SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12025

Karar No

2023/5294

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/12025

Karar No : 2023/5294

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …Belediye Başkanlığı …

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): …Bakanlığı

VEKİLİ: Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): …Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: **

Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …ada …parsel sayılı taşınmazda …Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan Çamur Kurutma Tesisi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 16/09/2022 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; çevre mühendisi, meteoroloji mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyeti ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 05/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1 ) Davaya konu projenin, Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, uygun olup olmadığının, yapılması planlanan Çamur Kurutma Tesisinin inşası tamamlanıp kurulduktan sonraki faaliyetlerinin çevreye (çevre ve çevre özelinde doğa, toprak, hava, su ve su kaynakları ile bitki örtüsü açısından) ve insan sağlığına vereceği/verebileceği zararların ne düzeyde olabileceği sorusuna ilişkin olarak; davaya konu tesisin mevzuat açısından, Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı, projenin çevre ve insan sağlığı üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin 3. soruda detaylı olarak verildiği, tesis faaliyete geçtikten sonra çevreye (çevre ve çevre özelinde doğa, toprak, hava, su ve su kaynakları ile bitki örtüsü açısından) ve insan sağlığına vereceği/verebileceği zararlar, ÇED Raporunda verilen taahhütler ile bu raporun değişik yerlerinde belirtildiği üzere kabul edilebilir düzeyde olduğu, 2 ) Projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, alınacak önlemler yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; Projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin 3. soruda detaylı olarak verildiği, bu etkilerin ÇED Raporunda taahhüt edilen önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, yapılan proje çalışmalarında, yüzey ve yeraltı sularına doğabilecek olumsuz etkilerin sürekli takip edileceğinin, gerektiği durumlarda önlem alınacağının ilgili firma tarafından taahhüt edildiği, proje sahibince alınacak önlemlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde bulunduğu, 3 ) Projenin, çevreye (hava, toprak, su) ve insan sağlığına muhtemel zararları var ise bu zararların neler olabileceğinin somut ve bilimsel veriler açısından değerlendirilmesi projenin inşaat aşamasındaki çevresel etkileri sorusuna ilişkin olarak; Projenin inşaat aşamasındaki çevresel etkileri ve projenin işletme aşamasındaki çevresel etkileri tek tek sayılarak bu etkilerin tamamının, ÇED Raporunda bilimsel olarak incelendiği ve alınması gereken tedbirlerin taahhüt edildiği, 4 )Dava konusu tesisin kurulması planlanan bölgedeki hâkim rüzgarların esme yönü, şiddeti, aralığı vb. özellikler belirtilerek, söz konusu tesisten yayılacak olan kömür dumanı vb.gözetilerek çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilen düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; 1960 2020 Çorlu Meteoroloji İstasyonu sonuçlarına göre bölgedeki 1. hakim rüzgar yönünün NNE (kuzey kuzeydoğu), 2. hakim rüzgar yönünün NE (kuzeydoğu) ve 3. hakim rüzgar yönünün de N (kuzey) olduğu, projenin işletme aşamasında tesiste kömür yakılmasından dolayı oluşacak emisyonların etkileri ile ilgili karar verebilmek için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin kullanıldığı, Yönetmelikte hem uygun baca yükseklikleri hem de bacada çıkacak emisyonların sınır değerleri verildiği, projede kömür yakılmasından dolayı oluşacak emisyonlarının uzaklaştırılması için, ilgili yönetmeliğe uygun olarak baca yapılacağının taahhüt edildiği, ayrıca oluşacak emisyon miktarlarının yönetmelikte verilen sınır değerlerini aşmadığının görüldüğü, 5 ) Çamur Kurutma Tesisinden ortaya çıkabilecek kimyasal atık ve zehirli gazların çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; tesiste atık gazların filtrasyonu sırasında scrubber (gaz yıkama) ünitesi kullanılacağı, kurutma işlemi esnasında çamurdan ayrılan buhar ve tozun, siklon toz tutucu ve scrubberdan geçtikten sonra biyofiltreden sistemi terk edeceği, tesiste; arıtma çamuru girişi ve kuru çamur çıkışı dışında kapıların sürekli kapalı tutulacağı, Çamur Kurutma Tesisinin işletilmesi esnasında gaz emisyonu hesaplamalarının kümülatif olarak yapıldığı, tesis ve ocakta kullanılacak yükleyici, kamyon ve arazözde yakıt olarak motorin kullanımının söz konusu olacağı, baca gazı sıcaklığının yüksek olmaması için: kazanı terk eden baca gazlarının, yakıt cinsine bağlı olarak, mümkün mertebe düşük sıcaklıkta olması gerektiği, gereğinden fazla yakıt debisi, yetersiz kazan ısıtma yüzeyi ile duman borularındaki kirlilik, yüksek baca gazı sıcaklığına neden olduğu, baca gazı sıcaklıklarında düşülebilecek minimum değerlerin, baca gazlarının yoğuşma sıcaklığı ile ilgili olduğu, doğalgaz kullanımında 130 150 °C, katı ve sıvı yakıt kullanımında 130 175 °C baca gazı sıcaklıkları uygun değerler olarak kabul edilebildiği, baca gazı sıcaklığının yüksek olmaması için, yüksek baca gazı sıcaklıklarında kazana mutlaka müdahale edilmesi gerektiği, kısmen kapasite düşürülerek veya kazan borularına türbülatörler ilave edilerek, baca gazı sıcaklığının düşürülmesi gerektiği, sonuç olarak, tesisten ortaya çıkacak kimyasal atık ve zehirli gazların çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli bulunduğu 6 ) Çamur Kurutma Tesisinin etki alanında kalan tarım arazisine, diğer bitki örtüsüne, su kaynaklarına, yer altı sularına muhtemel zararları var ise bu zararların neler olabileceğinin somut ve bilimsel veriler açısından değerlendirilmesi, bu zararların alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilen düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; Proje alanının yakın çevresinde genel olarak hububat ekimi yapılan tarım alanlarının yer aldığı, tesisten tarım alanlarına üç şekilde etki olmasının mümkün olduğu; 1.tesise çamur ve kömür taşınması ile nihai ürünün nakliyesi esnasında asfalt yoldan tesise kadar kullanılacak 3.500 m stabilize yolda meydana gelecek tozuma olduğu, bu yolun tozuma engelleyici malzeme ile kaplanacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, rapora göre stabilize yollarda mevsim şartlarına göre belirli periyotlarda, yağışlı mevsimlerde günde 2 kez, kurak mevsimde ise günde 4 kez sulama aracı ile sulama yapılacağı, dolayısıyla nakliye aşamasında toz emisyonunun minimuma indirileceği, 2. tesiste yakılacak olan kömürlerden kaynaklı emisyonlar olduğu, bu emisyonlarla ilgili etkileri ile ilgili Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde baca yükseklikleri ve bacada çıkacak emisyonların sınır değerlerinin verilmekte olduğu, projede kömür yakılmasından dolayı oluşacak emisyonlarının uzaklaştırılması için, ilgili yönetmeliğe uygun olarak baca yapılacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, ayrıca oluşacak emisyon miktarlarının yönetmelikte verilen sınır değerlerini aşmadığının görüldüğü, tesisin işletmeye geçmesiyle birlikte kömür emisyonlarının tahminin üzerinde bir etki göstermesi veya estetik açıdan problem arz etmesi durumunda, ıslak veya kuru baca gazı filtrasyonu sistemleri ile emisyonların azaltılmasının mümkün olacağı, 3. tesiste kurutulan çamurlardan kaynaklanan emisyonlar olduğu, çamur kurutmadan kaynaklanan atık gazların çevreye zarar vermeden uzaklaştırılması için scrubber (gaz yıkama) ünitesi kullanılacağı, tesiste kurutma işlemi esnasında çamurdan ayrılan buhar ve tozun, siklon toz tutucu ve scrubberdan geçtikten sonra biyofiltreden sistemi terk edeceği, tesisin, arıtma çamuru girişi ve kuru çamur çıkışı dışında kapalı sistemde çalıştırılacağı, bu nedenle kurutulan çamurlardan kaynaklanan emisyonlardan çevredeki tarım alanlarının etkilenmesinin beklenmediği, tesisin su kaynaklarına, yer altı sularına muhtemel zararlarının ise bu raporun IV. Bölümünde detaylı olarak anlatıldığı, buna göre tesiste, geçirimsiz betonla taban sızdırmazlığı sağlanacağının belirtildiği, herhangi bir sebeple atıktan kaynaklanabilecek sızıntıların yer altı suyu, kanalizasyon veya yer üstü suyuyla temasını veya sızmasını engelleyecek şekilde toplanabilmesi için tabanda uygun eğimler verilerek ayrı toplama mekanizması oluşturulacağının taahhüt edildiği, hidrojeolojik açıdan, tesis için alınan önlemlerin ve taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olduğunun kabul edildiği, 7 ) Davaya konu ÇED raporu incelenerek, proje hakkında ÇED yönetmeliği kapsamında verilen "ÇED olumlu" kararı süreci değerlendirilerek ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olup olmadığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırılıp dayandırılmadığı sorusuna ilişkin olarak; Proje hakkında verilen "ÇED olumlu" kararı sürecinin ÇED yönetmeliğine uygun olarak tamamlandığı, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olarak hazırlandığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırıldığının düşünüldüğü, 8 ) Dava dilekçesinde ve keşif sırasında davacı tarafından ileri sürülen iddiaların (hukuki iddialar dışındaki, projenin çevreye ne şekilde zarar verebileceği yönündeki iddialar yönüyle) raporda karşılanması sorusuna ilişkin olarak; 1. Davacının, olası patlama durumunda ortaya çıkabilecek kimyasal atık ve zehirli gazlarla ilgili olarak herhangi bir raporlama yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak; Proje kapsamında tesise getirilen atık çamurlarının tesis içerisinde yakılacak olan kömürle ısıtılarak kurutulması işlemi yapılacağı, dolayısıyla tesiste patlayıcı madde kullanılmasının normal olarak söz konusu olmadığı, ancak yine de parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli, toksik vb. olanların taşınması, depolanması ve kullanımlarında risk oluşmaması için; “Atık Yönetimi Yönetmeliği” ile “Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine uyulacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, 2. Davacının, Proje sahasının yakınında bulunan Ekolojik Enerji A. Ş. adlı geri kazanım tesisi, maden ocağı, kırma eleme tesisi; asfalt plent tesisi ve hazır beton tesisinin proje sahasına mesafelerinin belirlenmesi suretiyle, anılan tesisler ile proje sahasının ayrı etkilenme alanında çevreye etkileri yönünden kümülatif etki oluşturacak uzaklıkta bulunup bulunmadığı ve kümülatif etki değerlendirmesi yapılması gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmediği iddiasına ilişkin olarak; Proje sahasının yakınında bulunan Ekolojik Enerji A.Ş. isimli geri kazanım, maden ocağı, kırma eleme tesisi; asfalt plent tesisi ve hazır beton tesisinin, kurutma tesisine olan mesafelerinin uzaklığı (en az 4 km) ile kullanılan prosesler, ortaya çıkan atıklar ve emisyonlar açısından benzer nitelik taşımadığı düşünüldüğünden proje ile kümülatif etki oluşturmasının beklenmediği, 9 ) Yukarıdaki sorular kapsamında dava konusu projede çevre açısından sakınca görülüp görülmediği sorusuna ilişkin olarak, yukarıda belirtilen sorular kapsamında dava konusu projede çevre açısından sakınca görülmediği, netice olarak; yukarıdaki bölümlerde detayları verildiği üzere, davaya konu Çamur Kurutma Tesisi hakkında verilen "ÇED olumlu" kararı sürecinin, ÇED yönetmeliğine uygun olarak tamamlandığı, tesisten kaynaklanması muhtemel olan çevresel etkilerin tamamının ÇED Raporunda bilimsel olarak incelendiği, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olarak hazırlandığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde bilgi ve belgeye dayandırıldığının düşünüldüğü, tesisin faaliyete geçtikten sonra çevreye (çevre ve çevre özelinde doğa, toprak, hava, su ve su kaynakları ile bitki örtüsü açısından) ve insan sağlığına verebileceği zararlar için ÇED Raporunda verilen taahhütlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, görüş ve değerlendirmelerine yer verildiği, davacı tarafından bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların yerinde görülmeyerek, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporun teknik ve bilimsel açıdan yeterli olduğu, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu belirtilerek, dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde, davaya konu tesis faaliyete geçtikten sonra çevreye ve insan sağlığına vereceği/verebileceği zararların, ÇED Raporunda taahhüt edilen önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, yapılan proje çalışmalarında, yüzey ve yeraltı sularına doğabilecek olumsuz etkilerin sürekli takip edileceğinin, gerektiği durumlarda önlem alınacağının ilgili firma tarafından taahhüt edildiği, proje sahibince alınacak önlemlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde bulunduğu, Proje hakkında verilen ÇED olumlu kararı sürecinin ÇED yönetmeliğine uygun olarak tamamlandığı, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olarak hazırlandığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırıldığı belirtilerek, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, kararın eksik inceleme ile verildiği, bilirkişi raporunda teorik değerlendirmelerin yapıldığı, bilirkişi raporunun, projenin tekrarından ibaret olduğu, raporun 12 sayfadan oluşacak şekilde projeden bahsedilerek gerekli taahhütlerin verildiğini belirtmekle yetinildiği, proje dosyasındaki verilerin mevzuata uygun olup olmadığının değerlendirilmediği, verilen taahhütlere rağmen projenin çevreye zararlı olup olmayacağı değerlendirmesi yapılmadığı, somut duruma ilişkin hatalı verilerden yola çıkan bilimsellikten ve objektiflikten uzak ÇED Raporuna itibar edilemeyeceği, tesiste kömür yakılacağı, Tekirdağ İli ve Çorlu İlçesinin hava kirliliği raporlarında Türkiye sıralamasında en başlarda yer aldığı, tesiste günde 3840 kg kömür yakılacağı, işletmenin … köyüne yakınlığı nedeniyle hakim rüzgarlarla birlikte tüm kirliliğin bölge halkını ve tarım arazilerini etkileyeceği, tesisin yer seçiminin hakim rüzgarlar açısından detaylı olarak incelenmediği, tesisin işletme maliyetinin düşük gösterildiği, patlatmalara ilişkin kimyasal atık ve zehirli gazlarla ilgili olarak bir raporlama yapılmadığı, projenin gerçekleştirileceği taşınmazın etrafında 1. sınıf tarım arazileri bulunduğu, tesisin tarım arazilerine ve mevcut yer altı sularına zarar vereceği, tesisin 400 m kuzeydoğusunda DSİ tarafından sulama amaçlı … 2 Göletinin yapılmasının planlandığı, tesisten kaynaklı sızıntı sularının ve kömür yakılmasından kaynaklı kirleticilerin yağış ve hava yoluyla gölete karışmasının olası olduğu, kentin yapılaşması ve sanayileşmesiyle ilgili bu tesis ve çevresinin sınırlandırıcı bir yapı olacağı, meydana gelebilecek yangın ve patlama durumlarında yerleşim birimlerine uzaklığının yeterli olmayacağı, yer seçim kriterleri ve teknik özelliklerinin bu tür kompleks ve riskli tesis için yetersiz olduğu, emisyon dağılım modellemesi yapılmadığı, proje sahasının yakınında bulunan … Enerji A.Ş. Adlı geri kazanım tesisi, maden ocağı, kırma eleme tesisi, asfalt plent tesisi ve hazır beton tesisinin proje sahasına mesafesi belirlenmek suretiyle kümülatif etki oluşturacak mesafede bulunup bulunmadığı ve kümülatif etki değerlendirmesi yapılması gerekip gerekmediği değerlendirmesinin yapılmadığı, Nihai ÇED Raporunda yer alan flora ve faunaya ilişkin açıklamaların, projenin çevreye olabilecek etkilerinin değerlendirilmediği, ÇED alanının 675 m güneyindeki Binbaşı Pınarının ve 1100 m güneybatısındaki SK 3 nolu sondaj kuyusuna ait bir analiz bulunmadığı, bilirkişi raporunda yer alan Çorlu ilçesinin egemen rüzgar yönleri ile ilgili tespitlerin yerinde olmadığı, Nihai ÇED Raporunu yeterince incelemeden, projenin çevresel etkileri hakkında görüş belirtmeyen bilirkişi raporuna dayanarak verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare ile idare yanında müdahil tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ:

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: **

MADDİ OLAY: **

Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, Yenice Mahallesi, …Mevkii …parsel sayılı taşınmaz üzerinde, …Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan "Çamur Susuzlaştırma Projesi" için Tekirdağ Valiliği tarafından …tarihli, …sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiş, Çorlu Belediye Başkanlığı tarafından bu kararın iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesinin …tarihli, E:…, K:…sayılı kararıyla; yapılması planlanan tesisin aslında, niteliği itibarıyla,"Çamur Susuzlaştırma Projesi" değil, "Çamur Kurutma Tesisi" olduğu, projenin yanlış isimlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin Ek 2 listesinde değil EK 1 listesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, proje tanıtım dosyasında yer alan hususların eksik ve hatalı olması nedeniyle, projenin çevre üzerindeki etkilerinin, alınacak önlemler neticesinde mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin yapılamadığı gerekçesiyle, dava konusu kararın iptaline karar verildiği, Kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/06/2021 tarihli, E:2021/3842, K:2021/8026 sayılı kararıyla onandığı, yargı kararları sonrasında yatırımcı şirket tarafından 27/10/2021 tarihli, 2021 331 sayılı yazı ile gerçekleştirilmesi planlanan "Çamur Susuzlaştırma Tesisi" için ÇED Yönetmeliğinin 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ÇED Raporu hazırlanmasının talep edildiği, idarenin …tarihli, …sayılı yazısı ile proje kapsamında planlanan tesisin 1000 m2'lik alanda, 96 ton/gün atığın susuzlaştırılmasının planlandığı tesiste, Mahkeme Kararında yer alan gerekçeler ile birlikte, "Çamur Kurutma Tesisi" proje adı ile birlikte ÇED Yönetmeliğinin 8. Maddesi kapsamında çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatılması için Bakanlığa başvurularının uygun olduğunun yatırımcı şirkete bildirildiği, bunun üzerine, Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …Ada …parsel sayılı taşınmazda 1.653 m2 alanda, tesiste özellikle Marmara Bölgesinden olmak üzere tüm ülkede faaliyet gösteren fabrikalardan, organize sanayi bölgeleri ve yerleşim alanlarının arıtma tesislerinden, kaynağında toplanan arıtma çamurları ve diğer çamurların, sızdırmaz ve özel etiketlenmiş varil ve/veya IBC tankları bigbag veya plastik variller içinde veya dökme olarak yüklenerek, tehlikeli atık ise MOTAT ile, tehlikesiz atık ise irsaliye ile gönderimi gerçekleşen günlük 192 ton atığın işlenmesinin öngörüldüğü, …Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan Çamur Kurutma Tesisi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 16/09/2022 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" Kararının alındığı, bu kararın iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: **

2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak ifade edilmekte, Çevre Kanununun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmektedir.

25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak; Çevresel Etki Değerlendirme Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları kapsayan süreç olarak tanımlanmış, 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG 26/5/2017 30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek 1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek 1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek 5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.

Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişilerin projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Nihai ÇED Raporunda onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir.

Dosyanın incelenmesinden; karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, projeye ilişkin ÇED Raporunda ve eki olan diğer raporlardaki çevresel etkilere ilişkin çalışmaların, raporlamaların ve ÇED Raporunda verilen taahhütlerin, projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin tespiti ile bu çevresel etkilerin en aza indirilmesi için yeterli olup olmayacağı hususunun belirlenmesi konusunda kapsamlı teknik ve yeterli bilimsel veriler içermediği, ÇED raporundaki taahhütlerin belirtilmesinden ibaret bir bilirkişi raporu olarak hazırlandığı, proje alanına ilişkin teknik detaylar içermediği, tarım arazilerine olumsuz etkilerinin bilimsel olarak yeterli şekilde irdelenmediği, tesislerde oluşacak emisyonların hava kirliliğine ve insan sağlığına olası etkileri hususunda ÇED Raporundaki veriler incelenerek somut bir değerlendirmenin ortaya konulmadığı anlaşılmakta olup, davaya konu projenin çevreye olan etkilerinin daha kapsamlı teknik ve bilimsel veriler içerir şekilde öğretim üyelerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti tarafından tereddüte mahal vermeyecek şekilde daha detaylı olarak incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, yukarıda verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, tarafların tüm iddia ve savunmaları, Nihai ÇED Raporunu hazırlayanların uzmanlık alanları ile bölgenin ve projenin özelliği de dikkate alınarak, 400 hektar proje etki alanına sahip olduğu belirtilen, 1.653 m2 alanda gerçekleştirilecek proje ile; tesiste Marmara Bölgesinden olmak üzere tüm ülkede faaliyet gösteren fabrikalardan, organize sanayi bölgeleri ve yerleşim alanlarının arıtma tesislerinden toplanan arıtma çamurları ve diğer çamurların, tehlikeli ve tehlikesiz atık olarak kabulü ile günlük 192 ton atığın, ithal 3840 kg kömür yakılarak kurutulması şeklinde gerçekleşecek projenin tüm çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin ÇED Raporunda yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu doğrultuda verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla, tarafların iddia ve savunmalarında belirtilen ve açıklığa kavuşturulması gereken hususlar göz önüne alınarak, üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: **

Açıklanan nedenlerle;

  1. Temyiz isteminin kabulüne,

  2. Temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,

  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,

  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY: **

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12025 E. , 2023/5294 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2023/12025
    Karar No : 2023/5294

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Belediye Başkanlığı …
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
    VEKİLİ : Av. …

    MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …ada …parsel sayılı taşınmazda …Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan Çamur Kurutma Tesisi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 16/09/2022 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; çevre mühendisi, meteoroloji mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyeti ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 05/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1 ) Davaya konu projenin, Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, uygun olup olmadığının, yapılması planlanan Çamur Kurutma Tesisinin inşası tamamlanıp kurulduktan sonraki faaliyetlerinin çevreye (çevre ve çevre özelinde doğa, toprak, hava, su ve su kaynakları ile bitki örtüsü açısından) ve insan sağlığına vereceği/verebileceği zararların ne düzeyde olabileceği sorusuna ilişkin olarak; davaya konu tesisin mevzuat açısından, Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı, projenin çevre ve insan sağlığı üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin 3. soruda detaylı olarak verildiği, tesis faaliyete geçtikten sonra çevreye (çevre ve çevre özelinde doğa, toprak, hava, su ve su kaynakları ile bitki örtüsü açısından) ve insan sağlığına vereceği/verebileceği zararlar, ÇED Raporunda verilen taahhütler ile bu raporun değişik yerlerinde belirtildiği üzere kabul edilebilir düzeyde olduğu, 2 ) Projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, alınacak önlemler yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; Projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin 3. soruda detaylı olarak verildiği, bu etkilerin ÇED Raporunda taahhüt edilen önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, yapılan proje çalışmalarında, yüzey ve yeraltı sularına doğabilecek olumsuz etkilerin sürekli takip edileceğinin, gerektiği durumlarda önlem alınacağının ilgili firma tarafından taahhüt edildiği, proje sahibince alınacak önlemlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde bulunduğu, 3 ) Projenin, çevreye (hava, toprak, su) ve insan sağlığına muhtemel zararları var ise bu zararların neler olabileceğinin somut ve bilimsel veriler açısından değerlendirilmesi projenin inşaat aşamasındaki çevresel etkileri sorusuna ilişkin olarak; Projenin inşaat aşamasındaki çevresel etkileri ve projenin işletme aşamasındaki çevresel etkileri tek tek sayılarak bu etkilerin tamamının, ÇED Raporunda bilimsel olarak incelendiği ve alınması gereken tedbirlerin taahhüt edildiği, 4 )Dava konusu tesisin kurulması planlanan bölgedeki hâkim rüzgarların esme yönü, şiddeti, aralığı vb. özellikler belirtilerek, söz konusu tesisten yayılacak olan kömür dumanı vb.gözetilerek çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilen düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; 1960 2020 Çorlu Meteoroloji İstasyonu sonuçlarına göre bölgedeki 1. hakim rüzgar yönünün NNE (kuzey kuzeydoğu), 2. hakim rüzgar yönünün NE (kuzeydoğu) ve 3. hakim rüzgar yönünün de N (kuzey) olduğu, projenin işletme aşamasında tesiste kömür yakılmasından dolayı oluşacak emisyonların etkileri ile ilgili karar verebilmek için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin kullanıldığı, Yönetmelikte hem uygun baca yükseklikleri hem de bacada çıkacak emisyonların sınır değerleri verildiği, projede kömür yakılmasından dolayı oluşacak emisyonlarının uzaklaştırılması için, ilgili yönetmeliğe uygun olarak baca yapılacağının taahhüt edildiği, ayrıca oluşacak emisyon miktarlarının yönetmelikte verilen sınır değerlerini aşmadığının görüldüğü, 5 ) Çamur Kurutma Tesisinden ortaya çıkabilecek kimyasal atık ve zehirli gazların çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; tesiste atık gazların filtrasyonu sırasında scrubber (gaz yıkama) ünitesi kullanılacağı, kurutma işlemi esnasında çamurdan ayrılan buhar ve tozun, siklon toz tutucu ve scrubberdan geçtikten sonra biyofiltreden sistemi terk edeceği, tesiste; arıtma çamuru girişi ve kuru çamur çıkışı dışında kapıların sürekli kapalı tutulacağı, Çamur Kurutma Tesisinin işletilmesi esnasında gaz emisyonu hesaplamalarının kümülatif olarak yapıldığı, tesis ve ocakta kullanılacak yükleyici, kamyon ve arazözde yakıt olarak motorin kullanımının söz konusu olacağı, baca gazı sıcaklığının yüksek olmaması için: kazanı terk eden baca gazlarının, yakıt cinsine bağlı olarak, mümkün mertebe düşük sıcaklıkta olması gerektiği, gereğinden fazla yakıt debisi, yetersiz kazan ısıtma yüzeyi ile duman borularındaki kirlilik, yüksek baca gazı sıcaklığına neden olduğu, baca gazı sıcaklıklarında düşülebilecek minimum değerlerin, baca gazlarının yoğuşma sıcaklığı ile ilgili olduğu, doğalgaz kullanımında 130 150 °C, katı ve sıvı yakıt kullanımında 130 175 °C baca gazı sıcaklıkları uygun değerler olarak kabul edilebildiği, baca gazı sıcaklığının yüksek olmaması için, yüksek baca gazı sıcaklıklarında kazana mutlaka müdahale edilmesi gerektiği, kısmen kapasite düşürülerek veya kazan borularına türbülatörler ilave edilerek, baca gazı sıcaklığının düşürülmesi gerektiği, sonuç olarak, tesisten ortaya çıkacak kimyasal atık ve zehirli gazların çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli bulunduğu 6 ) Çamur Kurutma Tesisinin etki alanında kalan tarım arazisine, diğer bitki örtüsüne, su kaynaklarına, yer altı sularına muhtemel zararları var ise bu zararların neler olabileceğinin somut ve bilimsel veriler açısından değerlendirilmesi, bu zararların alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilen düzeylerde olup olmadığı, proje sahibince alınacak önlemlerin yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi yönleriyle önlem veya taahhüdün yetersiz olduğu sorusuna ilişkin olarak; Proje alanının yakın çevresinde genel olarak hububat ekimi yapılan tarım alanlarının yer aldığı, tesisten tarım alanlarına üç şekilde etki olmasının mümkün olduğu; 1.tesise çamur ve kömür taşınması ile nihai ürünün nakliyesi esnasında asfalt yoldan tesise kadar kullanılacak 3.500 m stabilize yolda meydana gelecek tozuma olduğu, bu yolun tozuma engelleyici malzeme ile kaplanacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, rapora göre stabilize yollarda mevsim şartlarına göre belirli periyotlarda, yağışlı mevsimlerde günde 2 kez, kurak mevsimde ise günde 4 kez sulama aracı ile sulama yapılacağı, dolayısıyla nakliye aşamasında toz emisyonunun minimuma indirileceği, 2. tesiste yakılacak olan kömürlerden kaynaklı emisyonlar olduğu, bu emisyonlarla ilgili etkileri ile ilgili Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde baca yükseklikleri ve bacada çıkacak emisyonların sınır değerlerinin verilmekte olduğu, projede kömür yakılmasından dolayı oluşacak emisyonlarının uzaklaştırılması için, ilgili yönetmeliğe uygun olarak baca yapılacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, ayrıca oluşacak emisyon miktarlarının yönetmelikte verilen sınır değerlerini aşmadığının görüldüğü, tesisin işletmeye geçmesiyle birlikte kömür emisyonlarının tahminin üzerinde bir etki göstermesi veya estetik açıdan problem arz etmesi durumunda, ıslak veya kuru baca gazı filtrasyonu sistemleri ile emisyonların azaltılmasının mümkün olacağı, 3. tesiste kurutulan çamurlardan kaynaklanan emisyonlar olduğu, çamur kurutmadan kaynaklanan atık gazların çevreye zarar vermeden uzaklaştırılması için scrubber (gaz yıkama) ünitesi kullanılacağı, tesiste kurutma işlemi esnasında çamurdan ayrılan buhar ve tozun, siklon toz tutucu ve scrubberdan geçtikten sonra biyofiltreden sistemi terk edeceği, tesisin, arıtma çamuru girişi ve kuru çamur çıkışı dışında kapalı sistemde çalıştırılacağı, bu nedenle kurutulan çamurlardan kaynaklanan emisyonlardan çevredeki tarım alanlarının etkilenmesinin beklenmediği, tesisin su kaynaklarına, yer altı sularına muhtemel zararlarının ise bu raporun IV. Bölümünde detaylı olarak anlatıldığı, buna göre tesiste, geçirimsiz betonla taban sızdırmazlığı sağlanacağının belirtildiği, herhangi bir sebeple atıktan kaynaklanabilecek sızıntıların yer altı suyu, kanalizasyon veya yer üstü suyuyla temasını veya sızmasını engelleyecek şekilde toplanabilmesi için tabanda uygun eğimler verilerek ayrı toplama mekanizması oluşturulacağının taahhüt edildiği, hidrojeolojik açıdan, tesis için alınan önlemlerin ve taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olduğunun kabul edildiği, 7 ) Davaya konu ÇED raporu incelenerek, proje hakkında ÇED yönetmeliği kapsamında verilen "ÇED olumlu" kararı süreci değerlendirilerek ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olup olmadığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırılıp dayandırılmadığı sorusuna ilişkin olarak; Proje hakkında verilen "ÇED olumlu" kararı sürecinin ÇED yönetmeliğine uygun olarak tamamlandığı, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olarak hazırlandığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırıldığının düşünüldüğü, 8 ) Dava dilekçesinde ve keşif sırasında davacı tarafından ileri sürülen iddiaların (hukuki iddialar dışındaki, projenin çevreye ne şekilde zarar verebileceği yönündeki iddialar yönüyle) raporda karşılanması sorusuna ilişkin olarak; 1. Davacının, olası patlama durumunda ortaya çıkabilecek kimyasal atık ve zehirli gazlarla ilgili olarak herhangi bir raporlama yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak; Proje kapsamında tesise getirilen atık çamurlarının tesis içerisinde yakılacak olan kömürle ısıtılarak kurutulması işlemi yapılacağı, dolayısıyla tesiste patlayıcı madde kullanılmasının normal olarak söz konusu olmadığı, ancak yine de parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli, toksik vb. olanların taşınması, depolanması ve kullanımlarında risk oluşmaması için; “Atık Yönetimi Yönetmeliği” ile “Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine uyulacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, 2. Davacının, Proje sahasının yakınında bulunan Ekolojik Enerji A. Ş. adlı geri kazanım tesisi, maden ocağı, kırma eleme tesisi; asfalt plent tesisi ve hazır beton tesisinin proje sahasına mesafelerinin belirlenmesi suretiyle, anılan tesisler ile proje sahasının ayrı etkilenme alanında çevreye etkileri yönünden kümülatif etki oluşturacak uzaklıkta bulunup bulunmadığı ve kümülatif etki değerlendirmesi yapılması gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmediği iddiasına ilişkin olarak; Proje sahasının yakınında bulunan Ekolojik Enerji A.Ş. isimli geri kazanım, maden ocağı, kırma eleme tesisi; asfalt plent tesisi ve hazır beton tesisinin, kurutma tesisine olan mesafelerinin uzaklığı (en az 4 km) ile kullanılan prosesler, ortaya çıkan atıklar ve emisyonlar açısından benzer nitelik taşımadığı düşünüldüğünden proje ile kümülatif etki oluşturmasının beklenmediği, 9 ) Yukarıdaki sorular kapsamında dava konusu projede çevre açısından sakınca görülüp görülmediği sorusuna ilişkin olarak, yukarıda belirtilen sorular kapsamında dava konusu projede çevre açısından sakınca görülmediği, netice olarak; yukarıdaki bölümlerde detayları verildiği üzere, davaya konu Çamur Kurutma Tesisi hakkında verilen "ÇED olumlu" kararı sürecinin, ÇED yönetmeliğine uygun olarak tamamlandığı, tesisten kaynaklanması muhtemel olan çevresel etkilerin tamamının ÇED Raporunda bilimsel olarak incelendiği, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olarak hazırlandığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde bilgi ve belgeye dayandırıldığının düşünüldüğü, tesisin faaliyete geçtikten sonra çevreye (çevre ve çevre özelinde doğa, toprak, hava, su ve su kaynakları ile bitki örtüsü açısından) ve insan sağlığına verebileceği zararlar için ÇED Raporunda verilen taahhütlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, görüş ve değerlendirmelerine yer verildiği, davacı tarafından bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların yerinde görülmeyerek, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporun teknik ve bilimsel açıdan yeterli olduğu, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu belirtilerek, dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde, davaya konu tesis faaliyete geçtikten sonra çevreye ve insan sağlığına vereceği/verebileceği zararların, ÇED Raporunda taahhüt edilen önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, yapılan proje çalışmalarında, yüzey ve yeraltı sularına doğabilecek olumsuz etkilerin sürekli takip edileceğinin, gerektiği durumlarda önlem alınacağının ilgili firma tarafından taahhüt edildiği, proje sahibince alınacak önlemlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde bulunduğu, Proje hakkında verilen ÇED olumlu kararı sürecinin ÇED yönetmeliğine uygun olarak tamamlandığı, ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olarak hazırlandığı, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırıldığı belirtilerek, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
    Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, kararın eksik inceleme ile verildiği, bilirkişi raporunda teorik değerlendirmelerin yapıldığı, bilirkişi raporunun, projenin tekrarından ibaret olduğu, raporun 12 sayfadan oluşacak şekilde projeden bahsedilerek gerekli taahhütlerin verildiğini belirtmekle yetinildiği, proje dosyasındaki verilerin mevzuata uygun olup olmadığının değerlendirilmediği, verilen taahhütlere rağmen projenin çevreye zararlı olup olmayacağı değerlendirmesi yapılmadığı, somut duruma ilişkin hatalı verilerden yola çıkan bilimsellikten ve objektiflikten uzak ÇED Raporuna itibar edilemeyeceği, tesiste kömür yakılacağı, Tekirdağ İli ve Çorlu İlçesinin hava kirliliği raporlarında Türkiye sıralamasında en başlarda yer aldığı, tesiste günde 3840 kg kömür yakılacağı, işletmenin … köyüne yakınlığı nedeniyle hakim rüzgarlarla birlikte tüm kirliliğin bölge halkını ve tarım arazilerini etkileyeceği, tesisin yer seçiminin hakim rüzgarlar açısından detaylı olarak incelenmediği, tesisin işletme maliyetinin düşük gösterildiği, patlatmalara ilişkin kimyasal atık ve zehirli gazlarla ilgili olarak bir raporlama yapılmadığı, projenin gerçekleştirileceği taşınmazın etrafında 1. sınıf tarım arazileri bulunduğu, tesisin tarım arazilerine ve mevcut yer altı sularına zarar vereceği, tesisin 400 m kuzeydoğusunda DSİ tarafından sulama amaçlı … 2 Göletinin yapılmasının planlandığı, tesisten kaynaklı sızıntı sularının ve kömür yakılmasından kaynaklı kirleticilerin yağış ve hava yoluyla gölete karışmasının olası olduğu, kentin yapılaşması ve sanayileşmesiyle ilgili bu tesis ve çevresinin sınırlandırıcı bir yapı olacağı, meydana gelebilecek yangın ve patlama durumlarında yerleşim birimlerine uzaklığının yeterli olmayacağı, yer seçim kriterleri ve teknik özelliklerinin bu tür kompleks ve riskli tesis için yetersiz olduğu, emisyon dağılım modellemesi yapılmadığı, proje sahasının yakınında bulunan … Enerji A.Ş. Adlı geri kazanım tesisi, maden ocağı, kırma eleme tesisi, asfalt plent tesisi ve hazır beton tesisinin proje sahasına mesafesi belirlenmek suretiyle kümülatif etki oluşturacak mesafede bulunup bulunmadığı ve kümülatif etki değerlendirmesi yapılması gerekip gerekmediği değerlendirmesinin yapılmadığı, Nihai ÇED Raporunda yer alan flora ve faunaya ilişkin açıklamaların, projenin çevreye olabilecek etkilerinin değerlendirilmediği, ÇED alanının 675 m güneyindeki Binbaşı Pınarının ve 1100 m güneybatısındaki SK 3 nolu sondaj kuyusuna ait bir analiz bulunmadığı, bilirkişi raporunda yer alan Çorlu ilçesinin egemen rüzgar yönleri ile ilgili tespitlerin yerinde olmadığı, Nihai ÇED Raporunu yeterince incelemeden, projenin çevresel etkileri hakkında görüş belirtmeyen bilirkişi raporuna dayanarak verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ile idare yanında müdahil tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

    TETKİK HÂKİMİ : …
    DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE :
    MADDİ OLAY:
    Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, Yenice Mahallesi, …Mevkii …parsel sayılı taşınmaz üzerinde, …Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan "Çamur Susuzlaştırma Projesi" için Tekirdağ Valiliği tarafından …tarihli, …sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiş, Çorlu Belediye Başkanlığı tarafından bu kararın iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesinin …tarihli, E:…, K:…sayılı kararıyla; yapılması planlanan tesisin aslında, niteliği itibarıyla,"Çamur Susuzlaştırma Projesi" değil, "Çamur Kurutma Tesisi" olduğu, projenin yanlış isimlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin Ek 2 listesinde değil EK 1 listesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, proje tanıtım dosyasında yer alan hususların eksik ve hatalı olması nedeniyle, projenin çevre üzerindeki etkilerinin, alınacak önlemler neticesinde mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin yapılamadığı gerekçesiyle, dava konusu kararın iptaline karar verildiği, Kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/06/2021 tarihli, E:2021/3842, K:2021/8026 sayılı kararıyla onandığı, yargı kararları sonrasında yatırımcı şirket tarafından 27/10/2021 tarihli, 2021 331 sayılı yazı ile gerçekleştirilmesi planlanan "Çamur Susuzlaştırma Tesisi" için ÇED Yönetmeliğinin 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ÇED Raporu hazırlanmasının talep edildiği, idarenin …tarihli, …sayılı yazısı ile proje kapsamında planlanan tesisin 1000 m2'lik alanda, 96 ton/gün atığın susuzlaştırılmasının planlandığı tesiste, Mahkeme Kararında yer alan gerekçeler ile birlikte, "Çamur Kurutma Tesisi" proje adı ile birlikte ÇED Yönetmeliğinin 8. Maddesi kapsamında çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatılması için Bakanlığa başvurularının uygun olduğunun yatırımcı şirkete bildirildiği, bunun üzerine, Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …Ada …parsel sayılı taşınmazda 1.653 m2 alanda, tesiste özellikle Marmara Bölgesinden olmak üzere tüm ülkede faaliyet gösteren fabrikalardan, organize sanayi bölgeleri ve yerleşim alanlarının arıtma tesislerinden, kaynağında toplanan arıtma çamurları ve diğer çamurların, sızdırmaz ve özel etiketlenmiş varil ve/veya IBC tankları bigbag veya plastik variller içinde veya dökme olarak yüklenerek, tehlikeli atık ise MOTAT ile, tehlikesiz atık ise irsaliye ile gönderimi gerçekleşen günlük 192 ton atığın işlenmesinin öngörüldüğü, …Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan Çamur Kurutma Tesisi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 16/09/2022 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" Kararının alındığı, bu kararın iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak ifade edilmekte, Çevre Kanununun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmektedir.
    25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak; Çevresel Etki Değerlendirme Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları kapsayan süreç olarak tanımlanmış, 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG 26/5/2017 30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek 1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek 1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek 5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
    Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
    Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
    Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişilerin projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Nihai ÇED Raporunda onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir.
    Dosyanın incelenmesinden; karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, projeye ilişkin ÇED Raporunda ve eki olan diğer raporlardaki çevresel etkilere ilişkin çalışmaların, raporlamaların ve ÇED Raporunda verilen taahhütlerin, projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin tespiti ile bu çevresel etkilerin en aza indirilmesi için yeterli olup olmayacağı hususunun belirlenmesi konusunda kapsamlı teknik ve yeterli bilimsel veriler içermediği, ÇED raporundaki taahhütlerin belirtilmesinden ibaret bir bilirkişi raporu olarak hazırlandığı, proje alanına ilişkin teknik detaylar içermediği, tarım arazilerine olumsuz etkilerinin bilimsel olarak yeterli şekilde irdelenmediği, tesislerde oluşacak emisyonların hava kirliliğine ve insan sağlığına olası etkileri hususunda ÇED Raporundaki veriler incelenerek somut bir değerlendirmenin ortaya konulmadığı anlaşılmakta olup, davaya konu projenin çevreye olan etkilerinin daha kapsamlı teknik ve bilimsel veriler içerir şekilde öğretim üyelerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti tarafından tereddüte mahal vermeyecek şekilde daha detaylı olarak incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
    Bu durumda, yukarıda verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, tarafların tüm iddia ve savunmaları, Nihai ÇED Raporunu hazırlayanların uzmanlık alanları ile bölgenin ve projenin özelliği de dikkate alınarak, 400 hektar proje etki alanına sahip olduğu belirtilen, 1.653 m2 alanda gerçekleştirilecek proje ile; tesiste Marmara Bölgesinden olmak üzere tüm ülkede faaliyet gösteren fabrikalardan, organize sanayi bölgeleri ve yerleşim alanlarının arıtma tesislerinden toplanan arıtma çamurları ve diğer çamurların, tehlikeli ve tehlikesiz atık olarak kabulü ile günlük 192 ton atığın, ithal 3840 kg kömür yakılarak kurutulması şeklinde gerçekleşecek projenin tüm çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin ÇED Raporunda yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu doğrultuda verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla, tarafların iddia ve savunmalarında belirtilen ve açıklığa kavuşturulması gereken hususlar göz önüne alınarak, üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
    Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz isteminin kabulüne,
    2. Temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
    4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


    (X) KARŞI OY :

    Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

    2023/112114

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    adınadördüncüdairemilleti

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:43

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim