak planlandığı, kalan kısımda Konut+Ticaret Alanı ve Ticaret Alanı arazi kullanımının öngörülüğü, tescilli yapı olan ... Merkez Camiinin Dini Tesisi Alanı olarak belirlendiği, ayrıca sosyo kültürel tesis alanınında uygulama imar planında yer aldığı, dava konusu riskli alanın; mevcut arazi kullanımı, yapılaşma durumu ve yapıların fonksiyon dağılımı, İzmir İli, Aliağa ilçesi Kent Meydanı ve Yeniden Canlandırma Projesi Teknik Raporunda (2021) belirtildiği gibi 3 etap halinde incelenerek, riskli alan ilanından önceki imar durumunun ve inşaat haklarının da her 3 etap alan için ayrı ayrı açıklanacağı belirtilmiştir.
    a) 1. etap alanın; dava konusu riskli alanın ... Caddesi ile ... Sokak arasındaki …, …, …, … ve … numaralı parselleri kapsayan, 1,1 hektar büyüklüğünde, içerisinde açık spor tesisi (futbol sahası), otopark alanı ve teknik altyapıya ait trafo binası ile müştemilat dışında spor tesisinin işletimine yönelik ruhsatlı olmayan 1 adet betonarme 2 katlı yapı bulunan bölgeden oluştuğu, teknik altyapı ve müştemilat niteliğindeki yapıların Aliağa Belediyesi mülkiyetindeki 0/6986 ve 0/6987 numaralı parsellerde bulunduğu, riskli alanda karot (sertleştirilmiş beton) basınç dayanımı analizi için seçilen 5 adet yapıdan birincisinin 1. etaptaki tek betonarme binanın olduğu, açık spor tesisinin güneydoğusunda yer alan şahıs mülkiyetindeki yapılaşmamış olan 0/5804, 0/6036 ve 0/6037 parsellerin otopark/garaj olarak kullanıldığı, riskli alan ilanından önce 1. etap alandaki açık spor tesisinin (futbol sahası) 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı Revizyonu ve İlavesinde 27 m. genişliğinde ... Caddesi’ne cepheli Spor Alanı olarak planlandığı, 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu kapsamında da söz konusu futbol sahasının Açık Spor Tesisi olarak belirlendiği, açık spor tesisinin güneydoğusundaki otopark/garaj alanının ise 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında Eğitim Alanı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında İlkokul Alanı olarak öngörüldüğü açıklanmıştır.
    b) 2. etap alanın; dava konusu riskli alanın ... Sokak ile ... Caddesi arasındaki 1,4 hektar büyüklüğündeki, …, …, …, …, … ve … numaralı parselleri kapsayan bölge olduğu, 2. etap alanda otopark ve park kullanımında olan bölge dışında ... Caddesi’ne cepheli 5 adet yükseklikleri 5 7 kat arasında değişen betonarme binanın yer aldığı, ... Caddesi’ne cepheli 4 adet yapının dönüşüm hesabına dahil edildiği, Zabıta Müdürlüğüne ait hizmet yapısı ve park içindeki yapılar gibi tek katlı prefabrik yapılar ile 0/5634 parselde mülkiyeti Aliağa Belediyesi’ne ait 5 katlı betonarme yapının hesaba dahil edilmediği, dönüşüm hesabına dahil edilenlerin …, …, … ve … numaralı parsellerde şahıs mülkiyetindeki ruhsatlı 4 adet yapı olduğu, 5 7 katlı yapılarda ticaret, konut+ticaret ve konut+ticaret+dernek fonksiyonlarının yer aldığı, basınç dayanımı analizi için karot alınan ikinci binanın 0/4682 parsel üzerinde köşe konumunda yer alan konut + ticaret fonksiyonuna sahip, kot+6 katlı betonarme yapı, Üçüncü, dördüncü ve beşinci örneklerin sırasıyla …, … ve … parsellerdeki ticaret, konut + ticaret + dernek ve ticaret fonksiyonlarına sahip kot, zemin ve asma katlar dahil 5 7 katlı betonarme yapılar olduğu, anılan yapılar dışında 0/5634 parselde mülkiyeti Aliağa Belediyesi’ne ait 5 katlı betonarme yapının dava konusu işlemin dayanağı teknik raporda tek katlı ticaret kullanımında prefabrik yapı olarak gösterildiği, bu etapta ... Sokağın ... Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alan dışında bırakılarak, sadece yolun riskli alana dahil edildiği, riskli alan ilanından önce 2. etap alanın, 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı Revizyonu ve İlavesinde 20 m. genişliğinde ... Caddesi’ne cepheli Konut Alanı olarak; 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonunda da blok nizam 6 katlı (BL 6) yapılaşma kararıyla Konut+Ticaret’ olarak planlandığı, imar planlarında 10 m. genişliğindeki ... Sokak’ta Genel Otopark olarak belirlenen arazi kullanımının ise mevcut durumda otopark alanı olduğu, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında Özel Proje Alanı olarak öngörülen bölgenin 1/1000 ölçekli Planda Meydan Alanı şeklinde planlandığı belirtilmiştir.
    c) 3. etap alanın ise; riskli alanın ... Caddesi’nden Belediye ve Demokrasi Meydanı ile ... Merkez Camii’ni de içeren 1,2 hektar büyüklüğündeki, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … Ada … … … … … … … … … … … … numaralı parselleri kapsayan alan olduğu, ... Caddesinde bulunan Belediye ve Demokrasi Meydanının güneybatı ve güneydoğu cephelerinde ticaret ve konut + ticaret arazi kullanımında zemin dahil 3 5 katlı yapıların yer aldığı,1 katlı 2 adet yapı dışında tamamının ruhsatlı olduğu, dava konusu işlemin dayanağı teknik raporda 3. etap alanda toplam 19 adet yapı bulunduğunun belirtildiği, bu etaptaki yapılardan karot numunesi alınmadığı, Aliağa Belediyesi mülkiyetindeki …, …, … ve … nolu parsellerde yer alan tescilli ... Merkez Camii ve … nolu Maliye Hazinesi mülkiyetinde olan parseldeki Aliağa İl Halk Kütüphanesinin teklif riskli alan kentsel dönüşüm hesaplarına dahil edilmediği, 1/5000 ölçekli Aliağa Merkez Nazım İmar Planı Revizyonu ve İlavesinde Özel Proje Alanı, İbadet Alanı ve Genel Otopark olarak, 1/1000 ölçekli Aliağa Merkez Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonunda da Meydan Alanı, Dini Tesis Alanı, Otopark olarak belirlenmiş olduğu, 3 5 katlı yapıların yer aldığı alanın bitişik nizam 2 ve 4 katlı (B 2 veya B 4) yapılaşma kararıyla Uygulama İmar Planında ‘Konut+Ticaret’ olarak öngörüldüğü açıklanmıştır.
    Dosyada bulunan bilgi, belge ve MTA diri fay haritasına göre; inceleme alanını doğrudan kesen herhangi bir aktif fay ve heyelan bulunmadığı, şev stabilite sorunu olmaması, şişme ve oturma nedenleriyle hasar gören yapının bulunmaması ve alanda yüksek çok yüksek sıvılaşma potansiyeli bulunmaması nedeniyle mevcut verilerle yerleşime uygunluk açısından önlem alınabilecek kategoride olduğu, “afete maruz bölge” kategorisinde olmadığı ancak, mevcut dökümanların detaylı zemin etüt verisine dayanmaması ve sondaj derinliklerinin çok sığ (15,45 m) olması (sıvılaşma analizi yapılacak yerlerde sondaj derinliği en az 30 m olması gerekir), olası deprem sırasında muhtemel sıvılaşma nedeniyle oluşabilecek oturma/deformasyon hesaplarının yapılmadığının anlaşılması nedeniyle, alanın zemin yapısı nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riskinin olup olmadığı hakkında kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, su taşkın riskinin değerlendirilmesi ve bir kanaata ulaşılması için dava dosyasında yeterli veri bulunmadığı belirtilmiştir.
    Dava konusu işlemin dayanağı teknik raporun incelenmesinden, binaların bölgesel deprem riski dağılımının belirlenmesi amacıyla, bölgedeki 33 yapı içerisinden seçilen ve toplam binaların %70’ini oluşturan, 20 adet betonarme ve 3 adet yığma yapı için 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği Ek 2 Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar Betonarme ve Yığma Binalar için Birinci Aşama Değerlendirme Yöntemi’ne göre puanlama yapıldığı, alandaki tescilli, prefabrik, teknik altyapıya ait yapılar ve kamuya ait idari yapılar ile park içi hizmet birimlerinin bu değerlendirmenin dışında tutulduğu, performans puanının hesaplanması için öncelikle binaların sokak taraması yöntemiyle dışarıdan incelenmesi suretiyle gerekli yapısal parametrelerin betonarme ve yığma binalar için ayrı ayrı geliştirilmiş olan veri toplama formları aracılığıyla toplandığı, elde edilen yapısal parametrelerin yine yönetmelikte verilen katsayılar ve denklemler kullanılarak her bina için bir performans puanının hesaplandığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 35 puan ile 90 puan arasında risk puanlarının bulunduğu, sonrasında detaylı değerlendirme için alanı temsil edecek yapı sayısının örneklem olarak seçilmesi için 6 tabakaya ayrılarak, bu tabakalardan en fazla yapı olan üçünden toplam 5 adet betonarme binanın karot basınç analizleri için seçildiği, bu binalara uygulanan karot analizleri sonrasında elde edilen basınç dayanım değerlerinin incelenmesinden; karot alınan binaların bilimsel ve teknik kurallara, standartlara, yapı ruhsatı duyuru hükümlerine uygun olmadıkları ve bu bağlamda yapı kullanımında fen ve sağlık bakımından sakıncalı görüldükleri, can güvenliğine sahip olmadıkları için risk teşkil ettiklerinin raporda belirtildiği; alandaki 5 betonarme binaya ilişkin hazırlanan bina esaslı risk tespit raporlarının incelemesinden; ilgili yönetmelikte yer alan maddelere uygun olarak hazırlandığı, ancak buradaki esas hususun geriye kalan 15 betonarme bina ile 3 adet yığma binanın risk durumlarının olduğu, Ek A kısmında yer alan bölgesel risk belirlenmesine ait basit yöntemlerin esasen tüm binaların tek tek risk durumlarının belirlenmesinin zaman, insan gücü ve maliyet açısından imkânsız olduğu durumlarda kullanıldığı, ancak dava konusu alanda sadece 23 yapı bulunduğu, betonarme ve yığma yapılar dahil bu binaların hepsinden örnekleme yoluna gidilmeden tek tek detaylı bina risk tespiti yapılmasının mümkün olduğu, böylece geriye kalan binaların risk durumları ile ilgili daha gerçekçi verilere sahip olunabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
    Dava konusu alanın riskli alan olarak ilan edilmesi için gerekli olan koşulların üzerindeki yapılaşma nedeniyle oluşup oluşmadığının her 3 etap için değerlendirilmesinden; açık spor tesis alanı ile otopark alanını kapsayan ve üzerinde spor tesisinin işletilmesine yönelik 1 adet ruhsatsız yapının bulunduğu 1,1 ha. büyüklüğündeki 1. etap alan için üzerindeki yapılaşma nedeniyle riskli alan koşulunun sağlanmadığı, 2. etap alanda binaların dışarıda tutularak ... Sokağın bir bölümünün de uzantı şeklinde riskli alan teklifine dahil edilmesinin tam olarak açıklanamadığı, Belediye ve Demokrasi Meydanı çevresini içeren 3. etap alanın üzerindeki yapılaşma nedeniyle riskli alan koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda ise, bu etaptaki binaların çoğunluğunun ruhsatlı olması, bütün yapılara yönelik ayrıca karot analizi ve riskli yapı tespitlerinin yapılmamış olması ve meydanın çevresindeki alanın yeniden nasıl düzenleneceğinin veya yapılaşacağının da belirsiz olması nedenleriyle kesin bir sonuca ulaşılamadığı, riskli alan ilan edilen bölgenin mevcut arazi kullanımı ile yapılaşma durumunun, riskli alan sınırı dışındaki bölgeyle benzer nitelikte olduğu ve yapılaşma özellikleri taşıdığı, riskli alan sınırlarının belirlenme kriterlerinin belirlenemediği yönünde açıklama yapılmıştır.
    Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
    Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; alanın 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli alan ilan edildiği, alandaki toplam 33 adet binadan, tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra kalan 20 betonarme, 3 yığma binanın Uygulama Yönetmeliği'nin eki Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar uyarınca, EK A da belirtilen binaların bölgesel deprem risk dağılımını belirlemek için basitleştirilmiş yöntem uygulanmak suretiyle tespit edilen 5 betonarme binaya ayrıntılı risk analizinin yapıldığı, yığma yapılara ilişkin olarak ise yönetmelikte belirtilen şekilde risk tespiti yapılmadığı, 6306 Sayılı Kanun kapsamında belirli alanlarda önceliklerin ve riskli olabilecek binaların bölgesel dağılımının belirlenmesi amacıyla EK A düzenlenen basitleştirilmiş yöntemlerin, genel yapı stoku riskinin belirlenmesi amacıyla bilim ve tekniğin gereği istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva eden alanlarda uygulanabileceği, dava konusu alan üzerindeki bina sayısı dikkate alındığında ise genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi için istatistiksel olarak anlamlı sayıda bina ihtiva etmediği, alandaki tüm yapıların risk tespitinin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
    Dava konusu alanın, riskli alan kararından önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve revizyonu ve ilavesi uyarınca spor alanı, Eğitim Alanı, Genel Otopark ve Özel Proje Alanı olarak belirlendiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu kapsamında ise alanın %65,94'ü yol ve meydan, %13,47'si ilköğretim alanı, kalan kısımda Konut+Ticaret Alanı ve Ticaret Alanı, Dini Tesisi Alanı ve sosyo kültürel tesis alanı kullanımının öngörüldüğü, 3,7 hektar büyüklüğündeki alan üzerindeki tescilli, idari tesis, prefabrik ve metruk yapılar çıkarıldıktan sonra 20 betonarme, 3 yığma binanın işleme esas alındığı, 1. etap, 1,1 hektar büyüklüğündeki alanın içerisinde açık spor tesisi, otopark alanı ve karot numunesi alınan 1 adet betonarme yapı bulunduğu, 2. etap 1,4 hektar büyüklüğündeki alanda 4 adeti ruhsatlı ve karot numunesi alınmış olan toplam 5 adet betonarme binanın yer aldığı, bu etapta ... Sokağın ... Caddesi kesişimine kadar olan kısmının çevrelediği binalar alanın dışında bırakılarak sadece yolun riskli alana dahil edildiği, 3. Etap 1,2 hektar büyüklüğündeki alanda tescilli ... Merkez Camii ve ... İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu, bu alan üzerindeki 1 katlı iki adet yapı dışındaki tamamı ruhsatlı 19 adet binadan karot numunesi alınarak risk analizi yapılmadığı, üzerinde imar mevzuatına uygun yapı bulunan taşınmazların, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Riskli alanın tespiti" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen saha araştırmalarına dayanan detaylı çalışmalar neticesinde risk teşkil edip etmediği belirlenmeksizin riskli alan sınırına dahil edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
    Diğer yandan, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığından bahisle riskli ilan edilen alanın sınırları belirlenirken, toplam alanın %79,41'ini oluşturan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan, uygulama imar planlarında meydan, yol, ilköğretim alanı olarak belirlenen bölgenin riskli alan sınırlarına dahil edilmesi, ayrıca binalar arasındaki yolun riskli alana dahil edilip, çevrelediği binaların alan dışında bırakılarak sınır belirlenmesi yönünden de dava konusu işlem mevzuata ve hukuka uygun bulunmamıştır.
    Bu itibarla, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna ulaşılmıştır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Dava konusu 03/06/2022 tarihli ve 5688 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacının maliki olduğu İzmir İli, Aliağa İlçesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının İPTALİNE,
    2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL
    yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, keşif avansından artan tutarın davacıya iadesine,
    3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
    4. Müdahil tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
    5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
    6. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    2023/111185

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    milletidördüncüadınaiptalinedaire

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 15:50:20

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim