SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11032

Karar No

2023/6497

Karar Tarihi

23 Kasım 2023

T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/11032

Karar No : 2023/6497

DAVACI:

VEKİLİ: Av. …

DAVALILAR: 1 …

2 … Başkanlığı (E Tebligat)

VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU: Ekli listede belirtilen yerleşim yerlerinde bulunan ve aynı listede tarihleri yazılan jeolojik etüt raporları ile pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanların, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

DAVACILARIN İDDİALARI: Davacının, 40 yıla yakın zamandır, dava konusu işlem ile heyelan ve kaya düşmesi olayı nedeniyle afete maruz bölge ilan edilen Manisa ili, Yunusemre ilçesi, Karakoca Mahallesi, ... Mevkiinde ikamet ettiği, 2 adet ahırının ve 1 adet inşaat halinde evinin bulunduğu, 13/02/2019 tarihinde gerçekleşen heyelanın ... Mevkiinin 30 metre dışında gerçekleştiği, heyelandan yalnızca toprağın doldurulması suretiyle oluşturulan çocuk parkının etkilendiği, belirtilen yerin haricinde köyün merkezinde can ve mal kaybının yaşanmadığı, köyün dağlık ve kayalık bir bölgede olması nedeniyle, dava konusu işleme dayanak etüt raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI: Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; dava konusu alanda 13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan ve kaya düşmesi afetinin mahallinde gözlemsel incelmesi sonucunda, Manisa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü teknik elemanlarınca 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporunun hazırlandığı; söz konusu jeolojik etüt raporu ekinde sınırları belirtilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca dava konsuu Cumhurbaşkanı Kararı ile afete maruz bölge olarak ilan edildiği, 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporunda belirtildiği üzere, bölgede süregelen afet riskinin bulunduğu; söz konusu raporun ekindeki afetzede isim listesinde davacı ...'e ait 1 adet inşaat halinde ev ile 2 adet ahırın yer aldığının görüleceği, ayrıca afete maruz bölgeyi gösterir haritada da, anılan yapıların afete maruz bölge sınırları içerisinde kaldığı; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:

DÜŞÜNCESİ: Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI:

DÜŞÜNCESİ: Dava, Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Karakoca Mahallesi, ... Mevkiindeki taşınmazların bulunduğu alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak belirlenmesine ilişkin, 07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur.", 14. maddesinde; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 06/05/2019 günlü jeolojik etüt raporunda; 13/02/2019 tarihinde ... mevkiinde heyelan olduğu, yapılarda hasar olmamakla birlikte ulaşım yolunun kapandığı, köy içi yolların yer yer göçtüğü, çocuk parkının kullanılmaz hale geldiği, acilen boşaltılması gereken konut bulunmamakla birlikte olası bir afette 21 konut, cami, imamevi, taziye evi, 8 ahır, 8 depo ve bir yıkık bir de su basman seviyesindeki konutun zarar görebileceği, daha önce oluşan heyelan nedeniyle düzenlenen raporda; bölgenin jeolojik ve topoğrafik olarak aktif, muhtemel heyelanın gelişimine müsait olduğu, ıslahın yeterli olmayacağının belirtildiği, köy yerleşim alanında kaynak sularının mevcut olduğu, yamaç molozu içerisinden çok yüksek debili suyun çıktığı, alanın deprem tehlike haritasına göre tehlikeli bölgede yer aldığı, alanın olası afetlerden zarar görme ihtimali nedeniyle konut ve binaların naklinin, yeni yapılaşmaya izin verilmemesinin, alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Danıştay Altıncı Dairesi'nce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; alanda yamaç molozu içerisinde heyelan olduğu, henüz yerleşim alanını etkilemese de, alanda heyelan riskinin devam ettiği, yeni bir kaya düşmesi afeti olmadığı ancak bu riskin düşük de olsa devam ettiği, alanda can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riski bulunduğu, özellikle aşırı yağışlı dönemde olabilecek büyük bir depremden sonra, alanda heyelan ve kaya düşmesi afet riskinin devam edebileceği, bu risklerin mühendislik tedbirleri alınarak giderilebileceği görüşüne yer verilmiştir.

Bu durumda; bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; afet riskinin devam ettiği sonucuna ulaşılan, Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Karakoca Mahallesi, ... Mevkiindeki taşınmazları da kapsayan alanın Afete Maruz Bölge olarak belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: **

MADDİ OLAY: **

Ekli listede belirtilen yerleşim yerlerinde bulunan ve aynı listede tarihleri yazılan jeolojik etüt raporları ile pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanların, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiine ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı niteliğinde olan ve Manisa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerince hazırlanan 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporunda;

Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde 13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan afetinin telefonla bildirilmesi üzerine, teknik elemanlar tarafından anılan yerin 7269 sayılı Kanun kapsamında incelendiği;

Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde meydana gelen heyelan afeti nedeniyle ilk etüdün, mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğü personeli tarafından 10/02/1999 tarihli jeolojik etüt raporu ile yapıldığı; söz konusu raporda, heyelandan 6 konutun etkilendiği, olayın genel hayata etkili olduğu ve rapor eki krokide sınırları belirtilen alanda afete maruz bölge kararı alınmasına yönelik görüş bildirilmesi üzerine, mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 12/02/1999 tarih ve 1429 sayılı "genel hayata etkililik oluru"nun alındığı ve Bakanlar Kurulunun 05/03/1999 tarih ve 99/12542 sayılı kararı ile afete maruz bölge kararı verildiği; Karakoca Köyü Muhtarlığına hitaben yazılan 28/04/1999 tarih ve 1290 sayılı yazı ile, afete maruz bölge ilan edilen alan içinde yeni inşaat yapılmasına ve tehlikeli bölgede ikamet edilmesine izin verilmemesi, aksine hareket edenlerin mevcut ve yapılmakta olan binalarının yıktırılması gerektiği hususlarının bildirildiği;

Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde 13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan olayının geliştiği bölgenin yüksek eğimli bir topoğrafyaya sahip olduğu, jeolojik olarak yamaç molozunun, bazı yerlerde ise, kırıklı çatlaklı şist, killi ve kumlu birim niteliğinde olduğu;

İlk heyelanın dolgu zemin üzerine yapılan çocuk parkında geliştiği, oluşan heyelanın genişliğinin 20 metre, uzunluğunun yaklaşık 30 metre, derinliğinin ise 3 metre olduğu, ayrıca oluşan heyelandan dolayı alt kottaki mahalleye ulaşımı sağlayan yolun kapandığı;

... adlı afetzedenin ahırının önünde yaklaşık 20 metre genişliğinde, yaklaşık 50 metre derinliğinde çökme olduğu, ayrıca sokakta ve iç yolllarda kısmi çökmelerin meydana geldiği ve heyelandan dolayı ... Mevkiinin kuzey kesimlerinde zeminde kısmi gerilme çatlaklarının görüldüğü;

Muhtemel kaya düşmesi olayının ise, "... Tepe" olarak adlandırılan sarı ve sarımsız beyaz renklerde kireçtaşlarında geliştiği, söz konusu yerin dik falez şeklinde ve yüksek eğimli olduğu; bu bölgede büyüklükleri 1 ila 5 m3 arasında değişen serbest halde tehlike arz eden kaya parçalarının tespit edildiği, ayrıca kireçtaşlarının çatlaklarından çıkan kaynak sularının yamaçlarda rastgele akarak kireçtaşının üzerinde yer alan yamaç molozu olarak adlandırılan zemine sızması ile zeminin doygun hale gelmesi sonucu heyelanın meydana geldiği, özellikle 1999 yılındaki heyelanın bu şekilde oluştuğu;

Etüt tarihi itibarı ile heyelan ve muhtemel kaya düşmesi afetinden dolayı ölü ve yaralı bulunmadığı;

Acilen boşaltılması gereken konut bulunmamakla birlikte, yağışlı havalarda alan içerisinde yer alan konutların açısından dikkatli olunması gerektiği;

10/02/1999 tarihli jeolojik etüt raporuna göre, bölgenin aktif ve muhtemel heyelanın gelişimine müsait olduğunun belirlendiği, 13/02/2019 tarihinde ... Mevkiinde farklı yerlerde meydana gelen heyelanlar da dikkate alındığında, bölgede gelişen heyelan ve kaya düşmesi ıslahlarına yönelik iş ve işlemlerin ekonomik ve sağlıklı olmayacağı;

13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan ve muhtemel kaya düşmesi afetinden, 18 bina (21 konut), 8 ahır, 8 depo, 1 cami, 1 cami lojmanı, 1 taziye evi, 1 yıkık konut ve 1 inşaat halinde (su basmanı) konut olmak üzere, toplam 42 yapının etkilenebileceği ve zarar görebileceğinin düşünüldüğü;

Jeolojik etüt raporu eki haritada sınırları belirtilen alan için afete maruz bölge (yapı ve ikamete yasaklanmış afet bölgesi) kararı alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: **

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1. maddesinde "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır. Afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir. Şu kadar ki, afetin maydana gelmesi halinda bu kanun gereğince alınması lazımgelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisi yetkilidir." hükmüne; 2. maddesinde "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **

Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

Görülmekte olan davanın, Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ve işleme dayanak 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2020/5849 sayılı ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi ve aynı karar ile Naip Üye Mahmut Ballı tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Tamer Topal, İnşaat Mühendisi Prof Dr. Ahmet Yakut ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi Timur Bilinç Batur'dan oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;

İnceleme alanı ve çevresinde MTA tarafından hazırlanan heyelan haritası incelendiğinde, dava konusu alanda herhangi bir heyelanın haritalandırılmadığı, bu alanında dışındaki kesimlerde ise aktif ve eski heyelanların mevcut olduğu;

Dava konusu alanın kuzeyinde kireçtaşı, güneyinde ise şist ve bu seviyenin hemen üzerinde yamaç molozu bulunduğu, dik falezin aktivitesini kaybetmiş eski bir fay dolayısıyla oluştuğu, ayrıca falezlerin üst kotlarında ayrışmanın etkisi ile küçük kaya parçalarının ana kütleden ayrıldığı ve bu kayaların zaman içerisinde düşmesinin beklendiği;

Dava konusu alanda yamaç molozu içinde heyelanın olduğu, henüz yerleşim alanını etkilemese de, alanda heyelan riskinin halen devam ettiği;

Alanda, yeni bir kaya düşmesi afetinin olmadığı, bununla beraber alandaki kaya düşme riskinin düşük de olsa devam ettiği; öte yandan, daha önce düşen kayaların oluşturduğu pürüzlü topoğrafya nedeniyle ve bitkiler dolayısıyla kaya düşme riskinin oldukça azaldığı;

Afet maruz bölge ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu; bu riskin özellikle yağışlı dönemde büyük bir deprem olması durumunda geçerli olduğu; bununla beraber, heyelanların küçük, sığ ve yerleşim alanı dışında olması nedeniyle öncelikli olarak yüzey ve yeraltı suyu drenajının sağlanması koşuluyla mühendislik önlemleri alınarak heyelan riskinin ortadan kaldırılabileceği, afet durumunda düşecek kayaların boyutlarının nispeten küçük, topoğrafyanın pürüzlü kısmen bitki örtülü olması ve kolay bir etüt sonrası yapılacak kaya düşmesi analizleri ile kayaların yerleşim alanına ulaşımının engelleneyecek kaya bloğu temizliği, koruyucu ve enerji sönümleyici kafes, çelik hasır, kaya bulonu, doğal taşlardan yapılacak istinat duvarı, vb. mühendislik çözümlerinin alınabileceği yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.

Yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ve işleme dayanak 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesinin; dava konusu alanda güncel heyelan afeti yaşandığı hususunun sabit olduğu, heyelan riskinin halen devam ettiği, bu alanda çok eskiden kaya düşmesi olayının yaşanmış olmakla birlikte, kaya düşmesi olayının güncel olmadığı, özellikle yağışlı dönemlerde olabilecek büyük bir depremden sonra alanda, (mühendislik tedbirleri ile bu risklerin giderilebileceği belirtilmekle birlikte) heyelan ve kaya düşme riskinin halen devam edebileceği hususu birlikte değerlendirildiğinde; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde yer alan alanın, afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU: **

Açıklanan nedenlerle;

  1. DAVANIN REDDİNE,

  2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 325. madddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünce yatırılan … TL keşif avansından keşif gideri olarak harcanan … TL'nin davacıdan tahsili için ilgili Kuruma yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin ilgili Kuruma tebliğine, keşif avansından artan …. TL'nin ise anılan kuruma iadesine,

  5. Posta gider avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

  6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11032 E. , 2023/6497 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2023/11032
    Karar No : 2023/6497

    DAVACI : …
    VEKİLİ : Av. …

    DAVALILAR : 1 …
    2 … Başkanlığı (E Tebligat)
    VEKİLİ : Av. …

    DAVANIN KONUSU : Ekli listede belirtilen yerleşim yerlerinde bulunan ve aynı listede tarihleri yazılan jeolojik etüt raporları ile pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanların, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

    DAVACILARIN İDDİALARI :Davacının, 40 yıla yakın zamandır, dava konusu işlem ile heyelan ve kaya düşmesi olayı nedeniyle afete maruz bölge ilan edilen Manisa ili, Yunusemre ilçesi, Karakoca Mahallesi, ... Mevkiinde ikamet ettiği, 2 adet ahırının ve 1 adet inşaat halinde evinin bulunduğu, 13/02/2019 tarihinde gerçekleşen heyelanın ... Mevkiinin 30 metre dışında gerçekleştiği, heyelandan yalnızca toprağın doldurulması suretiyle oluşturulan çocuk parkının etkilendiği, belirtilen yerin haricinde köyün merkezinde can ve mal kaybının yaşanmadığı, köyün dağlık ve kayalık bir bölgede olması nedeniyle, dava konusu işleme dayanak etüt raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

    DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; dava konusu alanda 13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan ve kaya düşmesi afetinin mahallinde gözlemsel incelmesi sonucunda, Manisa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü teknik elemanlarınca 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporunun hazırlandığı; söz konusu jeolojik etüt raporu ekinde sınırları belirtilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca dava konsuu Cumhurbaşkanı Kararı ile afete maruz bölge olarak ilan edildiği, 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporunda belirtildiği üzere, bölgede süregelen afet riskinin bulunduğu; söz konusu raporun ekindeki afetzede isim listesinde davacı ...'e ait 1 adet inşaat halinde ev ile 2 adet ahırın yer aldığının görüleceği, ayrıca afete maruz bölgeyi gösterir haritada da, anılan yapıların afete maruz bölge sınırları içerisinde kaldığı; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.


    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

    DANIŞTAY SAVCISI : …
    DÜŞÜNCESİ : Dava, Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Karakoca Mahallesi, ... Mevkiindeki taşınmazların bulunduğu alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak belirlenmesine ilişkin, 07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
    Davalı idarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
    7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur.", 14. maddesinde; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
    Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 06/05/2019 günlü jeolojik etüt raporunda; 13/02/2019 tarihinde ... mevkiinde heyelan olduğu, yapılarda hasar olmamakla birlikte ulaşım yolunun kapandığı, köy içi yolların yer yer göçtüğü, çocuk parkının kullanılmaz hale geldiği, acilen boşaltılması gereken konut bulunmamakla birlikte olası bir afette 21 konut, cami, imamevi, taziye evi, 8 ahır, 8 depo ve bir yıkık bir de su basman seviyesindeki konutun zarar görebileceği, daha önce oluşan heyelan nedeniyle düzenlenen raporda; bölgenin jeolojik ve topoğrafik olarak aktif, muhtemel heyelanın gelişimine müsait olduğu, ıslahın yeterli olmayacağının belirtildiği, köy yerleşim alanında kaynak sularının mevcut olduğu, yamaç molozu içerisinden çok yüksek debili suyun çıktığı, alanın deprem tehlike haritasına göre tehlikeli bölgede yer aldığı, alanın olası afetlerden zarar görme ihtimali nedeniyle konut ve binaların naklinin, yeni yapılaşmaya izin verilmemesinin, alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
    Danıştay Altıncı Dairesi'nce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; alanda yamaç molozu içerisinde heyelan olduğu, henüz yerleşim alanını etkilemese de, alanda heyelan riskinin devam ettiği, yeni bir kaya düşmesi afeti olmadığı ancak bu riskin düşük de olsa devam ettiği, alanda can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riski bulunduğu, özellikle aşırı yağışlı dönemde olabilecek büyük bir depremden sonra, alanda heyelan ve kaya düşmesi afet riskinin devam edebileceği, bu risklerin mühendislik tedbirleri alınarak giderilebileceği görüşüne yer verilmiştir.
    Bu durumda; bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; afet riskinin devam ettiği sonucuna ulaşılan, Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Karakoca Mahallesi, ... Mevkiindeki taşınmazları da kapsayan alanın Afete Maruz Bölge olarak belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
    Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY:
    Ekli listede belirtilen yerleşim yerlerinde bulunan ve aynı listede tarihleri yazılan jeolojik etüt raporları ile pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanların, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiine ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
    07/01/2020 tarih ve 2020 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı niteliğinde olan ve Manisa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerince hazırlanan 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporunda;
    Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde 13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan afetinin telefonla bildirilmesi üzerine, teknik elemanlar tarafından anılan yerin 7269 sayılı Kanun kapsamında incelendiği;
    Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde meydana gelen heyelan afeti nedeniyle ilk etüdün, mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğü personeli tarafından 10/02/1999 tarihli jeolojik etüt raporu ile yapıldığı; söz konusu raporda, heyelandan 6 konutun etkilendiği, olayın genel hayata etkili olduğu ve rapor eki krokide sınırları belirtilen alanda afete maruz bölge kararı alınmasına yönelik görüş bildirilmesi üzerine, mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 12/02/1999 tarih ve 1429 sayılı "genel hayata etkililik oluru"nun alındığı ve Bakanlar Kurulunun 05/03/1999 tarih ve 99/12542 sayılı kararı ile afete maruz bölge kararı verildiği; Karakoca Köyü Muhtarlığına hitaben yazılan 28/04/1999 tarih ve 1290 sayılı yazı ile, afete maruz bölge ilan edilen alan içinde yeni inşaat yapılmasına ve tehlikeli bölgede ikamet edilmesine izin verilmemesi, aksine hareket edenlerin mevcut ve yapılmakta olan binalarının yıktırılması gerektiği hususlarının bildirildiği;
    Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde 13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan olayının geliştiği bölgenin yüksek eğimli bir topoğrafyaya sahip olduğu, jeolojik olarak yamaç molozunun, bazı yerlerde ise, kırıklı çatlaklı şist, killi ve kumlu birim niteliğinde olduğu;
    İlk heyelanın dolgu zemin üzerine yapılan çocuk parkında geliştiği, oluşan heyelanın genişliğinin 20 metre, uzunluğunun yaklaşık 30 metre, derinliğinin ise 3 metre olduğu, ayrıca oluşan heyelandan dolayı alt kottaki mahalleye ulaşımı sağlayan yolun kapandığı;
    ... adlı afetzedenin ahırının önünde yaklaşık 20 metre genişliğinde, yaklaşık 50 metre derinliğinde çökme olduğu, ayrıca sokakta ve iç yolllarda kısmi çökmelerin meydana geldiği ve heyelandan dolayı ... Mevkiinin kuzey kesimlerinde zeminde kısmi gerilme çatlaklarının görüldüğü;
    Muhtemel kaya düşmesi olayının ise, "... Tepe" olarak adlandırılan sarı ve sarımsız beyaz renklerde kireçtaşlarında geliştiği, söz konusu yerin dik falez şeklinde ve yüksek eğimli olduğu; bu bölgede büyüklükleri 1 ila 5 m3 arasında değişen serbest halde tehlike arz eden kaya parçalarının tespit edildiği, ayrıca kireçtaşlarının çatlaklarından çıkan kaynak sularının yamaçlarda rastgele akarak kireçtaşının üzerinde yer alan yamaç molozu olarak adlandırılan zemine sızması ile zeminin doygun hale gelmesi sonucu heyelanın meydana geldiği, özellikle 1999 yılındaki heyelanın bu şekilde oluştuğu;
    Etüt tarihi itibarı ile heyelan ve muhtemel kaya düşmesi afetinden dolayı ölü ve yaralı bulunmadığı;
    Acilen boşaltılması gereken konut bulunmamakla birlikte, yağışlı havalarda alan içerisinde yer alan konutların açısından dikkatli olunması gerektiği;
    10/02/1999 tarihli jeolojik etüt raporuna göre, bölgenin aktif ve muhtemel heyelanın gelişimine müsait olduğunun belirlendiği, 13/02/2019 tarihinde ... Mevkiinde farklı yerlerde meydana gelen heyelanlar da dikkate alındığında, bölgede gelişen heyelan ve kaya düşmesi ıslahlarına yönelik iş ve işlemlerin ekonomik ve sağlıklı olmayacağı;
    13/02/2019 tarihinde meydana gelen heyelan ve muhtemel kaya düşmesi afetinden, 18 bina (21 konut), 8 ahır, 8 depo, 1 cami, 1 cami lojmanı, 1 taziye evi, 1 yıkık konut ve 1 inşaat halinde (su basmanı) konut olmak üzere, toplam 42 yapının etkilenebileceği ve zarar görebileceğinin düşünüldüğü;
    Jeolojik etüt raporu eki haritada sınırları belirtilen alan için afete maruz bölge (yapı ve ikamete yasaklanmış afet bölgesi) kararı alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
    İLGİLİ MEVZUAT:
    7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1. maddesinde "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır. Afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir. Şu kadar ki, afetin maydana gelmesi halinda bu kanun gereğince alınması lazımgelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisi yetkilidir." hükmüne; 2. maddesinde "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.


    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
    Görülmekte olan davanın, Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ve işleme dayanak 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2020/5849 sayılı ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi ve aynı karar ile Naip Üye Mahmut Ballı tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Tamer Topal, İnşaat Mühendisi Prof Dr. Ahmet Yakut ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi Timur Bilinç Batur'dan oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;
    İnceleme alanı ve çevresinde MTA tarafından hazırlanan heyelan haritası incelendiğinde, dava konusu alanda herhangi bir heyelanın haritalandırılmadığı, bu alanında dışındaki kesimlerde ise aktif ve eski heyelanların mevcut olduğu;
    Dava konusu alanın kuzeyinde kireçtaşı, güneyinde ise şist ve bu seviyenin hemen üzerinde yamaç molozu bulunduğu, dik falezin aktivitesini kaybetmiş eski bir fay dolayısıyla oluştuğu, ayrıca falezlerin üst kotlarında ayrışmanın etkisi ile küçük kaya parçalarının ana kütleden ayrıldığı ve bu kayaların zaman içerisinde düşmesinin beklendiği;
    Dava konusu alanda yamaç molozu içinde heyelanın olduğu, henüz yerleşim alanını etkilemese de, alanda heyelan riskinin halen devam ettiği;
    Alanda, yeni bir kaya düşmesi afetinin olmadığı, bununla beraber alandaki kaya düşme riskinin düşük de olsa devam ettiği; öte yandan, daha önce düşen kayaların oluşturduğu pürüzlü topoğrafya nedeniyle ve bitkiler dolayısıyla kaya düşme riskinin oldukça azaldığı;
    Afet maruz bölge ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu; bu riskin özellikle yağışlı dönemde büyük bir deprem olması durumunda geçerli olduğu; bununla beraber, heyelanların küçük, sığ ve yerleşim alanı dışında olması nedeniyle öncelikli olarak yüzey ve yeraltı suyu drenajının sağlanması koşuluyla mühendislik önlemleri alınarak heyelan riskinin ortadan kaldırılabileceği, afet durumunda düşecek kayaların boyutlarının nispeten küçük, topoğrafyanın pürüzlü kısmen bitki örtülü olması ve kolay bir etüt sonrası yapılacak kaya düşmesi analizleri ile kayaların yerleşim alanına ulaşımının engelleneyecek kaya bloğu temizliği, koruyucu ve enerji sönümleyici kafes, çelik hasır, kaya bulonu, doğal taşlardan yapılacak istinat duvarı, vb. mühendislik çözümlerinin alınabileceği yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
    Yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ve işleme dayanak 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesinin; dava konusu alanda güncel heyelan afeti yaşandığı hususunun sabit olduğu, heyelan riskinin halen devam ettiği, bu alanda çok eskiden kaya düşmesi olayının yaşanmış olmakla birlikte, kaya düşmesi olayının güncel olmadığı, özellikle yağışlı dönemlerde olabilecek büyük bir depremden sonra alanda, (mühendislik tedbirleri ile bu risklerin giderilebileceği belirtilmekle birlikte) heyelan ve kaya düşme riskinin halen devam edebileceği hususu birlikte değerlendirildiğinde; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca 06/05/2019 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde yer alan alanın, afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. DAVANIN REDDİNE,
    2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
    3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
    4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 325. madddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünce yatırılan … TL keşif avansından keşif gideri olarak harcanan … TL'nin davacıdan tahsili için ilgili Kuruma yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin ilgili Kuruma tebliğine, keşif avansından artan …. TL'nin ise anılan kuruma iadesine,
    5. Posta gider avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
    6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    2023/111185

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    davanınmilletidördüncüreddineadınadaire

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim