Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/12351
2023/5291
5 Ekim 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12351
Karar No : 2023/5291
TEMYİZ EDENLER: 1 (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
2 (DAVALI YANINDA) MÜDAHİL …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Muğla İli, Milas İlçesi, … Mahallesinde bulunan ER…. numaralı ruhsat sahasında, müdahil tarafından yapılması planlanan "Dekoratif Duvartaşı Ocağı ve Pasa Geri Kazanım Tesisi Projesi" için Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı ile bu kararın ilan edilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; söz konusu proje alanında ve çevresinde 3 km mesafe içerisinde zeytinliklerin bulunduğu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava konusu projenin söz konusu alanda gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca proje alanının merkezinde verimli kızılçam meşceresinin ve bölgeye yakın yerlerde de basra ormanlarının bulunduğu, proje tanıtım dosyasında (PTD) ekolojik değerlendirme raporunun mevcut olmadığı, açık ocak madencilik faaliyetlerinde önemli rol oynayan şev stabilite analizlerinin PTD'da yeterli düzeyde olmadığı, depremsellik faktörünün mevcut analizlerde göz ardı edildiği, maden ruhsat sahası sınırında ve maden faaliyeti etki alanı içerisinde baraj su tutma havzası bulunduğu, ancak baraj koruma alanlarının belirlenmemiş olduğu, barajın tamamlanması ile madencilik faaliyetlerinin yüzeysel su kaynağı (baraj) üzerinde olumsuz etkiler yaratma riskinin bulunduğu, projenin inşaat ve faaliyet aşamasında baraj alanını nasıl etkileyeceğine yönelik Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü görüşüne dayalı bilimsel bir değerlendirmenin yapılmadığı, proje kapsamında sahadan önemli miktarda malzeme alınacağından yüzey ve yeraltı suyunun beslenmesi üzerinde olumsuz etki gösterme tehlikesinin bulunduğu, PTD'da madencilik faaliyeti ile bölge tarımını besleyen su kaynaklarında oluşacak olumsuz etkilerin önlenmesine yönelik alınacak tedbirlere dair ayrıntılı bir değerlendirmenin yapılmadığı, proje sahasının yakın çevresinde (450 m) I. ve III. Derece Arkeolojik Sit alanları bulunduğu, proje faaliyetinin tarihi, kültürel ve doğal peyzaja geri dönülemez şekilde zarar verebileceği, faaliyetin, çevre, zeytinlikler, tarım alanları ve orman alanı üzerinde uzun vadede olumsuz çevresel etkilere yol açacağı anlaşıldığından, dava konusu … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Öte yandan, dava konusu Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi hakkında ise; "ÇED Gerekli Değildir" kararının ilan edilmesi amacıyla tesis edilen kurumlar arası iç yazışma mahiyetinde bir işlem olduğu ve hukuk aleminde herhangi bir değişikliğe yol açmadığından ortada hüküm ve sonuç doğuracak, idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli icraî bir işlem olmadığı sonucuna varıldığından bu işlem yönünden davanın esasının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: **
1 Davalı idare tarafından, dava konusu ÇED gerekli değildir kararının kesin ve icrai olmadığı, ön izin niteliğinde olduğu, ÇED gerekli değildir kararı verilmeden önce ilgili kurumlardan görüşler alındığı, projenin inşaatı ve faaliyeti aşamasında gerekli izinlerin proje sahibince alınacağı ve denetimlerin ilgili idare tarafından yapılacağı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
2 Davalı yanında müdahil tarafından ise, ÇED gerekli değildir kararının ön izin niteliğinde olduğu, inşaata veya faaliyete başlanılması sırasında alınacak izinlerin PTD'da taahhüt edildiği, ilgili kurumlardan davalı idarece görüş alındığı, zeytinlikler için ÇED süreci tamamlandıktan sonra ayrıca izin alınacağı bunun projenin iptalini gerektirmediği, proje sırasında çevrede oluşacak zararın minimalize edileceği buna ilişkin taahhütlerin PTD'da verildiği, proje bitiminde ise alanın eski haline döndüreleceği, proje alanında bulunan ormanda 364 ağaç kesileceği yerine ise 5 katı ağaç dikileceği, baraj için faaliyete başlama sırasında DSİ'den görüş alınacağı, projenin başlamasının baraj inşaatının yapımında kullanılacak dolgu malzemesinin de daha yakından temin edilmesine sebep olacağı böylece çevreye daha az zarar verilmiş olacağı, bu nedenle dava konusu projenin kamu yararı amacı taşıdığı, Mahkemece proje alanında yapılan keşfin küçük bir alanda icra edildiği, burada edinilen bilgilerle hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen temyize konu kararın hatalı olduğundan bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12351 E. , 2023/5291 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12351
Karar No : 2023/5291
TEMYİZ EDENLER : 1 (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
2 (DAVALI YANINDA) MÜDAHİL …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Milas İlçesi, … Mahallesinde bulunan ER…. numaralı ruhsat sahasında, müdahil tarafından yapılması planlanan "Dekoratif Duvartaşı Ocağı ve Pasa Geri Kazanım Tesisi Projesi" için Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı ile bu kararın ilan edilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; söz konusu proje alanında ve çevresinde 3 km mesafe içerisinde zeytinliklerin bulunduğu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava konusu projenin söz konusu alanda gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca proje alanının merkezinde verimli kızılçam meşceresinin ve bölgeye yakın yerlerde de basra ormanlarının bulunduğu, proje tanıtım dosyasında (PTD) ekolojik değerlendirme raporunun mevcut olmadığı, açık ocak madencilik faaliyetlerinde önemli rol oynayan şev stabilite analizlerinin PTD'da yeterli düzeyde olmadığı, depremsellik faktörünün mevcut analizlerde göz ardı edildiği, maden ruhsat sahası sınırında ve maden faaliyeti etki alanı içerisinde baraj su tutma havzası bulunduğu, ancak baraj koruma alanlarının belirlenmemiş olduğu, barajın tamamlanması ile madencilik faaliyetlerinin yüzeysel su kaynağı (baraj) üzerinde olumsuz etkiler yaratma riskinin bulunduğu, projenin inşaat ve faaliyet aşamasında baraj alanını nasıl etkileyeceğine yönelik Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü görüşüne dayalı bilimsel bir değerlendirmenin yapılmadığı, proje kapsamında sahadan önemli miktarda malzeme alınacağından yüzey ve yeraltı suyunun beslenmesi üzerinde olumsuz etki gösterme tehlikesinin bulunduğu, PTD'da madencilik faaliyeti ile bölge tarımını besleyen su kaynaklarında oluşacak olumsuz etkilerin önlenmesine yönelik alınacak tedbirlere dair ayrıntılı bir değerlendirmenin yapılmadığı, proje sahasının yakın çevresinde (450 m) I. ve III. Derece Arkeolojik Sit alanları bulunduğu, proje faaliyetinin tarihi, kültürel ve doğal peyzaja geri dönülemez şekilde zarar verebileceği, faaliyetin, çevre, zeytinlikler, tarım alanları ve orman alanı üzerinde uzun vadede olumsuz çevresel etkilere yol açacağı anlaşıldığından, dava konusu … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Öte yandan, dava konusu Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi hakkında ise; "ÇED Gerekli Değildir" kararının ilan edilmesi amacıyla tesis edilen kurumlar arası iç yazışma mahiyetinde bir işlem olduğu ve hukuk aleminde herhangi bir değişikliğe yol açmadığından ortada hüküm ve sonuç doğuracak, idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli icraî bir işlem olmadığı sonucuna varıldığından bu işlem yönünden davanın esasının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1 Davalı idare tarafından, dava konusu ÇED gerekli değildir kararının kesin ve icrai olmadığı, ön izin niteliğinde olduğu, ÇED gerekli değildir kararı verilmeden önce ilgili kurumlardan görüşler alındığı, projenin inşaatı ve faaliyeti aşamasında gerekli izinlerin proje sahibince alınacağı ve denetimlerin ilgili idare tarafından yapılacağı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
2 Davalı yanında müdahil tarafından ise, ÇED gerekli değildir kararının ön izin niteliğinde olduğu, inşaata veya faaliyete başlanılması sırasında alınacak izinlerin PTD'da taahhüt edildiği, ilgili kurumlardan davalı idarece görüş alındığı, zeytinlikler için ÇED süreci tamamlandıktan sonra ayrıca izin alınacağı bunun projenin iptalini gerektirmediği, proje sırasında çevrede oluşacak zararın minimalize edileceği buna ilişkin taahhütlerin PTD'da verildiği, proje bitiminde ise alanın eski haline döndüreleceği, proje alanında bulunan ormanda 364 ağaç kesileceği yerine ise 5 katı ağaç dikileceği, baraj için faaliyete başlama sırasında DSİ'den görüş alınacağı, projenin başlamasının baraj inşaatının yapımında kullanılacak dolgu malzemesinin de daha yakından temin edilmesine sebep olacağı böylece çevreye daha az zarar verilmiş olacağı, bu nedenle dava konusu projenin kamu yararı amacı taşıdığı, Mahkemece proje alanında yapılan keşfin küçük bir alanda icra edildiği, burada edinilen bilgilerle hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen temyize konu kararın hatalı olduğundan bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/112463
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:43