Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/11544
2023/6135
9 Kasım 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11544
Karar No : 2023/6135
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Kars ili, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescilli taşınmazın tescil kaydının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddi yolundaki Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine, Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının geçerli olduğuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, dava konusu yapının kültürel açıdan özgün değer taşıyan mimari yapı olması, mimari biçimleniş, malzeme kullanımı, yapım tekniği gibi nitelikleri bakımından bir dönemin mimari özelliklerini yansıtması nedeniyle korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu, tescil kaydının kaldırılması isteminin reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu yapının korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşımadığı, eski bir yapı olmadığı gibi mimari ve tarihi özelliğinin de bulunmadığı, Mahkeme Kararına esas alınan bilirkişi raporunda, yapının hangi özellikleri nedeniyle kültür varlığı niteliği taşıdığı, çevresindeki yapıların özelliklerinin ne olduğu ve dava konusu yapının hangi açılardan çevreye uyum sağladığı gibi korunması gerekli kültür varlığı olmasını gerektirecek özellikler açıklanmadan değerlendirme yapıldığı, taşınmazın kentsel sit alanında bulunması sebebiyle taşınmazda yapılacak uygulamalarda bu konudaki kanuni düzenlemelere zaten uyulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
MADDİ OLAY: **
Kars ili, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından … tarih ve … sayılı kararı ile Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edildiği, aynı kararla dava konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanın Kars Kentsel Sit Alanı olarak belirlendiği, ekinde bulunan tescil fişinde yapının fotoğrafı olup, özelliklerine ilişkin açıklama bulunmadığı, anılan Koruma Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yapı grubunun ll olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, 31/08/2015 tarihli dilekçeyle yapının tescil kaydının kaldırılması isteminde bulunulduğu, Kars Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yapıda tescil tarihinden itibaren mimari açıdan herhangi bir değişiklik olmadığından bahisle istemin reddedildiği, söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile yapılan itirazın reddine, Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının geçerli olduğuna ilişkin karar verilmesi üzerine iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: **
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları" başlıklı 6. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19. yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,
d) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler.
Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar..." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 7. maddesinde ise, Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılacağı, yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özelliklerinin dikkate alınacağı, Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin korunması gerekli kültür varlığı olarak belirleneceği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunacağı, tespit ve tescil ile ilgili usullerin, esasların ve kıstasların yönetmelikte belirtileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu taşınmazın tescili tarihinde yürürlükte bulunan 10/12/1987 tarih ve 19660 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tespit Tescili ve Sit Alanı İlanı Sırasındaki Müktesep Hakların Korunması ile ilgili Yönetmeliğin "Tespitlerde Değerlendirme Kıstasları" başlıklı 4. maddesinde; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından korunması gereklilerinin tespitinde göz önünde bulundurulacak hususlar düzenmiş, (b)bendinde,"19. yüzyıl sonundan sonra yapılmış olmasına rağmen önem ve özellikleri bakımından korunmasına gerek görülmesi",(f) bendinde ise "Tek yapılar için; taşınmazın sanat değeri, mimari, tarihi, estetik, mahalli, arkeolojik değerler kapsamı içinde; strüktürel, dekoratif, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, şekil bakımından özellik arz etmesi..." gerektiği kuralı getirilerek, 8. maddesinde ise tescil kaydının kaldırılmasının yukarıdaki maddelere uygun olarak yürütüleceği düzenlenmiştir.
13/03/2012 tarih ve 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında sayılan kültür varlıkları arasında yer verilen "evlerden", 19. yüzyıl sonrasında yapılmış olanlar için, anılan fıkranın (b) bendinde; "önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması" ve (c) bendinde, tek yapılar için; "sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması" şeklindeki, tespit ve tescil kriterleri belirlenmiş, tescil kaydının kaldırılması başlıklı 9. maddesinde; "Bu Yönetmelik hükümlerine göre tescil edilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının tescil kayıtlarının kaldırılması tescil işlemleri ile ilgili esaslara uygun olarak yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı "Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımları"na ilişkin İlke Kararında; "2. Grup Yapılar"; kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan kültür varlığı niteliğindeki yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılar olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu taşınmazın tescil tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinde; tespitlerde değerlendirme kıstasları olarak, yapının Ondokuzuncu yüzyıl sonrasında yapılmış olmasına rağmen, önem ve özellikleri bakımından korunmasına gerek görülmesi, taşınmazın sit alanı içinde bulunması, tek yapılar için taşınmazın sanat değeri, mimari, tarihi, estetik, mahalli, arkeolojik değerler kapsamı içinde; strüktürel, dekoratif, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, şekil bakımından özellik arz etmesi belirtilmişken; sonraki düzenlemede, belirtilen tarihten sonra yapılmış yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması kıstasının eklendiği; tek yapılar için, taşınmazın sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması gerektiğinin düzenlendiği, tescil edilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının tescil kayıtlarının kaldırılması ilişkin işlemlerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince; dava konusu yapının korunması gerekli 2. grup taşınmaz kültür varlığı niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla arkeolog, sanat tarihçisi ve mimardan oluşan bilirkişi heyetine yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; dava konusu 323 ada, 49 parsel üzerinde yer alan yapının kesme taş ve betonarmeden 1955 yılında inşa edildiği, bir yapının sanatsal ve kültürel özelliğinden bahsedilebilmesi için, malzeme, teknik, süsleme, plan iç çözümlemesi, cephe düzenlemesi, çatı biçimi, kapı, pencere vb. nitelikleri ile geçmişi ve bir dönemin kültürel, sosyal, ekonomik, işlevsel özelliklerini yansıtmasının beklendiği; yapının inşa tarzı, malzeme ve inşa tekniği, mekân ve cephe kurgusu, mimari elemanları ve detayları geleneksel mimarimizle uyumlu ancak kesmetaş betonarme ve yeni yapı olduğu, bu nitelikleri bakımından mahalledeki geleneksel yapılar ile aynı karakteri taşıdığı, konut olarak kullanılan binanın inşa edildiği dönemin mimari niteliklerini ortaya koyan özellikleri, yapıldığı dönemin yaya ulaşımı, komşu yapı, yapı yoğunluğu gibi kentsel doku içindeki belirgin konumu, alanın mimari özellikleri ile cadde bütünlüğüne ve görünüşüne en, boy ve yüksekliği ile kentsel dokuya olumlu katkılar yaptığı ve kentsel bellekte yer eden tarihi dokunun bir parçasını oluşturduğu, 2863 sayılı Kanun ve yönetmelik kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi kararının uygun olduğu kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.
Bilirkişi raporundaki değerlendirmeler incelendiğinde; yapının mahalledeki geleneksel yapılar ile aynı karakteri taşıdığı, inşa edildiği dönemin mimari niteliklerini ortaya koyan özellikleri, yapıldığı dönemin yaya ulaşımı, komşu yapı, yapı yoğunluğu gibi kentsel doku içindeki belirgin konumu, alanın mimari özellikleri ile cadde bütünlüğüne ve görünüşüne en, boy ve yüksekliği ile kentsel dokuya olumlu katkılar yaptığı ve kentsel bellekte yer eden tarihi dokunun bir parçasını oluşturduğunun belirtildiği, ancak değerlendirmelerin soyut olduğu; yapının inşa edildiği dönemin mimari özellikleri, mahalledeki geleneksel yapılar ile komşu yapıların nitelikleri, kentsel doku, yapının konumu ile mimari özellikleri gibi rapora esas alınan kriterlerin açıklanmadığı, yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde somut ve ayrıntılı olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince; 2. Grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli taşınmazın tescil kaydının kaldırılması isteminin reddine ilişkin işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve değerlendirmelerin dikkate alınması suretiyle dava konusu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı özelliği taşıyıp taşımadığının belirlenmesi amacıyla sanat tarihçisi, mimar ve inşaat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna mahallinde keşif ve inceleme yaptırılmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin kabulüne,
-
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11544
Karar No : 2023/6135
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kars ili, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescilli taşınmazın tescil kaydının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddi yolundaki Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine, Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının geçerli olduğuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, dava konusu yapının kültürel açıdan özgün değer taşıyan mimari yapı olması, mimari biçimleniş, malzeme kullanımı, yapım tekniği gibi nitelikleri bakımından bir dönemin mimari özelliklerini yansıtması nedeniyle korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu, tescil kaydının kaldırılması isteminin reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu yapının korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşımadığı, eski bir yapı olmadığı gibi mimari ve tarihi özelliğinin de bulunmadığı, Mahkeme Kararına esas alınan bilirkişi raporunda, yapının hangi özellikleri nedeniyle kültür varlığı niteliği taşıdığı, çevresindeki yapıların özelliklerinin ne olduğu ve dava konusu yapının hangi açılardan çevreye uyum sağladığı gibi korunması gerekli kültür varlığı olmasını gerektirecek özellikler açıklanmadan değerlendirme yapıldığı, taşınmazın kentsel sit alanında bulunması sebebiyle taşınmazda yapılacak uygulamalarda bu konudaki kanuni düzenlemelere zaten uyulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Kars ili, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından … tarih ve … sayılı kararı ile Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edildiği, aynı kararla dava konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanın Kars Kentsel Sit Alanı olarak belirlendiği, ekinde bulunan tescil fişinde yapının fotoğrafı olup, özelliklerine ilişkin açıklama bulunmadığı, anılan Koruma Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yapı grubunun ll olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, 31/08/2015 tarihli dilekçeyle yapının tescil kaydının kaldırılması isteminde bulunulduğu, Kars Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yapıda tescil tarihinden itibaren mimari açıdan herhangi bir değişiklik olmadığından bahisle istemin reddedildiği, söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile yapılan itirazın reddine, Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının geçerli olduğuna ilişkin karar verilmesi üzerine iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları" başlıklı 6. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19. yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,
d) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler.
Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar..." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 7. maddesinde ise, Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılacağı, yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özelliklerinin dikkate alınacağı, Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin korunması gerekli kültür varlığı olarak belirleneceği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunacağı, tespit ve tescil ile ilgili usullerin, esasların ve kıstasların yönetmelikte belirtileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu taşınmazın tescili tarihinde yürürlükte bulunan 10/12/1987 tarih ve 19660 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tespit Tescili ve Sit Alanı İlanı Sırasındaki Müktesep Hakların Korunması ile ilgili Yönetmeliğin "Tespitlerde Değerlendirme Kıstasları" başlıklı 4. maddesinde; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından korunması gereklilerinin tespitinde göz önünde bulundurulacak hususlar düzenmiş, (b)bendinde,"19. yüzyıl sonundan sonra yapılmış olmasına rağmen önem ve özellikleri bakımından korunmasına gerek görülmesi",(f) bendinde ise "Tek yapılar için; taşınmazın sanat değeri, mimari, tarihi, estetik, mahalli, arkeolojik değerler kapsamı içinde; strüktürel, dekoratif, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, şekil bakımından özellik arz etmesi..." gerektiği kuralı getirilerek, 8. maddesinde ise tescil kaydının kaldırılmasının yukarıdaki maddelere uygun olarak yürütüleceği düzenlenmiştir.
13/03/2012 tarih ve 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında sayılan kültür varlıkları arasında yer verilen "evlerden", 19. yüzyıl sonrasında yapılmış olanlar için, anılan fıkranın (b) bendinde; "önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması" ve (c) bendinde, tek yapılar için; "sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması" şeklindeki, tespit ve tescil kriterleri belirlenmiş, tescil kaydının kaldırılması başlıklı 9. maddesinde; "Bu Yönetmelik hükümlerine göre tescil edilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının tescil kayıtlarının kaldırılması tescil işlemleri ile ilgili esaslara uygun olarak yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı "Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımları"na ilişkin İlke Kararında; "2. Grup Yapılar"; kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan kültür varlığı niteliğindeki yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılar olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu taşınmazın tescil tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinde; tespitlerde değerlendirme kıstasları olarak, yapının Ondokuzuncu yüzyıl sonrasında yapılmış olmasına rağmen, önem ve özellikleri bakımından korunmasına gerek görülmesi, taşınmazın sit alanı içinde bulunması, tek yapılar için taşınmazın sanat değeri, mimari, tarihi, estetik, mahalli, arkeolojik değerler kapsamı içinde; strüktürel, dekoratif, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, şekil bakımından özellik arz etmesi belirtilmişken; sonraki düzenlemede, belirtilen tarihten sonra yapılmış yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması kıstasının eklendiği; tek yapılar için, taşınmazın sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması gerektiğinin düzenlendiği, tescil edilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının tescil kayıtlarının kaldırılması ilişkin işlemlerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince; dava konusu yapının korunması gerekli 2. grup taşınmaz kültür varlığı niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla arkeolog, sanat tarihçisi ve mimardan oluşan bilirkişi heyetine yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; dava konusu 323 ada, 49 parsel üzerinde yer alan yapının kesme taş ve betonarmeden 1955 yılında inşa edildiği, bir yapının sanatsal ve kültürel özelliğinden bahsedilebilmesi için, malzeme, teknik, süsleme, plan iç çözümlemesi, cephe düzenlemesi, çatı biçimi, kapı, pencere vb. nitelikleri ile geçmişi ve bir dönemin kültürel, sosyal, ekonomik, işlevsel özelliklerini yansıtmasının beklendiği; yapının inşa tarzı, malzeme ve inşa tekniği, mekân ve cephe kurgusu, mimari elemanları ve detayları geleneksel mimarimizle uyumlu ancak kesmetaş betonarme ve yeni yapı olduğu, bu nitelikleri bakımından mahalledeki geleneksel yapılar ile aynı karakteri taşıdığı, konut olarak kullanılan binanın inşa edildiği dönemin mimari niteliklerini ortaya koyan özellikleri, yapıldığı dönemin yaya ulaşımı, komşu yapı, yapı yoğunluğu gibi kentsel doku içindeki belirgin konumu, alanın mimari özellikleri ile cadde bütünlüğüne ve görünüşüne en, boy ve yüksekliği ile kentsel dokuya olumlu katkılar yaptığı ve kentsel bellekte yer eden tarihi dokunun bir parçasını oluşturduğu, 2863 sayılı Kanun ve yönetmelik kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi kararının uygun olduğu kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.
Bilirkişi raporundaki değerlendirmeler incelendiğinde; yapının mahalledeki geleneksel yapılar ile aynı karakteri taşıdığı, inşa edildiği dönemin mimari niteliklerini ortaya koyan özellikleri, yapıldığı dönemin yaya ulaşımı, komşu yapı, yapı yoğunluğu gibi kentsel doku içindeki belirgin konumu, alanın mimari özellikleri ile cadde bütünlüğüne ve görünüşüne en, boy ve yüksekliği ile kentsel dokuya olumlu katkılar yaptığı ve kentsel bellekte yer eden tarihi dokunun bir parçasını oluşturduğunun belirtildiği, ancak değerlendirmelerin soyut olduğu; yapının inşa edildiği dönemin mimari özellikleri, mahalledeki geleneksel yapılar ile komşu yapıların nitelikleri, kentsel doku, yapının konumu ile mimari özellikleri gibi rapora esas alınan kriterlerin açıklanmadığı, yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde somut ve ayrıntılı olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince; 2. Grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli taşınmazın tescil kaydının kaldırılması isteminin reddine ilişkin işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve değerlendirmelerin dikkate alınması suretiyle dava konusu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı özelliği taşıyıp taşımadığının belirlenmesi amacıyla sanat tarihçisi, mimar ve inşaat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna mahallinde keşif ve inceleme yaptırılmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
2023/111620
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51