Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ceza Genel Kurulu

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/661

Karar No

2024/101

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

İ T İ R A Z

İtirazname No : 2016/130288

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ: 10. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ: Ağır Ceza (CMK’nın250. maddesiyle görevli)

SAYISI: 76 98

I. HUKUKİ SÜREÇ

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in mağdureler ..., ... ve ...’e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1 b ve 62. maddeleri uyarınca 3 kez 4 yıl 2 ay hapis cezası; sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın mağdureler ... ve ...’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/1, 109/3 b f ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmalarına: tüm sanıklar yönünden her iki suç bakımından aynı Kanun'un 53, 63 ve 58. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.06.2012 tarihli ve 76 98 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 28.02.2014 tarih ve 1391 1357 sayı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.07.2016 tarih ve 130288 sayı ile; "…Mağdurlar ... Karanfil (yerel mahkeme karar içeriğinde mağduru ... olarak yazmış ise de yüksek mahkemece maddi hata olarak kabul edilerek mağdur ... Karanfil olarak düzeltilmiştir.) 18/04/1991, mağdur ... .... 03/12/1991 doğumlu olup yargılamaya konu olay tarihi olan 21/12/2006 tarihi itibariyle her iki mağdur da on beş yaşını tamamlamışlardır. Olay tarihinde her iki mağdure de Balıkesir Fatma Aliye Kasapoğlu Kız Yetiştirme Yurduna kayıtlıdırlar, ancak yurttan kaçtıkları bilgisi dosyada mevcuttur.

Mağdur ... ....’in (sonradan annesi tarafından yurttan alınarak Hollanda’ya götürüldüğü bilgisi mevcut) olaya dair gerek kollukta, gerek savcılıkta ve gerekse mahkemede beyanı alınmamış olup, adı geçen mağdureye ve diğer mağdure ...’ya yönelik eylemlere ilişkin mahkûmiyet hükmünün dayanağı mağdure ...’nın aşağıda ayrıntısına değinilecek anlatımı, telefon dinleme kayıtlarından elde edilen kanaat ve sanıkların inkara dayalı savunmalarıdır. (Gerekçeli kararın 54. sayfasında mağdure ...’nın 07/11/2006 tarihinde emniyette verdiği beyanına yer verilmiş olup, bu tarih suç tarihinden önce ve içerik itibariyle yargılamaya konu olayla ilgisi yoktur.)

Gerekçeli kararın 55. sayfasında mağdure ...’nın olaya dair 01/07/2009 tarihinde mahkemede verdiği beyan yer almakta olup, mağdure özetle kendisine ve ...’e karşı herhangi bir eylem olmadığını, olay günü sanık ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile gezmek için Bursa’ya gittiklerini, polis kontrolünde durdurulduklarını, sonra serbest bırakıldıklarını, kendisine ve ...’e uyuşturucu verilmediğini, diğer sanıkları tanımadığını beyan etmiştir. Gerekçeli kararın 55. ve 56. sayfalarında yer alan olaya ilişkin telefon dinleme kayıtlarında sanık ...’in sanıklar ... ile ve sanık ...’nın sanık ... ile telefon konuşmaları mevcut olup bu olayın değerlendirildiği gerekçeli kararın 56,57,58. sayfalarında yer alan telefon konuşma kayıtlarının başka olaylara ilişkin oldukları anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine ve mahkemenin değerlendirmesine (sayfa 53) göre; sanık ...’in sanık ... ile telefon irtibatlı olarak, sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobille Balıkesir ilinden gezdirme bahanesi ile otomobiline aldığı yaşı küçük (on beş yaş) mağdureler ... ve ...’i gizlice uyuşturucu verip etkisiz hâle getirdikten sonra, Bursa ilinde örgüt lideri sanık ...’ın cinsel istismarına sunmayı amaçladığı, bu amaçla mağdure çocukları gezdirme bahanesiyle Bursa iline getirdiği, suç tarihi olan 21/12/2006 tarihinde saat 17.45 sıralarında Bursa ili Geçit Mahallesi Mudanya yolu üzeri ... Market önünde önleyici kolluk hizmeti kapsamında mağdurelerin ve sanık ...’in içinde bulunduğu aracın polis tarafından durdurulduğu, herhangi bir suç tespiti yapılamayınca serbest bırakıldıkları, serbest bırakılmayı takiben sanık ... tarafından mağdurelerin Balıkesir’e geri gönderildiği anlaşılmaktadır. ...’in (036 nolu iletişim tespit tutanağında) kızlardan birisine iki adet uyuşturucu hap verdiğini diğerine içiremediğini sanık ...’e söylediği görülmektedir.

Sanıklar ... ve ...’in telefon görüşmelerinden kötü niyetleri açıklıkla anlaşılmakta ise de dosya içeriğine göre olay yukarıdaki şekilde gerçekleşmiştir. Bu şekilde gerçekleşen olaydan dolayı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine (iki kez) TCK 103/1 b,62,53/1; 109/1 3 b f,62 (109/5 dairece eklendi) toplam 13 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmiştir.

Mağdure ...’in olaya dair hiçbir aşamada beyanı alınmamıştır. Mağdure ... kendisine uyuşturucu verilmediğini beyan etmektedir. Her iki mağdure de on beş yaşını suç tarihi itibariyle tamamlamıştır. Mağdureler sanıkların kötü niyetlerinden haberdar olmadıkları için hürriyetlerinin kısıtlandığı düşüncesinde değillerdir. Sanıklar mağdureleri planladıkları şekli ile eve götürememişlerdir. Polislerin durdurma eylemi mağdurelerin hürriyetlerinin tahdit edildiği suçlamasına ilişkin değildir. Ve mağdureler sanık ... tarafından geri gönderilmiştir. Dosya içeriğinde adı geçen mağdurelere yönelik nerelerine temas ile cinsel istismarda bulunulduğuna dair bir anlatım ve kabul de mevcut değildir. Buna göre adı geçen mağdurelere yönelik alıkoyma (hürriyeti tahdit) ve cinsel istismar suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı kanaati ile yerel mahkeme hükmünün adı geçen sanıklara ilişkin mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasına dair yüksek Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin ilamına itiraz ediyoruz.

Yine bu olaya ilişkin yerel mahkemenin gerekçeli kararının 59. sayfasında olayın sanıklarının ..., ..., ... ve ... olduğu kabulüne yer verilmiş olmasına karşın sanık ... aleyhine de bu olaydan dolayı mahkûmiyet hükmü tesisi hükümde çelişki oluşturmuştur.

2 Mağdur ... Gerze’nin cinsel istismara maruz kaldığına dair hükme yönelik;

Mağdure ... Gerze’ye yönelik eylemler 31/03/2007 tarihinden başlayarak yaklaşık beş altı hafta kadar aralıklarla sürmektedir. 11/09/1989 doğum tarihli olan mağdure olay tarihinde on yedi yaşındadır. Lise öğrencisidir. Annesi geçmişte vefat etmiş, babası sonradan oluşan sakatlığı nedeniyle çalışamamakta olup yeniden evlenmiş, mağdure sekiz çocuklu, fakir bir ailenin kızıdır.

Bu olaya ilişkin mağdure ... Gerze’nin 07/11/2007 tarihli kolluk, 20/08/2008 tarihli mahkeme beyanları ile sanıkların kendi aralarında geçen telefon dinleme kayıtları ve inkara yönelik savunmaları mevcuttur. Mahkeme mağdur ... Gerze’nin 07/11/2007 tarihli kolluk beyanına itibar ettiğini açıklamış, mağdurenin gerek bu beyanında gerekse diğer beyanlarında ve gerekse sanıkların telefon görüşme içeriklerinde ne şekilde cinsel istismara maruz bırakıldığına dair bir açıklama yoktur. Mağdurenin beyanlarından sanıkların mağdureye rızası dışında ya da içinde bulunduğu fakirlikten yararlanarak içmesinin gerektiği söylemi ile uyuşturucu verdikleri anlaşılmaktadır. Yine sanıkların mağdureye uyuşturucu vermekteki niyetlerinin mağdureyi etkisiz hâle getirip sanık ...’ın cinsel istismarına sunmak olduğu da anlaşılmaktadır. Ancak bu sunma eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğine veya mağdureye yönelik hangi cinsel eylemlerin vücut bulduğuna dair gerek mağdurenin gerek sanıkların anlatımlarında gerekse telefon görüşme içeriğinde bir bilgi yoktur. Mahkemenin kabulünde de mağdurenin hangi cinsel eylemlere maruz bırakılarak istismar edildiğine dair bir açıklama mevcut değildir.

Bu açıklamalara göre sanıkların mağdure ... Gerze’ye yönelik alıkoyma (hürriyeti tahdit) eylemleri sabit olmakla birlikte hangi sanığın ne şekilde vücut bulan hangi eylemlerle cinsel istismarda bulunduğuna yönelik eylemleri dolayısıyla cinsel istismar suçu sabit değildir. Yerel mahkeme hükmünün bu yönüyle bozulması gerekirken onanmasına dair yüksek Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin ilamına itiraz etmekteyiz.

Yine bu olaya ilişkin mahkemenin gerekçeli kararının 65. sayfasında olayın sanıklar ..., ..., ..., ... ve...tarafından gerçekleştirildiği kabul edilmiş, ... aleyhine gerek cinsel istismar suçlamasından gerekse alıkoyma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmamakla birlikte kabulde adı geçmeyen ... aleyhine her iki eylemden mahkumiyet hükmü tesisi hükümde çelişkiye neden olmuştur.

3 Sanık ... hakkında üç kez cinsel istismar ve beş kez hürriyeti tahdit suçundan kurulu hükme yönelik;

Yukarıda açıklandığı şekilde mahkemece gerek mağdureler ... ve ...’e yönelik cinsel istismar ve alıkoyma suçlarına katıldığı kabul edilen (gerekçeli kararın 59. sayfasında), gerekse mağdur ... Gerze’ye yönelik cinsel istismar ve alıkoyma (gerekçeli kararın 65. sayfasında) eylemlerine katıldığı kabul edilen sanıklar arasında sayılmamasına rağmen sanık ... hakkında sayılan bu suçlamalardan dolayı mahkumiyet hükmü tesisi hükümde çelişkiye sebebiyet vermiştir. Ayrıca adı geçen sanığın mağdur ...’a ve ...'a yönelik hürriyeti tahdit eylemine nasıl katıldığı hüküm yerinde açıklanmamıştır. Yerel mahkeme hükmünün bu yönleriyle de bozulması gerekirken onanmasına yönelik yüksek Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin kararına itiraz etmekteyiz." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.11.2019 tarih ve 2894 7380 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU

İtirazın kapsamına göre inceleme sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdureler ... ve ...’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma, mağdure ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı ve sanık ... hakkında mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma, mağdureler ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;

1 Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdureler ... ve ...’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma, mağdure ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarının,

2 Sanık ...’ın mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hüriyetinden yoksun kılma ve mağdureler ... ve ...’e yönelik kişiyi hüriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olup olmadığının,

Belirlenmesine ilişkin olup Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itirazın İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 76 98 sayılı hükmüne yönelik olarak yapıldığı ancak sanık ... hakkında mağdurelere karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan bir hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu hususta itiraza gelinip gelinemeyeceğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

21.12.2016 tarihli tutanak içeriğine göre; 21.12.2006 tarihinde saat 17.45 sıralarında Mudanya yolu üzerinde ... plaka sayılı aracın polis ekiplerince durdurulduğu, araç içerisinde bulunan iki kişinin kimlik belgesini ibraz edemedikleri ancak kendilerini ... ... ve ...olarak tanıttıkları, yine araç içerisinde bulunan ve kimlik belgesini ibraz eden şahsın sanık ... olduğu, üst aramasında suç unsuruna rastlanılmadığı, kimlik belgelerini ibraz edemeyen şahısların bilgilerine ulaşmak adına şahısların polis merkezine götürüldüğü,

31.03.2007 tarihli tutanak içeriğine göre; sanık ...’in küçük yaştaki bir kızı örgütün üst düzey yöneticileriyle cinsel ilişkiye girmesi için bir ofise götüreceği bilgisinin alındığı, bu kapsamda polis ekiplerince saat 19.40 sıralarında 16 HE XXX plaka sayılı aracın durdurulduğu, araç içerisinde bulunan mağdure ...'a sorulan soruları yine araçta bulunan sanık ...’in mağdureye cevap hakkı tanımadan; "Arkadaşımın kızıdır. Geziyoruz." şeklinde cevapladığı ve şahısların polis ekiplerinin yanından ayrılarak 48 numaralı apartman önüne aracı park edip içeri girdikleri,

08.11.2007 tarihinde mağdure ... hakkında düzenlenen cinsel saldırı muayene raporuna göre; kızlık zarının anüler yapıda ve sağlam olduğu,

05.09.2008 tarihinde mağdure ... tarafından sunulan dilekçede; mağduriyetinin bulunmadığını ve gördüğü lüzum üzerine şikâyetinden vazgeçtiğini belirttiği,

17.05.2012 tarihinde mağdure ... tarafından sunulan dilekçede; davayla ilgili olarak şikâyetlerinden vazgeçmeleri adına ailesinin ve kendisinin rahatsız edildiğini, şikâyetinden vazgeçtiğini bildirdiği,

Soruşturma aşamasında alınan iletişim tespiti kararları üzerine düzenlenen ve İlk Derece Mahkemesince de kabule alınan bir kısım görüşme içeriklerinden;

(034 036 037 039) numaralı iletişim tespit tutanaklarında; sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in Yetiştirme Yurdunda kalan yaşı küçük iki kızı gezdirme bahanesiyle arabaya alıp hap içireceğini, daha sonra istismar eyleminde bulunmak üzere kızları Bursa’ya sanıklar ... ve ...'e getireceğini anlattığı, (036) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in aldıkları kızlardan birisine 2 adet uyuşturucu hap verdiğini, diğerine içiremediğini, arabada eter de bulunduğunu anlatıp sanıklar ... ve ...'den kızları o gün getireceği için evi hazırlamalarını istediğini, (037) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in evin anahtarını beyaz tenekeden olan alarm kutusunun üstüne koyduğunu, toz şeklindeki uyuşturucu hapları mutfakta tost makinesinin içine koyacağını ancak toz içerse kızın uyanabileceğini, kıza esrar olduğu değerlendirilen sigaralık vermesini, aksi bir durumda kendisinin dışarıya çıkıp silahla yeniden dönebileceğini, hatta şalteri kapatıp korkuttuğu kızlara eteri koklatacaklarını anlattığı, sanık ...'in ikamete geldiklerinde kapıyı çalmamalarını, kızların uyanmaması gerektiği talimatını verdiği,

(017 018 019 020 021 022 023 025 026) numaralı iletişim tespit tutanaklarında; sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in, mağdureleri bayıltmak için sanık ...'dan yeşil reçete ile satılan Roc isimli sıvı damla istediği, ayrıca benzinlikten araba çalışmıyor bahanesi ile eter alıp gizlice eve gelmesini söylediği, (019) numaralı iletişim tespit tutanağında; iki gün sonraki görüşmede sanık ...’in getirdiği küçük yaştaki kızlarla yakalandığını, kızlardan birisinin kimliği olmadığını, sanık ...’in üzerinde sahte kimlik bulunduğunu, karakola götürüldüklerini, kızların yaşlarının tutmadığını ancak iş üstünde yakalanmadıkları için bir şey olmayacağını, sanık ...'in yardımı ile kurtulacaklarını söylediği, polisin arabayı bir markette bulunan kameralardan tespit ettiğini, yakalandıklarında arabada uyuşturucu hap olduğundan telaşlandıklarını ve bu delilleri alma uğraşına girdiklerini, karakolda 34 ELJ XX plaka sayılı arabanın ve küçük yaştaki kızların sorgularının yapıldığını, arabanın torpido gözünde ve kapısının yan tarafında bulunan toz tabir ettikleri uyuşturucuları aldıklarını anlatıp yaşı küçük mağdurelerin başlarını belaya sokabileceklerini düşündüklerinden bir an önce kurtulmaları gerektiğini konuştukları, (023) numaralı iletişim tespit tutanağında Sanık ...'ın kızların karakoldan bırakıldığını söylediği,

(007 008 009 129) numaralı iletişim tespit tutanaklarında: sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...’in sanıklar ... ve ...'e getirmek üzere kız çocukları ayarladığını, kızların içeceklerine uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeleri koyarak uyutmaya çalıştığını anlattığı, (008) numaralı iletişim tespit tutanağında: 16 yaşındaki kız çocuğuna uyuşturucu hap verdiklerini ama hiç etki etmediğini söyleyip; "Öyle bişey öyle bişey de dene onda etki etmez mi ya çocuk 16 yaşında hiç kullanmamış, adamın anasını ağlatır." şeklinde konuştuğu, aynı hapı daha öncede kullandıklarını, kullanma şekli nedeniyle bir sorun olabileceğini, kalp şeklinde işaret olan ve Extasy olduğu tahmin edilen hap gönderebileceğini belirttiği ve mağdure ... isimli kız çocuğunun çok güzel olduğunu, sanık ...'e bu kızların uyutulup sunulması hâlinde çok memnun kalacağını konuştukları, (009) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanıklar ..., ... ve inceleme dışı sanık ...'nın, azmettirici sanık ...'e itaat ettiklerini belirtip tanıdıkları kamu görevlilerinden kendilerinin ve eylemlerinin deşifre edilip edilmediğini öğrenmeye çalıştıkları şeklinde aralarında konuşmalar geçtiği, uyuşturucu hap ve esrarın topraktan geldiğini ve Allah yolunda kullanılabileceğini belirten sanık ...'in kendisine bir şey olursa 10 15 kişiyi öldüreceğini, azmettirici ile böyle bir liste hazırladıklarını söyleyip kendilerine toz tabir ettikleri uyuşturucu madde yollamalarını istediği,

(010) numaralı iletişim tespit tutanağında: sanık ... ile, sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in; "Bir tane kız var Bigadiç’ten annesiyle konuştum işe alayım diye kızı alacam Susurlukta açılış var diyerek oraya gideceğiz, Ben bu kızı şimdi yıkayım mı gelip gör halledeyim mi bugün bayıltayım yani, haberi olmayacak, ne olduğunu anlarsa benden bilir bir saat sonra alacağım kızı" dediğini,

(003) numaralı iletişim tespit tutanağında: sanık ...'in Samo lakaplı sanık ... ile yaptığı görüşmede; sanık ...’in yakalandığını, yakalanmasaydı kız çocuklarını bayıltıp uygunsuz vaziyette resimlerini çekeceklerini ve şantaj yaparak istedikleri şeyleri yaptıracaklarını, kızları sanık ...'e sunacaklarını, sanık ...'in sekiz on tane uyuşturucu hap yuttuğunu, bu şekilde uyuyup kaldığını, sanık ...'in dışarı pek çıkmadığını, gizli kaldığını ve deşifre olmadığını, onu yalnızca sanık ... ve eşi, inceleme dışı sanık ..., sanık ... ve sanık ...'in yeğenin gördüğünü, sanık ...'in sanık ...'e tam olarak biat ettiğini belirterek kendi işini çocuklarına bıraktığını ve sanık ...'e hizmet etmek için her şeyi yapabileceğini, gerekirse adam öldürebileceğini anlattığı, ayrıca sanık ...'in kıyametin yakın olduğunu ve bu konuda muskalar yazdığını söylediği,

(012 013 014 015) numaralı iletişim tespit tutanaklarında: sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in sarışın tabir ettikleri kızı mutlaka kandırarak tekrar getirmesini, bu konuda hiçbir şeyden kaçınmamalarını, istedikleri kadar para ve harcama yapabileceklerini, kızı mutlaka bayıltıp o şekilde hazır etmesini ve bunları yaparken başlarını belaya sokmamalarını söyleyip, kızı Bursa’ya getiremezse Balıkesir’deki eve götürmesini istediği, (013) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in sanık ...’e sanık ...'e sunulacak olan sarışın kızı Balıkesir'den getirirken çok dikkatli olması gerektiğini söyleyip hatta yakalanmaması için tedbir amaçlı tanınmayan veya ticari bir araba bulması gerektiğini anlattığı, (014) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...’in; "İş görüşmesine geldiğini sanıyor. Pimapen bayii sensin. Balıkesir’de şube açacaksın. Bunu da sekreter olarak alacaksın ... Bey." şeklinde sanık ...'e mesaj gönderdiği, (015) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in sanık ...'e Bursa terminalindeki küçük kızı ticari taksi ile eve getirmesini, kendisini ... olarak tanıtmasını, kızı kandırıp bir şekilde uyuşturucu vererek uyutacaklarını veya gerekiyorsa bayıltabileceklerini, bu şekilde sanık ...'e sunacaklarını söyleyip hazırlık yapacakları için eve biraz geç gelmelerini istediği,

(069 070 071 074 076) numaralı iletişim tespit tutanaklarında: sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in ... ismindeki birinden telefon beklediği, kendilerini bir kız ile tanıştıracağı, sanık ...'in de sanık ... ve kızı olduğu anlaşılan ... ile birlikte Batman'a gideceklerinin anlaşıldığı, (070) numaralı iletişim tespit tutanağında: sanık ...'in, ... isimli kız ile yaptığı görüşmede; İzmit otobanından Bursa’ya doğru uyuşturucu getirdiğini, bunların çok tesirli olduğunu, bir tanesinin 12 saat sarhoş gibi ettiğini anlattığı, (071) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in sanık ...'i arayarak ...'i alıp akşam’a sanık ...'e sunulmak üzere Bursa'ya getirmesini, getirirken de mağdureyi biraz gezdirmesini ve çeşitli konular anlatarak iyice kafasını bulandırmasını istediği,

(072) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in mağdure ...'i arayarak dini telkinlerde bulunduğu,

(002) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in Samo lakaplı sanık ... ve inceleme dışı sanık ... ile yaptığı görüşmelerde; 17 yaşında bir çocuğu bayıltmak için 5 tane uyuşturucu hap verdiklerini, eter koklattıklarını ancak bayıltamadıkları ve uyutamadıklarını söyleyerek inceleme dışı sanık ...'a bu çocuğu nasıl bayıltabileceklerini, 10 miligramlık diyazem vermeleri hâlinde veya ensesine vurmak suretiyle bayıltıp bayıltamayacaklarını sorduğu, telefonu alan sanık ...'a da aynı konuyu aktardığı,

(006) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in önce uyuşturucu hap, sonra da eter verdikleri hâlde kızı uyutamadıklarını, sanık ...’in kızı araçla dolaştırarak uyutabileceğini veya eter koklatarak bayıltabileceğini, uyuşturucu hapları gizlice meyve suyunun içerisinde verdiklerini söylediği,

(063) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'nın telefonda mağdure ... ile yaptığı görüşmede; sanık ...'i överek mağdurenin hayatında ona engel olan herkesin hakkından gelebileceklerini, hatta mağdurenin kendilerine gelmelerini engelleyecek herkesi öldürebileceklerinden bahsettiği,

(038) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmede; sanık ...'in, sanık ...'in ikametine küçük yaştaki kızları uyuşturucu verdikten sonra getirirken polisler tarafından durdurulduğunu ve polise kızları yanlarında çalıştıracakları elaman olarak tanıttığını anlattığı,

(035 040) numaralı iletişim tespit tutanaklarında; sanık ... ile mağdure ... arasıda yapılan görüşmede; sanık ...'in 34 ELZ XX plakalı kırmızı renkli Megane marka araç ile 6 Eylül Pasajının önünde beklediğini söylediği, mağdure ...’in, mağdure ...’yı aldıktan sonra geleceği şeklinde karşılık verdiği, (040) numaralı iletişim tespit tutanağında; mağdure ...’nın, uyuşturucu istediği mağdure ... isimli arkadaşının olanlardan sonra sanıklar ile aynı arabadayken yoldan geçenlere "Bizi kurtarın." diye bağırdığı biçiminde anlatımlarının bulunduğu,

(032 033 041 042 043 094) numaralı iletişim tespit tutanaklarında: sanık ...'in sanık ...'i arayarak daha önceden sanık ...'e sunulmak üzere ayarlamaya çalıştıkları kızı ikna edip ele geçirebilmeleri için değişik arayışlar içinde olması gerektiğini, bunun için de uyuşturucu hap ve sıvı damla niteliği olan maddeleri kullanması yönünde talimat verdiği, bu kızı temin edememesi durumunda mağdure ...’ı temin etmesini istediği, mağdure ...’ı mutlaka getirmesini gerekirse adı geçen mağdureyi işleri bittikten sonra otobüs ile Balıkesir’e yollayabileceklerini söylediği, (033) numaralı iletişim tespit tutanağına göre: sanıkların Balıkesir ili Bigadiç ilçesinde babası pazarcı olduğu anlaşılan küçük yaştaki bir kızı kandırarak kaçırmaya çalıştıklarının anlaşıldığı, (041) no’lu iletişim tespit tutanağında: sarışın çıtı pıtı dedikleri bir kız ayarladığını ancak Balıkesir'de Emniyetin işi sıkı tutması nedeniyle fazla kız ayarlayamadığını söyleyen sanık ...’e, sanık ...'in; "Bu sefer kimi getirsen getir. Karı ölse de çıkarmam buradan. İşin bokunu çıkardık." şeklinde karşılık verdiği,

(055 056 061 067 075) numaralı iletişim tespit tutanaklarına göre; sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmelerde; sanık ...'in sanık ...'e mağdure ...’ın getirilmesi talimatını verdiği hususunun konuşulduğu,

(066) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...’in; "Susurluk uyanık olmaya başladı. Para istiyor. Bugün getir. Diyor. Bakarız dedim." şeklinde mesaj gönderdiği,

(075) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ...'in sanık ...’e; "Ayın 21 çok kazançlı Susurluğu ayarlayabilsek olmazsa yeni birisi var demiştin ya genç güzel bulabilirse." şeklinde mesaj gönderdiği,

(093 095 105 106 107 108 109 110 111 112 113 120 123 124 125) numaralı iletişim tespit tutanaklarında; sanık ...’in mağdure ...’ın babası olduğu değerlendirilen 05x5436xxxx telefon hattını kullanan ... ... isimli şahısla yaptığı görüşmede, ... ...’ın kızı mağdure ...'ın neden eve getirilmediğini sorup saatin geç olduğunu söylediği, sanık ...’in de arabasının arızalandığı şeklinde cevap verdiği, sonraki görüşmede sanık ...’in, mağdure ...’ın bir günde 100 150 TL para kazanabileceğini söylediği, (110) numaralı iletişim tespit tutanağında: ... ...'ın sanık ...‘i arayarak nerede olduğunu sorduğu, sanık ...’in Ayvalık’ta olduklarını söylemesi üzerine kızını getirmesini istediği, sanık ...’in de işi bitince getireceğini söylediği, ... ...’ın kızının dersleri olduğunu acele geri getirmesini istediği,

(156 157 158 159 160 161) numaralı iletişim tespit tutanaklarında: sanık ...'in, 05057xxxxxx numaralı telefon hattını kullanan mağdure ... ve 05557xxxxxx numaralı GSM hattını kullanan mağdure ... ile yaptığı görüşmelerde; kendinde olmayan mağdure ...’in; "Akşam siz bana ne yedirdiniz ya.” dediği, mağdure ...”in ise; "Abi ben çıldırmak üzereyim terastayım. Şu an kendimi atacağım." diyerek ağladığı, (159) numaralı iletişim tespit tutanağında: mağdure ...’in sanık ...’e götürdükleri evde kendisini nasıl kaybettiğini ve nasıl 12 saat uyuduğunu, neden hiçbir şey hatırlamadığını sorarak kustuğu ve ne olduğunu anlamaya çalıştığını söylediği ve; "... ile bir bokluk çevirdiniz sizi şikâyet edeceğim." dediği, sanık ...'in ise; "Ben deliyim. Zaten raporum var. Bana ne uyuyan sensin. Niye uyuduğunu git bir doktora sor." şeklinde sözler söylediği, (160) numaralı iletişim tespit tutanağında; mağdure ...’in sanık ...’e; "Abi kusura bakma seni rahatsız ediyorum ama tutturdu seninle konuşacam diye çağrı atarsa cevap verme benden çağrı atar beni de ara ok." şeklinde mesaj gönderdiği,

(161) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ... ile mağdure ... arasında geçen görüşmelerde; sanık ...'in mağdure ...’in kendileri hakkında şikâyetçi olabileceğinden bahisle kendisinin soyadını bilip bilmediğini ve numune verip vermediği ve mağdure ...'e sorduğu,

(096 097 098 099 100 101 102 103) numaralı iletişim tespit tutanaklarına göre; sanık ... ile sanık ... arasında, Susurluk’ta ikamet ettiği anlaşılan mağdure ...'ın arabadan indiği ve gelmek istemediği, onun yerine mağdure ...’i getirmeye çalıştıkları şeklinde mesaj kayıtlarının bulunduğu,

(114 115 116 117 118 119 128 130 131 132 133) numaralı iletişim tespit tutanaklarında; sanık ...'in, ... isimli kız ve sanık ... ile yaptığı görüşmelerde; mağdure ...’i arayarak müsait olup olmadığını sorduğu, akşamki planını iptal etmesini ve görüşmek istediğini söylediği, (114) numaralı iletişim tespit tutanağında: sanık ... ile mağdure ... arasındaki görüşmede ...’in ağlamaklı bir ses tonu ile ev meselesini sorduğu, sanık ...’in de bu konuda yardımcı olacağını söylediği, sanık ...'in, sanık ...’i aradığı, sanık ...’in polisin kızı diye birisinden bahsettiği, mağdure ... ile görüştüğünü, mağdure ...’in arkadaşıyla da akşam görüşeceğini söylediği, daha sonra mağdure ...’in sanık ...’in telefonundan mağdure ...’i arayarak dersten çıkıp çıkmadığını ve nerede buluşacaklarını sorduğu,

(134) numaralı iletişim tespit tutanağında; sanık ... ile sanık ... arasında yapılan görüşmelerde; sanık ...'in, sanık ...'e getirdikleri ve uyuşturucu vererek bayıltmaya çalıştıkları mağdure ...’i bayıltamadıklarını, mağdure ...’in 3 kişinin birden saldıracağından korktuğu için kendisini sıktığını, bu nedenle geri götürürken kıza bağırdığını, verdikleri uyuşturucunun etkisiyle kızın korktuğunu ve kendisinden geçtiğini söylediği,

(130) no’lu iletişim tespit tutanağında: sanık ...'in mağdure ...’e; "... akşam üzeri seni bir yere götürecem. İşlerini ona göre ayarla tamam mı kardeşim. Bugün çok güzel olmalısın. Ona göre hazırlan." şeklinde telefonla mesaj gönderdiği,

(149) numaralı iletişim tespit tutanağında: sanık ...'in, mağdure ...’i eve götürdüğünün, uyuşturucu verdiğinin ancak henüz bayılmadığının, ikinciyi deneyeceğinin anlaşıldığı,

(150 151) numaralı iletişim tespit tutanaklarında; sanık ...’in mağdure ...’in bayıldığını ve birkaç saat kendisine gelemeyeceğini, uyanırsa bir uyuşturucu daha vereceğini, yığıldığı yerde yattığını söylediği, sanık ...'in de kendisine gelir gibi olduğunda bir daha uyuşturucu vermesini ve bir şey olursa sadece sanık ...’i tanıması talimatını verdiği,

Anlaşılmıştır.

Mağdure ... ... mahkemede; sanık ...’in arkadaşı olduğunu, olay günü sanık ... ve mağdure Sinem (...) ile eğlenmek amacıyla Bursa’ya gittiklerini, dönüş yolunda polislerin kontrol yaptıklarını, yaşının küçük olması sebebiyle ablası ... ...'in kimlik bilgilerini kullandığını, kendisine karşı herhangi bir eylem olmadığı için kimseden şikâyetçi olmadığını, hap veya başka bir uyuşturucu madde almadığını, sanık ... dışında kimseyi tanımadığını, mağdure Sinem (...)’e zarar verildiğini görmediğini ve duymadığını,

Mağdure ... kollukta; annesinin vefat ettiğini ve babasının vurularak yaralandığını, bu sebeple babasının herhangi bir işte çalışamadığını, Özcan ismindeki bir tanıdıkları vasıtasıyla sanık ... ile tanıştıklarını, sanık ...’in pazarlama elemanı olarak kendisine iş verebileceğini söylediğini, birkaç gün sonra da arabasıyla gelip kendisini alarak evine götürdüğünü, evde bir kadın ve çocuğun bulunduğunu, o gece söz konusu evde tek başına bir odada kaldığını, ertesi gün sanık ...’in, kendisini patron ile tanıştıracağını söylediğini ve adı geçenle birlikte araçla yola çıktıklarını, sanık ...’in, kıyafetlerini beğenmeyerek; "Daha seksi, daha kadınsı ve daha güzel giyinirsen kadın gibi görünürsün. Seni beğenip işe alırlar." dediğini, bunun üzerine birlikte alışveriş yaptıklarını, kuaföre gidip saçlarını ve makyajını yaptırdıklarını, masrafların sanık ... tarafından karşılandığını, aracın yolda bozulması üzerine sanık ...'ın başka bir araçla gelip kendilerini aldığını, birlikte oturdukları bir kafede içtiği vişne suyunun acı olduğunu sanık ...’e söylediğini, sanık ...’in ise vişne suyunun içerisinde votka olduğunu ve bundan sonra gidecekleri her yerde içki ve sigara içmesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine söz konusu içecekten bir buçuk bardak kadar içtiğini, yolda lüks bir villanın önünde durduklarını, kapıyı sanık ...'in açtığını, birlikte villanın salon kısmına geçtiklerini, başının ağrıması üzerine sanık ...’in, kendisine üzerinde gülen adam simgesi bulunan bir hap verdiğini, bu hapı yuttuktan sonra sanık ...’in; "Patronumuz birazdan gelecek. O geldiğinde saygıda kusur etme, ayağa kalkarsın. Biz onun yolunda ölürüz, öldürürüz. Onun yanında ölülerden bahsetme annenin öldüğünden bahsetme, saygıda kusur etme!" dediğini, o sırada üst kattan bir şahsın salon kısmına doğru inerek yanına geldiğini, ayağa kalkmaya çalışsa da başının dönmesi sebebiyle yere düşüğünü, sanık ...’in kendisini yerden kaldırdığını, yatağa yatırdığını ve üzerini örttüğünü ancak sonrasını hatırlayamadığını, uyandığında aynı yatakta yattığını, sanık ...’in yanında oturmuş hâlde televizyon seyrettiğini ve kendisine sebebini söylemeden patronun çok kızdığını söylediğini, ağrıları nedeniyle ayağa kalkamadığı için o gece de belirttiği yerde uyuduğunu, uyandığında kahvaltı ettiklerini gördüğü sanıklar ... ve ...’in yanına gittiğini, kahvaltıdan sonra sanık ... ile birlikte yola çıktıklarını, sanık ...’in yolda bakire olup olmadığını sorarak olmadığı takdirde patronun kendisini tekme tokat döveceğini söylediğini, bakire olduğunu söylediği sanık ...’in; "Baban nerede olduğumuzu sorarsa rafları düzelttik dersin." şeklinde kendisini tembihlediğini, 5 6 hafta boyunca sanık ...’in kendisini evden alarak villaya götürdüğünü, cuma günleri götürüp pazar günleri geri eve bıraktığını, sanık ...’in evine de gittiklerini, orada sanıklar ... ve ...'in de bulunduklarını, sanıkların, içerisinde pipet bulunan su şişesi düzeneğinden bir şey çektiklerini, söz konusu maddeyi içemeyince sanıkların, kendisine üzerinde gülen adam simgesi bulunan bir hap yutturduklarını, sanıklar ... ve ...’in uyuyup uyumadığını kontrol ettiklerini, uyumamak için kendisini zorlayarak yarı uykulu vaziyette sabahladığını, sanık ...’in, yanına gelerek; "Yarın yola çıkacağız. Artık uyu." dediğini, bunun üzerine başka bir odaya gidip uyuduğunu, uyandığında akşam vakti olduğunu ve bunu anlamlandıramadığını, sanıklar ... ve ...’in, sanık ...’in her dediğini yaptıklarını, silah taşıdıklarını, sanık ...’in, kendisine büyü yaptığını düşündüğünü, iş bulma bahanesiyle kandırarak kendisine uyuşturucu madde veren ve tacizde bulunan sanıklardan şikâyetçi olduğunu, bu durumu kimseye anlatamadığını, babası ... ...’ın birkaç kez şüphelenerek sormasına karşın kendisine bu durumlardan bahsedemediğini,

Mahkemede; kollukta verdiği beyanını kabul etmediğini, sanıkların bir kötülüğünü görmediğini, kendisini başkalarına da götürmediklerini, şikâyetçi olmadığını,

Şikâyetçi ... ... Gerze kollukta; kızı olan mağdure ...'a pazarlama elemanı olarak çalıştırılmak amacıyla sanık ... tarafından teklifte bulunulduğunu, sanık ...'in hareketlerinden şüphelendiğini, zira mağdureyi sekiz dokuz kez alıp götürdüğünü, bir iki defa bir gün boyunca geri getirmediğini, birkaç defa ise çok geç saatlerde eve getirdiğini, bu hususta sanık ...'e kızdığını, sanık ...'in ise çeşitli bahaneler sunarak kendisini ikna etmeye çalıştığını, kendisine uyuşturucu madde içirilip içirilmediğini veya taciz edilip edilmediğini sorduğu mağdurenin böyle bir şeyin olmadığını söylediğini, sanıklardan şikâyetçi olduğunu,

Mahkemede; ilk beyanını kabul etmediğini, ifadesinin değiştirilmesi hususunda sanıklar tarafından tehdit edilmediğini, şikâyetçi olmadığını,

Mağdure ... kollukta; sanık ...'le mağdure ... aracılığıyla tanıştığını, evinde bulunduğu sırada sanık ...’in kendisiyle yakınlaşmak istemesi üzerine evden ayrıldığını, bir hafta sonra mağdure ...'le birlikte sanık ...’in evine yeniden gittiğini, hep birlikte yemek yiyip kola içtiklerini, sonrasında olduğu yerde uyuyakaldığını, kaç saatin, kaç günün geçtiğini bile hatırlayamadığını, sabah erken saatlerde sanık ... ve mağdure ...’in kendisini eve bıraktıklarını hatırladığını, bir avukat arkadaşına bu durumu sorduğunda; "Sana uyuşturucu vermiş olabilirler." dediğini, mağdure ...’e olayı sorduğunu ancak; "Bende aynıydım." dediğini, evli olduğundan bu olayın üzerine gidemediğini, şikâyetçi olduğunu,

Mankemede; şikâyetçi olacağını söylemesi üzerine mağdure ...’in, kendisine; "Sanık ...’in elinde fotoğraflar vardır." dediğini,

Mağdure ... kollukta ve mahkemede; arkadaşı aracılığı ile tanıştığı sanık ...'in de kendisini sanık ...'le tanıştırdığını, sanıklar ... ve ...’in kendisini dini telkinlerle etkilediklerini, sonrasında sanık ...’in Hz. ... olduğunu ve dünyaya yeniden geldiğini, kıyametin kopmasını engellediğini söylediklerini, bu telkinlerden çok etkilendiğini, sanık ...’in kendisine eğer sanık ...'le fiili livata yoluyla birliktelik yaşarsa günahlarının kefaretini karşılayabileceğini söylediğini, ardından verdiği bu ilacı içerek ilişki teklifini kabul ettiğini, bir villaya gittiklerini, orada da ilaç içtiğini, ancak sanık ... ile cinsel ilişkiye girmeyi kabul etmediğini, bunun üzerine kendisini tekrar eve bıraktıklarını, sonrasında sanıkların güzel bir kadın arkadaş bulması hususunda kendisini zorladıklarını, sanık ... ile birlikte mağdure ...’in evine gittiklerini, içtikleri kolanın dibinde bir tortu katmanı gördüğünü ancak mağdure ...’in evli olmasından dolayı sanık ...’in cinsel ilişkiden vazgeçtiğini, ilerleyen süreçte ilişki teklifini bir kez daha kabul ettiğini, villaya gidip ilaç içtiğini, odasına geçtiğinde regl olduğunu söylemesi üzerine sanık ...’in kendisine bir şey yapmadığını, üniversiteyi kazanınca sanıklarla bağlantıyı koparttığını, şikâyetçi olduğunu,

Beyan etmişlerdir.

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... aşamalarda üzerlerine atılı suçları işlemediklerini,

Savunmuşlardır.

IV. GEREKÇE

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itirazın İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarih ve 76 98 sayılı hükmüne yönelik olarak yapıldığı ancak sanık ... hakkında mağdurelere yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik bir hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu hususta itiraza gelinip gelinemeyeceği

  1. Ön soruna İlişkin Hukuki Açıklamalar

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda temyize ilişkin hükümler içerisinde düzenlenmişken, CMK'da olağanüstü kanun yolları kısmında yer almıştır. CMUK'u 322/4. maddesi; "Ceza dairelerinden birinin kararına karşı Cumhuriyet Başmüddeiumumisi, ilamın kendisine verildiği tarihten otuz gün içinde Ceza Umumi Heyetine itiraz edebilir." biçiminde iken CMK'nın 308. maddesi; "Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz." şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere, CMK'nın 308. maddesinde yer alan lehe itirazda süre aranmayacağına ilişkin cümle dışında madde metinleri benzerlik arz etmektedir.

05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle, CMK'nın 308. maddesine;

"(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir." şeklindeki (2) ve (3) numaralı fıkralar eklenmek suretiyle madde son şeklini almıştır.

Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay ilgili Ceza Dairesince hükme ilişkin karar verilmesiyle olağan kanun yolları sona ermektedir. Bu aşamadan sonra ancak CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı gündeme gelebilecektir.

CMK'nın olağanüstü kanun yolları bölümünde yer alıp 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazının, Özel Ceza Daire kararlarındaki hukuka aykırılıkların, Ceza Genel Kurulu tarafından giderilmesini isteme ve bu yolla içtihat birliğini sağlama işlevinin yanı sıra kamuoyunun tatminini amaçlayan diğer bir yönü de bulunmaktadır. Ancak bu kanun yolu ile hangi hukuka aykırılıkların denetleneceği yönünde gerek CMUK'u 322/4. maddesinde, gerekse CMK'nın 308. maddesinde bir açıklık bulunmamaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kapsamı günümüze kadar çeşitli Ceza Genel Kurulu kararlarına konu olmuş, bu bağlamda; "Eleştiriye ilişkin düşüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz olunabilecek nitelikte kararlardan olmadıkları" (16.11.1964 tarih ve 470 464 sayı), "Kabule göre yapılan bozmalara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yoluna başvuramayacağı" (17.03.1998 tarih ve 18 91 sayı), "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının olağanüstü bir kanun yolu olması nedeniyle sonuca etkili olmayacak türden hukuka aykırılıkların bu kanun yoluna konu olamayacağı" (30.11.2010 tarih ve 233 241 sayı), "Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen sanığının tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurma yetkisinin bulunmadığı" (29.03.2011 tarih ve 49 28 sayı), "Görev konusunun Yargıtayca inceleme konusu dahi yapılamayacağı bir durumda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kesin nitelikteki merci tayini kararını hükümsüz kılacak bir sonuç doğmasına neden olacak şekilde itiraz kanun yoluna başvurma imkanının bulunmadığı" (27.12.2011 tarih ve 158 296 sayı) kabul edilmek suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin belirli yönlerden sınırlandırılması gerektiğine karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz yoluna başvurabilmesi için hukuka aykırılık hâlinin ciddi boyutlara ulaşması gerektiği, sonuca etkili olmayan kanuna aykırılıkların bu yöntemle denetlenmesinin, itirazın amaç ve kapsamıyla bağdaşmayacağı söylenebilecektir.

Görüldüğü gibi bu yol, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olup, bu yetki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının olağanüstü kanun yollarından birisi olan itiraz yoluna başvurabilmesi için ön koşul; Yargıtay ceza daireleri tarafından temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesidir. Hakkında temyiz incelemesi yapılarak hüküm kurulmayan sanık hakkında itiraz yoluna başvurulması mümkün değildir.

  1. Ön soruna İlişkin Hukuki Nitelendirme

Sanık ... hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.01.2008 tarihinde mağdureler ... ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, 06.06.2012 tarihinde İstanbul (Kapatılan) 12. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK’nın mülga 250. maddesiyle görevli) sanık ... yönünden bu suçtan hüküm kurulmadığı, söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine 28.02.2014 tarihinde Yargıtay 10. Ceza Dairesince bozma ve onama kararında; "Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açıldığı halde bu suçla ilgili karar verilmemiş ise de, ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür." şeklinde eleştiri yapıldığı, bozma sonrası yargılamanın devam ettiği Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince 09.02.2016 tarihinde sanık hakkında bu olaya ilişkin beraat ve mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.07.2016 tarihli 2016/130288 sayılı itirazname ile Yargıtay 10. Ceza Dairesince 28.02.2014 tarihinde verilen onama kararına itiraz edildiği anlaşılan olayda;

Sanık ... hakkında, mağdurelere yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İstanbul (Kapatılan) 12. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK’nın mülga 250. maddesiyle görevli) 06.06.2012 tarihinde hüküm kurulmadığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraznamesinde yer alan bu hususun Özel Daire kararında eleştiri nedeni yapıldığı anlaşılmakla sanık hakkında mağdurelere yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden Özel Dairece temyiz yoluyla incelenen bir hüküm bulunmadığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilemeyecek bu hususta Ceza Genel Kurulunca bir inceleme yapılamayacağının kabulü gerekmektedir.

B. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdureler ... ve ...’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma ile mağdure ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarının, sanık ...’ın ise mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarının sabit olup olmadığı

Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

Sanıkların maddi imkânsızlık içinde olduklarını bildikleri mağdureleri kendilerine ait iş yerlerinde çalıştıracakları yönünde vaatlerde bulunmak ve kimi zaman da arkadaşlarını da getirmeleri konusunda ikna etmek suretiyle mağdurelerin suça konu villaya gelmelerini sağladıkları, burada mağdurelere dini ve sosyal telkinlerde bulundukları ve istemedikleri yahut bilgileri olmaksızın mağdurelerin içtiği kola ve meyve suyu gibi içeceklere uyuşturucu madde karıştırdıkları, böylelikle uzun süre bilinç kaybı yaşayan mağdurelere cinsel istismarda bulundukları iddiasıyla açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, Yerel Mahkemece inceleme kapsamındaki sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın mağdureler ..., ... ve ...'e yönelik nitelikli cinsel istismar suçu ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mağdureler ... ve ...'e karşı nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri kabul edilmiş ve bu yöndeki mahkûmiyet kararlarının Özel Dairece düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Mağdureler ... ve ...'ın ilk beyanlarında birbirleriyle uyuşan ve tape kayıtlarını doğrular şekilde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların mahkûmiyetlerine konu eylemlerine yönelik anlatımlarının bulunması, söz konusu tapelerde sanıkların mağdurelere yönelik cinsel saiklerinin açıkça belirli olması, ancak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın mağdurelere yönelik eylemlerinin organ sokma boyutuna vardığına ilişkin bir delile ulaşılamaması, bu hususta oluşan şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesinin gerekmesi, mağdureler ... ve ...'in hile ile hürriyetlerinden yoksun bırakılmaları ve mağdurelerin sanıklarla aralarında iftira atmalarını gerektirecek bir husumetin dosyaya yansımaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdureler ... ve ...’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma ile mağdure ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarının, sanık ...’ın ise mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarının sabit olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıkların mağdurelere yönelik cinsel istismar suçuna yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1 Sanık ... hakkında itiraza konu İstanbul (Kapatılan) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250. maddesiyle görevli) 06.06.2012 tarihli ve 70 98 sayılı kararında mağdureler ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan bir hüküm kurulmaması nedeniyle itiraza konu edilemeyecek bu hükümlerle ilgili Ceza Genel Kurulunca bir İNCELEME YAPILMAMASINA,

2 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının ön sorunda ulaşılan sonuç gözetilerek sanık ... hakkında adı geçen mağdurelere yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, aynı sanık hakkında mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdureler ... ve ...’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma ile mağdure ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçları bakımından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

3 Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde yapılan müzakerede sanıklar hakkında mağdurelere yönelik cinsel istismar suçuna yönelik uyuşmazlık bakımından oy çokluğuyla, diğer uyuşmazlık konuları ve ön sorun bakımından ise oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukitevdiinesüreçkararıvı.olgularverenitirazsebeplerigerekçekapsamıuyuşmazlıkreddineyapılmamasınakonusuinceleme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim