Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/11066
2023/5046
21 Eylül 2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11066
Karar No : 2023/5046
DAVAYA KATILMA TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR
… Barosu Başkanlığını temsilen … Barosu Başkanı Av. … tarafından, Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle … ile … Bakanlığına karşı açılan davada; … vekili Av. … tarafından verilen ve davacı yanında davaya katılma istemini içeren başvuru incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının ve müdahale dilekçesinin incelenmesinden; müdahale isteminde bulunanın müdahale dilekçelerinde öne sürülen gerekçelerle bakılan davaya müdahil olmak yerine ayrı dava açma olanaklarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Müdahale dilekçesinde öne sürülen nedenler ve davanın niteliğine göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda yer verilen 66. ve 67. maddeleri uyarınca …'nun davacı yanında davaya katılma isteminin reddine, kararın birer örneğinin davanın taraflarına ve müdahale isteminde bulunan ...'na tebliğine, 21/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11066
Karar No : 2023/5046
DAVACI: … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: 1 …
2 … Değişikliği Bakanlığı
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının bilimsel araştırmaya dayanmadığı, alan hakkında jeolojik verinin bulunmadığı, 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan riskli alan kararının işlemin tesisindeki yetki ve gerekçelerin belirtildiği maddeler yerine Kanunda geçen kavramların açıklandığı tanım maddesi olan 2. maddesi uyarınca tesis edilmesi nedeniyle işlemin usul ve sebep unsuru yönüyle hukuka aykırı olduğu, davalı idarelerin önceki riskli alan kararları dikkate alındığında, ilk kez bu kadar geniş bir alanın riskli alan ilan edildiğinin anlaşıldığı, alan genişledikçe idarenin uygulama yeteneğinin azalacağı, eşitliği sağlamakta zorlanacağı, Antakya'nın en önemli tarihi alanını kapsayan riskli alan kararının kamu yararına aykırı olduğu, mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesine ve ilgili Yönetmeliğe uygun olduğu, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: **
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili anayasal ve yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde; Barolar avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış, yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin birinci fıkrasının 21. bendinde de, Yönetim Kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde sayılan Baroların görevleri göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacı Baro'nun hak ve menfaatlerini etkilemediği; anılan Kanun maddesinin de davacıya hukuken böyle bir hak tanımayacağı dikkate alındığında, dava konusu riskli alan kararı ile Hatay Barosu arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU: **
Açıklanan nedenlerle;
-
DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
-
Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
-
Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11066
Karar No : 2023/5046
DAVAYA KATILMA TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR
… Barosu Başkanlığını temsilen … Barosu Başkanı Av. … tarafından, Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle … ile … Bakanlığına karşı açılan davada; … vekili Av. … tarafından verilen ve davacı yanında davaya katılma istemini içeren başvuru incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının ve müdahale dilekçesinin incelenmesinden; müdahale isteminde bulunanın müdahale dilekçelerinde öne sürülen gerekçelerle bakılan davaya müdahil olmak yerine ayrı dava açma olanaklarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Müdahale dilekçesinde öne sürülen nedenler ve davanın niteliğine göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda yer verilen 66. ve 67. maddeleri uyarınca …'nun davacı yanında davaya katılma isteminin reddine, kararın birer örneğinin davanın taraflarına ve müdahale isteminde bulunan ...'na tebliğine, 21/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11066
Karar No : 2023/5046
DAVACI : … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1 …
2 … Değişikliği Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :Dava konusu 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının bilimsel araştırmaya dayanmadığı, alan hakkında jeolojik verinin bulunmadığı, 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan riskli alan kararının işlemin tesisindeki yetki ve gerekçelerin belirtildiği maddeler yerine Kanunda geçen kavramların açıklandığı tanım maddesi olan 2. maddesi uyarınca tesis edilmesi nedeniyle işlemin usul ve sebep unsuru yönüyle hukuka aykırı olduğu, davalı idarelerin önceki riskli alan kararları dikkate alındığında, ilk kez bu kadar geniş bir alanın riskli alan ilan edildiğinin anlaşıldığı, alan genişledikçe idarenin uygulama yeteneğinin azalacağı, eşitliği sağlamakta zorlanacağı, Antakya'nın en önemli tarihi alanını kapsayan riskli alan kararının kamu yararına aykırı olduğu, mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesine ve ilgili Yönetmeliğe uygun olduğu, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili anayasal ve yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde; Barolar avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış, yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin birinci fıkrasının 21. bendinde de, Yönetim Kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde sayılan Baroların görevleri göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacı Baro'nun hak ve menfaatlerini etkilemediği; anılan Kanun maddesinin de davacıya hukuken böyle bir hak tanımayacağı dikkate alındığında, dava konusu riskli alan kararı ile Hatay Barosu arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A 2 (g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2023/111185
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19