Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/10770
2023/5111
27 Eylül 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10770
Karar No : 2023/5111
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, … Mahallesi, yeni parsel numaraları …, …, …., …, …, …, …, … olan taşınmazların (eski …, …, …, …, …, …, …, …, …, .. sayılı parseller) maliki olan davacı tarafından, davalı idarenin … tarih ve … yevmiye numaralı toplulaştırma işleminin … nolu parsel yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, toplulaştırma işleminin iptali istenen ... parsel numaralı taşınmazın Hazineye ait olduğu ve davacının mülkiyetinde bulunmadığı açık olup, her ne kadar taşınmazın bir kısmı üzerinde kendisine ait fabrika binası bulunduğu iddiasıyla toplulaştırma işleminin iptali talep edilmekte ise de, uyuşmazlığa konu olaydaki taşınmazın niteliği dikkate alındığında salt mülkiyet hakkını ilgilendiren konularda işlemlere karşı zilyedin dava açma hakkının varlığından söz etme imkanının bulunmadığı, bu durumda dava konusu taşınmazda toplulaştırma işlemi yapılmasında davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmediği anlaşılmakla, 2577 sayılı Kanun'un aradığı anlamda bakılan davada ehliyet koşulu sağlanamadığından davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının organik gübre üretim tesisi kurduğu, yıllardan beri üretim yaptığı, ürünlerini Türkiye ve dünyaya pazarladığı, tesisi kurmadan önce fabrika binası üzerinde olduğunu düşündüğü parselleri satın aldığı, ilerleyen zamanlarda söz konusu binanın kendi parsellerinin ortasında kalan hazineye ait arazi üzerine yapıldığını öğrendiği, bunun üzerine fabrika binasının tamamı için yapı kayıt belgesi aldığı, bu şekilde yaklaşık 3 4 sene üretime devam ettiği, söz konusu arazi üzerinde toplulaştırma işlemi başlaması üzerine verdiği dilekçe ile kendi arazilerinde kullanmadığı kısmın hazineye aktarılarak bunun karşılığında hazine arazisi üzerinde bulunan fabrika binasının kendisine verilmesi talebinde bulunduğu, bu dilekçe üzerine toplulaştırma işlemi yapılarak askıya çıkarıldığı, ancak daha sonra yapılan itirazlar sonucu fabrika binasının bulunduğu kısmın hazineye bırakıldığı, dolayısıyla kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunduğu belirtilerek, kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı, menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanunî düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makûl ve ciddi bir alâkanın bulunması gerekmekte ancak menfaatin kişisel olması, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi … Mahellesinde bulunan ve yeni parsel numaraları …, …, …, …, …, …, …, … olan parsellerin maliki olup, iptali istenen taşınmaz ile birlikte bu alanın tamamını içine alacak şekilde yatırımda bulunarak organik gübre üretim tesisi kurduğu, söz konusu fabrika binasının da tescili yapılarak üretime başlandığı, adı geçen parsellerde bulunan araziler üzerinde arazi toplulaştırma işlemine başlanılmadan önce davacı tarafından 15/01/2021 tarihinde hangi parsellerin korunması, hangi parsellerde tesislerin olduğu ve hangi parsellerin taşınması gerektiği hususunda gerekli açıklamaların yapıldığı ve fabrika binasının davacı adına kaydedilmesi talebinde bulunulduğu, ilk ilanda üretimin yapılmadığı ve geride kalan tapulu taşınmazlar davacıdan alınarak, bunun yerine üretim yapılan ve fabrika binasının önemli parçasını oluşturan yapının bulunduğu … nolu parselin fabrika binasının bulunduğu kısmı … nolu parsel ile birleştirilerek … nolu parsel olarak belirlendiği, ancak ikinci ilanda ilk ilanda davacıya bırakılan taşınmazın bu kısmının Hazine'ye bırakıldığı, toplulaştırma işlemi sonucunda davacının fabrika binasının bir kısmının kendisine ait … nolu parsel üzerindeyken bir kısmı da hazineye ait … nolu parsel üzerinde kaldığı görülmektedir.
Arazi toplulaştırma işleminin mahiyeti itibariyle bir uygulama alanında proje uygulanması şeklinde gerçekleşmesine rağmen, kişilerin maliki oldukları taşınmazların her biri açısından sübjektif etkiler doğuran bireysel bir işlem niteliğinde olduğu, ilk ilanda davacının maliki bulunduğu taşınmazlar davacıdan alınarak bunun yerine üretim yapılan ve fabrika binasının önemli bir parçasını oluşturan yapının bulunduğu … nolu parselin fabrika binasının bulunduğu kısmın … nolu parselle birleştirilerek fabrika binasının bütünlüğünün korunduğunun görüldüğü, toplulaştırma işlemi neticesinde söz konusu fabrika binasının bulunduğu kısmın hazineye bırakıldığı ve tarım arazisi olarak görüldüğü için davacının fabrika binasını kiralamak için yaptığı başvuruların ilgili arazinin tarım arazisi olarak görülmesi nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında davacının dava konusu işlemin iptalinde menfaati ve dolayısıyla iş bu davayı açmakta ehliyetli olduğu sonucuna varılmakta olup, davanın esasının incelenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin kabulüne,
-
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10770
Karar No : 2023/5111
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, … Mahallesi, yeni parsel numaraları …, …, …., …, …, …, …, … olan taşınmazların (eski …, …, …, …, …, …, …, …, …, .. sayılı parseller) maliki olan davacı tarafından, davalı idarenin … tarih ve … yevmiye numaralı toplulaştırma işleminin … nolu parsel yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, toplulaştırma işleminin iptali istenen ... parsel numaralı taşınmazın Hazineye ait olduğu ve davacının mülkiyetinde bulunmadığı açık olup, her ne kadar taşınmazın bir kısmı üzerinde kendisine ait fabrika binası bulunduğu iddiasıyla toplulaştırma işleminin iptali talep edilmekte ise de, uyuşmazlığa konu olaydaki taşınmazın niteliği dikkate alındığında salt mülkiyet hakkını ilgilendiren konularda işlemlere karşı zilyedin dava açma hakkının varlığından söz etme imkanının bulunmadığı, bu durumda dava konusu taşınmazda toplulaştırma işlemi yapılmasında davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmediği anlaşılmakla, 2577 sayılı Kanun'un aradığı anlamda bakılan davada ehliyet koşulu sağlanamadığından davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının organik gübre üretim tesisi kurduğu, yıllardan beri üretim yaptığı, ürünlerini Türkiye ve dünyaya pazarladığı, tesisi kurmadan önce fabrika binası üzerinde olduğunu düşündüğü parselleri satın aldığı, ilerleyen zamanlarda söz konusu binanın kendi parsellerinin ortasında kalan hazineye ait arazi üzerine yapıldığını öğrendiği, bunun üzerine fabrika binasının tamamı için yapı kayıt belgesi aldığı, bu şekilde yaklaşık 3 4 sene üretime devam ettiği, söz konusu arazi üzerinde toplulaştırma işlemi başlaması üzerine verdiği dilekçe ile kendi arazilerinde kullanmadığı kısmın hazineye aktarılarak bunun karşılığında hazine arazisi üzerinde bulunan fabrika binasının kendisine verilmesi talebinde bulunduğu, bu dilekçe üzerine toplulaştırma işlemi yapılarak askıya çıkarıldığı, ancak daha sonra yapılan itirazlar sonucu fabrika binasının bulunduğu kısmın hazineye bırakıldığı, dolayısıyla kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunduğu belirtilerek, kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı, menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanunî düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makûl ve ciddi bir alâkanın bulunması gerekmekte ancak menfaatin kişisel olması, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi … Mahellesinde bulunan ve yeni parsel numaraları …, …, …, …, …, …, …, … olan parsellerin maliki olup, iptali istenen taşınmaz ile birlikte bu alanın tamamını içine alacak şekilde yatırımda bulunarak organik gübre üretim tesisi kurduğu, söz konusu fabrika binasının da tescili yapılarak üretime başlandığı, adı geçen parsellerde bulunan araziler üzerinde arazi toplulaştırma işlemine başlanılmadan önce davacı tarafından 15/01/2021 tarihinde hangi parsellerin korunması, hangi parsellerde tesislerin olduğu ve hangi parsellerin taşınması gerektiği hususunda gerekli açıklamaların yapıldığı ve fabrika binasının davacı adına kaydedilmesi talebinde bulunulduğu, ilk ilanda üretimin yapılmadığı ve geride kalan tapulu taşınmazlar davacıdan alınarak, bunun yerine üretim yapılan ve fabrika binasının önemli parçasını oluşturan yapının bulunduğu … nolu parselin fabrika binasının bulunduğu kısmı … nolu parsel ile birleştirilerek … nolu parsel olarak belirlendiği, ancak ikinci ilanda ilk ilanda davacıya bırakılan taşınmazın bu kısmının Hazine'ye bırakıldığı, toplulaştırma işlemi sonucunda davacının fabrika binasının bir kısmının kendisine ait … nolu parsel üzerindeyken bir kısmı da hazineye ait … nolu parsel üzerinde kaldığı görülmektedir.
Arazi toplulaştırma işleminin mahiyeti itibariyle bir uygulama alanında proje uygulanması şeklinde gerçekleşmesine rağmen, kişilerin maliki oldukları taşınmazların her biri açısından sübjektif etkiler doğuran bireysel bir işlem niteliğinde olduğu, ilk ilanda davacının maliki bulunduğu taşınmazlar davacıdan alınarak bunun yerine üretim yapılan ve fabrika binasının önemli bir parçasını oluşturan yapının bulunduğu … nolu parselin fabrika binasının bulunduğu kısmın … nolu parselle birleştirilerek fabrika binasının bütünlüğünün korunduğunun görüldüğü, toplulaştırma işlemi neticesinde söz konusu fabrika binasının bulunduğu kısmın hazineye bırakıldığı ve tarım arazisi olarak görüldüğü için davacının fabrika binasını kiralamak için yaptığı başvuruların ilgili arazinin tarım arazisi olarak görülmesi nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında davacının dava konusu işlemin iptalinde menfaati ve dolayısıyla iş bu davayı açmakta ehliyetli olduğu sonucuna varılmakta olup, davanın esasının incelenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/110912
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:28:32