Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/12353
2023/5056
21 Eylül 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12353
Karar No : 2023/5056
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1 … Derneği
VEKİLİ: Av. …
2 …
3 … Derneği
4 …
VEKİLİ: Av. …
5 … Derneği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF: 1 (DAVALI) … Bakanlığı …
VEKİLİ: …,
2 (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Nikel Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: **
Dava konusu istem: Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırlarında … Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan "Sülfürik Asit Üretim Tesisi" projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; aynı proje hakkında düzenlenen … tarihli ve … sayılı ÇED Olumlu Kararına karşı açılan davada, tesisin çevresel etki değerlendirmesinde, tarımsal üretim, ziraat, çevre, makina, kimya, orman, hidrojeoloji mühendislikleri ile flora fauna açısından hukuka aykırılık görülmemekle birlikte, tesisin yapılması planlanan ve filiş, serpantinit, kireçtaşı ve yer yer volkanik birimlerin birlikteliğinden oluşan alanın, yatay ve düşey yönlerde jeolojik birimlerin özelliklerinin çok kısa mesafelerde bile değişiklik sunabildiğinin jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından ortaya konulması karşısında, bu dava konusunu oluşturan sülfürik asit üretim tesisinin niteliği de göz önünde bulundurularak, tesisin üzerinde yer alacağı lokasyon ve yakın çevresinin jeolojik ve jeoteknik açıdan zemin etüt raporu alınarak, sonuçları ile birlikte çevresel etki değerlendirmesinin yapılması gerekirken, müdahil şirket tarafından işletilen mevcut tesis alanı için 2009 yılında yapılan jeolojik jeoteknik etüt çalışmasından elde edilen saha ve laboratuvar verileriyle hazırlanan ÇED raporu esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı karara karşı temyiz talebinde bulunulması üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/5972, K:2022/9027 sayılı kararıyla, müdahil şirket tarafından sunulan jeolojik raporlarla birlikte yapılacak bir değerlendirmeyle, dava konusu projenin yapılmasının jeolojik açıdan bir sakıncasının olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve bozmaya uyularak yapılan yargılamada ise; dava konusu proje ile ilgili … tarih ve … sayılı (ikinci) ÇED Olumlu kararının verildiği, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerektiği, bu durumda bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, dava konusu ÇED olumlu kararının ise, yukarıda anılan ilk iptal kararı üzerine jeoloji mühendisliği dışındaki alanlarda herhangi bir değişiklik yapılmadan yineden düzenlenen revize ÇED raporu uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, jeoloji mühendisinden konuyla ilgili ek rapor talep edildiği, jeoloji mühendisi tarafından düzenlenen ek raporda ise tesisin inşaatı sırasında alınması gereken önlemlere ÇED raporunda detaylı şekilde yer verildiği, bu haliyle yapılması planlanan tesis için sahada yer alan birimlerin parsel bazında jeolojik jeoteknik açıdan uygun olduğu tespitlerine yer verildiği, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan ve tüm uzmanlık alanlarını içeren rapor ile Jeoloji Mühendisi tarafından düzenlenen ek raporun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; görülmekte olan davada … İdare Mahkemesinin E:.. sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun esas alındığı, ancak her iki davanın davacılarının farklı olması nedeniyle, söz konusu raporun bu davada bağlayıcı olmadığı gibi anılan raporun eksik ve yetersiz olduğu, ayrıca raporda Orman Mühendisinin olumsuz görüş bildirdiği, buna rağmen Mahkeme tarafından verilen kararda bu raporun dayanak alındığı ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Bakanlık ve davalı yanında müdahil tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Karşı oy gerekçesinde belirtilen nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz istemlerinin reddine,
-
Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
-
Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X): **
Dava; Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırlarında Meta Nikel Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan "Sülfürik Asit Üretim Tesisi" projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri yakınlarında … Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilmekte olan Gördes Nikel Kobalt İşletmesi sınırları içerisinde (dava konusu) sülfürik asit üretim tesisi için idareye başvurulduğu ve ilk olarak … tarihli ve … sayılı ÇED Olumlu Kararının alındığı, bu işleme karşı açılan davada jeoloji mühendisinin olumsuz görüş vermesi nedeniyle … İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine ise Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/5972, K:2022/9027 sayılı kararıyla, müdahil şirket tarafından sunulan jeolojik raporlarla birlikte yapılacak bir değerlendirmeyle, dava konusu projenin yapılmasının jeolojik açıdan bir sakıncasının olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve bozmaya uyularak yapılan yargılamada ise; dava konusu proje ile ilgili … tarih ve … sayılı (ikinci) ÇED Olumlu kararının verildiği, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerektiği, bu durumda bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve bu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/09/2023 tarih ve E:2023/11986, K:2023/5055 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı anlaşılmıştır.
Bakılmakta olan dava ise; sülfürik asit üretim tesisi projesi hakkında verilen … tarihli ve … sayılı ÇED Olumlu Kararının yukarıda bahsedilen ... İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi sonucu yatırımcı firma tarafından ÇED raporu revize edilerek yeniden idareye başvurulması üzerine, aynı proje hakkında … tarih ve … sayılı (ikinci) ÇED Olumlu kararının verilmesi üzerine açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda; dava konusu ÇED olumlu kararının yukarıda anılan ilk iptal kararı üzerine jeoloji mühendisliği dışındaki alanlarda herhangi bir değişiklik yapılmadan yeniden düzenlenen revize ÇED raporu uyarınca tesis edildiği, jeoloji mühendisinden konuyla ilgili ek rapor talep edildiği, jeoloji mühendisi tarafından düzenlenen ek raporda ise, tesisin inşaatı sırasında alınması gereken önlemlere ÇED raporunda detaylı şekilde yer verildiği, bu haliyle yapılması planlanan tesis için sahada yer alan birimlerin parsel bazında jeolojik jeoteknik açıdan uygun olduğu tespitlerine yer verildiği, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan ve tüm uzmanlık alanlarını içeren rapor ile Jeoloji Mühendisi tarafından düzenlenen ek raporun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, ilgili Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır. Bu değerlendirmelerin ise ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, ilgili Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar (nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, iklimsel faktörler vb.) yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; yukarıda da bahsedildiği gibi jeoloji mühendisinden konuyla ilgili ek rapor talep edildiği, diğer hususlar yönünden ise … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun dikkate alındığı anlaşılmış ise de, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında kayıtlı uyuşmazlığın işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığı, bakılan davada ise, bozma kararı üzerine düzenlenen dava konusu revize ÇED raporu üzerine sadece jeoloji bilirkişisinden ek rapor alınarak daha önce düzenlenen kök rapordaki sonuçlara göre karar verildiği, bozma kararı gerekçesi doğrultusunda revize ÇED raporu üzerinde bütün bilirkişilerin katılımı ile ek rapor ya da yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden ayrı bir rapor alınmadığı, dolayısıyla dava konusu işlem yönünden ayrı hukuki bir denetimin yapılmadığı, revize ÇED raporunun hukuka uygunluğunun denetlenmediği görülmüştür.
Bu durumda; bakılmakta olan davada yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, ÇED kararının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekirken, hukuka uygunluğunu denetlemek için yeterli olmayan ilk kök rapora ve jeoloji mühendisi tarafından diğer bilirkişilerden ayrı düzenlenen ek bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Öte yandan; ... Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan dava konusu ÇED kararına konu sülfürik asit işletmesinin yine aynı firma tarafından işletilmekte olan ve aynı sınırlar içinde bulunan Gördes Nikel Kobalt İşletmesine hammadde sağlamak amacıyla yapıldığı, bu nedenle her iki işletmenin birbiri ile bağlantısının değerlendirilmesi gereken faaliyetler olduğu, projelerin birbirleri ile doğrudan/dolaylı bağlantılı olduğu dikkate alındığında, söz konusu projelerin bölgedeki herhangi bir kaynak ve alıcı ortam üzerinde kümülatif etki oluşturma ihtimalinin ise ÇED raporunda ve bilirkişi raporunda incelenmediği, bu yönüyle de eksik ve yetersiz olan bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12353 E. , 2023/5056 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12353
Karar No : 2023/5056
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1 … Derneği
VEKİLİ : Av. …
2 …
3 … Derneği
4 …
VEKİLİ : Av. …
5 … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1 (DAVALI) … Bakanlığı …
VEKİLİ : …,
2 (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Nikel Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırlarında … Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan "Sülfürik Asit Üretim Tesisi" projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; aynı proje hakkında düzenlenen … tarihli ve … sayılı ÇED Olumlu Kararına karşı açılan davada, tesisin çevresel etki değerlendirmesinde, tarımsal üretim, ziraat, çevre, makina, kimya, orman, hidrojeoloji mühendislikleri ile flora fauna açısından hukuka aykırılık görülmemekle birlikte, tesisin yapılması planlanan ve filiş, serpantinit, kireçtaşı ve yer yer volkanik birimlerin birlikteliğinden oluşan alanın, yatay ve düşey yönlerde jeolojik birimlerin özelliklerinin çok kısa mesafelerde bile değişiklik sunabildiğinin jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından ortaya konulması karşısında, bu dava konusunu oluşturan sülfürik asit üretim tesisinin niteliği de göz önünde bulundurularak, tesisin üzerinde yer alacağı lokasyon ve yakın çevresinin jeolojik ve jeoteknik açıdan zemin etüt raporu alınarak, sonuçları ile birlikte çevresel etki değerlendirmesinin yapılması gerekirken, müdahil şirket tarafından işletilen mevcut tesis alanı için 2009 yılında yapılan jeolojik jeoteknik etüt çalışmasından elde edilen saha ve laboratuvar verileriyle hazırlanan ÇED raporu esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı karara karşı temyiz talebinde bulunulması üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/5972, K:2022/9027 sayılı kararıyla, müdahil şirket tarafından sunulan jeolojik raporlarla birlikte yapılacak bir değerlendirmeyle, dava konusu projenin yapılmasının jeolojik açıdan bir sakıncasının olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve bozmaya uyularak yapılan yargılamada ise; dava konusu proje ile ilgili … tarih ve … sayılı (ikinci) ÇED Olumlu kararının verildiği, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerektiği, bu durumda bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, dava konusu ÇED olumlu kararının ise, yukarıda anılan ilk iptal kararı üzerine jeoloji mühendisliği dışındaki alanlarda herhangi bir değişiklik yapılmadan yineden düzenlenen revize ÇED raporu uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, jeoloji mühendisinden konuyla ilgili ek rapor talep edildiği, jeoloji mühendisi tarafından düzenlenen ek raporda ise tesisin inşaatı sırasında alınması gereken önlemlere ÇED raporunda detaylı şekilde yer verildiği, bu haliyle yapılması planlanan tesis için sahada yer alan birimlerin parsel bazında jeolojik jeoteknik açıdan uygun olduğu tespitlerine yer verildiği, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan ve tüm uzmanlık alanlarını içeren rapor ile Jeoloji Mühendisi tarafından düzenlenen ek raporun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; görülmekte olan davada … İdare Mahkemesinin E:.. sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun esas alındığı, ancak her iki davanın davacılarının farklı olması nedeniyle, söz konusu raporun bu davada bağlayıcı olmadığı gibi anılan raporun eksik ve yetersiz olduğu, ayrıca raporda Orman Mühendisinin olumsuz görüş bildirdiği, buna rağmen Mahkeme tarafından verilen kararda bu raporun dayanak alındığı ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Bakanlık ve davalı yanında müdahil tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karşı oy gerekçesinde belirtilen nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri sınırlarında Meta Nikel Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan "Sülfürik Asit Üretim Tesisi" projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Manisa İli, Akhisar İlçesi, … ve … Mahalleleri yakınlarında … Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilmekte olan Gördes Nikel Kobalt İşletmesi sınırları içerisinde (dava konusu) sülfürik asit üretim tesisi için idareye başvurulduğu ve ilk olarak … tarihli ve … sayılı ÇED Olumlu Kararının alındığı, bu işleme karşı açılan davada jeoloji mühendisinin olumsuz görüş vermesi nedeniyle … İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine ise Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/5972, K:2022/9027 sayılı kararıyla, müdahil şirket tarafından sunulan jeolojik raporlarla birlikte yapılacak bir değerlendirmeyle, dava konusu projenin yapılmasının jeolojik açıdan bir sakıncasının olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve bozmaya uyularak yapılan yargılamada ise; dava konusu proje ile ilgili … tarih ve … sayılı (ikinci) ÇED Olumlu kararının verildiği, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerektiği, bu durumda bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve bu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/09/2023 tarih ve E:2023/11986, K:2023/5055 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı anlaşılmıştır.
Bakılmakta olan dava ise; sülfürik asit üretim tesisi projesi hakkında verilen … tarihli ve … sayılı ÇED Olumlu Kararının yukarıda bahsedilen ... İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi sonucu yatırımcı firma tarafından ÇED raporu revize edilerek yeniden idareye başvurulması üzerine, aynı proje hakkında … tarih ve … sayılı (ikinci) ÇED Olumlu kararının verilmesi üzerine açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda; dava konusu ÇED olumlu kararının yukarıda anılan ilk iptal kararı üzerine jeoloji mühendisliği dışındaki alanlarda herhangi bir değişiklik yapılmadan yeniden düzenlenen revize ÇED raporu uyarınca tesis edildiği, jeoloji mühendisinden konuyla ilgili ek rapor talep edildiği, jeoloji mühendisi tarafından düzenlenen ek raporda ise, tesisin inşaatı sırasında alınması gereken önlemlere ÇED raporunda detaylı şekilde yer verildiği, bu haliyle yapılması planlanan tesis için sahada yer alan birimlerin parsel bazında jeolojik jeoteknik açıdan uygun olduğu tespitlerine yer verildiği, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan ve tüm uzmanlık alanlarını içeren rapor ile Jeoloji Mühendisi tarafından düzenlenen ek raporun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, ilgili Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır. Bu değerlendirmelerin ise ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, ilgili Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar (nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, iklimsel faktörler vb.) yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; yukarıda da bahsedildiği gibi jeoloji mühendisinden konuyla ilgili ek rapor talep edildiği, diğer hususlar yönünden ise … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun dikkate alındığı anlaşılmış ise de, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında kayıtlı uyuşmazlığın işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığı, bakılan davada ise, bozma kararı üzerine düzenlenen dava konusu revize ÇED raporu üzerine sadece jeoloji bilirkişisinden ek rapor alınarak daha önce düzenlenen kök rapordaki sonuçlara göre karar verildiği, bozma kararı gerekçesi doğrultusunda revize ÇED raporu üzerinde bütün bilirkişilerin katılımı ile ek rapor ya da yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden ayrı bir rapor alınmadığı, dolayısıyla dava konusu işlem yönünden ayrı hukuki bir denetimin yapılmadığı, revize ÇED raporunun hukuka uygunluğunun denetlenmediği görülmüştür.
Bu durumda; bakılmakta olan davada yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, ÇED kararının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekirken, hukuka uygunluğunu denetlemek için yeterli olmayan ilk kök rapora ve jeoloji mühendisi tarafından diğer bilirkişilerden ayrı düzenlenen ek bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Öte yandan; ... Kobalt Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan dava konusu ÇED kararına konu sülfürik asit işletmesinin yine aynı firma tarafından işletilmekte olan ve aynı sınırlar içinde bulunan Gördes Nikel Kobalt İşletmesine hammadde sağlamak amacıyla yapıldığı, bu nedenle her iki işletmenin birbiri ile bağlantısının değerlendirilmesi gereken faaliyetler olduğu, projelerin birbirleri ile doğrudan/dolaylı bağlantılı olduğu dikkate alındığında, söz konusu projelerin bölgedeki herhangi bir kaynak ve alıcı ortam üzerinde kümülatif etki oluşturma ihtimalinin ise ÇED raporunda ve bilirkişi raporunda incelenmediği, bu yönüyle de eksik ve yetersiz olan bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
2023/112463
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19