SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/8434

Karar No

2023/4444

Karar Tarihi

13 Kasım 2023

T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/8434

Karar No : 2023/4444

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı/…

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: **

Dava konusu istem: Davacı tarafından, üretilen bir kısım cam ürünlerin satış imkânının kalmadığı, cam kırığı olarak değerlendirilmesi dışında başka bir kullanma imkânının bulunmadığından bahisle takdir komisyonunca emsal değeri belirlenen emtiaya ilişkin indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin tamamının 1 No'lu katma değer vergisi beyannamesinin ilave edilecek katma değer vergisi satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılarak ihtirazi kayıtla ilave katma değer vergisi olarak beyan edilmesi üzerine 2022 yılının Mayıs dönemi için tahakkuk eden verginin 1.731.007,19 TL'lik kısmının yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi kanunlarında zayi olan mal veya zayi olma kavramlarının ne anlama geldiği hususunda bir açıklamaya yer verilmediğinden, zayi olmanın kelime anlamının ortaya konulmasının gerektiği, zayi kelimesinin sözlükte, kaybolma, yitme, yok olma, elden çıkma, mahvolma olarak tanımlandığı, bu anlamda bir ürünün zayi olduğunun kabul edilebilmesi için tamamen yok olması ve kullanılamaz hale gelmesinin gerektiği, uyuşmazlıkta davacının, ürettiği cam malzemeyi demode olması, depoda hasarlanması gibi sebeplerden dolayı kırmak durumunda kaldığı, kırılan camların da takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel karşılığı satılabileceği, yeniden kullanılabileceği, söz konusu cam eşyaların ekonomik değerinin tamamen yok olmadığı ve kıymeti düşen mal olarak değerlendirilerek meydana gelen değer kaybının katma değer vergisinin de indiriminin kabulü gerektiğinden, davacı tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen katma değer vergisi tahakkukunun 1.731.007,19 TL tutarındaki kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, iadesi istenilen tutarın ödenmemiş olduğu ve davacının söz konusu tutarı mahsup edememesinden dolayı iade talebinde bulunduğunun görüldüğü, uyuşmazlık konusu tahakkukun iptali neticesinde, iptal gerekçeleri de dikkate alınmak suretiyle idarece yeniden yapılacak incelemeye istinaden ve mahsup işlemlerinin gerçekleştirilmesine binaen davacıya iade edilmesi gereken bir verginin ortaya çıkması durumunda iadenin yapılacağı tabii olduğundan, davacının faiz isteminin incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen 1.731.007,19 TL tutarındaki vergi iptal edilmiş, faiz istemi ise incelenmeksizin reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar vermiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olamayacağı, davacının imal edip çeşitli sebeplerle satışından vazgeçtiği ve imha kararı almış olduğu malların Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (c) işaretli bendi kapsamında zayi olan mal olarak değerlendirileceği ve bunlara ait yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Takdir komisyonu huzurunda kırılan camların üretimde tekrar kullanılması sebebiyle ekonomik değerini tamamen yitirmediği ve zayi olmadığı, ham madde olarak üretiminde tekrar kullanılabileceğinden şirket stoklarına alındığı, cam kırığının ekonomik bir değerinin bulunduğu, kıymeti düşen mal olarak değerlendirilerek meydana gelen değer kaybının katma değer vergisinin indiriminin kabulü gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: **

MADDİ OLAY: **

Davacı şirket tarafından, üretilen cam eşyanın bir kısmının kırılması talebi Takdir Komisyonu Başkanlığı'nca uygun görülerek kırılmak üzere tutanağa bağlanmış olup bunların emsal bedelinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesinde yer alan üçüncü sıra esasına göre takdir edilmesinin istenmesi üzerine takdir komisyonunun, emsal bedel takdiri ile birlikte imha edilerek zayi olan mallara ait katma değer vergisinin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin (c) bendi uyarınca indirim konusu yapılamayacağı, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No'lu Katma Değer Vergisi Beyannamesinin ilave edilecek katma değer vergisi satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerektiği yolundaki kararına istinaden aksi yöndeki ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesi uyarınca tahakkuk ettirilen verginin 1.731.007,19 TL'lik kısmının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: **

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kıymeti Düşen Mallar" başlıklı 278. maddesinde, yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerinin hesaplanması mutat olmıyan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartaların emsal bedeli ile değerleneceği belirtilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Vergi İndirimi" başlıklı 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak, (a) kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, (b) ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini, (c) götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin, çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebileceği belirtilmiş, 30. maddesinde ise indirilemeyecek katma değer vergisi düzenlenmiş olup maddenin (c) bendinde, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.

05/12/2009 gün ve 27423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 113 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin "E. Kullanım Süresi Geçen veya Kullanılamayacak Hale Gelen Mallara İlişkin Yüklenilen KDV Hakkında Yapılacak İşlem" başlıklı bölümünde Gelir İdaresi Başkanlığına intikal eden olaylardan; mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin olarak stoklarında mevcut olan ancak kullanım süresi geçen veya bir başka nedenle kullanılamayacak durumda olan malların, ilgili mevzuat uyarınca teşkil edilen resmi komisyonlar veya Takdir Komisyonu huzurunda imha edilmesi durumunda, bu mallara ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin indirilip indirilemeyeceği hususunda tereddüde düşüldüğünün anlaşıldığı, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun (30/c) maddesinde; deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağının hükme bağlandığı, bu hüküm uyarınca, kullanım süresi geçen veya bir başka biçimde kullanılamayacak hale gelen ve imha edilen mallar, zayi olan mal mahiyetinde olduğundan mükelleflerce bu malların iktisabı dolayısıyla yüklenilen 9katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının da mümkün bulunmadığı, bu çerçevede, zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan katma değer vergisinin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerektiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **

Katma Değer Vergisi Kanunu'nun genel gerekçesinde; üretim, dağıtım ve hizmet sektörlerinin her safhada vergiye tabi tutulduğu ancak sistemin bünyesi içindeki indirim mekanizması vasıtasıyla işletme girdileri için ödenen vergi indirilmek suretiyle, yalnızca o

safhada eklenen değerin vergilendirildiği, matrahın, üretim ve dağıtım süreçlerinde çeşitli işletmeler arasında bölündüğü ve her işletmenin yalnızca kendi kattığı değerin vergisini satış bedeli içinde müşteriden tahsil ederek vergi dairesine ödendiği açıklamasına yer verildiği; bu bakımdan, katma değer vergisini diğer muamele vergilerinden ayıran en önemli özelliğin indirim müessesesi olduğu, nihaî tüketiciye kadar olan bütün safhalarda bu verginin alındığı, her bir safhada hesaplanan katma değer vergisinden bir önceki safhanın vergisi düşürülerek bakiye verginin Hazineye intikal ettirildiği; bu şekilde, fiilen sadece o aşamada eklenen değerin vergiye tabi tutulduğu, vergi yükünün de verginin konusuna giren mal veya hizmetin nihai tüketicisinin üzerinde kaldığı, Kanun'un 30. maddesinin (c) bendinin gerekçesinde ise düzenlemenin, vergilendirme emniyetini sağlamak ve malların zayi olduğu gerekçesiyle yaratılabilecek vergi kaybını önlemek amacına yönelik bulunduğu, bunun yanı sıra tasarının, her kademede yaratılan katma değeri mutlaka vergilendirmeyi hedef tuttuğu, bu açıdan bakıldığında malların mükellef tarafından kendi özel ihtiyaçlarında kullanılması veya her ne suretle olursa olsun işletmeden çekilmesi ile zayi edilmesi arasında hiçbir fark bulunmadığı, dolayısıyla zayi olan mallar için alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin indirilmesine imkan tanımadığı, bu vergi sisteminde alışlarla ilgili verginin indirilmesi bu malların satışı sırasında nasıl olsa vergiye tabi tutulacağı, diğer bir ifade ile mala eklenen değerin vergilendirilmiş olacağı düşüncesine dayandığı, zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olamayacağından, bunlara ait vergilerin indirilmesinin sistemin mantığına ters düşeceği belirtilmiştir.

05/12/2009 tarih ve 27423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 113 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin "Kullanım Süresi Geçen veya Kullanılamayacak Hale Gelen Mallara İlişkin Yükleniken KDV Hakkında Yapılacak İşlem" başlıklı "E" bölümünün iptali istemiyle açılan dava, Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/01/2014 tarih ve E:2010/2532, K:2014/465 sayılı kararıyla, sebebi ne olursa olsun ilgili mevzuat uyarınca teşkil edilen resmi komisyonlar veya takdir komisyonu huzurunda imha edilen malların yitip gittiği ve yok olduğu açık olduğundan, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşmiştir.

Uyuşmazlıkta, cam ürünlerin kırılması sonucunda artık bu ürünlerin üretim amacı doğrultusunda kullanılma imkânından ve dolayısıyla varlığından söz edilemeyecektir.

Nitekim, ürünlerin cam kırığı olarak hurda halde olduğu takdir komisyonunca tespit edilmiştir. Bu haliyle ürünlerin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin (c) bendi uyarınca zayi olan mal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bunlara ait yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı anlaşıldığından, aksi yöndeki gerekçeyle verilen davanın kısmen kabulü yolunda verilen kararın aleyhe olan hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: **

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 13/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY: **

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8434 E. , 2023/4444 K.

    "İçtihat Metni"


    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ÜÇÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2023/8434
    Karar No : 2023/4444

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVACI) : … Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Şirketi
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı tarafından, üretilen bir kısım cam ürünlerin satış imkânının kalmadığı, cam kırığı olarak değerlendirilmesi dışında başka bir kullanma imkânının bulunmadığından bahisle takdir komisyonunca emsal değeri belirlenen emtiaya ilişkin indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin tamamının 1 No'lu katma değer vergisi beyannamesinin ilave edilecek katma değer vergisi satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılarak ihtirazi kayıtla ilave katma değer vergisi olarak beyan edilmesi üzerine 2022 yılının Mayıs dönemi için tahakkuk eden verginin 1.731.007,19 TL'lik kısmının yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi kanunlarında zayi olan mal veya zayi olma kavramlarının ne anlama geldiği hususunda bir açıklamaya yer verilmediğinden, zayi olmanın kelime anlamının ortaya konulmasının gerektiği, zayi kelimesinin sözlükte, kaybolma, yitme, yok olma, elden çıkma, mahvolma olarak tanımlandığı, bu anlamda bir ürünün zayi olduğunun kabul edilebilmesi için tamamen yok olması ve kullanılamaz hale gelmesinin gerektiği, uyuşmazlıkta davacının, ürettiği cam malzemeyi demode olması, depoda hasarlanması gibi sebeplerden dolayı kırmak durumunda kaldığı, kırılan camların da takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel karşılığı satılabileceği, yeniden kullanılabileceği, söz konusu cam eşyaların ekonomik değerinin tamamen yok olmadığı ve kıymeti düşen mal olarak değerlendirilerek meydana gelen değer kaybının katma değer vergisinin de indiriminin kabulü gerektiğinden, davacı tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen katma değer vergisi tahakkukunun 1.731.007,19 TL tutarındaki kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, iadesi istenilen tutarın ödenmemiş olduğu ve davacının söz konusu tutarı mahsup edememesinden dolayı iade talebinde bulunduğunun görüldüğü, uyuşmazlık konusu tahakkukun iptali neticesinde, iptal gerekçeleri de dikkate alınmak suretiyle idarece yeniden yapılacak incelemeye istinaden ve mahsup işlemlerinin gerçekleştirilmesine binaen davacıya iade edilmesi gereken bir verginin ortaya çıkması durumunda iadenin yapılacağı tabii olduğundan, davacının faiz isteminin incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen 1.731.007,19 TL tutarındaki vergi iptal edilmiş, faiz istemi ise incelenmeksizin reddedilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar vermiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olamayacağı, davacının imal edip çeşitli sebeplerle satışından vazgeçtiği ve imha kararı almış olduğu malların Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (c) işaretli bendi kapsamında zayi olan mal olarak değerlendirileceği ve bunlara ait yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Takdir komisyonu huzurunda kırılan camların üretimde tekrar kullanılması sebebiyle ekonomik değerini tamamen yitirmediği ve zayi olmadığı, ham madde olarak üretiminde tekrar kullanılabileceğinden şirket stoklarına alındığı, cam kırığının ekonomik bir değerinin bulunduğu, kıymeti düşen mal olarak değerlendirilerek meydana gelen değer kaybının katma değer vergisinin indiriminin kabulü gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY :
    Davacı şirket tarafından, üretilen cam eşyanın bir kısmının kırılması talebi Takdir Komisyonu Başkanlığı'nca uygun görülerek kırılmak üzere tutanağa bağlanmış olup bunların emsal bedelinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesinde yer alan üçüncü sıra esasına göre takdir edilmesinin istenmesi üzerine takdir komisyonunun, emsal bedel takdiri ile birlikte imha edilerek zayi olan mallara ait katma değer vergisinin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin (c) bendi uyarınca indirim konusu yapılamayacağı, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No'lu Katma Değer Vergisi Beyannamesinin ilave edilecek katma değer vergisi satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerektiği yolundaki kararına istinaden aksi yöndeki ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesi uyarınca tahakkuk ettirilen verginin 1.731.007,19 TL'lik kısmının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kıymeti Düşen Mallar" başlıklı 278. maddesinde, yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerinin hesaplanması mutat olmıyan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartaların emsal bedeli ile değerleneceği belirtilmiştir.
    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Vergi İndirimi" başlıklı 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak, (a) kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, (b) ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini, (c) götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin, çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebileceği belirtilmiş, 30. maddesinde ise indirilemeyecek katma değer vergisi düzenlenmiş olup maddenin (c) bendinde, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
    05/12/2009 gün ve 27423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 113 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin "E. Kullanım Süresi Geçen veya Kullanılamayacak Hale Gelen Mallara İlişkin Yüklenilen KDV Hakkında Yapılacak İşlem" başlıklı bölümünde Gelir İdaresi Başkanlığına intikal eden olaylardan; mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin olarak stoklarında mevcut olan ancak kullanım süresi geçen veya bir başka nedenle kullanılamayacak durumda olan malların, ilgili mevzuat uyarınca teşkil edilen resmi komisyonlar veya Takdir Komisyonu huzurunda imha edilmesi durumunda, bu mallara ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin indirilip indirilemeyeceği hususunda tereddüde düşüldüğünün anlaşıldığı, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun (30/c) maddesinde; deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağının hükme bağlandığı, bu hüküm uyarınca, kullanım süresi geçen veya bir başka biçimde kullanılamayacak hale gelen ve imha edilen mallar, zayi olan mal mahiyetinde olduğundan mükelleflerce bu malların iktisabı dolayısıyla yüklenilen 9katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının da mümkün bulunmadığı, bu çerçevede, zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan katma değer vergisinin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerektiği belirtilmiştir.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Katma Değer Vergisi Kanunu'nun genel gerekçesinde; üretim, dağıtım ve hizmet sektörlerinin her safhada vergiye tabi tutulduğu ancak sistemin bünyesi içindeki indirim mekanizması vasıtasıyla işletme girdileri için ödenen vergi indirilmek suretiyle, yalnızca o
    safhada eklenen değerin vergilendirildiği, matrahın, üretim ve dağıtım süreçlerinde çeşitli işletmeler arasında bölündüğü ve her işletmenin yalnızca kendi kattığı değerin vergisini satış bedeli içinde müşteriden tahsil ederek vergi dairesine ödendiği açıklamasına yer verildiği; bu bakımdan, katma değer vergisini diğer muamele vergilerinden ayıran en önemli özelliğin indirim müessesesi olduğu, nihaî tüketiciye kadar olan bütün safhalarda bu verginin alındığı, her bir safhada hesaplanan katma değer vergisinden bir önceki safhanın vergisi düşürülerek bakiye verginin Hazineye intikal ettirildiği; bu şekilde, fiilen sadece o aşamada eklenen değerin vergiye tabi tutulduğu, vergi yükünün de verginin konusuna giren mal veya hizmetin nihai tüketicisinin üzerinde kaldığı, Kanun'un 30. maddesinin (c) bendinin gerekçesinde ise düzenlemenin, vergilendirme emniyetini sağlamak ve malların zayi olduğu gerekçesiyle yaratılabilecek vergi kaybını önlemek amacına yönelik bulunduğu, bunun yanı sıra tasarının, her kademede yaratılan katma değeri mutlaka vergilendirmeyi hedef tuttuğu, bu açıdan bakıldığında malların mükellef tarafından kendi özel ihtiyaçlarında kullanılması veya her ne suretle olursa olsun işletmeden çekilmesi ile zayi edilmesi arasında hiçbir fark bulunmadığı, dolayısıyla zayi olan mallar için alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin indirilmesine imkan tanımadığı, bu vergi sisteminde alışlarla ilgili verginin indirilmesi bu malların satışı sırasında nasıl olsa vergiye tabi tutulacağı, diğer bir ifade ile mala eklenen değerin vergilendirilmiş olacağı düşüncesine dayandığı, zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olamayacağından, bunlara ait vergilerin indirilmesinin sistemin mantığına ters düşeceği belirtilmiştir.
    05/12/2009 tarih ve 27423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 113 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin "Kullanım Süresi Geçen veya Kullanılamayacak Hale Gelen Mallara İlişkin Yükleniken KDV Hakkında Yapılacak İşlem" başlıklı "E" bölümünün iptali istemiyle açılan dava, Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/01/2014 tarih ve E:2010/2532, K:2014/465 sayılı kararıyla, sebebi ne olursa olsun ilgili mevzuat uyarınca teşkil edilen resmi komisyonlar veya takdir komisyonu huzurunda imha edilen malların yitip gittiği ve yok olduğu açık olduğundan, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
    Uyuşmazlıkta, cam ürünlerin kırılması sonucunda artık bu ürünlerin üretim amacı doğrultusunda kullanılma imkânından ve dolayısıyla varlığından söz edilemeyecektir.
    Nitekim, ürünlerin cam kırığı olarak hurda halde olduğu takdir komisyonunca tespit edilmiştir. Bu haliyle ürünlerin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinin (c) bendi uyarınca zayi olan mal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bunlara ait yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı anlaşıldığından, aksi yöndeki gerekçeyle verilen davanın kısmen kabulü yolunda verilen kararın aleyhe olan hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1.Temyiz isteminin kabulüne,
    2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 13/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


    (X) KARŞI OY :
    Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

    2023/18451

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    milletiüçüncübozulmasınaadınadaire

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim