Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/12009
2023/5426
12 Ekim 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12009
Karar No : 2023/5426
TEMYİZ EDENLER: 1 (DAVALI) … Valiliği …
VEKİLİ: Av. …
2 MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
…Linyit Kömür İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …Odası Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, …Mevkii, … Mahallesinde davalı yanında müdahil şirket tarafından İr:…ruhsat numaralı 1.972,55 hektarlık alanın 40,69 hektarlık kısmında yapılması planlanan "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma, Eleme ve Paketleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Antalya Valiliğince verilen …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3501, K:2022/7521 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesince hükme esas alınan ve …İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucundan düzenlenen bilirkişi raporunun bir örneğinin taraflara tebliğ edilmeden esas hakkında karar verildiği, bu durumun hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarının ihlali niteliği taşıyacağı; öte yandan söz konusu raporda özellikle çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve arkeoloji disiplinleri açısından değerlendirmeler içeren kısımlarının, hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi ve bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, (gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılmak suretiyle) ek bilirkişi raporu alınması ve buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine; bozma kararına uyularak, aynı işlemin iptali istemiyle açılan ve …İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında görülen davada düzenlenen ek bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma Eleme ve Paketleme Tesisi" projesinin yapılması planlanan alan ile ilgili Toprak Koruma Kurulunun …tarih ve …sayılı “Tarım Dışı Amaçla Kullanımının Uygun Olduğuna” yönelik kararına karşı …İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında açılan davada mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; dava konusu alanın tamamının 1. sınıf tarım arazisi olduğu, söz konusu alanda bitkisel üretimin yanı sıra küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve arıcılık yapıldığı, sahanın tamamının tarımsal dışı amaçla kullanımına izin verilmesinin doğru olmadığı yolunda görüş bildirildiği belirtilerek, uyuşmazlığa konu "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma Eleme ve Paketleme Tesisi" projesinin yapılması planlanan alanın dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri (1. sınıf tarım arazisi) vasfında olduğu, alanda bitkisel üretimin yanı sıra küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin ve arıcılığın yapıldığı, çevresinde alternatif alanların bulunmadığı ve alanda yapılacak faaliyetlerin tarımsal bütünlüğü bozabilecek nitelik ve nicelikte olduğu, tarımsal dışı amaçla kullanımının uygun bulunmadığının somut olarak ortaya koyulduğu, bu bakımdan projenin gerçekleşmesi halinde çevresel etkileri yönünden olumsuzluklarının bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu alanda yapılacak "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma Eleme ve Paketleme Tesisi" için çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanması gerekirken, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmesine yönelik tesis olunan Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1 Davalı tarafından; dava konusu işlemin hizmetin gerekleri, kamu yararı ve çevrenin korunması prensipleri ve olması lazım gelen prosedür takip edilerek mevzuattaki usul ve esaslar çerçevesinde, hukuka uygun olarak tesis edildiği; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının nihai izin ve onay niteliğinde olmadığı; dava konusu işlem tesis edilmeden ilgili kurum ve kuruluşların proje hakkında olumlu görüş bildirildiği; işbu dava dosyası ile tarım dışı amaçla kullanımın uygun olduğuna yönelik Antalya Toprak Koruma Kurulunun …tarihli ve …sayılı kararının iptali istemiyle görülen başka bir davada iptal kararı verildiği belirtilerek, görülmekte olan davada da dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmesinin yerinde olmadığı, zira dava konusu projenin gerçekleştirilmesine yönelik olarak Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ilgili yazısında ÇED sürecinin devam etmesinde sakınca olmadığının bildirildiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2 Davalı yanında müdahil tarafından; Antalya Toprak Koruma Kurulunun …tarihli ve …sayılı kararının iptali istemiyle görülen davada yapılan yargılamanın usul kurallarına aykırı biçimde gerçekleştirildiği; söz konusu bilirkişi heyetinde yer alan ziraat mühendisinin tarafsız olmadığı; alanda ekonomik tarımsal üretimin yapılmadığı, bu bağlamda zarardan söz etmenin mümkün olmadığı; alanın faaliyet sonrası taşlık yapısından kurtularak tarıma elverişli hale getirileceği, dava dosyasına sunulan uzman mütalaaları da dikkate alınarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
MADDİ OLAY: **
Antalya ili, Korkuteli ilçesi, …Mevkii, …Mahallesinde davalı yanında müdahil şirket tarafından İr:…ruhsat numaralı 1.972,55 hektarlık alanın 40,69 hektarlık kısmında yapılması planlanan "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma, Eleme ve Paketleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Antalya Valiliğince verilen …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: **
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK 1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK 2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK 2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **
Uyuşmazlığın çözümü için farklı davacılar tarafından açılan ve …İdare Mahkemesinin E:2021/1012 sayılı dosyasında görülen davada; İdare Mahkemesince, Maden Mühendisleri … ve …, Çevre Mühendisi …, Arkeolog …, Ziraat Yüksek Mühendisi …, Jeoloji Mühendisi …ve Harita ve Kadastro Mühendisi …'tan oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, anılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı kararıyla çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, arkeoloji disiplinleri başta olmak üzere, bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi ve bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, (gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılmak suretiyle) ek bilirkişi raporu alınması ve buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, söz konusu bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda, çevre mühendisliği, arkeoloji, maden mühendisliği ve jeoloji mühendisliği bakımından değerlendirmeler yapıldığı görülmektedir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı bozma kararı üzerine, düzenlenen bilirkişi ek raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, madencilik faaliyetine yönelik hazırlanan proje tanıtım dosyasının, su kaynakları, katı atıklar, toz nedeniyle oluşacak hava kirliliği, gürültü kirliliği, vb. konularda kapsamlı değerlendirmeler içerdiği, söz konusu çevresel unsurlar yönünden proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlerin yeterli olduğu; maden mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, açık işletme yönteminin kullanılacağı projede, çıkarılacak kömüre kırma ve eleme dışında bir işlem uygulanmayacağı için tesiste maden atığı oluşumunun söz konusu olmadığı, proje süresi sonunda kırma, eleme ve paketleme tesisi ile kömür stok sahasının 4. yıl nereye taşınacağına ve kömür kalitesine yönelik bilgilere yer verilmesinin gerekli olmadığı, proje tanıtım dosyasının ilgili kısımlarında yer verilen taahhütlere uyulması kaydı ile pasa malzemelerinin depolanması ile ilgili yeterli önlemlerin alınmış kabul edileceği yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Anılan ek raporun, arkeoloji disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunca sınırları belirlenen I. ve III. derece arkeolojik sit alanlarının 40,69 hektarlık ÇED sahası içinde kaldığı ve bilirkişi keşif gezisi sırasında tespit edilen lahit kapağı parçasının sınırları belirlenen I. ve III. derece sit alanı dışındaki 1034 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunmakla birlitke, maden arama ve depolama alanları içerisinde kaldığı; proje sahasının genişleme durumuna yönelik bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmekle birlikte; Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısında, Antalya İli, Korkuteli İlçesi, …Mevkii, …sınırlarındaki İR:…no'lu alandaki 41,11 hektarlık ÇED sahasının bir bölümünün, I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilerek, sit sınırları dışındaki insitu olmayan kültür varlığı parçalarının Antalya Elmalı Müze Müdürlüğünce uygun bir yere taşınması ve sit sınırları içerisinde madencilik, vb. faaliyet yapılmamasına yönelik Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının verilmesi üzerine, ÇED alanı içerisisinde kalan, I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen sahanın, talep edilen ÇED Alanı Koordinatları kapsamından çıkartıldığı, çıkarılan sit alanının da gösterildiği projeye ilişkin revize vaziyet planının proje tanıtım dosyası Ek 5.1’de sunulduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan; Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3501, K:2022/7521 sayılı bozma kararının gerekçesinin dikkate alınması suretiyle, …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:… sayılı ara kararı ile hidrojeolojik etüd raporunun, davalı idare ve dava dışı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne sunulma tarihlerinin ilgili idarelerden sorulması üzerine, söz konusu raporun davalı yanında müdahil şirket tarafından 01/12/2020 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğüne elden teslim edildiği ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazı ile uyuşmazlık konusu proje hakkında görüşünün bildirildiği tarih itibarı ile anılan raporun incelendiği hususunun, anılan Bölge Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısı ile …İdare Mahkemesine bildirildiği görülmekte olup; aynı işlemin iptali istemiyle başka davacılar tarafından açılan davanın temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Altıncı Dairesince verilen 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı bozma kararı üzerine, düzenlenen bilirkişi ek raporunun jeoloji mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında ise; proje tanıtım dosyasında, hidrojeoloji konuları anlatılırken, davalı yanında müdahil şirket tarafından hazırlatıldığı belirtilen hidrojeolojik etüd raporunda yer verilen bilgilere değinilmediği, buna karşın söz konusu raporun ilgili kısımlarında birtakım hesaplama hatalarına yer verildiği, proje sahasında yer alan taneli birimlerin, taneler arası boşluklarının yeraltı suları için akifer özelliği taşıyabileceği, hidrojeolojik etüt raporunda, kil tabanlı havuzun boyutlandırılması amacıyla yapılan, ocak içi günlük toplam su gelirinin hesabının hatalı olduğu, gerçek su gelirinin 198,63 ton/gün olması gerektiği yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Diğer taraftan; Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı bozma kararının verilmesinden önce aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi kök raporunun ziraat mühendisliği açısından değerlendirmeler içeren kısmında; dava konusu çalışma sahasının "tarım arazisi" niteliğinde olduğu ve keşif tarihi itibarıyla proje alanı içerisinde sulu tarım yapıldığı, meyve bahçeleri ve hububat ekimi yapılan tarım arazilerinin bulunduğu, kömür işletme sahasında bulunan tarım alanlarının mevcut kapama sulama sistemi ile sulandığı, sahada madencilik çalışmalarına başlandığı takdirde, kapama sulama sisteminin zarar görmesi sonucu mevcut alan dışında kalan ve bu kapama sulama sistemi ile sulanan diğer tarım alanlarının da zarar göreceği ve bu durumun belirtilen alanlarda sulama yapılamamasına neden olacağı, proje tanıtım dosyasında kapama sulama sistemlerinin zarar görmesi ve bu zarardan dolayı sulanamayacak diğer tarım arazilerine değinilmediği, bu bağlamda proje tanıtım dosyası içerisinde sahada üretim başladığı zaman üretim süresince tarım arazileri ile ilgili alınabilecek tedbirlerden bahsedilmediği yolunda görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" iptali istemiyle işbu davada İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kök raporunun ziraat mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmının dikkate alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken; uyuşmazlık konusu proje alanı ile kesiştiği belirtilen ve Antalya ili, Korkuteli ilçesi, …Mahallesi, …mevkisinde bulunan 33,95 hektarlı sulu mutlak tarım arazisi, 5,48 hektarlık dikili tarım arazisi olmak üzere, toplam 39.43 hektar alanın tarım dışı kullanımının uygun bulunmasına ilişkin Antalya Toprak Koruma Kurulunun …tarihli …sayılı kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin dikkate alınması suretiyle, Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" iptali istemiyle işbu davada İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kök raporunda, dava konusu çalışma sahasının "tarım arazisi" niteliğinde olduğu ve keşif tarihi itibarıyla proje alanı içerisinde sulu tarım yapıldığı, meyve bahçeleri ve hububat ekimi yapılan tarım arazilerinin bulunduğu, kömür işletme sahasında bulunan tarım alanlarının mevcut kapama sulama sistemi ile sulandığı, sahada madencilik çalışmalarına başlandığı takdirde, kapama sulama sisteminin zarar görmesi sonucu mevcut alan dışında kalan ve bu kapama sulama sistemi ile sulanan diğer tarım alanlarının da zarar göreceği ve bu durumun belirtilen alanlarda sulama yapılamamasına neden olacağı, proje tanıtım dosyasında kapama sulama sistemlerinin zarar görmesi ve bu zarardan dolayı sulanamayacak diğer tarım arazilerine değinilmediği, bu bağlamda proje tanıtım dosyası içerisinde sahada üretim başladığı zaman üretim süresince tarım arazileri ile ilgili alınabilecek tedbirlerden bahsedilmediği hususu dikkate alındığında; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamıştır.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz istemlerinin reddine,
-
Temyize konu …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
-
Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12009
Karar No : 2023/5426
TEMYİZ EDENLER : 1 (DAVALI) … Valiliği …
VEKİLİ : Av. …
2 MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
…Linyit Kömür İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, …Mevkii, … Mahallesinde davalı yanında müdahil şirket tarafından İr:…ruhsat numaralı 1.972,55 hektarlık alanın 40,69 hektarlık kısmında yapılması planlanan "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma, Eleme ve Paketleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Antalya Valiliğince verilen …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3501, K:2022/7521 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesince hükme esas alınan ve …İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucundan düzenlenen bilirkişi raporunun bir örneğinin taraflara tebliğ edilmeden esas hakkında karar verildiği, bu durumun hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarının ihlali niteliği taşıyacağı; öte yandan söz konusu raporda özellikle çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve arkeoloji disiplinleri açısından değerlendirmeler içeren kısımlarının, hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi ve bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, (gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılmak suretiyle) ek bilirkişi raporu alınması ve buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine; bozma kararına uyularak, aynı işlemin iptali istemiyle açılan ve …İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında görülen davada düzenlenen ek bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma Eleme ve Paketleme Tesisi" projesinin yapılması planlanan alan ile ilgili Toprak Koruma Kurulunun …tarih ve …sayılı “Tarım Dışı Amaçla Kullanımının Uygun Olduğuna” yönelik kararına karşı …İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında açılan davada mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; dava konusu alanın tamamının 1. sınıf tarım arazisi olduğu, söz konusu alanda bitkisel üretimin yanı sıra küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve arıcılık yapıldığı, sahanın tamamının tarımsal dışı amaçla kullanımına izin verilmesinin doğru olmadığı yolunda görüş bildirildiği belirtilerek, uyuşmazlığa konu "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma Eleme ve Paketleme Tesisi" projesinin yapılması planlanan alanın dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri (1. sınıf tarım arazisi) vasfında olduğu, alanda bitkisel üretimin yanı sıra küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin ve arıcılığın yapıldığı, çevresinde alternatif alanların bulunmadığı ve alanda yapılacak faaliyetlerin tarımsal bütünlüğü bozabilecek nitelik ve nicelikte olduğu, tarımsal dışı amaçla kullanımının uygun bulunmadığının somut olarak ortaya koyulduğu, bu bakımdan projenin gerçekleşmesi halinde çevresel etkileri yönünden olumsuzluklarının bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu alanda yapılacak "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma Eleme ve Paketleme Tesisi" için çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanması gerekirken, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmesine yönelik tesis olunan Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1 Davalı tarafından; dava konusu işlemin hizmetin gerekleri, kamu yararı ve çevrenin korunması prensipleri ve olması lazım gelen prosedür takip edilerek mevzuattaki usul ve esaslar çerçevesinde, hukuka uygun olarak tesis edildiği; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının nihai izin ve onay niteliğinde olmadığı; dava konusu işlem tesis edilmeden ilgili kurum ve kuruluşların proje hakkında olumlu görüş bildirildiği; işbu dava dosyası ile tarım dışı amaçla kullanımın uygun olduğuna yönelik Antalya Toprak Koruma Kurulunun …tarihli ve …sayılı kararının iptali istemiyle görülen başka bir davada iptal kararı verildiği belirtilerek, görülmekte olan davada da dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmesinin yerinde olmadığı, zira dava konusu projenin gerçekleştirilmesine yönelik olarak Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ilgili yazısında ÇED sürecinin devam etmesinde sakınca olmadığının bildirildiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2 Davalı yanında müdahil tarafından; Antalya Toprak Koruma Kurulunun …tarihli ve …sayılı kararının iptali istemiyle görülen davada yapılan yargılamanın usul kurallarına aykırı biçimde gerçekleştirildiği; söz konusu bilirkişi heyetinde yer alan ziraat mühendisinin tarafsız olmadığı; alanda ekonomik tarımsal üretimin yapılmadığı, bu bağlamda zarardan söz etmenin mümkün olmadığı; alanın faaliyet sonrası taşlık yapısından kurtularak tarıma elverişli hale getirileceği, dava dosyasına sunulan uzman mütalaaları da dikkate alınarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Korkuteli ilçesi, …Mevkii, …Mahallesinde davalı yanında müdahil şirket tarafından İr:…ruhsat numaralı 1.972,55 hektarlık alanın 40,69 hektarlık kısmında yapılması planlanan "IV. Grup Kömür Ocağı İşletmeciliği, Kırma, Eleme ve Paketleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Antalya Valiliğince verilen …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK 1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK 2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK 2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın çözümü için farklı davacılar tarafından açılan ve …İdare Mahkemesinin E:2021/1012 sayılı dosyasında görülen davada; İdare Mahkemesince, Maden Mühendisleri … ve …, Çevre Mühendisi …, Arkeolog …, Ziraat Yüksek Mühendisi …, Jeoloji Mühendisi …ve Harita ve Kadastro Mühendisi …'tan oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, anılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı kararıyla çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, arkeoloji disiplinleri başta olmak üzere, bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi ve bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, (gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılmak suretiyle) ek bilirkişi raporu alınması ve buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, söz konusu bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda, çevre mühendisliği, arkeoloji, maden mühendisliği ve jeoloji mühendisliği bakımından değerlendirmeler yapıldığı görülmektedir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı bozma kararı üzerine, düzenlenen bilirkişi ek raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, madencilik faaliyetine yönelik hazırlanan proje tanıtım dosyasının, su kaynakları, katı atıklar, toz nedeniyle oluşacak hava kirliliği, gürültü kirliliği, vb. konularda kapsamlı değerlendirmeler içerdiği, söz konusu çevresel unsurlar yönünden proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlerin yeterli olduğu; maden mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, açık işletme yönteminin kullanılacağı projede, çıkarılacak kömüre kırma ve eleme dışında bir işlem uygulanmayacağı için tesiste maden atığı oluşumunun söz konusu olmadığı, proje süresi sonunda kırma, eleme ve paketleme tesisi ile kömür stok sahasının 4. yıl nereye taşınacağına ve kömür kalitesine yönelik bilgilere yer verilmesinin gerekli olmadığı, proje tanıtım dosyasının ilgili kısımlarında yer verilen taahhütlere uyulması kaydı ile pasa malzemelerinin depolanması ile ilgili yeterli önlemlerin alınmış kabul edileceği yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Anılan ek raporun, arkeoloji disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunca sınırları belirlenen I. ve III. derece arkeolojik sit alanlarının 40,69 hektarlık ÇED sahası içinde kaldığı ve bilirkişi keşif gezisi sırasında tespit edilen lahit kapağı parçasının sınırları belirlenen I. ve III. derece sit alanı dışındaki 1034 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunmakla birlitke, maden arama ve depolama alanları içerisinde kaldığı; proje sahasının genişleme durumuna yönelik bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmekle birlikte; Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısında, Antalya İli, Korkuteli İlçesi, …Mevkii, …sınırlarındaki İR:…no'lu alandaki 41,11 hektarlık ÇED sahasının bir bölümünün, I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilerek, sit sınırları dışındaki insitu olmayan kültür varlığı parçalarının Antalya Elmalı Müze Müdürlüğünce uygun bir yere taşınması ve sit sınırları içerisinde madencilik, vb. faaliyet yapılmamasına yönelik Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının verilmesi üzerine, ÇED alanı içerisisinde kalan, I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen sahanın, talep edilen ÇED Alanı Koordinatları kapsamından çıkartıldığı, çıkarılan sit alanının da gösterildiği projeye ilişkin revize vaziyet planının proje tanıtım dosyası Ek 5.1’de sunulduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan; Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3501, K:2022/7521 sayılı bozma kararının gerekçesinin dikkate alınması suretiyle, …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:… sayılı ara kararı ile hidrojeolojik etüd raporunun, davalı idare ve dava dışı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne sunulma tarihlerinin ilgili idarelerden sorulması üzerine, söz konusu raporun davalı yanında müdahil şirket tarafından 01/12/2020 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğüne elden teslim edildiği ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazı ile uyuşmazlık konusu proje hakkında görüşünün bildirildiği tarih itibarı ile anılan raporun incelendiği hususunun, anılan Bölge Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısı ile …İdare Mahkemesine bildirildiği görülmekte olup; aynı işlemin iptali istemiyle başka davacılar tarafından açılan davanın temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Altıncı Dairesince verilen 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı bozma kararı üzerine, düzenlenen bilirkişi ek raporunun jeoloji mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında ise; proje tanıtım dosyasında, hidrojeoloji konuları anlatılırken, davalı yanında müdahil şirket tarafından hazırlatıldığı belirtilen hidrojeolojik etüd raporunda yer verilen bilgilere değinilmediği, buna karşın söz konusu raporun ilgili kısımlarında birtakım hesaplama hatalarına yer verildiği, proje sahasında yer alan taneli birimlerin, taneler arası boşluklarının yeraltı suları için akifer özelliği taşıyabileceği, hidrojeolojik etüt raporunda, kil tabanlı havuzun boyutlandırılması amacıyla yapılan, ocak içi günlük toplam su gelirinin hesabının hatalı olduğu, gerçek su gelirinin 198,63 ton/gün olması gerektiği yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Diğer taraftan; Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2022/3660, K:2022/7520 sayılı bozma kararının verilmesinden önce aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi kök raporunun ziraat mühendisliği açısından değerlendirmeler içeren kısmında; dava konusu çalışma sahasının "tarım arazisi" niteliğinde olduğu ve keşif tarihi itibarıyla proje alanı içerisinde sulu tarım yapıldığı, meyve bahçeleri ve hububat ekimi yapılan tarım arazilerinin bulunduğu, kömür işletme sahasında bulunan tarım alanlarının mevcut kapama sulama sistemi ile sulandığı, sahada madencilik çalışmalarına başlandığı takdirde, kapama sulama sisteminin zarar görmesi sonucu mevcut alan dışında kalan ve bu kapama sulama sistemi ile sulanan diğer tarım alanlarının da zarar göreceği ve bu durumun belirtilen alanlarda sulama yapılamamasına neden olacağı, proje tanıtım dosyasında kapama sulama sistemlerinin zarar görmesi ve bu zarardan dolayı sulanamayacak diğer tarım arazilerine değinilmediği, bu bağlamda proje tanıtım dosyası içerisinde sahada üretim başladığı zaman üretim süresince tarım arazileri ile ilgili alınabilecek tedbirlerden bahsedilmediği yolunda görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" iptali istemiyle işbu davada İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kök raporunun ziraat mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmının dikkate alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken; uyuşmazlık konusu proje alanı ile kesiştiği belirtilen ve Antalya ili, Korkuteli ilçesi, …Mahallesi, …mevkisinde bulunan 33,95 hektarlı sulu mutlak tarım arazisi, 5,48 hektarlık dikili tarım arazisi olmak üzere, toplam 39.43 hektar alanın tarım dışı kullanımının uygun bulunmasına ilişkin Antalya Toprak Koruma Kurulunun …tarihli …sayılı kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin dikkate alınması suretiyle, Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; Antalya Valiliğinin dava konusu …tarih ve E.…sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" iptali istemiyle işbu davada İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kök raporunda, dava konusu çalışma sahasının "tarım arazisi" niteliğinde olduğu ve keşif tarihi itibarıyla proje alanı içerisinde sulu tarım yapıldığı, meyve bahçeleri ve hububat ekimi yapılan tarım arazilerinin bulunduğu, kömür işletme sahasında bulunan tarım alanlarının mevcut kapama sulama sistemi ile sulandığı, sahada madencilik çalışmalarına başlandığı takdirde, kapama sulama sisteminin zarar görmesi sonucu mevcut alan dışında kalan ve bu kapama sulama sistemi ile sulanan diğer tarım alanlarının da zarar göreceği ve bu durumun belirtilen alanlarda sulama yapılamamasına neden olacağı, proje tanıtım dosyasında kapama sulama sistemlerinin zarar görmesi ve bu zarardan dolayı sulanamayacak diğer tarım arazilerine değinilmediği, bu bağlamda proje tanıtım dosyası içerisinde sahada üretim başladığı zaman üretim süresince tarım arazileri ile ilgili alınabilecek tedbirlerden bahsedilmediği hususu dikkate alındığında; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/112114
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42