SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11973

Karar No

2023/5745

Karar Tarihi

26 Ekim 2023

T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/11973

Karar No : 2023/5745

TEMYİZ EDENLER: 1 (DAVALI)

… Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

2 MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)

… Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: **

Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum, Milas ve Yatağan ilçelerinde yer alan … Mahallesi, … ve … Mahallesi Mevkiinde DSİ 21. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Bodrum İçmesuyu Barajı ve Malzeme Ocakları, Kırma­Eleme, Yıkama­Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi" ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu projenin kamu yararına bir proje olduğu, işletme aşamasında toz ve gürültü problemlerine neden olmayacağı, proje alanındaki tarımsal üretimin sınırlı olduğu, çevresindeki tarım arazilerine olumsuz etkilerinin ciddi düzeyde olmayacağı, civarındaki zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine etkilerinin sınırlı olacağı, özetle tarımsal açıdan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu anlaşılmakta ise de, dava konusu işleme dayanak teşkil eden ÇED raporunda alternatiflerin ve olası farklı yer seçeneklerinin raporu hazırlayanlar tarafından yeterli düzeyde tartışılmadığı, planlama için verileri kullanılan diğer akım gözlem istasyonlarının baraj havzasını temsil edip etmediğinin belirlenmesine yönelik bir değerlendirme ya da açıklayıcı bilgi bulunmadığı, bölgede yağışlarda, yüzeysel akışlarda ve yer altı su seviyelerinde kuvvetli azalma eğilimlerinin bilimsel çalışmalar ile tespit edilmiş olmasına karşın, barajdan derlenmesi planlanan su miktarı için gelecek projeksiyonunda iklim değişikliği etkisinin göz önüne alınmadığı, yapılacak barajın ekolojik anlamda yaratacağı mikroklimatik etkilerin yörede bulunan bitki örtüsü ve bilhassa orman vejetasyonu üzerinde meydana getireceği olumlu ya da olumsuz etkilere yer verilmediği, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatı" başlıklı Ek 3 listesi uyarınca projenin yer ve teknoloji alternatiflerinin, projenin iklim üzerindeki etkisinin (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü), projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğinin ve iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet veya kaza riskinin ÇED raporunda bulunması gereken zorunlu unsurlar olduğu halde, bahse konu hususlarla ilgili ÇED raporunda eksiklikler bulunması nedeniyle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, dava konusu projenin, Bodrum ilçesinde giderek artan içme suyu ihtiyacını karşılamaya yönelik olması ve içme suyunun insan hayatı için zorunlu ihtiyaç olması nedeniyle kamu yararına uygun olduğu yönündeki değerlendirmeler de dikkate alındığında, Mahkemece verilen iptal kararının, uyuşmazlık konusu projenin tamamen hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği ve belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve yeni bir ÇED raporunun hazırlanması suretiyle ÇED sürecinin yeniden işletilmesinde ve davalı idarece bu yönde tekrar işlem tesis edilmesinde hukuken bir engel bulunmadığı vurgulanmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1 Davalı tarafından; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verilmesinin dayanağı olan tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun olarak tamamlandığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, ziraat mühendisliği açısından uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği; ÇED Yönetmeliği kapsamında İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu üyesi olarak görev alan kurum ve kuruluşların olumlu görüşünün bulunduğu, nihai ÇED raporunda tüm çevresel etkilerin değerlendirildiği, gerekli her türlü tedbirin alındığı, maddi ve hukuki bakımından dayanağı bulunmayan, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı ileri sürülmektedir.

2 Davalı yanında müdahil tarafından; … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığı, yeni bir bilirkişi heyeti ile yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği; bilirkişi raporuna taraflarınca yapılan itirazların İdare Mahkemesince dikkate alınmadığı; iklimsel değişikliklerin flora ve fauna üzerine etkileri, can suyu değerlendirmesi, hidrobiyolojik açıdan değerlendirme ve orman ekosistemi konularında nihai ÇED raporunda yeterli bilgi ve önlemlerin yer aldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ:

DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulmasına ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: **

MADDİ OLAY: **

Muğla ili, Bodrum, Milas ve Yatağan ilçelerinde yer alan … Mahallesi, … ve … Mahallesi Mevkiinde DSİ 21. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Bodrum İçmesuyu Barajı ve Malzeme Ocakları, Kırma­Eleme, Yıkama­Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi" ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğünce … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı verilmiştir.

Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İptal davasının konusunu oluşturan idari işlemler, kişiler üzerinde yeni bir hukuki durum yaratma veya değiştirme gibi sonuçlar doğurmakta olup, görevli ve yetkili yargı merciince iptal edilinceye veya işlemi tesis eden idarece geri alınıncaya, kaldırılıncaya, değiştirilinceye veya düzeltilinceye kadar hukuki geçerliliğini korumaktadır.

Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, iptal kararları, iptali istenilen idari tasarrufu ve ona bağlı işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldırarak bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar.

İptal kararı ile hukuki varlığı sona eren idari işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kalkacağı idare hukukunun en temel ilkelerinden biridir. İdare tarafından tesis edilmiş olan işlemin sakatlığının, idari yargı yerince tespit edilmesi sonucu verilen iptal kararı bütün ilgililer için sonuç ifade edecektir. Genel düzenleyici işlemlerin iptali halinde bütün ilgilileri açısından sonuç doğuracağı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, genel düzenleyici işlem niteliğinde olmayan ancak birden çok kişiyi etkileyen ya da etkilemesi muhtemel nitelikteki bir işlemin, bu kişilerden biri tarafından açılan dava sonucunda iptal edilmiş olması halinde, iptal kararının, kural olarak, bütün ilgilileri etkileyeceğinin kabulü gerekmektedir. Örneğin, aynı proje hakkındaki bir çevresel etki değerlendirme kararının iptal edilmesi halinde, diğer ilgililerin yeniden dava açarak hukuken geçerliliği kalmayan bir işlemi yeniden iptal ettirmelerinin söz konusu olamayacağı, bu konuda verilen iptal kararının bütün ilgililer yönünden genel bir etkiye sahip olduğu açıktır.

Belirtilen nitelikte bir işlem hakkında açılmış ve devam etmekte olan birden çok davanın bulunması halinde ise, kural olarak, davaya bakmakta olan mahkeme ya da mahkemeler tarafından her bir davacı yönünden uyuşmazlığın çözümlenerek karar verilmesi gerekmekle birlikte; davalardan birinde idari yargı merciince iptal kararı verilmesi durumunda, iptali istenilen işlemin tesis edildiği andan başlayarak ortadan kalkacağına kuşku bulunmamaktadır.

Bu itibarla; (uyuşmazlıkta olduğu gibi) aynı işlemin iptali istemiyle görülen birden çok davanın bulunduğu hallerde, davalardan birinde idari yargı merciince dava konusu işlemi bütün sonuçları ile ortadan kaldıran iptal kararının verilmesi ve bu iptal kararının kesinleşmiş olması durumunda, konusu kalmayan dava(lar) hakkında "karar verilmesine yer olmadığı kararı" verilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, belirtilen durumlarda, konusu kalmadığı gerekçesiyle, idari yargı merciince "karar verilmesine yer olmadığı kararı" verilebilmesi için, aynı işlemin iptali istemiyle farklı bir davacı tarafından açılan davada, idari işlemin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkması sonucunu doğuracak nitelikteki iptal kararının kesinleşmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Konu bu çerçevede değerlendirildiğinde, uyuşmazlıkta; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğünce tesis edilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle farklı bir davacı tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (her ne kadar İdare Mahkemesinin karar verdiği tarihte anılan karar kesinleşmemiş olsa da) Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2023 tarih ve E:2023/1860, K:2023/5418 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı, dolayısıyla aynı işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının temyizen incelendiği tarih itibarıyla … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında verilen iptal kararının kesinleştiği hususu birlikte değerlendirildiğinde; maddi anlamda kesin hüküm halini alan bir idari yargı kararı ile iptal edildiği anlaşılan ve hukuk aleminde bulunmayan dava konusu işlem hakkında; temyiz kararının verildiği tarih itibarıyla tekrar iptal kararı verilmesine hukuken olanak bulunmadığı dikkate alındığında, bu davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılmaktadır.

KARAR SONUCU: **

Açıklanan nedenlerle;

  1. Temyiz istemlerinin kabulüne,

  2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

  3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

  4. Posta giderleri avansından artan tutarın istemleri halinde taraflara ve davalı yanında müdahile iadesine,

  5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

  6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY: **

Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11973 E. , 2023/5745 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2023/11973
    Karar No : 2023/5745

    TEMYİZ EDENLER : 1 (DAVALI)
    … Bakanlığı
    VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
    2 MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
    … Müdürlüğü
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVACI) : … Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum, Milas ve Yatağan ilçelerinde yer alan … Mahallesi, … ve … Mahallesi Mevkiinde DSİ 21. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Bodrum İçmesuyu Barajı ve Malzeme Ocakları, Kırma­Eleme, Yıkama­Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi" ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu projenin kamu yararına bir proje olduğu, işletme aşamasında toz ve gürültü problemlerine neden olmayacağı, proje alanındaki tarımsal üretimin sınırlı olduğu, çevresindeki tarım arazilerine olumsuz etkilerinin ciddi düzeyde olmayacağı, civarındaki zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine etkilerinin sınırlı olacağı, özetle tarımsal açıdan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu anlaşılmakta ise de, dava konusu işleme dayanak teşkil eden ÇED raporunda alternatiflerin ve olası farklı yer seçeneklerinin raporu hazırlayanlar tarafından yeterli düzeyde tartışılmadığı, planlama için verileri kullanılan diğer akım gözlem istasyonlarının baraj havzasını temsil edip etmediğinin belirlenmesine yönelik bir değerlendirme ya da açıklayıcı bilgi bulunmadığı, bölgede yağışlarda, yüzeysel akışlarda ve yer altı su seviyelerinde kuvvetli azalma eğilimlerinin bilimsel çalışmalar ile tespit edilmiş olmasına karşın, barajdan derlenmesi planlanan su miktarı için gelecek projeksiyonunda iklim değişikliği etkisinin göz önüne alınmadığı, yapılacak barajın ekolojik anlamda yaratacağı mikroklimatik etkilerin yörede bulunan bitki örtüsü ve bilhassa orman vejetasyonu üzerinde meydana getireceği olumlu ya da olumsuz etkilere yer verilmediği, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatı" başlıklı Ek 3 listesi uyarınca projenin yer ve teknoloji alternatiflerinin, projenin iklim üzerindeki etkisinin (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü), projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğinin ve iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet veya kaza riskinin ÇED raporunda bulunması gereken zorunlu unsurlar olduğu halde, bahse konu hususlarla ilgili ÇED raporunda eksiklikler bulunması nedeniyle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, dava konusu projenin, Bodrum ilçesinde giderek artan içme suyu ihtiyacını karşılamaya yönelik olması ve içme suyunun insan hayatı için zorunlu ihtiyaç olması nedeniyle kamu yararına uygun olduğu yönündeki değerlendirmeler de dikkate alındığında, Mahkemece verilen iptal kararının, uyuşmazlık konusu projenin tamamen hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği ve belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve yeni bir ÇED raporunun hazırlanması suretiyle ÇED sürecinin yeniden işletilmesinde ve davalı idarece bu yönde tekrar işlem tesis edilmesinde hukuken bir engel bulunmadığı vurgulanmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1 Davalı tarafından; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verilmesinin dayanağı olan tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun olarak tamamlandığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, ziraat mühendisliği açısından uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği; ÇED Yönetmeliği kapsamında İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu üyesi olarak görev alan kurum ve kuruluşların olumlu görüşünün bulunduğu, nihai ÇED raporunda tüm çevresel etkilerin değerlendirildiği, gerekli her türlü tedbirin alındığı, maddi ve hukuki bakımından dayanağı bulunmayan, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı ileri sürülmektedir.
    2 Davalı yanında müdahil tarafından; … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığı, yeni bir bilirkişi heyeti ile yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği; bilirkişi raporuna taraflarınca yapılan itirazların İdare Mahkemesince dikkate alınmadığı; iklimsel değişikliklerin flora ve fauna üzerine etkileri, can suyu değerlendirmesi, hidrobiyolojik açıdan değerlendirme ve orman ekosistemi konularında nihai ÇED raporunda yeterli bilgi ve önlemlerin yer aldığı ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

    TETKİK HÂKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulmasına ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY :
    Muğla ili, Bodrum, Milas ve Yatağan ilçelerinde yer alan … Mahallesi, … ve … Mahallesi Mevkiinde DSİ 21. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Bodrum İçmesuyu Barajı ve Malzeme Ocakları, Kırma­Eleme, Yıkama­Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi" ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğünce … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı verilmiştir.
    Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

    İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
    İptal davasının konusunu oluşturan idari işlemler, kişiler üzerinde yeni bir hukuki durum yaratma veya değiştirme gibi sonuçlar doğurmakta olup, görevli ve yetkili yargı merciince iptal edilinceye veya işlemi tesis eden idarece geri alınıncaya, kaldırılıncaya, değiştirilinceye veya düzeltilinceye kadar hukuki geçerliliğini korumaktadır.
    Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, iptal kararları, iptali istenilen idari tasarrufu ve ona bağlı işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldırarak bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar.
    İptal kararı ile hukuki varlığı sona eren idari işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kalkacağı idare hukukunun en temel ilkelerinden biridir. İdare tarafından tesis edilmiş olan işlemin sakatlığının, idari yargı yerince tespit edilmesi sonucu verilen iptal kararı bütün ilgililer için sonuç ifade edecektir. Genel düzenleyici işlemlerin iptali halinde bütün ilgilileri açısından sonuç doğuracağı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, genel düzenleyici işlem niteliğinde olmayan ancak birden çok kişiyi etkileyen ya da etkilemesi muhtemel nitelikteki bir işlemin, bu kişilerden biri tarafından açılan dava sonucunda iptal edilmiş olması halinde, iptal kararının, kural olarak, bütün ilgilileri etkileyeceğinin kabulü gerekmektedir. Örneğin, aynı proje hakkındaki bir çevresel etki değerlendirme kararının iptal edilmesi halinde, diğer ilgililerin yeniden dava açarak hukuken geçerliliği kalmayan bir işlemi yeniden iptal ettirmelerinin söz konusu olamayacağı, bu konuda verilen iptal kararının bütün ilgililer yönünden genel bir etkiye sahip olduğu açıktır.
    Belirtilen nitelikte bir işlem hakkında açılmış ve devam etmekte olan birden çok davanın bulunması halinde ise, kural olarak, davaya bakmakta olan mahkeme ya da mahkemeler tarafından her bir davacı yönünden uyuşmazlığın çözümlenerek karar verilmesi gerekmekle birlikte; davalardan birinde idari yargı merciince iptal kararı verilmesi durumunda, iptali istenilen işlemin tesis edildiği andan başlayarak ortadan kalkacağına kuşku bulunmamaktadır.
    Bu itibarla; (uyuşmazlıkta olduğu gibi) aynı işlemin iptali istemiyle görülen birden çok davanın bulunduğu hallerde, davalardan birinde idari yargı merciince dava konusu işlemi bütün sonuçları ile ortadan kaldıran iptal kararının verilmesi ve bu iptal kararının kesinleşmiş olması durumunda, konusu kalmayan dava(lar) hakkında "karar verilmesine yer olmadığı kararı" verilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, belirtilen durumlarda, konusu kalmadığı gerekçesiyle, idari yargı merciince "karar verilmesine yer olmadığı kararı" verilebilmesi için, aynı işlemin iptali istemiyle farklı bir davacı tarafından açılan davada, idari işlemin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkması sonucunu doğuracak nitelikteki iptal kararının kesinleşmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
    Konu bu çerçevede değerlendirildiğinde, uyuşmazlıkta; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğünce tesis edilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle farklı bir davacı tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (her ne kadar İdare Mahkemesinin karar verdiği tarihte anılan karar kesinleşmemiş olsa da) Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2023 tarih ve E:2023/1860, K:2023/5418 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı, dolayısıyla aynı işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının temyizen incelendiği tarih itibarıyla … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında verilen iptal kararının kesinleştiği hususu birlikte değerlendirildiğinde; maddi anlamda kesin hüküm halini alan bir idari yargı kararı ile iptal edildiği anlaşılan ve hukuk aleminde bulunmayan dava konusu işlem hakkında; temyiz kararının verildiği tarih itibarıyla tekrar iptal kararı verilmesine hukuken olanak bulunmadığı dikkate alındığında, bu davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılmaktadır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
    2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
    3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
    4. Posta giderleri avansından artan tutarın istemleri halinde taraflara ve davalı yanında müdahile iadesine,
    5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
    6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    (X) KARŞI OY :
    Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

    2023/111992

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    müdahilmilletidavalıdördüncüyanındaadınadaire

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 16:11:26

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim