Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/11038
2023/6109
9 Kasım 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11038
Karar No : 2023/6109
DAVACILAR: **
1 … (TC Kimlik No: ...)
2 … (TC Kimlik No: ...)
…
7 …
8 … (TC Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: **
1 …
2 … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI: Davacıların, 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile afete maruz bölge ilan edilen Isparta ili, Sütçüler ilçesi, Yeşilyurt Köyünde dava dilekçesi ekinde tapu senetleri sunulan muhtelif taşınmazlara malik oldukları; dava konusu işlemin tesis edilmesine gerekçe olarak gösterilen toprak kayması olayının köyün üzerindeki tepede yer alan mermer ocaklarının faaliyetinden kaynaklandığı, ocak sahiplerinin mevzuata aykırı fiilleri nedeniyle müteaddit defalar idari müeyyidelerin muhatabı olmalarına karşın, pasaların yığılmasına devam edildiği, bu durumun … Sulh Ceza Hakimliğinin Esas No: … Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen ve dava dilekçesi ekinde sunulan bilirkişi raporunun incelenmesinden anlaşılacağı, heyelan oluşumuna mermer ocaklarından düzensiz olarak pasa dökülmesinin neden olduğu, bu nedenle 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca dava konusu alanın "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI: Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının hasım mevkiinden çıkartılması gerektiği; dava konusu alanda 20/01/2021 tarihinden itibaren yapılan çalışmalar sonucunda, 11/02/2021 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, anılan raporun sonuç kısmında, meydana gelen heyelan afeti ile ilgili olarak yapılan çalışmalar neticesinde koordinatları belirlenen alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Valiliğin … tarihli, … sayılı yazısı üzerine yeniden düzenlenen 27/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporunda meydana gelen ve genişleyerek ilerlemesi muhtemel heyelan ve rusubat/ moloz/ çamur akması olayının madencilik faaliyetlerinden kaynaklanması nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilme yapılması gerektiği, jeolojik etüt raporu ekinde önerilen alan için afete maruz bölge kararı alınması gerektiği yolunda görüş bildirildiği; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge sınırları tespit edilirken sadece afete uğramış bölgelerin değil, muhtemel afet bölgelerinin de göz önüne alındığı, afete maruz bölge kararının can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tesis edildiği, dava konusu yerin heyelan tehdidi altında olduğunun teknik elemanlarınca yapılan çalışmalar ve düzenlenen jeolojik etüt raporları ile sabit olduğu; belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne; 2. maddesinde, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan ve kaya düşmesi nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: "1)Dava konusu alanda, işlem tarihi itibarıyla heyelan ve kaya düşmesi afeti yaşanmıştır. Alanda heyelan ve kaya düşmesi riski devam etmektedir. Heyelan ve kaya düşmesi olayları, madencilik faaliyetleri ile ilişkili pasa malzemesi dökümü dolayısıyla oluşmuştur. Dökülen pasanın ağırlığı dolayısıyla, önce hemen altındaki kesimde heyelan oluşmuştur. Hereketine devam eden bu heyelan, daha alt kotlardaki yamaç molozunun hareket etmesine neden olmuştur. Zaman içerisinde bu 2 heyelanın sınırları birleşmiştir. 2)Afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riski bulunmaktadır. Heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsaması ve derin olması dolayısıyla, heyelanı bir bütün olarak durdurmak/önlemek teknik olarak mümkün ancak çok büyük maliyetlere neden olacaktır. 3)Dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartlar oluşmuştur..." şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenip değerlendirilmesinden; dava konusu 09/07/2021 gün ve 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile heyelan kaya düşmesi afeti nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilen ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/ haritada sınırları gösterilen alanın 2019 ve 2021 yıllarında iki ayrı heyelana maruz kaldığı; heyelanların bölgedeki madencilik faaliyetleri nedeniyle meydana geldiği, bu faaliyetlerin oluşturduğu deformasyonlardan (toprakta yarıklar, direklerde eğilmeler, toprakta kabarmalar, yapıların hasarı, vb.) işlem tarihi itibarıyla söz konusu alanda heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşandığı, alanda heyelan ve kaya düşmesi hareketinin devam ettiğinin keşif sırasında tespit edildiği; 2018 yılından sonra madencilik faaliyetleri nedeniyle meydana gelen iki heyelanın zaman içerisinde birleşerek boyutları büyümüş olan bir heyelana dönüştüğü; alanın can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskini taşıdığı; belirtilen tespitler karşısında dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıların maliki olduğu taşınmazların, afete maruz bölge olarak olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
MADDİ OLAY: **
Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve işleme dayanak 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı niteliğinde olan ve Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerince hazırlanan 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporunda;
Isparta Orman Bölge Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısının ekinde yer alan Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğünce hazırlanan inceleme raporunda, … Köyü, … Mahallesinin üst kısımlarında kalan ormanlık alandaki arazi üzerinde farklı boyut ve derinliklerde yarılmaların olduğu, alt bölgelerde kaymaların başladığı, bölgenin yağış alması nedeniyle heyelan tehlikesinin artabileceği kanaati ile bölgenin alt kısmında kalan … Köyü, … Mahallesinde can ve mal güvenliğinin sağlanması için ilgili birimlere uyarı yapılarak ve ilgili makamlara bilgi verilerek gerekli tedbirlerin alınması gerektiğinin bildirildiği;
Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 28/11/2018 tarihli inceleme raporunda, gözlemsel olarak yaklaşık 150 dekarlık alanda dönel kaymaya sahip bir heyelanın mevcut olduğu ve aktivitesinin devam ettiği, olayın bu haliyle mahalleyi tehdit etmediği, ancak seraları ve tarım alanlarının heyelan ve kaya düşmesi tehlikesi ile karşı karşıya olduğu, dolayısıyla afetin bu aşamada 7269 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak gerekli önlemler alınmadığı takdirde aktif heyelanın ilerlemesi ve Gedik Mahallesinin de tehlike altında girebileceğinden bahisle heyelanın kontrol etütleri ile gözlem altında tutulması gerektiği hususunun belirtildiği;
Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü elemanlarınca 29/01/2019 tarihinde yerinde yapılan incelemede, önlem alınmasına ilişkin bir çalışma olmadığı ve heyelanın gelişerek devam ettiği, önlem çalışmalarına ivedilikle başlanılması gerektiği hususunun … tarihli, … sayılı yazı ile ilgili kurumlara bildirildiği;
Heyelan gelişimini gösteren ekli uydu görüntüsünde 1 No'lu alan olarak gösterilen sahada, Süleyman Demirel Üniversitesi öğretim elemanlarınca Ekim 2019'da hazırlanan "Isparta ili, Sütçüler ilçesi, Yeşilyurt Köyü, Gedikler Mahallesindeki Heyelanın Jeolojik, Jeoteknik ve Jeofizik Etüdü ile Kaya Düşmelerinin 3D Modellemesi Raporu"nda, rapor tarihi itibarı ile büyük ve karmaşık bir mekanizmaya sahip duruma gelmiş heyelanın tam anlamıyla durdurulmasının çok zor olduğu, ancak büyük ve maliyeti yüksek mühendislik projeleri ile kayma hareketini yavaşlatılarak kütle hareketlerinden kaynaklanabilecek olası can ve mal kayıplarının en aza indirilebileceği, raporda önerilen tüm iyileştirme çalışmalarına rağmen kayan kütlenin büyüklüğü, kayma hızı ve mevcut durumda kaymanın çok fazla ilerlemiş olmasından dolayı heyelanın tamamen durdurulmasının ve %100 emniyetli hale getirilmesinin çok zor olduğu yolunda görüş bildirildiği;
Heyelan gelişimini gösteren ekli uydu görüntüsünde 2 No'lu alandaki heyelanın ise 2021 yılında Ocak ayı ortalarında meydana geldiği, yerinde yapılan gözlemsel incelemelerden, bu alandaki heyelanın 1 No'lu alandaki heyelanın topuk kısmına gelen aşırı yüklenme ile zemin yenilmesi şeklinde geliştiği, dolayısıyla 1 No'lu alanda önceki yıllarda gelişmiş heyelanın doğrudan etkisi, yüzey ve kaynak sularının doğal kontrolünün heyelan nedeniyle bozulması, bu alana yayılarak akması ve zeminin nitelikleri itibarıyla nispeten zayıf olmasından kaynaklandığı, aynı zamanda yoğun kış şartları nedeniyle heyelanın ilerleme hızının arttığının tespit edildiği;
Her iki heyelanın ilerleme hızları, hareketli kütle miktarları ve hareketli / kayan zeminin nitelikleri, yoğun kış şartları gibi etkenlerle Mandallar Mahallesinin etkilendiği, bu etkinin ileri aşamalarında can ve mal güvenliğini tehdit ederek afete dönüşmesinin söz konusu olduğu, bunun yanı sıra ikincil etkinin rusubat, moloz ve çamur akıntısı şeklinde dönüşebileceği, dolayısıyla kaya düşmesi etkisinin olabileceği;
İnceleme alanında, 32 adet konut, 1 adet metruk bina, 1 adet iş yeri, 1 adet depo, 1 adet cami, 1 adet cami lojmanı ve 13 adet ahır bulunduğu; AFAD Hukuk Müşavirliğinin 26/03/2021 tarihli, 49151 sayılı yazısında yer alan "...heyelanın maden işletmesince üretim esnasında biriktirdiği pasanın zemine uyguladığı yükten dolayı meydana geldiği, pasanın sebebiyet verdiği zemin hareketi dışında ayrıca pasanın kendisinin de kayma riski olduğu ve bunun da doğal bir heyelan olmadığından, 7269 1051 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı ve dökülen güncel pasalardan kaynaklı doğal olmayan heyelanların meydana geldiği alan için Müdürlüklerince yapılacak bir işlem bulunmadığı..." görüşüne istinaden, heyelan olayının madencilik faaliyetinden kaynaklandığından bahisle, uyuşmazlık konusu alan hakkında önceden düzenlenen 11/02/2021 tarihli jeolojik etüt raporu eki 11/02/2021 tarihli, 62454 sayılı "Genel Hayata Etkililik Oluru"nun iptal edilmesi gerektiği;
Meydana gelen ve genişleyerek ilerlemesi muhtemel heyelan ve rusubat / moloz / çamur akması olayının, madencilik faaliyetlerinden kaynaklanması nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca değerlendirilmesinin gerektiği, bu bağlamda 7269 1051 sayılı Kanun kapsamında Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce yapılacak bir işlemin bulunmadığı;
Isparta ili, Sütçüler ilçesi, Yeşilyurt Köyü, Mandallar (Gedik) Mahallesinde meydana gelen ve genişleyerek ilerlemesi muhtemel heyelan ve rusubat / moloz / çamur akması olayı ile ilgili olarak yapılan gözlemsel çalışmalar neticesinde, jeolojik etüt raporu ekinde önerilen "afete maruz bölge saha haritası"nın koordinatları ile sınırları belirli alan için "afete maruz bölge" (yapı ve ikamete yasaklanmış afet bölgesi) kararının alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: **
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1. maddesinde "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır. Afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir. Şu kadar ki, afetin maydana gelmesi halinda bu kanun gereğince alınması lazımgelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisi yetkilidir." hükmüne; 2. maddesinde "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
Görülmekte olan davanın, Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve işleme dayanak 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E:2021/8299 sayılı ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye … tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. …, İnşaat Mühendisi Prof Dr. … ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi …'dan oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;
Afete maruz bölge ilan edilen afet sahasının yaklaşık 81,81 hektarlık bir alanı kapladığı, kaya düşmesi ve fiili heyelan yaşanan bölgenin en yakın binaya yaklaşık 130 metre, mahalle girişine ise 340 metre uzaklıkta kaldığının tespit edildiği; keşif günü sahada yapılan incelemede, davalı tarafça gösterilen kaya düşmesi, heyelan alanları ve hasarlı binaların bulunduğu konumların gözlemlendiği, bölgede yürütülen madencilik faaliyetleri sonucunda oluşan maden pasasının neden olduğu doğal olmayan bir zemin hareketinin yaşandığı, buna bağlı olarak da kaya düşmesi ve heyelan olaylarının gerçekleştiğinin bilirkişi heyetince gözlemlendiği;
Dava konusu alanda, maden pasasının altındaki kesimde ve yamaç molozu içerisinde heyelan olduğu, alanda oluşan deformasyonların (toprakta yarıklar, direklerde eğilmeler, toprakta kabarmalar, yapıların hasarı, vb.) heyelanın varlığını açıkça gösterdiği; ayrıca üst kotlardan düşüp az eğimli kısma kadar gelen oldukça büyük kütleli düşmüş kaya parçalarının sahada görülebileceği, keşif yapılan alanda dava konusu işlem tarihi itibarı ile heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşanmış olduğuna ilişkin net ve açık bulguların mevcut olduğu;
Alanda, heyelan ve kaya düşme hareketinin devam ettiği, heyelan hareketinin varlığının alana yerleştirilen inklinometre verileri ile net bir şekilde tespit edildiği;
Heyelan belirtilerinin 2018 yılı ve sonrasında tespit edildiğinden, alana pasa dökümünün heyelana sebep olduğu kanısını doğurduğu;
Pasanın oluşturduğu örtü yükü dolayısıyla, pasa döküm alanının hemen altındaki kesimin öncelikle heyelandan etkilendiği, bu heyelanın daha alt kottaki yamaç molozunu hareket ettirerek yeni bir heyelan oluşmasına neden olduğu, zaman içerisinde 2 heyelanın birleşerek boyutları büyümüş bir heyelana dönüştüğü;
Afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, bu riskin özelilkle yağışlı dönemlerde ve büyük bir deprem olması durumunda daha da artacağı, zira heyelan hareketinin devam ettiği ve pasa malzemesi dolayısıyla kaya düşme sorunun halen bulunduğu, bu sorunun gelecekte de olmasının beklendiği;
Dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsadığı, inklinometre verilerine göre derin olduğu, bu heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak mümkün olduğu, buna karşın bunun çok büyük maliyetler gerektirdiği;
Dava konusu alanda heyelan ve kaya düşme afeti bulunduğu, keşif tarihi itibarıyla az sayıda yapı etkilense de, heyelan yerleşim alanını zaman içerisinde olumsuz etkilemesinin söz konusu olacağı, bu bağlamda, vatandaşların ilgili afetlerden olumsuz etkilenmemesi için, heyelan ve kaya düşmesi afetlerinin çok yüksek maliyetler ile önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması ya da alanın afete maruz bölge ilan edilmesinin gerekli olduğu;
Afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile afete maruz bölge olarak ilan edilmesinin; söz konusu alanda, 2018 yılı ve sonrasında gerçekleştiği tespit edilen heyelan ve kaya düşmesi olaylarından kaynaklandığı; ayrıca can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsadığı, bu heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak mümkün olduğu, ancak, bunun çok büyük maliyetler gerektirdiği; bu bağlamda, afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirilmiş; anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacılar tarafından rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından heyelan ve kaya düşmesi olgularının, bölgede faaliyet gösteren maden firmalarının ilgili mevzuata aykırı biçimde faaliyetlerini yürütmesinden kaynaklandığı belirtilmekte ise de; görülmekte olan davanın, 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı, dolayısıyla işbu davada, tespite konu alanın 7269 sayılı Kanun'da öngörülen şartlar bağlamında afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılabileceği; başka bir ifadeyle, gelinen noktada, alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesi işleminin iptali istemiyle görülen işbu davada, afete maruz bölge ilan edilen alan ve çevresinde meydana geldiği belirtilen heyelan ve kaya düşmesi olaylarının, nedeninin ve bu olaylarda kusuru bulunduğu iddia edilen ilgililerin ve kusur derecelerinin tespiti ve değerlendirilmesinin yapılmasının gerekli olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu bağlamda; dava konusu afete maruz bölge kararının iptali istemiyle görülen işbu davada, söz konusu karara neden olan heyelan ve kaya düşmesine ilişkin olayların gerçekleşmesinde ilgili kişi ve kurumların kusuru bağlamında değerlendirme yapılmasından çok; belirtilen heyelan ve kaya düşmesi olayları sonucunda, gelinen noktada, tespite konu alanda can ve mal güvenliğini teminen afete maruz bölge kararının gerekliliği bağlamında, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, gerek dava konusu işlemin dayanağı jeolojik etüt raporunda, gerek yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacıların iddiasında belirtildiği üzere, heyelan ve kaya düşmesi olaylarının, uyuşmazlık konusu alan yakınlarında faaliyet gösteren mermer ocakları tarafından pasa dökülmesinden kaynaklı olduğu doğrulanmakta ise de; bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla, keşif yapılan alanda, heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşanmış olduğuna ilişkin net ve açık bulguların mevcut olduğu; afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsaması ve derin olması nedeniyle, heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak çok büyük maliyetler gerektirdiği ve dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirildiği ve söz konusu bilirkişi raporuna davacılar tarafından yapılan itirazın anılan raporu kusurlandırmadığı değerlendirilmekte olup; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
DAVANIN REDDİNE,
-
Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
-
Posta gider avansı ile keşif avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5 Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11038 E. , 2023/6109 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11038
Karar No : 2023/6109
DAVACILAR:
1 … (TC Kimlik No: ...)
2 … (TC Kimlik No: ...)
…
7 …
8 … (TC Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR:
1 …
2 … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI :Davacıların, 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile afete maruz bölge ilan edilen Isparta ili, Sütçüler ilçesi, Yeşilyurt Köyünde dava dilekçesi ekinde tapu senetleri sunulan muhtelif taşınmazlara malik oldukları; dava konusu işlemin tesis edilmesine gerekçe olarak gösterilen toprak kayması olayının köyün üzerindeki tepede yer alan mermer ocaklarının faaliyetinden kaynaklandığı, ocak sahiplerinin mevzuata aykırı fiilleri nedeniyle müteaddit defalar idari müeyyidelerin muhatabı olmalarına karşın, pasaların yığılmasına devam edildiği, bu durumun … Sulh Ceza Hakimliğinin Esas No: … Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen ve dava dilekçesi ekinde sunulan bilirkişi raporunun incelenmesinden anlaşılacağı, heyelan oluşumuna mermer ocaklarından düzensiz olarak pasa dökülmesinin neden olduğu, bu nedenle 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca dava konusu alanın "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI: Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının hasım mevkiinden çıkartılması gerektiği; dava konusu alanda 20/01/2021 tarihinden itibaren yapılan çalışmalar sonucunda, 11/02/2021 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, anılan raporun sonuç kısmında, meydana gelen heyelan afeti ile ilgili olarak yapılan çalışmalar neticesinde koordinatları belirlenen alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Valiliğin … tarihli, … sayılı yazısı üzerine yeniden düzenlenen 27/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporunda meydana gelen ve genişleyerek ilerlemesi muhtemel heyelan ve rusubat/ moloz/ çamur akması olayının madencilik faaliyetlerinden kaynaklanması nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilme yapılması gerektiği, jeolojik etüt raporu ekinde önerilen alan için afete maruz bölge kararı alınması gerektiği yolunda görüş bildirildiği; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge sınırları tespit edilirken sadece afete uğramış bölgelerin değil, muhtemel afet bölgelerinin de göz önüne alındığı, afete maruz bölge kararının can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tesis edildiği, dava konusu yerin heyelan tehdidi altında olduğunun teknik elemanlarınca yapılan çalışmalar ve düzenlenen jeolojik etüt raporları ile sabit olduğu; belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne; 2. maddesinde, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan ve kaya düşmesi nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: "1)Dava konusu alanda, işlem tarihi itibarıyla heyelan ve kaya düşmesi afeti yaşanmıştır. Alanda heyelan ve kaya düşmesi riski devam etmektedir. Heyelan ve kaya düşmesi olayları, madencilik faaliyetleri ile ilişkili pasa malzemesi dökümü dolayısıyla oluşmuştur. Dökülen pasanın ağırlığı dolayısıyla, önce hemen altındaki kesimde heyelan oluşmuştur. Hereketine devam eden bu heyelan, daha alt kotlardaki yamaç molozunun hareket etmesine neden olmuştur. Zaman içerisinde bu 2 heyelanın sınırları birleşmiştir. 2)Afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riski bulunmaktadır. Heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsaması ve derin olması dolayısıyla, heyelanı bir bütün olarak durdurmak/önlemek teknik olarak mümkün ancak çok büyük maliyetlere neden olacaktır. 3)Dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartlar oluşmuştur..." şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenip değerlendirilmesinden; dava konusu 09/07/2021 gün ve 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile heyelan kaya düşmesi afeti nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilen ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/ haritada sınırları gösterilen alanın 2019 ve 2021 yıllarında iki ayrı heyelana maruz kaldığı; heyelanların bölgedeki madencilik faaliyetleri nedeniyle meydana geldiği, bu faaliyetlerin oluşturduğu deformasyonlardan (toprakta yarıklar, direklerde eğilmeler, toprakta kabarmalar, yapıların hasarı, vb.) işlem tarihi itibarıyla söz konusu alanda heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşandığı, alanda heyelan ve kaya düşmesi hareketinin devam ettiğinin keşif sırasında tespit edildiği; 2018 yılından sonra madencilik faaliyetleri nedeniyle meydana gelen iki heyelanın zaman içerisinde birleşerek boyutları büyümüş olan bir heyelana dönüştüğü; alanın can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskini taşıdığı; belirtilen tespitler karşısında dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıların maliki olduğu taşınmazların, afete maruz bölge olarak olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve işleme dayanak 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı niteliğinde olan ve Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerince hazırlanan 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporunda;
Isparta Orman Bölge Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısının ekinde yer alan Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğünce hazırlanan inceleme raporunda, … Köyü, … Mahallesinin üst kısımlarında kalan ormanlık alandaki arazi üzerinde farklı boyut ve derinliklerde yarılmaların olduğu, alt bölgelerde kaymaların başladığı, bölgenin yağış alması nedeniyle heyelan tehlikesinin artabileceği kanaati ile bölgenin alt kısmında kalan … Köyü, … Mahallesinde can ve mal güvenliğinin sağlanması için ilgili birimlere uyarı yapılarak ve ilgili makamlara bilgi verilerek gerekli tedbirlerin alınması gerektiğinin bildirildiği;
Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 28/11/2018 tarihli inceleme raporunda, gözlemsel olarak yaklaşık 150 dekarlık alanda dönel kaymaya sahip bir heyelanın mevcut olduğu ve aktivitesinin devam ettiği, olayın bu haliyle mahalleyi tehdit etmediği, ancak seraları ve tarım alanlarının heyelan ve kaya düşmesi tehlikesi ile karşı karşıya olduğu, dolayısıyla afetin bu aşamada 7269 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak gerekli önlemler alınmadığı takdirde aktif heyelanın ilerlemesi ve Gedik Mahallesinin de tehlike altında girebileceğinden bahisle heyelanın kontrol etütleri ile gözlem altında tutulması gerektiği hususunun belirtildiği;
Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü elemanlarınca 29/01/2019 tarihinde yerinde yapılan incelemede, önlem alınmasına ilişkin bir çalışma olmadığı ve heyelanın gelişerek devam ettiği, önlem çalışmalarına ivedilikle başlanılması gerektiği hususunun … tarihli, … sayılı yazı ile ilgili kurumlara bildirildiği;
Heyelan gelişimini gösteren ekli uydu görüntüsünde 1 No'lu alan olarak gösterilen sahada, Süleyman Demirel Üniversitesi öğretim elemanlarınca Ekim 2019'da hazırlanan "Isparta ili, Sütçüler ilçesi, Yeşilyurt Köyü, Gedikler Mahallesindeki Heyelanın Jeolojik, Jeoteknik ve Jeofizik Etüdü ile Kaya Düşmelerinin 3D Modellemesi Raporu"nda, rapor tarihi itibarı ile büyük ve karmaşık bir mekanizmaya sahip duruma gelmiş heyelanın tam anlamıyla durdurulmasının çok zor olduğu, ancak büyük ve maliyeti yüksek mühendislik projeleri ile kayma hareketini yavaşlatılarak kütle hareketlerinden kaynaklanabilecek olası can ve mal kayıplarının en aza indirilebileceği, raporda önerilen tüm iyileştirme çalışmalarına rağmen kayan kütlenin büyüklüğü, kayma hızı ve mevcut durumda kaymanın çok fazla ilerlemiş olmasından dolayı heyelanın tamamen durdurulmasının ve %100 emniyetli hale getirilmesinin çok zor olduğu yolunda görüş bildirildiği;
Heyelan gelişimini gösteren ekli uydu görüntüsünde 2 No'lu alandaki heyelanın ise 2021 yılında Ocak ayı ortalarında meydana geldiği, yerinde yapılan gözlemsel incelemelerden, bu alandaki heyelanın 1 No'lu alandaki heyelanın topuk kısmına gelen aşırı yüklenme ile zemin yenilmesi şeklinde geliştiği, dolayısıyla 1 No'lu alanda önceki yıllarda gelişmiş heyelanın doğrudan etkisi, yüzey ve kaynak sularının doğal kontrolünün heyelan nedeniyle bozulması, bu alana yayılarak akması ve zeminin nitelikleri itibarıyla nispeten zayıf olmasından kaynaklandığı, aynı zamanda yoğun kış şartları nedeniyle heyelanın ilerleme hızının arttığının tespit edildiği;
Her iki heyelanın ilerleme hızları, hareketli kütle miktarları ve hareketli / kayan zeminin nitelikleri, yoğun kış şartları gibi etkenlerle Mandallar Mahallesinin etkilendiği, bu etkinin ileri aşamalarında can ve mal güvenliğini tehdit ederek afete dönüşmesinin söz konusu olduğu, bunun yanı sıra ikincil etkinin rusubat, moloz ve çamur akıntısı şeklinde dönüşebileceği, dolayısıyla kaya düşmesi etkisinin olabileceği;
İnceleme alanında, 32 adet konut, 1 adet metruk bina, 1 adet iş yeri, 1 adet depo, 1 adet cami, 1 adet cami lojmanı ve 13 adet ahır bulunduğu; AFAD Hukuk Müşavirliğinin 26/03/2021 tarihli, 49151 sayılı yazısında yer alan "...heyelanın maden işletmesince üretim esnasında biriktirdiği pasanın zemine uyguladığı yükten dolayı meydana geldiği, pasanın sebebiyet verdiği zemin hareketi dışında ayrıca pasanın kendisinin de kayma riski olduğu ve bunun da doğal bir heyelan olmadığından, 7269 1051 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı ve dökülen güncel pasalardan kaynaklı doğal olmayan heyelanların meydana geldiği alan için Müdürlüklerince yapılacak bir işlem bulunmadığı..." görüşüne istinaden, heyelan olayının madencilik faaliyetinden kaynaklandığından bahisle, uyuşmazlık konusu alan hakkında önceden düzenlenen 11/02/2021 tarihli jeolojik etüt raporu eki 11/02/2021 tarihli, 62454 sayılı "Genel Hayata Etkililik Oluru"nun iptal edilmesi gerektiği;
Meydana gelen ve genişleyerek ilerlemesi muhtemel heyelan ve rusubat / moloz / çamur akması olayının, madencilik faaliyetlerinden kaynaklanması nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca değerlendirilmesinin gerektiği, bu bağlamda 7269 1051 sayılı Kanun kapsamında Isparta Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce yapılacak bir işlemin bulunmadığı;
Isparta ili, Sütçüler ilçesi, Yeşilyurt Köyü, Mandallar (Gedik) Mahallesinde meydana gelen ve genişleyerek ilerlemesi muhtemel heyelan ve rusubat / moloz / çamur akması olayı ile ilgili olarak yapılan gözlemsel çalışmalar neticesinde, jeolojik etüt raporu ekinde önerilen "afete maruz bölge saha haritası"nın koordinatları ile sınırları belirli alan için "afete maruz bölge" (yapı ve ikamete yasaklanmış afet bölgesi) kararının alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1. maddesinde "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır. Afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir. Şu kadar ki, afetin maydana gelmesi halinda bu kanun gereğince alınması lazımgelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisi yetkilidir." hükmüne; 2. maddesinde "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
Görülmekte olan davanın, Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve işleme dayanak 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E:2021/8299 sayılı ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye … tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. …, İnşaat Mühendisi Prof Dr. … ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi …'dan oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;
Afete maruz bölge ilan edilen afet sahasının yaklaşık 81,81 hektarlık bir alanı kapladığı, kaya düşmesi ve fiili heyelan yaşanan bölgenin en yakın binaya yaklaşık 130 metre, mahalle girişine ise 340 metre uzaklıkta kaldığının tespit edildiği; keşif günü sahada yapılan incelemede, davalı tarafça gösterilen kaya düşmesi, heyelan alanları ve hasarlı binaların bulunduğu konumların gözlemlendiği, bölgede yürütülen madencilik faaliyetleri sonucunda oluşan maden pasasının neden olduğu doğal olmayan bir zemin hareketinin yaşandığı, buna bağlı olarak da kaya düşmesi ve heyelan olaylarının gerçekleştiğinin bilirkişi heyetince gözlemlendiği;
Dava konusu alanda, maden pasasının altındaki kesimde ve yamaç molozu içerisinde heyelan olduğu, alanda oluşan deformasyonların (toprakta yarıklar, direklerde eğilmeler, toprakta kabarmalar, yapıların hasarı, vb.) heyelanın varlığını açıkça gösterdiği; ayrıca üst kotlardan düşüp az eğimli kısma kadar gelen oldukça büyük kütleli düşmüş kaya parçalarının sahada görülebileceği, keşif yapılan alanda dava konusu işlem tarihi itibarı ile heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşanmış olduğuna ilişkin net ve açık bulguların mevcut olduğu;
Alanda, heyelan ve kaya düşme hareketinin devam ettiği, heyelan hareketinin varlığının alana yerleştirilen inklinometre verileri ile net bir şekilde tespit edildiği;
Heyelan belirtilerinin 2018 yılı ve sonrasında tespit edildiğinden, alana pasa dökümünün heyelana sebep olduğu kanısını doğurduğu;
Pasanın oluşturduğu örtü yükü dolayısıyla, pasa döküm alanının hemen altındaki kesimin öncelikle heyelandan etkilendiği, bu heyelanın daha alt kottaki yamaç molozunu hareket ettirerek yeni bir heyelan oluşmasına neden olduğu, zaman içerisinde 2 heyelanın birleşerek boyutları büyümüş bir heyelana dönüştüğü;
Afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, bu riskin özelilkle yağışlı dönemlerde ve büyük bir deprem olması durumunda daha da artacağı, zira heyelan hareketinin devam ettiği ve pasa malzemesi dolayısıyla kaya düşme sorunun halen bulunduğu, bu sorunun gelecekte de olmasının beklendiği;
Dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsadığı, inklinometre verilerine göre derin olduğu, bu heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak mümkün olduğu, buna karşın bunun çok büyük maliyetler gerektirdiği;
Dava konusu alanda heyelan ve kaya düşme afeti bulunduğu, keşif tarihi itibarıyla az sayıda yapı etkilense de, heyelan yerleşim alanını zaman içerisinde olumsuz etkilemesinin söz konusu olacağı, bu bağlamda, vatandaşların ilgili afetlerden olumsuz etkilenmemesi için, heyelan ve kaya düşmesi afetlerinin çok yüksek maliyetler ile önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması ya da alanın afete maruz bölge ilan edilmesinin gerekli olduğu;
Afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; Isparta ili, Sütçüler ilçesi, … Köyü, … (…) Mahallesinde bulunan ve 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 09/07/2021 tarihli, 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile afete maruz bölge olarak ilan edilmesinin; söz konusu alanda, 2018 yılı ve sonrasında gerçekleştiği tespit edilen heyelan ve kaya düşmesi olaylarından kaynaklandığı; ayrıca can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsadığı, bu heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak mümkün olduğu, ancak, bunun çok büyük maliyetler gerektirdiği; bu bağlamda, afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirilmiş; anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacılar tarafından rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından heyelan ve kaya düşmesi olgularının, bölgede faaliyet gösteren maden firmalarının ilgili mevzuata aykırı biçimde faaliyetlerini yürütmesinden kaynaklandığı belirtilmekte ise de; görülmekte olan davanın, 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı, dolayısıyla işbu davada, tespite konu alanın 7269 sayılı Kanun'da öngörülen şartlar bağlamında afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılabileceği; başka bir ifadeyle, gelinen noktada, alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesi işleminin iptali istemiyle görülen işbu davada, afete maruz bölge ilan edilen alan ve çevresinde meydana geldiği belirtilen heyelan ve kaya düşmesi olaylarının, nedeninin ve bu olaylarda kusuru bulunduğu iddia edilen ilgililerin ve kusur derecelerinin tespiti ve değerlendirilmesinin yapılmasının gerekli olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu bağlamda; dava konusu afete maruz bölge kararının iptali istemiyle görülen işbu davada, söz konusu karara neden olan heyelan ve kaya düşmesine ilişkin olayların gerçekleşmesinde ilgili kişi ve kurumların kusuru bağlamında değerlendirme yapılmasından çok; belirtilen heyelan ve kaya düşmesi olayları sonucunda, gelinen noktada, tespite konu alanda can ve mal güvenliğini teminen afete maruz bölge kararının gerekliliği bağlamında, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, gerek dava konusu işlemin dayanağı jeolojik etüt raporunda, gerek yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacıların iddiasında belirtildiği üzere, heyelan ve kaya düşmesi olaylarının, uyuşmazlık konusu alan yakınlarında faaliyet gösteren mermer ocakları tarafından pasa dökülmesinden kaynaklı olduğu doğrulanmakta ise de; bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla, keşif yapılan alanda, heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşanmış olduğuna ilişkin net ve açık bulguların mevcut olduğu; afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsaması ve derin olması nedeniyle, heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak çok büyük maliyetler gerektirdiği ve dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirildiği ve söz konusu bilirkişi raporuna davacılar tarafından yapılan itirazın anılan raporu kusurlandırmadığı değerlendirilmekte olup; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca 20/04/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gider avansı ile keşif avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5 Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/111185
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51