Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/525 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Kararı
2025/525
2026/245
8 Nisan 2026
Hukuk Genel Kurulu 2025/525 E. , 2026/245 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/696 E., 2025/55 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarihli ve 2023/627 Esas, 2024/4251 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. B. Gerekçe Değerlendirme 1. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. 2. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez. 3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir. 4. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda, davacı tarafından kullandırılan gayri nakdi krediler yönünden taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin bu yönden sorumluluğuna dair açık hüküm bulunmadığından bedelin depo edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. 5. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 6. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, dava konusu teminat mektubunun 16.01.2017 tarihinde paraya çevrilerek nakdi alacağa dönüştüğü, davacının ise icra takibini 18.01.2017 tarihinde başlattığı, bu durumda Mahkemece teminat mektubunun takip tarihi itibariyle nakdi alacağa dönüştüğü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken gayri nakdi alacak olarak değerlendirilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. 7. Özel Dairenin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince önceki karar gerekçesinin yanında, icra takibinden önce nakdi alacağa dönüşen gayri nakdi alacak yönünden; sözleşmede hüküm bulunmasa dahi alacak nakde dönüştüğünden kefillerden nakdi alacak olarak talep edilebileceği ancak bunun için icra takibinde alacaklının nakdi alacak olarak takip yapması gerektiği, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu ve taleple bağlılık ilkesi gereğince icra takibinden önce nakde dönen teminat mektubu bedeli yönünden alacaklının depo talebinde bulunamayacağı, görülen davada nakdi talepte bulanamayacağı, davaya konu teminat mektubunun 16.01.2017 tarihinde paraya çevrilerek nakdi alacağa dönüştüğü, davacı bankanın 18.01.2017 tarihinde icra takibi başlattığı, takip tarihi itibariyle nakdi alacağa dönüşen teminat mektubu yönünden takipte depo talebinde bulunduğu, her ne kadar sözleşmede hüküm olmaması nedeniyle depo talebi reddedilmiş ise de anılan ilave gerekçeler kapsamında netice itibariyle ilk kararın doğru olduğu gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir. 8. Bu durumda; ilk kararda sadece sözleşmede hüküm olmaması nedeniyle depo talebinin reddine karar verilmiş iken direnme kararında itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, icra takibinde nakdi alacak olarak takip yapılmadığı, takip tarihi itibariyle nakdi alacağa dönüşen teminat mektubu yönünden depo talebinde bulunulamayacağı gerekçelerine de yer verilerek karar verilmiş olup direnme olarak adlandırılan kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. 9. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. 10. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 08.04.2026 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.