SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9569

Karar No

2023/10283

Karar Tarihi

7 Temmuz 2023

T.C.

D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No : 2023/9569

Karar No : 2023/10283

TEMYİZ EDEN (DAVACI):

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): .. Bakanlığı /ANKARA

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: **

Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde Öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğundan, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla; …. İdare Mahkemesince verilen .. gün ve E:…, K:… sayılı kararın, davacıya usulüne uygun olarak 11/02/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı vekili tarafından otuz (30) günlük istinaf süresi geçirildikten sonra 16/06/2021 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, esasa ilişkin açıklamalar yanında, Mahkeme kararının adresine usulüne uygun olarak tebligat gerçekleştirilmeden muhtara tebliğ edildiği ancak kapıya ihbarname yapıştırılmadan, komşu ve/veya yöneticiye veya kapıcıya bilgi verilmeden 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenen usule aykırı olarak tebligat yapıldığı, ilk derece mahkemesince davanın reddi yolunda verilen kararın harici yollardan öğrenildiği ve süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: **

MADDİ OLAY: **

Davalı idare bünyesinde Öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava reddedilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: **

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir.

Anılan Kanun'un "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: **

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, dava dilekçesinde, adres olarak; … Mah. … Sk. No:… İç Kapı No:… Etimesgut/ANKARA'nın gösterildiği, davanın reddine dair … İdare Mahkemesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararının anılan adrese 29/01/2021 tarihinde tebligata çıkarıldığı ve tebliğ mazbatasının üzerine ",yapılan araştırmada bilgisi alınan komşu isim vermedi, muhatabın bu adreste oturduğunu ve şuan dışarıda olduğunu imzadan kaçınarak sözlü olarak beyan etmiş olup T.K 21. mad. gereği bağlı bulunduğu mahalle muhtarının imzası karşılığında tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı" notu düşülmek suretiyle 11/02/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen davacının anılan tarihten itibaren otuz (30) gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davanın reddine ilişkin tebligatının, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak kararın davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise neden bulunmadığı belirtilmek ve haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin yazılması suretiyle yapılması gerekmekte iken, belirtilen hususlar araştırılmaksızın ve tebliğ mazbatasında bu hususlara ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmeksizin iade edilen evrakın aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligata çıkarıldığı, dolayısıyla 21. maddenin birinci fıkrasında öngörülen usul işletilmeksizin 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, usulsüz tebligat tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle ''istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: **

Açıklanan nedenlerle;

  1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;

  2. İstinaf isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

  3. Esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/07/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/9569 E. , 2023/10283 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    BEŞİNCİ DAİRE
    Esas No : 2023/9569
    Karar No : 2023/10283


    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVALI) : .. Bakanlığı /ANKARA
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde Öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğundan, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla; …. İdare Mahkemesince verilen .. gün ve E:…, K:… sayılı kararın, davacıya usulüne uygun olarak 11/02/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı vekili tarafından otuz (30) günlük istinaf süresi geçirildikten sonra 16/06/2021 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından;
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, esasa ilişkin açıklamalar yanında, Mahkeme kararının adresine usulüne uygun olarak tebligat gerçekleştirilmeden muhtara tebliğ edildiği ancak kapıya ihbarname yapıştırılmadan, komşu ve/veya yöneticiye veya kapıcıya bilgi verilmeden 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenen usule aykırı olarak tebligat yapıldığı, ilk derece mahkemesince davanın reddi yolunda verilen kararın harici yollardan öğrenildiği ve süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğu ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY:
    Davalı idare bünyesinde Öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava reddedilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
    Anılan Kanun'un "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; "Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir.
    Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir.
    Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, dava dilekçesinde, adres olarak; … Mah. … Sk. No:… İç Kapı No:… Etimesgut/ANKARA'nın gösterildiği, davanın reddine dair … İdare Mahkemesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararının anılan adrese 29/01/2021 tarihinde tebligata çıkarıldığı ve tebliğ mazbatasının üzerine ",yapılan araştırmada bilgisi alınan komşu isim vermedi, muhatabın bu adreste oturduğunu ve şuan dışarıda olduğunu imzadan kaçınarak sözlü olarak beyan etmiş olup T.K 21. mad. gereği bağlı bulunduğu mahalle muhtarının imzası karşılığında tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı" notu düşülmek suretiyle 11/02/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen davacının anılan tarihten itibaren otuz (30) gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.

    Bu durumda; davanın reddine ilişkin tebligatının, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak kararın davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise neden bulunmadığı belirtilmek ve haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin yazılması suretiyle yapılması gerekmekte iken, belirtilen hususlar araştırılmaksızın ve tebliğ mazbatasında bu hususlara ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmeksizin iade edilen evrakın aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligata çıkarıldığı, dolayısıyla 21. maddenin birinci fıkrasında öngörülen usul işletilmeksizin 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, usulsüz tebligat tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle ''istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
    Bu itibarla, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
    2. İstinaf isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/07/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

    2023/19574

    10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

    Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

    Ücretsiz Başla

    Anahtar Kelimeler

    adınabeşincidairemilleti

    Kaynak: karar_yargitay

    Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58

    Ücretsiz Üyelik

    Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

    Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

    Gelişmiş Arama

    10M+ karar arasında akıllı arama

    AI Asistan

    Kaynak atıflı hukuki cevaplar

    İndirme

    DOCX ve PDF formatında kaydet

    Benzer Kararlar

    AI ile otomatik eşleşen kararlar

    Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim