Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ceza Genel Kurulu

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/413

Karar No

2023/653

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

İtirazname No : 2018/66523

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ: 6. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ: Ağır Ceza

SAYISI: 17 148

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1 a c, 35, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Çorlu Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.05.2008 tarihli ve 190 58 sayılı hükümlerin, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 08.09.2015 tarih ve 13205 42629 sayı ile;

"1 Oluş ve dosya içeriğine göre; yağma suçunun konusunu oluşturan senetlerin, sanık ... ...’a ait iş yerinde katılanlara imzalatıldığı ve suçun iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2 Cebir veya tehdit kullanılmasından malın alınmasına kadar geçen aşamada eylemin failin elinde olmayan nedenlerle kesilmesi hâlinde yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalacağı, malın alınması durumunda ise suçun tamamlanacağı göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar tarafından tehdit edilen katılanlara ait cep telefonlarının zorla alındığının anlaşılması karşısında; yağma eyleminin tamamlandığı düşünülmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 35. maddesi ile uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,

3 Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararına uyan Yerel Mahkemece 02.03.2018 tarih ve 17 148 sayı ile; sanığın nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1 a c d, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, söz konusu hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 27.03.2019 tarih ve 3543 1946 sayı ile yargılama gideri bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 24.04.2019 tarih ve 66523 sayı ile; "...Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; Çerkezköy ilçesinde otomotiv ve mobilya üzerine Yiğit Limited Şirketi adı ile faaliyet gösteren şirketin ortakları katılanlar ... ve ... ile yine aynı yerde Azim Mobilya Limited Şirketi adı altında ticari faaliyette bulunan itiraz kapsamı dışındaki sanıklardan ... arasında ...'in 146.000 TL'lik mal temin edip şikâyetçilere vermesi konusunda anlaşma yapıldığı ve ticari ilişkinin, mal teslimlerinin devam ettiği sırada taraflar arasında yapılan anlaşmanın bir parçası olarak şikâyetçilerin işlerini yaptıkları SS Yoncalı Konut Yapı Kooperatifinden iki adet daireyi aidatlarını kendileri ödemek kaydıyla ...'e verdikleri, dairenin birinin bankadan çekilen kredi karşılığı ...'in elemanı daha sonra ölen ... adına yapıldığı, ancak bir süre sonra ...'in kalan malları teslimde zora düşmesi ve işlerinin bozulması üzerine katılanların artık aidatları ödemeyeceklerini söyledikleri ve aralarındaki ihtilafın başladığı bu aşamada savunmalara göre araya ...'den alacaklı olduğunu iddia eden diğer sanık ...ve arkadaşlarının dahil olduğu ve önce ...'e verilen iki adet daireyi kendi adına almak istediği anlaşılmaktadır. Dairelerin kalan borçlarının ödenmesi ve dairelerden birinin ödemesini yapan ...'in ölmesi sebebiyle ihtilafı çözmek için biraraya gelmeye çalışan tarafların olay gününde önce dairelerin bulunduğu Saray ilçesinde Yoncalı Kooperatifi bürosunda biraraya geldikleri ve tartışmanın büyümesi üzerine sanıklardan ...'in talimatıyla önde ve arkada sanıkların içinde bulunduğu araçlar, ortada ise katılanların bulunduğu araçla sanık ...'in tehdit ve talimatıyla zorla bindirilerek sanık ...'in Çerkezköy ilçe merkezindeki iş yerine geldikleri burada sözde mahkeme kurarak daireler yerine 146.000 TL nakit para ve 14.000 TL de ayrıca para isteyen sanık ...'in senet imzalatmaya karar verdiği ancak yolda tanık komser ... Şişman'ı aramış olan katılanın verdiği bilgi üzerine tanığın olay yerine gelerek suçta kullanılan bir adet ruhsatsız tabanca ve suça konu senetleri olay yerinde ele geçirdiği anlaşılmaktadır.

Bu şekilde cereyan ettiği mahkeme ve Yüksek Dairece kabul edilen ve diğer sanıklar yönünden itirazımızın bulunmadığı olayda, sanık ... yönünden bozmadan önce onanan hürriyeti tahdit suçuna ilişkin itiraz cihetine delil durumu ve olayın meydana geliş şekli itibariyle gidilmemiş ise de diğer sanık ...'in iş yerinde meydana gelen iki ayrı yağma eylemine doğrudan fail olarak katıldığını kabule yeter derecede delil bulunmamaktadır. Zira, sanık ...'ın aksi ispat edilemeyen savunmasına göre, sanıklardan ...'in tarafında yer almakta olup alacak verecek işlerini takip edip şoförlüğünü yaptığı, taraflar arasındaki ihtilafın çözüme kavuşturulması için yapılan görüşmelerden sadece Saray ilçesindeki kooperatif binasındaki eylemde olay yerinde olup oradan sanık ...'in diğer sanıklara talimatı ve katılanlara tehdidi doğrultusunda onun iş yerine gelmelerinde dosyaya yansıyan müşteki, tanık ve diğer sanıkların ifadelerine göre hiçbir katkısı bulunmamaktadır. Katılanlar da ilk ve sonraki ifadelerinde yazıhaneye ilk geldiklerinde henüz silah ateşlenmesi ve tehditler olmadan oda içerisinde bulunan sanık ...'ı itiraz kapsamı dışındaki sanık ...'in 'Sen dışarı çık!' diyerek odadan uzaklaştırdığını, olay yerinde olup olmadığını tam hatırlayamamakla birlikte emin olmadıklarını, kendilerine bir tehdit veya cebiri bulunmadığını söyledikleri, bu savunma ve beyanların olaya ilk müdahale eden tanık Komser ...'in ilk ifadesiyle de olay yerine ilk gittiğinde yazıhanenin dışındaki sekreter kısmında iki kişi, katılanların yanında 5 kişi olduğunu beyan etmesiyle doğrulandığı görülmektedir. Olayda taraf olmayan bir alacağı ve borcu bulunmayan sanığın, ...'in yazıhanesinde tehdit ve cebir uygulanıp hatta silahla ateş edilip korkutulmak suretiyle senet imzalatmaya çalışılacağından haberdar olduğunu kabule ve fiil üzerinde doğrudan katılarak hakimiyet kurduğuna dair yeterli delil bulunmamaktadır.

Sanık ...'ın silah sesini duyduktan sonra hâlâ yazıhane kısmından ayrı bir bölmede sayı üstünlüğü oluşturmak için beklemeye devam ettiğini kabul hâlinde ise işlenen fiil üzerinde doğrudan hakimiyeti bulunmaması nedeniyle ancak TCK'nın 39. maddesinde düzenlenen yardımcı faillik kapsamında mütalaa edilebilir. Sanık ...'un olayın başından sonuna kadar fiili üzerinde hakimiyeti bulunan sanık ... ile aynı cezayı alması hak ve nesafete uygun değildir. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.01.2017 tarih, 1 840 esas, 04.04.2017 tarih, 328/209 esas karar ve yine 25.04.2017 tarih, 635 250 esas karar sayılı içtihatlarında ayrıntısı açıklandığı şekilde, müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem gözönünde bulundurulmalıdır. Buna göre, her müşterek fail, suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel bir katkıda bulunmalıdır ki olayımızda sanığın olayın meydana geldiği yazıhane bölmesinin dışında veya bina dışında sadece durmasının müşterek faillik olarak nitelenmesine yasal imkan bulunmamaktadır. Müştekiler iki kişi, diğer sanıklar ise zaten bu sanık hariç 6 kişidirler ve sanığın sayısal üstünlüğe katkı yapmasının anlamı ve faydası yoktur ve ancak sadece kooperatif binasından araçla olayın nasıl gelişeceğini bilmeden olay yerine getirilmelerine katkısından sözedilebilir.

Bu sebeplerle, sanık ... hakkında her iki eylemde de müşterek fail olarak cezalandırılmasına ilişkin Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına dair karara karşı, sanığın eyleminin yardımcı faillik kapsamında kaldığı ve TCK'nın 39/2 c maddesinin uygulanması gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 27.06.2019 tarih ve 1523 3841 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KONUSU VE KAPSAMI

İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...'un nitelikli yağma suçuna iştirakinin TCK'nın 37. maddesi kapsamında "müşterek faillik" mi yoksa TCK'nın 39. maddesi kapsamında "yardım eden" niteliğinde mi olduğunun belirlenmesine ilişkin ise de 25.10.2023 tarihinde yapılan birinci müzakerede uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyesince, sanığın eyleminin sabit olup olmadığı hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine öncelikle bu ön sorun, ayrıca 06.12.2023 tarihinde yapılan ikinci müzakerede uyuşmazlık konusunun görüşülmesi sırasında bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyesince sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının da değerlendirilmesi gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine ayrıca bu husus da değerlendirilmiştir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Katılanların Yiğit Kuyumculuk Otomotiv Mobilya Ltd. Şti. isimli şirketin ortağı oldukları, inceleme dışı sanık ...'in de Azim Mobilya Ltd. Şti. isimli şirketin ortağı ve müdürü olduğu, inceleme dışı sanık ...'in ise Mobet Mobilya isimli şirketin müdürü olduğu, 2006 yılının Mart ayında ... ile katılanların, ...'in vereceği 146.000 TL'lik malzeme karşılığında katılanların da ona SS Yoncalı Konut Yapı Kooperatifinden iki adet daire vermesi konusunda sözlü olarak anlaştıkları, bu anlaşmaya istinaden ... ile onun yanında çalışan ... isimli kişinin söz konusu Kooperatifin iki dairesi için üye oldukları, katılanların aidatları ödemeye başladıkları ve karşılığında da ...'in katılanlara belirli aralıklarla malzeme verdiği ancak katılanların iddiasına göre belirli süre sonra ...'in işlerinin bozulması nedeniyle yaklaşık 36.800 TL'lik malzemeyi kendilerine teslim edemediği, bunun üzerine ... ile katılan ...'in tekrar görüşerek ... adına olan dairenin geri kalan ödemelerinin ... tarafından yapılması konusunda konuştukları, bu arada ...'in yine mobilya işiyle uğraşan inceleme dışı sanık ...'e yaklaşık 140.000 TL borcunun olduğu, bu borcuna karşılık katılan ...'ten aldığı daireleri ...'e devretmek istediği, bunun üzerine ...'in devreye girerek söz konusu daireleri devralmak amacıyla katılanlarla görüşmeye başladığı, suç tarihinde de dairelerle ilgili işlemleri yapmak üzere SS Yoncalı Konut Yapı Kooperatifinin bürosuna gittiği, burada katılanlarla birlikte inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'in, sanığın ve tanıklar ..., ..., ...ve ...'in de bulunduğu, ...'in öncelikle ...'e dönerek kooperatifteki daireleri kendisine devredip devretmeyeceğini sorduğu, ...'in de daireleri ...'e devrettiğini söylediği, bunun üzerine ...'in katılanlara daireye karşılık gelen miktarı nakit olarak ödemelerini, ödemedikleri takdirde kan kokacağını söylediği, aralarındaki tartışmanın büyümesi üzerine kooperatif görevlilerinin şahıslardan dışarı çıkmalarını istemeleri sebebiyle ...'in katılanlara bağırarak Çerkezköy'deki kendisine ait iş yerine gideceklerini söylediği, bunun üzerine inceleme dışı sanıklar ile sanığın iki ayrı otomobile binerek katılanların bindiği otomobili de aralarına almak suretiyle birlikte ...'in Çerkezköy'deki iş yerinin yazıhanesine gittikleri ve birlikte iş yerine girdikleri, içeri girdiklerinde ...'den onay alan ...'ın mahkeme kurduklarını, kimsenin dışarı çıkamayacağını, burada kendi kurallarının geçerli olduğunu söyleyerek katılanları sandalyelere oturttukları, ...'in ...'e söz konusu daireleri kendisine verip vermediğini tekrar sorarak ...'den olumlu cevap alması üzerine belinden çıkardığı ve ağzına mermi sürdüğü emanete kayıtlı ruhsatsız tabanacayı masanın üstüne koyduğu ancak ...'in uyarısı üzerine tekrar beline taktığı, ...'e talimat vererek katılanların cep telefonlarını almasını istediği, onun da katılanların cep telefonlarını aldığı, ...'in daha sonra katılanlara söz konusu dairelerin ...'den çıkarak kendisine geçtiğini, ancak daireleri istemediğini, onların yerine parasını istediğini, bedel olarak da 146.000 TL daire parası, 14.000 TL de kendi adamları için olmak üzere toplam 160.000 TL istediğini, aksi takdirde dışarı çıkamayacaklarını söylediği, katılan ...'in karşı çıkması üzerine de tabancayla yere doğru bir el ateş ederek katılan ...'in üzerine yürüdüğü, bu sırada ...'ın katılanlara senet imzalayacaklarını söylediği, ...'in de senet imzalamadıkları takdirde kimsenin dışarı çıkamayacağını, katılanları ve ailelerini kaldıracaklarını söylediği, bunun üzerine ...'in ...'den tabancayı alarak katılan ...'in üzerine yürüdüğü, ...'in de katılan ...'e "Ben seni buraya getiririm, seni ve aileni kaldırırım demedim mi?" dediği ve bu sırada içeri giren inceleme dışı sanık ... ile ...'e talimat vererek katılanları götürmesini söylediği, katılanların itiraz etmesi üzerine de ...nin katılan ...'e; ...'in de katılan ...'e darp cebir izi oluşturmayacak şekilde yumrukla vurdukları, bunun üzerine katılanların senet imzalamayı kabul ettikleri, senetlerden birinin ön yüzünü 73.000 TL olarak ...lehine düzenledikleri ancak imzalamadıkları, arka yüzüne ise dairelerin tapusunun ... ...'a verilmesi hâlinde senedin hükümsüz olacağını, verilmemesi hâlinde ise senedin bedelini ödeyeceklerini belirten yazıyı yazarak birlikte imzaladıkları, diğer senedin de arka yüzünü benzer şekilde yazarak birlikte imzaladıkları ancak ön yüzüne hiçbir ibare yazmadıkları, bu sırada katılan ...'in iş yerine gelirken yolda haber vermesi nedeniyle olay yerine polislerin geldiği ve olayın bu şekilde son bulduğu iddiası ile kamu davası açıldığı,

26.06.2007 tarihli olay ve yakalama tutanağına göre; saat 20.00 sıralarında Makasçı Sokağa gelmelerinin anons edilmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından olay yerine intikal edildiği, burada olayın zorla senet imzalatma olayı olduğunun anlaşıldığı, ilk görünüş itibarıyla olay yerinde suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, olay yerinde inceleme dışı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...nin yakalandıkları,

Katılan ...'in kullandığı 0532 ..... numaralı hatta ait HTS kayıtları incelendiğinde; söz konusu hat ile olay günü 12.01, 13.35, 15.42, 16.43, 18.02, 20.19, 20.22, 20.41, 21.01, 21.05 ve 21.40 saatlerinde toplam 11 adet görüşme yapıldığı, bu görüşmelerde söz konusu hattın 35135....88..40 İMEİ numaralı aynı telefonda kullanıldığı,

Katılan ...'in kullandığı 0532 572 5054 numaralı hatta ait HTS kayıtları incelendiğinde; söz konusu hat ile olay günü 09.36, 09.43, 10.40, 11.05, 11.43, 12.12, 12.47, 13.05, 14.03, 14.13, 14.53, 16.02, 16.12, 16.25, 16.27, 17.06, 20.16, 20.31, 20.58, 21.02, 21.09 ve 21.52 saatlerinde toplam 22 adet görüşme yapıldığı, bu görüşmelerde söz konusu hattın 520....1361..00 İMEİ numaralı aynı telefonda kullanıldığı,

Anlaşılmaktadır.

Katılan ... kollukta; katılan ... ile ortak olduklarını ve inceleme dışı sanık ...’in işlettiği Azim Mobilya Ticaret AŞ isimli firma ile ticari ilişkilerinin bulunduğunu, ...’e Yoncalı Konut Yapı Kooperatifine ait C blokta bulunan iki daireyi verdiklerini, ...’in kendilerine mal vermesi karşılığında borçsuz şekilde bu daireleri ...'e verecek olduklarını, ancak ...’in kendilerine 36.800 TL’lik kalan malı göndermediğini, olay günü saat 12.00 gibi Kooparatifte bulunduğu sırada katılan ...’in kendisini arayarak Azim Mobilyadan inceleme dışı sanık ... ile ismini bilmediği bir kişinin geldiğini ve kendisini beklediklerini söylediğini, bu esnada ismini sonradan öğrendiği inceleme dışı sanık ...’in telefonu alarak "Niye gelmiyorsun lan? Seni bekliyoruz." diye bağırdığını, kendisinin de "Sizin işlerinizi hâlletmeye çalışıyorum, sizi buraya bekliyorum." diye karşılık verdiğini ancak yine de kendisini iş yerine çağırdıklarını, bunun üzerine iş yerine gittiğinde burada katılan ... ile inceleme dışı sanıklar ... ve ...’in olduğunu, katılan ...’in, inceleme dışı sanıkların dairenin kredisinden 36.800 TL’lik kısmının düşürülmesini istediklerini söylediğini, kendisinin de "Tamam biz hazırlığımızı yaptık, hadi bankaya geçelim, yapalım." diye cevap verdiğini, katılan ...’in bu esnada "Abi az önce burada ...vardı, ... ..’ın adına ait olup da vefatı ile sonuçlanan ve kredinin sigorta tarafından ödenerek kapanan kısmının da kendisine verilmesini istiyor, aksi taktirde ben daha buraya gelmem, sizi ve ailenizi kaldırtırım diye tehditte bulundu." dediğini, bahsedilen tutarın 65.000 TL olduğunu, ... ve ...’in de bu parayı istediklerini ve saat 14.00'de Yoncalı Kooparatifte buluşmak üzere sözleştiklerini, saat 14.00'de buraya gittiğinde karşıda ...’in, sağ tarafında da inceleme dışı sanık ... ile sanığın bulunduğunu, kendisinin ...’a "Abi paranız hazır mı, 36.800 TL getirdiniz mi? Bizim üzerimize düşen miktar hazır, gidelim bankaya ... adına ait olan krediyi kapatalım, ben Aziz Mobilyaya vermiş olduğum taahhütnamenin aslını almak istiyorum." dediğini, ...’in ise evrakların asıllarının kendisinde olduğunu ve dairelerin kendisine geçtiğini söylediğini, kendisinin ise ...’a muhatabının ... olduğunu, onun gelmesini ve hesaplarını görüp helalleşileceğini bildirdiğini, onun da ...’in 1 2 saat içerisinde yanlarında olacağını, ..., ... ve kendisinin oturup bu işi halletmelerini söylediğini, bunun üzerine bankaya gideceğini ve 36.800 TL’lik farkı ödemeleri gerektiğini söyleyerek yanlarından ayrıldığını, saat 16.00 16.30 gibi geri döndüğünde ofiste sadece sanığın olduğunu, sanığın inceleme dışı sanıklara telefon etmesi üzerine yanlarına ..., ..., ... ve aracın şoförü olan ...’in de geldiklerini, ...’in, ...’e kapıyı kapattırdığını ve ...’den alacağının olduğunu beyan ettiği 146.000 TL ile baktığı adamların masrafı olan 14.000 TL’yi nakit olarak talep ettiğini, bu para ödenmez ise kan kokacağını bildirip kendisi ve katılan ...’i kasdederek inceleme dışı sanık ...’e hitaben "Al bunları götür, ailelerini de istiyorum." dediğini, ...’in, kendisini ve katılan ...’i kollarından tutarak kaldırdığını, bu şahsa karşı gelerek konuşup anlaşabileceklerini söylediklerini, ...’in ise sürekli kendisine, katılan ...'e ve ailelerine hakaret ettiğini, ...’e hitaben "Ya bu parayı vereceksiniz ya da bu işi burada bitireceğim, burada kuralları ben koyarım." dediğini, ...’ın da ayağa kalkarak üzerine yürüyüp "Yeter lan, bu borç senin, hepsini ödeyeceksin lan!" diyerek tehdit ettiğini, bu sırada orada bulunan Kooparatif yetkililerinin buranın ciddi bir kurum olduğunu ve burada böyle konuşmaların uygun olmadığını belirtip dışarı çıkmalarını istediğini, ...’in ise "Çağır lan jandarma gelsin, burada kanun da benim Devlet de benim." diye karşılık verdiğini, kendisine de "Senin bir ay önce dükkânına araba ile ben girdim. Çerkezköy ilçesinde benden başka senin iş yerine kim bu şekilde girebilir, hatta kamera kayıtların var ne için gidip şikâyetçi olmadın? Benim daha önce silahımı polisler aldılar, daha sonra bir saat içerisinde silahım belime konuldu, burada Devlet de benim kanun da benim." diyerek tehdit ettiğini ve ...’e "Adamlara söyleyin tetikte olsunlar, benden haber beklesinler." diye talimat verdiğini, Kooparatif yetkilileri kendilerini istemeyince ...’in "Kalkın lan geçin arabanıza, yazıhaneye gidiyoruz." diyerek kendilerini kaldırdığını, katılan ... ile kendi araçlarına bindiklerini, bir araç önde bir araç arkada olmak üzere kendilerini iş yerlerine götürdüklerini, bu esnada ...’i tanıyan tanık ... komiseri arayarak ...’in kendilerini zorla iş yerine götürdüğünü bildirdiğini, onun da "Bu adam ne yapmaya çalışıyor, oraya gitmeyin, bırakın siz iş yerine gidin." diye cevap verdiğini, kendisinin ise bir aracın önlerinde birinin de arkalarında olduğunu, yapacak bir şeylerinin bulunmadığını söyleyip telefonu kapattığını, ...’in bürosuna girdikten sonra buranın kapısını kapattıklarını, içeride kendisinin, katılan ...’in, ..., ..., ..., ..., ... ve sanığın olduğunu, ...’ın "Burada mahkemeyi kuruyoruz, herkes bu mahkeme kararına uyacak." dedikten sonra ...’in belinin sol tarafından silah çıkartarak masaya koyduğunu, bu sırada ...’ın sanığa dışarı çıkması yönünde talimat verdiğini ve onun da dışarı çıktığını, ...’in talimatıyla ...’in ceplerinden zorla telefonlarını aldığını, ...’in daire bedelleri olan 146.000 TL’yi, adamları için harcadığı 14.000 TL’yi ve ayrıca ... adına olup da sigorta dolayısıyla kapanan 65.000 TL’yi ödemesi gerektiğini, aksi taktirde oradan çıkamayacağını söylediğini, silahı eline alarak ağzına mermiyi verip bir el ateş ettiğini ve yerinden kalkıp elinde silah ile üzerine yürümesi üzerine tanık ....’nın araya girerek "Sen ne yapıyorsun, manyak mısın?" diyerek elindeki silahı almaya çalıştığını, bu sırada herkesin sağa sola dağıldığını, ...’in önüne düşen boş kovanı alıp cebine koyduğunu, ...’ın da "Rahmetli ...’in çoluk çocuğunun hakkını vereceksiniz, kimseye yedirmem, 65.000 TL’lik senet imzalayacaksınız." diye kendilerini tehdit ettiğini, kendisinin de ...’e dönerek "Abi bizim seninle ticaretimiz var, biz sen ve elemanların ile anlaştık, bu rakamlar nereden çıkıyor, bizim böyle bir borcumuz yok." dediğini, onun da "Benim yapacağım bir şey yok, benim ...’e borcum var, buna karşılık bana vermiş olduğun iki dairenin hakkını ve senin bana vermiş olduğun borçsuz tapu teslim kağıdını da ....'e verdim." diye karşılık verdiğini, kendilerinin de dairelerin tapularının hazır olduğunu, istediği an tapularını alabileceğini, ancak mesai saatleri bittiği için bunu ertesi gün hâlledebileceklerini söylemelerine rağmen ...'in bunu kabul etmediğini, ya dairelerin parasının masaya konulacağını ya da bunun karşılığı olan senetlerin imzalanacağını, aksi hâlde kimsenin bu mekânı terk edemeyeceğini, ayrıca kendileri ile işinin bitmediğini, kendilerini ve ailelerini kaldıracağını sürekli tekrarladığını, sonra ...'e "Bu akşam bu işi bitirin, çocuklardan bir tanesi bu işi üstlensin." dediğini, tepki gösterip senetleri imzalamayı reddedince de ...'in ...'in talimatıyla silahı belinden çıkartarak mermiyi ağzına verip üzerine yürüdüğünü ve kendisine vurmaya yeltendiğini, araya tanık ...'nın girdiğini, ...'in ...'e kendilerini yalnız bırakmalarını, biraz konuşacaklarını ve gereken ne ise yapılacağını söyleyip ...'i dışarı yolladığını, o esnada ...'in de ...'e dışarı çıkmasını söylediğini ancak onun dışarı çıkmak istemediğini, bu sırada ...'in kendilerine bu senetleri imzalamaları gerektiğini ve bu işin tatlılıkla hâllolabileceğini söylediğini, bu esnada ...'in tekrar içeri girerek katılan ...'in üzerine yürüyüp "Ben seni buraya getiririm demedim mi, seni ve aileni kaldırırım demedin mi?" diye tehdit ettiğini, bu sırada ...'in mekandan ayrıldığını, ...'in, ... ve içeriye giren inceleme dışı sanık ...ye hitaben "Alın bunları götürün, ben saat 24.00 gibi gelip ifadelerini alacağım." diye talimat verdiğini, ailelerini de kastederek "Bunları tam takım istiyorum." dediğini, bunun üzerine ... ve ...nin kendisini ve katılan ...'i zorla ayağa kaldırıp kapıya doğru götürdüklerini, bu sırada ...'e böyle mi olacak diye baktığında ...nin kendisine "Ne kafa sallıyorsun?" deyip yumruk attığını, ...'in de katılan ...'i darbetmeye başladığını, bunun üzerine senetleri imzalamaktan başka çarelerinin olmadığını görünce senetleri imzalamak üzere ...'in masasının önüne getirildiğini, bu esnada silahın ...'in elinde ağzına mermi verilmiş şekilde olduğunu, sağ tarafında bulunan ...nin yumruğunu sıkmış bir vaziyette "Çabuk imzala lan, dayak yemeyi ne kadar seviyorsun." diyerek kendisini darbetmeye başladığını, sol tarafında bulunan ...'in de "Oğlum kurtuluşun yok, bunları imzalayacaksın." dediğini, ...'in söylediklerini yazmasını belirtip senedi yazdırmaya başladığını, ilk senedi ...'in söylediğini kendisinin de yazdığını, tarihi 23.02.2007 olarak yazması gerektiğini söylediğini, bu tarihe itiraz ettiğinde ...nin kendisine yumrukla vurmaya başladığını, ...'in de "Ben keriz miyim? Siz buradan çıkınca Emniyete gidip beni şikâyet edeceksiniz, o yüzden eski tarih attırıyorum." dediğini, sonra ikinci senedin arka yüzünü yazdırmaya başladığını, ikinci senedin arka yüzü bitince üçüncü senedin önlerine konulduğunu ve 65.000 TL olarak doldurmalarının istendiğini, ...'in bu senedin ... Yazan'ın dairesine karşılık hamiline yazılmasını istediğini, bu senedi ...'in ailesine vereceklerini ancak hamiline yazmasını söylediğini, senetlerin ön yüzlerini doldurmakta iken içeri tanık ...'in girdiğini ve masanın üzerindeki senetleri aldığını, kendilerini de dışarı çıkardığını,

Savcılıkta; 26.06.2007 tarihinde sabah saatlerinde inceleme dışı sanık ...'in adamları olan sanık ve inceleme dışı sanık ... ile buluşup Halkbank'a gidip kredi ile ilgili 5.000 TL'yi yatırıp geri kalan borcu onlara teslim edecek olduğunu, olay günü inceleme dışı sanık ...'in iş yerine katılan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanık ile birlikte girdiklerini, ...'ın mahkeme kurduklarını söyleyip ...'den onay istediğini, onay alınca da burada kendi kurallarının geçerli olduğunu ve kimsenin dışarı çıkamayacağını söylediğini, bunun üzerine ...'e durumu sorduğunda ...'in kendisine küfrederek susmasını söylediğini, belinden bir tabanca çıkartarak ağzına mermiyi sürüp masaya koyduğunu, ancak ...'in uyarısı üzerine tabancayı tekrar beline koyduğunu, bu sırada ...'ın sanığı dışarı çıkarttığını, daha sonra ...'in ...'e katılan ... ile kendisinin telefonlarını almasını söylediğini, ...'in de kendisinin elinden, ...'in de cebinden telefonları aldığını,

Mahkemede; ilk tartışmanın Kooperatifte başladığını, senetlerin arkasını yazıp imza attıklarını, ön tarafı yazılırken tanık ...’in geldiğini ve bu nedenle senetlerin tamamlanamadığını, senetlerin imzalatılması ve silahın atılması sırasında sanığın dışarıda olduğunu, ilk girdikleri sırada ise orada olduğunu, inceleme dışı sanık ...’ın sanığı dışarı çıkardığını, Kooparatifte kendilerini arabaya bindirmek için inceleme dışı sanık ...’in baskı yaptığını, sanık ...’ın da onların yanında olduğunu ve inceleme dışı sanıkların yaptıklarını gördüğünü,

09.05.2008 tarihli oturumda söz alarak; inceleme dışı sanık ... ve sanık ...’ın büro iki bölümlü olduğu için girip çıktıklarını ancak senet yazdırılırken orada olup olmadıklarını bilmediğini,

Katılan ... kollukta; mutfak mobilyası işiyle uğraştığını, inceleme dışı sanık ...’in işlettiği Azim Mobilya Ticaret AŞ isimli firma ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, ...’e Yoncalı Konut Yapı Kooperatifine ait C blokta bulunan iki adet daireyi verdiğini, ...’e daireleri borçsuz olarak vereceğine dair yazılı taahhüdünün bulunduğunu, bu taahhüdden kaynaklı 40.600 TL kredi borcunun kaldığını, ...’den toplam alacağının da 36.800 TL olduğunu, dolayısıyla 3.800 TL borcunun kaldığını, 26.06.2007 tarihinde saat 11.00 sıralarında iş yerinde bulunduğu sırada sekreterinin misafiri olduğunu söylediğini, bunun üzerine yazıhaneye geldiğinde içeride çalışmış olduğu firmayı temsilen sanık ve inceleme dışı sanık ...'ın, ayrıca firma ile ilişkisi olmayan inceleme dışı sanık ...’in olduğunu gördüğünü, ...’in kendisine Azim Şirketine toplam 140.000 TL borcunun olduğunu, bunu ödemesi gerektiğini, aksi hâlde kendisini ve ailesini kaldıracağına dair tehditte bulunduğunu ve iş yerinden çıkıp gittiğini, o çıktıktan sonra iş yerine inceleme dışı sanık ...’in geldiğini, kendisini ...’in adamı ve ...’ın ortağı olarak tanıttığını, ... ile anlaştıkları rakamın doğru olmadığını, daha farklı rakamların olduğunu söylediğini ve saat 14.00 de Yoncalı Konut Yapı Kooparatifinde buluşmak üzere sözleştiklerini ve onun da iş yerinden çıkıp gittiğini, saat 14.00'de dedikleri yerde buluştuklarını, buradan katılan ... ile birlikte bankadaki işleri halletmek üzere ayrıldıklarını, daha sonra saat 16.00 gibi aynı yerde tekrar buluştuklarını, bu buluşmalarında iş yerinde ..., ... ve ... ile sanığın olduğunu, daha sonra ...’in de geldiğini, ...’in, adamı olan ...’e kapıyı kapattırdığını ve ...’den alacağı olarak beyan ettiği 146.000 TL ile baktığı adamların masrafı olan 14.000 TL’yi nakit olarak talep ettiğini, bu para ödenmez ise orada kan kokacağını söylediğini, kendisi ve katılan ... için inceleme dışı sanık ...’e "Al bunları götür, ailelerini de istiyorum." diye talimat verdiğini, bunun üzerine ...’in kendisinin ve katılan ...’in kolundan tutarak kaldırdığını, ona karşı gelerek konuşup anlaşabileceklerini söylediklerini ancak ...’in sürekli kendisine ve katılan ...’in ailesine hakaretler ettiğini, bu sırada ...’ın ayağa kalkarak katılan ...’in üzerine yürüyüp "Yeter lan bu borç senin, hepsini ödeyeceksin lan." diyerek tehdit ettiğini, Kooperatif yetkililerinin ise buranın ciddi bir kurum olduğunu ve burada böyle konuşmaların uygun olmadığını söyleyip dışarı çıkmalarını istediğini, ...’in ise "Çağır lan jandarma gelsin, burada kanun da benim Devlet de benim." diye karşılık verdiğini, kendisine de "Senin bir ay önce dükkanına araba ile ben girdim, Çerkezköy ilçesinde benden başka senin iş yerine kim bu şekilde girebilir, hatta kamera kayıtların var ne için gidip şikâyetçi olmadın? Benim daha önce silahımı polisler aldılar, daha sonra bir saat içerisinde silahım belime konuldu, burada Devlet de benim kanun da benim." diyerek tehdit ettiğini ve ...’e "Adamlara söyleyin tetikte olsunlar, benden haber beklesinler." diye talimat verdiğini, Kooperatif yetkilileri kendilerini istemeyince ...’in "Kalkın lan geçin arabanıza, yazıhaneye gidiyoruz." diyerek kendilerini kaldırdığını, katılan ... ile kendi araçlarına bindiklerini, bir araç önde bir araç arkalarında olmak üzere kendilerini iş yerlerine getirdiklerini, bu esnada ...’i tanıyan tanık ... komiseri arayarak ...’in kendilerini zorla iş yerine götürdüğünü bildirdiklerini, onun da "Bu adam ne yapmaya çalışıyor, oraya gitmeyin, bırakın siz iş yerine gidin." diye cevap verdiğini, katılan ...’in ise bir aracın önlerinde birinin de arkalarında olmak üzere kendilerini takip ettiklerini, yapacak bir şeyin olmadığını söyleyip telefonu kapattığını, ...’in bürosuna girdikten sonra buranın kapısını kapattıklarını, içeride kendisi, katılan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanığın olduğunu, ...’ın "Burada mahkemeyi kuruyoruz, herkes bu mahkeme kararına uyacak." dedikten sonra ...’in belinin sol tarafından silah çıkartarak masaya koyduğunu, bu sırada ...’ın sanığa dışarı çıkması yönünde talimat verdiğini ve onun da dışarı çıktığını, ...’in talimatıyla ...’in ceplerinden zorla telefonlarını aldığını, ...’in daire bedelleri olan 146.000 TL’yi, adamları için harcadığı 14.000 TL’yi ve ayrıca ... adına olup da sigorta dolayısıyla kapanan 65.000 TL’yi ödemesi gerektiğini, aksi taktirde oradan çıkamayacağını söylediğini, silahı eline alarak ağzına mermiyi verip bir el ateş ettiğini, boş kovanın masanın kenarına düştüğünü, ...’in bu boş kovanı alarak cebine koyduğunu, daha sonra ...’in elindeki silahla katılan ...’in üzerine yürümesi üzerine tanık ...’nın araya girerek ...’in ateş etmesini engellediğini, ...’in elinde silah olduğu için herkesin sağa sola kaçıştığını, bu esnada ...’ın da "Rahmetli ...’in çoluk çocuğunun hakkını vereceksiniz, kimseye yedirmem, 65.000 TL’lik senet imzalayacaksınız." diye kendilerini tehdit ettiğini, katılan ...’in de ...’e dönerek "Abi bizim seninle ticaretimiz var, biz sen ve elemanların ile anlaştık, bu rakamlar nereden çıkıyor, bizim böyle bir borcumuzun olmadığını söylesene!" dediğini, onun da "Benim yapacağım bir şey yok, benim ...’e borcum var, buna karşılık bana vermiş olduğun iki dairenin hakkını ve senin bana vermiş olduğun borçsuz tapu teslim kağıdını da ...’e verdim." dediğini, kendilerinin de dairelerin tapularının hazır olduğunu, istediği an tapuları alabileceğini, ancak mesai saatleri bittiği için bunu yarın halledebileceklerini söylemelerine rağmen ...’in bunu kabul etmeyerek "Ya bu dairelerin parası masaya konacak ya da bunun karşılığı olan senetler imzalanacak, aksi hâlde ... dahil kimse bu mekanı terk edemez." dediğini, ayrıca sürekli kendisiyle ve katılan ... ile işinin bitmediğini, kendilerini ve ailelerini kaldıracağını söylediğini, katılan ...'in senedi imzalamayı reddetmesi üzerine ...'in talimatıyla ...'in belinden silahı çıkartarak katılan ...'in üzerine yürüdüğünü, ...'in ...'e kendilerini yalnız bırakmasını, biraz konuşacaklarını, sonra gerekenin yapılacağını söylediğini ve ...'i dışarı yolladığını, ...'in ise dışarı çıkmak istemediğini, bu arada ...'in bu senetleri imzalamaları gerektiğini, bu işin tatlılıkla hâllolabileceğini söylediğini, bu esnada ...'in içeri girerek üzerine yürüyüp "Ben seni buraya getirtirim demedim mi? Sen haddini aştın." dediğini, bu esnada ...'in mekandan ayrıldığını, bu sırada inceleme dışı sanık ... nin içeri girdiğini, ...'in, ... ve ...ye hitaben "Alın bunları götürün, ben saat 24.00 gibi gelip ifadelerini alacağım." diye talimat verdiğini, ailelerini de kastederek "Bunları tam takım istiyorum." dediğini, bunun üzerine ... ve ...nin kendisini ve katılan ...'i zorla ayağa kaldırıp kapıya doğru götürdüklerini, bu sırada katılan ...'in ...'e böyle mi olacak diye baktığında ...nin "Ne kafa sallıyorsun?" deyip ona yumruk attığını, ...'in de kendisini darbetmeye başladığını, bunun üzerine senetleri imzalamaktan başka çarelerinin olmadığını görünce katılan ...'in senetleri imzalamak üzere ...'in masasının önüne getirildiğini, bu esnada silahın ...'in elinde ağzına mermi verilmiş şekilde olduğunu, ...'in sağ tarafında bulunan ...nin de yumruğunu sıkmış bir vaziyette "Çabuk imzala lan, dayak yemeyi ne kadar seviyorsun." diyerek onu darbetmeye başladığını, ...'in kardeşi ve aynı zamanda işletme müdürü olan Selahattin'e senetleri getirme talimatı verdiğini ve katılan ...'e "Söylediklerimi yaz lan!" diyerek senedi doldurtmaya başladığını, katılan ...'in yanında ... ve ...'in bulunduğunu, arka tarafında ise elinde silah olan ...'in beklediğini, senedi ...'in söylediğini, katılan ...'in de yazdığını, tarihi 23.02.2007 olarak yazması gerektiğini söylediğini, bu tarihe itiraz ettiğinde ...'in de "Ben keriz miyim, siz buradan çıkınca Emniyete gidip beni şikâyet edeceksiniz, o yüzden eski tarih attırıyorum." dediğini, sonra ikinci senedin arka yüzünü yazdırmaya başladığını, ikinci senedin arka yüzü bitince üçüncü senedin önlerine konulduğunu ve 65.000 TL olarak doldurmalarının istendiğini, ...'in bu senedin ... Yazan'ın dairesine karşılık hamiline yazılmasını istediğini, bu senedi ...'in ailesine vereceklerini ancak hamiline yazmasını söylediğini, senetlerin ön yüzlerini doldurmaktayken içeri tanık ...'in girdiğini ve masanın üzerindeki senetleri aldığını, kendilerini de dışarı çıkardığını,

Mahkemede; 73.000 TL’lik senedin ön yüzüne de imza atıldığını hatırladığını, diğer senedin arka yüzünde imza olup olmadığını hatırlamadığını,

09.05.2008 tarihli oturumda; senet imzalatma aşamasında inceleme dışı sanık ...’in odada olmadığını, ancak dışarıda olup olmadığını bilmediğini, silah patladığında ise orada olduğunu, çok iyi hatırlamamakla birlikte sanığın orada olmadığını, inceleme dışı sanık ...’in masanın üzerine silah koyup yanında inceleme dışı sanık ... da olduğu hâlde "Biz burada mahkeme kuruyoruz, bu mahkemenin kararlarına uyulacak." dediği sırada sanığın bir iki defa içeri girip çıktığını gördüğünü, bu aşamada ...’in de kendi hizasında aynı sırada oturduğunu ve bir buçuk saat kadar konuşulduktan sonra senet imzalatma aşamasında ise çıktığını,

Tanık ... savcılıkta; SS Yoncalı Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olduğunu, olay günü saat 17.00 sıralarında inceleme dışı sanık ..., katılanlar ... ve ... ile tanımadığı 3 4 kişinin Kooperatifin yazıhanesine geldiklerini, muhtemelen aralarındaki alacak verecek meselesinden tartışmaya başladıklarını, ...'in bir ara "Ben alacağımı kimsede bırakmam, adamı dağa kaldırırım." ve benzeri şeyler söyleyerek katılanları tehdit ettiğini, hatta adamlarına katılanları kastederek "Alın götürün bunları!" diye talimat verdiğini, kendisinin de sesleri yükseldiği için dışarı çıkmalarını istediğini, bu şekilde tartıştıkları sırada katılan ...'in ...'e meseleyi kendi yazıhanelerinde konuşarak çözebileceklerini söylediğini, ...'in de meselenin o gece mutlaka çözülmesi gerektiğini söylediğini, şahısların tartışarak yazıhaneden çıktıklarını,

Mahkemede; inceleme dışı sanık ...'in üyeleri olduğunu, huzurdaki şahısların hepsinin Kooperatifte olduklarını, sadece inceleme dışı sanık ... ile katılan ... arasında konuşma geçtiğini,

Tanık ... savcılıkta; Kooperatifte kontrol mühendisi olarak çalıştığını, olay günü saat 16.00 sıralarında kooperatifin yazıhanesine inceleme dışı sanık ..., katılanlar ... ve ... ile tanımadığı 3 4 kişinin geldiklerini, aralarında daire ile ilgili konuşmaya başladıklarını, genelde ... ve katılan ...'in konuştuklarını, hatta bir ara yüksek sesle tartışmaya başlayınca onları sakinleştirmeye çalıştıklarını, ...'in katılanlara bir başkasının kendisine borcu olduğunu, bu parayı katılan ...'in vereceğini söylediğini, katılan ...'in ise bu meseleyi dışarıda konuşmak istediğini, ...'in ara ara yanındakilere katılanları alıp götürmelerini söylediğini, hatta ...'in bu sözleri üzerine bir kişinin katılan ...'in kolundan tutarak çekiştirmeye çalıştığını, ayrıca ...'in katılanlara onları ve ailelerini kaldıracağını söylediğini, tartışma bu şekilde büyüyünce kendilerinin müdahale ettiklerini ve tanık ...'un şahıslara dışarı çıkmalarını söylediğini,

Mahkemede; Kooperatife gelenler içinde huzurdaki sanıkların da olduğunu, katılanların zorla tutulması ve götürülmesi gibi bir durum sezinlemediğini, kendisinin orada kısa bir süre bulunduğunu, inceleme dışı sanık ...'in "Jandarmayı çağırın!" diye söylediğini hatırladığını, ancak bu beyanının devamını bilmediğini, "Kanun da benim Jandarma da benim." diye söylediğini hatırlamadığını,

Tanık ...Aslan mahkemede; Kooperatifte muhasebeci olarak görev yaptığını, Kooperatife inceleme dışı sanıklar ... ve ... ile katılanlar ... ve ...'in geldiklerini, huzurdaki diğer şahısları görmediğini, olay sırasında fazla durmadığı için fazla insan görmediğini, Kooperatife ait bir daire ile ilgili alacak verecek nedeniyle tartıştıklarını, on beş dakika kadar dışarı çıkıp geldiğinde bu kişilerin gitmekte olduklarını gördüğünü, herkesin kendi arabasına binip gittiğini, önde siyah bir arabanın, arkada ise katılanların arabasının olduğunu, onun arkasında başka arabanın olup olmadığını bilmediğini, ...'in "Ben adamı dağa kaldırırım." dediğini duymadığını, kendi dışarı çıktıktan sonra söylemiş olabileceğini, katılanların zorla tutulmasını görmediğini, katılan ... ve ...'in bağrıştıklarını, ...'in küfür ettiğini hatırladığını,

Tanık Sait Aydın mahkemede; Kooperatifin müteahhitliğini yaptığını, kahvehanede oturduğu sırada sesler duyunca seslerin geldiği yere doğru gittiğini, gittiğinde yüksek sesle konuşmalar yapıldığını, içeride inceleme dışı sanıklar ... ve ..., katılanlar ... ve ...'in olduğunu, huzurdaki diğer kişileri tanımadığını ve orada görmediğini, belki de olduklarını ancak net hatırlamadığını, aralarında iki daire olayından ve yüz küsür milyarlı paralardan bahsettiklerini, sarhoş gibi olan ...'in "Daire istemiyorum para istiyorum, olmazsa daireleri verin." dediğini, katılanların üzerine giderek "Benim işimi bu gün yapın." diye söylediğini, katılan ...'in de "Burada konuşmayalım, ya sizin yazıhaneye ya da bizim yazıhaneye gidelim." diye karşılık verdiğini, konuşmalar arasında tehditlerin olduğunu, ...'in "Alacağımı ödeyeceksiniz." dediğini, hatırladığı kadarıyla Kooparatifte katılanların, inceleme dışı sanıklar ... ile ...'in ve onların haricinde birkaç kişinin daha olduğunu, ancak onları hatırlamadığını,

Tanık Güven Taş savcılıkta; 26.06.2007 tarihinde inceleme dışı sanık ...’in iş yerinde yapılan görüşme sırasında kendisinin yazıhanenin yan odasında sanık ... ile konuştuğunu, bu süre içerisinde herhangi bir silah sesi duymadığını, herhangi bir tartışma veya tehdit olayına da şahit olmadığını,

Mahkemede; içeride katılanlar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ...’in olduklarını, inceleme dışı sanık ...’nin daha sonradan geldiğini, içeride sayı olarak kaç kişi olduğunu bilmediğini, isimlerini belirttiği şahısların dışında bir iki kişinin daha olduğunu, sanık ... ile beraber olduklarını, kendisinin de girip çıktığını, sanık ...’ı da ara odada gördüğünü,

Tanık Selahattin ... savcılıkta; 26.06.2007 tarihinde saat 16.00 sıralarında abisi olan inceleme dışı sanık ...'in kendisini arayarak misafirleriyle iş yerine geleceklerini söylediğini, saat 16.30 sıralarında da yazıhanenin önünde üç arabanın durduğunu, yazıhaneye katılanlar ... ve ..., inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ..., sanık ve bir kişinin daha geldiğini, ancak sanığın iş yerinin kapısının dışında beklediğini, iş yerinde yaklaşık iki saate yakın bir görüşmenin yapıldığını, ara sıra dışarı çıksa da görüşmenin başından sonuna kadar kendisinin de iş yerinde olduğunu, konuşmalardan anladığı kadarıyla katılanların ortak olduğu firmanın inceleme dışı sanık ...'e bir miktar borcunun, ...'in de Çolakoğlu Gıda isimli firmaya borcunun olduğunu, bu sebeple aralarında mahsuplaşmak amacıyla konuştuklarını, katılan ...'in ... ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ona iki adet daire verecek olduğunu ancak vermemesi sebebiyle aralarında güvensizlik oluştuğunu, katılanların güvence olarak senet vermeyi kabul ettiklerini, senetlerin düzenlenmesinden önce veya düzenlenmesi sırasında herhangi bir cebir veya tehdit olmadığını, kesinlikle iddia edildiği gibi silah çekme veya ateş etme olayının olmadığını, konuşmalar sırasında tartışmaların dozajının arttığının, birbirlerine yüksek sesle bağırdıklarının olduğunu,

Mahkemede; olay günü tahminen saat 16.30 sıralarında iş yerine önce inceleme dışı sanık ...'in, bir iki dakika sonra da inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'in geldiklerini, sanık ...'ın dışarıda kaldığını, katılanların daha sonra geldiklerini, aralarında zorla senet imzalatma olayının olmadığını,

Tanık ... Özgedik kollukta; 26.06.2007 tarihinde saat 18.00 sıralarında çocuk odası dolabı yaptırmak üzere kendisini daha önceden tanıdığı incelenme dışı sanık ...’in iş yerine gittiğini, iş yerine gittiğinde daha önceden tanıdığı inceleme dışı sanıklar ... ve ... ile katılan ...’in, tanımadığı dört beş kişi ile birlikte oturmuş konuşuyor olduklarını gördüğünü, şahısların bir alacak verecek meselesi konuştuklarını anladığını, anladığı kadarıyla katılan ...'in inceleme dışı sanık ...'e; ...'in de inceleme dışı sanık ...'e borcunun olduğunu, katılan ...'in bu borca karşılık ...'e vereceği iki adet daireyi ...'in borcuna karşılık ...'e verecek olduğunu, bu nedenle ...'in katılan ...'e "Sen dairelerin tapusunu ...'in üzerine çıkar." dediğini hatırladığını, katılan ...'in de "Tamam, yarın gider hâllederiz." dediğini, içerideki yoğun sigara dumanından dolayı ara sıra dışarı çıkıp girdiğini, bir ara dışarı çıktığında yüksek ses duyunca tekrar içeri dönerek şahısları sakinleştirmeye çalıştığını, tanımadığı şahısların da konuşmaya katıldıklarını ancak herhangi bir kavga olmadığını, yüksek sesle konuştuklarını, inceleme dışı sanık ...'in kendi masasında, masanın karşısında da katılan ...'in oturduğunu, bu sırada bir el silah patlama sesinin geldiğini, baktığında ...'in elinde siyah renkli bir tabanca gördüğünü, ...'in bu bu silahı kimseye doğrultmadığını, kendisinin bu sırada dışarı çıktığını, daha sonra ...'in yanına gelerek aralarında anlaştıklarını, dairelerin tapuları kendi üzerine geçirilene kadar senet yapılacağını, bu senedin de emanet olarak kendisinde kalacağını söylediğini, kendisi bulunduğu esnada senet imzalatma olayının yaşanmadığını, daha sonra olay yerine polislerin geldiklerini, silah patladığında inceleme dışı sanık ...'in orada olup olmadığını tam hatırlamadığını,

Savcılıkta; inceleme dışı sanık ...'in, katılan ...'e senet vermesini, senetlerin kendisinde kalmasını, aralarındaki alacak verecek meselesi çözüldükten sonra bu senetlerin iptal edileceğini söylediğini, katılan ...'in ilk etapta bu teklifi kabul etmediğini ve aralarındaki konuşmanın zaman zaman tartışmaya dönüştüğünü, kendisinin müdahil olmamak için ara sıra birkaç dakikalığına dışarı çıkıp geldiğini, iş yerine tekrar döndüğünde anlaşmış olacaklar ki senet düzenleniyor olduğunu gördüğünü, tekrar dışarı çıktığında tanık ...'in iş yerine geldiğini, kendisi bulunduğu aşamada tehdit veya hakaret olayının yaşanmadığını, birbirlerine vurmaya kalkışmadıklarını, söz konusu senedin de zorla imzalatılmadığını, ayrıca içerideyken herhangi bir silah görmediğini, silah sesi de duymadığını,

Mahkemede; dışardayken silah sesine benzer bir ses duyduğunu, sorulması üzerine de; bir ses duyduğunu ancak silah sesi mi başka bir ses mi olduğunu tam olarak ayırt edemediğini, olay yerinde silah patlamadığı söylenince de yanıldığını sandığını, kolluktaki ifadesinde şahısların arasında oturduğunu, silah patladığını ve ...'in elinde silah görmediğini söylediğini, neden tutanağa yukarıdaki şekilde geçtiğini bilmediğini, odada dört beş kişinin olduğunu, inceleme dışı sanık ... ve ...'in, katılan ...'in, ayrıca tanımadığı iki kişinin daha olduğunu, inceleme dışı sanık ...'in daha sonra ayrıldığını,

Tanık ... Şişman savcılıkta; Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğünde Tem Güvenlik Büro amiri olarak görev yaptığını, 26.06.2007 tarihinde saat 18.00 sıralarında katılan ...'in kendisini arayarak inceleme dışı sanık ... ve adamları ile ...'in iş yerine gittiklerini, Büyükyoncalı da bir kooperatifte ... ve adamları ile aralarında olaylar yaşandığını, katılan ... ile kendisini Çerkezköy'e götürdüklerini söylediğini, sorması üzerine de ayrı arabalarla geldiklerini, önünde ve arkasında araba olduğunu bildirdiğini, kendisinin de onlarla gitmemesini, iş yerine geçmesini söylediğini, ancak katılan ...'in iki arabanın arasında olduğu için başka çaresinin olmadığını belirttiğini, aradan bir iki saat geçtikten sonra tanık İsmail'in kendisini arayarak tanık ...'nın kendisini arayıp ...'in bürosunda işlerin karıştığını, silah atıldığını, içerisinin kalabalık olduğunu söylediğini bildirdiğini, bunun üzerine ...'in iş yerine tek başına gittiğini, içeri girdiğinde ...'in kapının karşısında bulunan masada oturduğunu, sağ tarafında katılan ...'in, sol tarafında da katılan ...'in oturduklarını, katılan ...'in başında ismini olay nedeniyle öğrendiği inceleme dışı sanık ... ile isimlerini hatırlamadığı iki kişinin daha olduğunu, katılanın başında ise inceleme dışı sanık ...nin olduğunu, içeriye girdiğinde katılanların korkmuş durumda olduklarını, kendisini görünce rahatladıklarını, ne olduğunu sorduğunda ...'in, hesap kitap işleri yaptıklarını, aralarında konuştuklarını söylediğini, bu sırada katılan ...'in söz alarak alacak verecek meselesi olmadığını, kafasına silah dayayarak zorla senet imzalattıklarını beyan ettiğini, katılan ...'in de aynı şekilde kendisine vurulduğunu ve senet imzalatıldığını söylediğini, içeri girdiğinde katılanlarla birlikte sekiz kişinin olduğunu, bu sırada herhangi bir silah görmediğini, katılanların oturduğu yerdeki masanın üzerinde iki tane senet gördüğünü ve bunları alarak kapının önüne çıktığını, ekipleri aradığını ve ekiplerin beş dakika sonra olay yerine geldiklerini,

Mahkemede; kendisinin kimseyi otogardan çağırmadığını ve otogardan bir sanığın çağrıldığını hatırlamadığını,

Bozma sonrası; olay yerinde ... isimli bir şahsın olup olmadığını hatırlamadığını, ancak olayda ismi geçtiği için aramaları üzerine sanığın emniyete geldiğini, kapıdan içeri girdiğinde inceleme dışı sanık ...'in masasında; onun önünde de katılanların oturduğunu gördüğünü, ortamda zorla tutulma veya telefon toplanması gibi bir durum görmediğini, o an için katılanların telefonlarının alındığına ilişkin bir iddialarının da olmadığını, içeri girdiğinde rahat bir pozisyonun olduğunu, olaydan sonra ekiplerin gelip şahısları götürdüklerini, sanık ...'ın da olay yerinde olduğu konuşulunca sanığı aradığını ve onun da emniyete geldiğini,

İnceleme dışı sanık ... kollukta; kerestecilik yaptığını, 2005 yılında malzeme karşılığında Yiğit Kuyumculuktan iki adet daire aldığını, daireler Kooparatife ait olduğu için tapularının daha sonra verilecek olduğunu, kendisinin katılanlara herhangi bir borcunun veya onlardan alacağının kalmadığını, inceleme dışı sanık ...’den yapacakları iş nedeniyle 160.000 TL aldığını, ona 20.000 TL’lik mal gönderdiğini ve 140.000 TL borcunun kaldığını, bir buçuk ay önce de mal teslim edemediğinden ve borcunu geri ödeyemediğinden sıkıntıya girdiğini, bunun üzerine katılan ...’ten aldığı iki daireyi borcuna karşılık ...’e vermeyi teklif ettiğini, onun da kabul ettiğini, bu daireleri inceleme dışı sanık ...’ın da satın almak istediğini, ancak Kooperatiften bu dairelerin borcu olduğunu öğrendiğini, bundan dolayı katılan ...’in yazıhanesine ..., şöförü olan sanık ve yanında çalışan inceleme dışı sanık ... ile birlikte gittiklerini, ancak kendisinin içeri girmediğini, bu işler ile sanık ...’ın vekili olarak ilgilendiğinden dolayı kendisinin diğer müşterilere gittiğini, kimsenin kendisini görmediğini, kendisinin de içeride birisinin olup olmadığını bilmediği, daha sonra inceleme dışı sanık ...’in kendisini arayarak saat 14.00’e kadar katılan ...’in işlerinin olduğunu, ancak o saatte görüşebileceklerini söylediğini, dördünün birlikte Yoncalıda bulunan Kooperatife gittiklerini, içeriye tek başına girdiğinde içeride ... ile katılanlar ... ve ...’in olduklarını, orada bulunan Kooparatif başkanına katılan ...’den aldığı daireyi ...’e devredeceğini söylediğini, onun ise bu işin yarın olacağını çünkü mesai saatinin bittiğini bildirdiğini, akabinde katılan ...’in ...’e "Gel gidip senin iş yerinde bu işi çözelim." dediğini, oradan önce ...’in çıktığını ve arabasına bindiğini, bu sırada tek miydi yoksa yanında birisi var mıydı hatırlamadığını, katılanların da kendi arabalarına bindiklerini, daha sonra kendisinin de dışarı çıkarak çay ocağında oturan ... ve ... ile sanığı aldığını, yolu bilmediğinden dolayı onları takip ettiğini ve ilk defa ...’in yazıhanesine gittiğini, yazıhanede katılanlar ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte meyve suyu içtiklerini ve konuşmaya başladıklarını, "Hayırlı olsun." denildiğini, katılan ... ile ... arasında arsa konusu görüşüldüğünü ancak sonra hemen konunun kapandığını, konuşma sonunda dairelerin ...’e devredilmesi hususunda mutabık kalındığını, daha sonra sanığı İstanbul’a göndermek için otogara gittiğini, arkadaşlarını almak için olay yerine geri döndüğünde kendisini polislerin aradığını, olay yerinde zorla senet imzalatıldığını veya silahla ateş edildiğini görmediğini,

Mahkemede; katılanların zorla tutulduğunu veya onlara bir şey imzalatıldığını görmediğini, senet alındığı esnada kendisinin orada olmadığını, inceleme dışı sanık ...’in iş yerinde katılanlar ... ve ..., ... ve kendisinin olduğunu, başka kimsenin olmadığını, inceleme dışı sanıklar ... ve ... ile sanık ...’ın dışarıda olduklarını,

Bozma sonrası; olay günü sanık ... ile otogardan çağrıldıklarını, olay yerinde bulunmadıklarını, yağma iddiasına konu telefonların da katılanlarda olduğunu ve komiseri de bu telefonlarla aradıklarını, atılı suçları işlemediklerini, ayrıca sanık ...’ın yanında sigortalı olarak çalıştığını, alacaklının kendisi olduğunu,

İnceleme dışı sanık ... Çağıltı kollukta; inceleme dışı sanık ...’in yanında hesap işlerine baktığını, inceleme dışı sanık ...’ı da bundan dolayı tanıdığını, ...’ın ...’den daire almak istediğini, bunun üzerine ... ve ... ile Yoncalı Kooperatifine gittiklerini, orada katılan ...’in daire borcunun olduğunu öğrendiklerini, sonrasında inceleme dışı sanıklar ..., ... ve sanık ... ile katılan ...’in yazıhanesine gittiklerini, orada katılan ...’in ortağı olduğunu sonradan öğrendiği katılan ...’in olduğunu, katılan ...’in katılan ...’i arayarak yanlarına çağırdığını, sonra kendisinin dışarı çıktığını, katılanların arasında inceleme dışı sanık ...’in iş yerine gitme konusunda bir konuşma geçtiğini, sonra katılanların kendi arabalarına binerek ...’in iş yerine geçtiklerini, kendilerinin de peşlerinden gittiklerini, ..., sanık ve kendisinin içeri girmediklerini, içeride kimin olduğunu bilmediğini, hatırladığı kadarıyla oraya saat 18.00 sıralarında gittiklerini, yaklaşık 20 25 dakika kadar sonra dışarıda bulundukları sırada ...’in iş yerinden çıkarak şoförü olan sanık ile birlikte garaja gitmek üzere oradan ayrıldıklarını, kendileri büronun önünde bekledikleri sırada polislerin geldiklerini ve emniyete davet ettiklerini, daha sonra ...’i de arayarak çağırdıklarını, zorla senet imzalatıldığını görmediğini ve silah sesi duymadığını,

Mahkemede; arabayı kullandığı için kendisinin dışarıda olduğunu, içeriye girmediğini, buraya inceleme dışı sanıklar ..., ... ve sanık ... ile birlikte gittiklerini, ancak arabayı kullandığı için içeride ne olduğunu görmediğini, yorgun olduğu için arabanın içerisinde uyuya kaldığını, silah sesi duymadığını,

İnceleme dışı sanık ... kollukta; inşaat taşeronluğu yaptığını, inceleme dışı sanık ...’i aralarındaki alışverişten dolayı 5 6 yıldır tanıdığını, ...’in Yoncalı Kooperatifinde bir dairesinin olduğunu, bu daireyi almak için Kooparatife başvurduğunda buranın borcunun olduğunu söylediklerini, bunu ...’e ilettiğinde katılan ... ile görüşüp bu konuyu çözeceğini söylediğini, 26.06.2007 tarihinde katılan ...’in bürosuna gittiğini, saat 10.00 gibi görüştüklerini, katılan ...’in yanında ortağı olduğunu söylediği daha önceden tanımadığı katılan ...’in de olduğunu, kendisinin de yanında Aziz Ticaretin elemanı inceleme dışı sanık ...’in bulunduğunu, katılanların kendilerine "Saat 14.00 sıralarında Kooperatife gelin, bu işi çözelim." dediklerini, kendisinin de belirtilen saatte sanık ile Kooperatife gittiğinde burada bulunan inceleme dışı sanık ...’in de bu dairelerden dolayı alacağının olduğunu söylediğini, sonrasında içeriye katılanlar ... ve ...’in de geldiklerini, kendisinin borcu bulunduğu için bu daireleri almayacağını belirttiğini, bu konudan dolayı katılan ... ile ... arasında yüksek sesli konuşmalar geçtiğini, bunun üzerine katılan ...’in ...’in iş yerine geçme teklifinde bulunduğunu, herkesin kendi arabasıyla ...’in iş yerine geçtiğini, iş yerinde ... ve ... ile katılanların olduklarını, kendisinin toplantıyla alakasının olmadığını ve görüşmenin özel olduğunu söyleyerek dışarıya çıktığını, diğer şahısların içeride kaldıklarını, hatırladığı kadarıyla bu olayın saat 20.00 sıralarında yaşandığını,

Savcılıkta; mahkeme kurduğu ve herkesin bu karara uyacağı şeklinde sözler sarf etmediğini, atılı suçlamaları kabul etmediğini,

Mahkemede; inceleme dışı sanık ...’in bürosuna inceleme dışı sanıklar ..., ... ve sanık ile birlikte gittiklerini, vardıklarında katılanlar ... ve ...’in içeride olduklarını, sonradan ...’in de geldiğini, ... ile kendisinin de içeri girdiğini, diğer arkadaşlarının içeri girmediklerini, kendisinin bir iki dakika kadar içeride oturduğunu, ... geldikten sonra konunun kendisiyle alakası olmadığını söyleyerek ayrıldığını, zorla senet imzalatıldığını ve silahla ateş edildiğini görmediğini,

İnceleme dışı sanık ...kollukta; Mobet Mobilya isimli iş yerini çalıştırdığını, inceleme dışı sanık ...’i sekiz aydır aralarındaki ticari ilişkiden dolayı tanıdığını, ...’den 160.000 TL alacağının olduğunu, ona mal karşılığında ileri vadeli çekler verdiğini, ...’in, işlerinin kötüye gittiğinden dolayı kendisine mal veremeyeceğini ancak kendisinin malzeme karşılığında Yiğitler Mobilyadan almış olduğu iki adet daireyi borcuna karşılık verebileceğini söylediğini, kendisinin de kabul edebileceğini ancak Yiğit Mobilya ile herhangi bir ilişkisi olmadığından aralarında anlaşarak üçünün bir araya gelmelerini istediğini, aynı gün yani 26.06.2007 tarihinde saat 15.00 sıralarında ...’in kendisini Kooperatife çağırdığını, gittiğinde orada eşinin halasının oğlu olan katılan ..., ...’in vekâletini yürüten sanık ..., daireyi almak için gelen inceleme dışı sanık ..., inceleme dışı sanık ... ve katılan ...’in olduklarını, aralarında kooparatif ile ilgili hesap yaptıklarını, daha sonra katılan ...’in, dairelerin devirle ilgili işlemlerini kendi aralarında sözleşme ile halletmek için "... ağabeyin bürosuna geçelim." dediğini, orada herhangi bir tartışma yaşanmadan önce kendisinin yalnız olarak arabayla iş yerine geçtiğini, arkasından inceleme dışı sanıklar ..., ..., ... ve sanık ...’ın aynı araba ile beraber geldiklerini, daha sonra da katılanların kendi arabalarıyla geldiklerini, ... ve ...’in dışarıda beklediklerini, içeride katılanlar ... ve ...'in, ...'in, sanık ...'ın ve kendisinin olduğunu, kendisinin aralarındaki ticaret ile hiçbir ilişkisi olmadığı için onlara karışmadığını, ... ile katılan ...’in hesap konusunda anlaştıklarını, dairelerin borçsuz olarak kendisine devredilecek olduğunu, bu yönde anlaşıldığını, dairelerin tapusu olmayıp kooperatif sözleşmesi olduğundan dolayı tapuların asılları kendisine teslim edilinceye kadar katılan ...’in gösterilen iki senedi düzenlediğini, senetlerin arka yüzüne de tapuların teslimi durumunda senetlerin geçersiz olacağına dair şerh düştüğünü, ikinci senedi yazdığı sırada içeriye ... komiserin girdiğini ve "Burada neler oluyor?" diyerek ekipleri çağırdığını, kendilerini emniyete davet ettiklerini, katılanların beyan ettiği gibi silahla ateş etmediğini, silah çekmesi için bir sebebin de olmadığını, ...’in bizzat İstanbul’dan gelerek daireleri teslim ettiğini, katılan ... akrabası olduğu için kendisinde silah olduğunu bildiğini, kendisinin de onda silah olduğunu bildiğini, kimseye zorla senet imzalatmadığını ve ateş etmediğini,

Mahkemede; olaydan yaklaşık bir ay kadar önce sanığın gelerek sorunu çözeceklerini söylediğini, kendisinin de aralarındaki devir işlemini hallettikten sonra sorunu çözebileceklerini bildirdiğini, daha sonra Kooperatife gittiğini, dairelerin devrinde katılan ...’in yetkili olduğunu öğrendiğini, oradan iş yerine döndüğünü, onların da iş yerine geldiklerini, katılan ...’in "Dairelerin devri için böyle bir temlik olabilir mi?" diye sorduğunu, kendisinin de aralarında anlaşmalarını söylediğini, kesinlikte Büyükyoncalı'ya gidip katılanları silah zoruyla yazıhaneye getirmediğini ve zorla senet imzalatmadığını, atölyeye inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... ile sanığın birlikte; peşlerinden de katılanlar ... ve ...’in birlikte geldiklerini, sanık ile ...’ın bir süre sonra dışarı çıktıklarını,

İfade etmişlerdir.

Sanık kollukta; inceleme dışı sanık ...’in yanında şoförlük yaptığını ve onun hesap işlerine vekâleten baktığını, 2005 yılında katılan ...’e verecekleri mal karşılığında iki adet daire aldıklarını, kendilerinin söz konusu malları teslim ettiklerini, dairelerin devrinin de kendilerine yapılması gerektiğini ancak daireler üzerinde katılan ...’den dolayı borç olduğunu, bu konuyu yaklaşık bir buçuk aydır katılan ... ile çözmeye çalıştıklarını ancak çözemediklerini, bu sırada işleri bozuk olduğu için borçlu oldukları inceleme dışı sanık ...’e borçlarına karşılık bu daireleri teklif ettiklerini, onun da kabul ettiğini, 26.06.2007 tarihinde bir araya gelmek üzere katılan ... ile anlaştıklarını, bu daireleri almak isteyen inceleme dışı sanık ..., aynı firmada birlikte çalıştıkları inceleme dışı sanık ..., inceleme dışı sanık ... ve kendisinin birlikte katılan ...’in yazıhanesine gittiklerini, ... ve ... ile birlikte kendisinin de içeri girdiğini, içeride katılanlar ... ve ...’in olduklarını, burada cari hesapların konuşulması için anlaşıldığını ve sonra Kooperatife gidildiğini, yine üç inceleme dışı sanık ile birlikte gittiğini, içeride katılanlar ... ve ... ile ...’in olduğunu, kendisinin içeri bakıp çıktığını, ... ve ...’ın içeri girdiklerini, sonra katılanların oradan ayrılarak bankaya gittiklerini ve kısa süre sonra geri geldiklerini, daha sonra ...’in yazıhanesine gidilmek üzere anlaşıldığını, katılanların kendi arabalarına, kendilerinin de dört kişi olarak kendi arabalarına, inceleme dışı sanık ...’in de kendi arabasına bindiğini, en önde katılanlar, sonra ..., en arkada da kendileri olmak üzere ...’in yazıhanesine gittiklerini, kendisinin yazıhaneye girmediğini, katılanlar ile ... ve ...’in içeri girerek konuştuklarını, kendisinin dışarıda kaldığını, yaklaşık iki saat görüştükten sonra ...’in içeriden çıkarak kendisine "Senin işin kalmadı, sen İstanbul’a git, biz de sonra İstanbul’a geliriz." dediğini ve kendisini otogara bıraktığını, yaklaşık yarım saat kadar sonra da polislerin araması üzerine emniyete gittiğini, kimsenin zorla senet imzalattığını görmediğini ve silahla ateş edildiğini duymadığını,

Mahkemede; orada bulunma sebebinin şirketin işlemlerini yapması olduğunu, inceleme dışı sanık ...’in bürosuna inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte gittiklerini, gittiklerinde büroda ... ile katılanların olduğunu, cari kayıtları tuttuğundan herhangi bir soru sorulduğunda cevap vermek için dışarıda beklediğini, içeri hiç girmediğini, içeride sadece dört kişinin olduğunu, katılanlar ile ...’in büroda olduklarını, toplantının dört kişi arasında yapılacak olduğunu,

Bozma sonrası; polisler geldiği zaman kendisinin olay yerinde olmadığını, tanık ...’in çağırması üzerine karakola gittiğini, önce tanık olarak beyanda bulunduğunu ancak sonradan nasıl olduysa şüpheli olduğunu, kendisiyle ilgili hiçbir delilin araştırılmadığını, şirket yetkilisi olduğunu ve hesapları kontrol etmesi gerektiğini, olay yerinde bulunmadığına dair beyanların da olduğunu, olayın İstanbul'a gitmek üzere otogara gittiğinde yaşandığını, tanık ...’in daha önce kendisini otogardan çağırmadığını söylediğini ancak son ifadesinde çağırdığını beyan ettiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisinin müdahil olduğu dönemde katılanlara karşı kesinlikle herhangi bir zorlama eyleminin olmadığını,

Savunmuştur.

V. GEREKÇE

1 Sanığın eyleminin sabit olup olmadığı;

Katılanların, inceleme dışı sanık ...'den alacakları 146.000 TL'lik malzeme karşılığında ona SS Yoncalı Konut Yapı Kooperatifinden iki adet daire verecekleri hususunda ... ile anlaştıkları, ancak ...'in işlerinin bozulması nedeniyle 36.800 TL'lik malzemeyi gönderemediği, ayrıca ...'in inceleme dışı sanık ...'e de 140.000 TL borcunun olduğu ve bunu da ödeyemediği, bu borcuna karşılık da katılanlardan aldığı daireleri ...'e devretmek üzere onunla anlaştığı, bunun üzerine ...'in devreye girerek söz konusu daireleri devralmak amacıyla katılanlarla görüşmeye başladığı, suç tarihinde de dairelerle ilgili işlemleri yapmak üzere Kooperatifin bürosuna gittiği, burada katılanların dışında inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... ile sanığın da bulunduğu, ...'in burada katılanlardan daire parası olarak 146.000 TL, adamlarının masrafı olarak da 14.000 TL'yi nakit olarak istediği, bunun üzerine ... ile katılanlar arasında tartışma çıktığı, ...’in katılanlara daireye karşılık gelen miktarı nakit olarak ödemelerini, aksi takdirde kan kokacağını belirtip "Ben adamı dağa kaldırım, ya bu parayı vereceksiniz ya da bu işi burada bitiririm, burada kuralları ben koyarım." diyerek tehdit ettiği ve ...'e "Al bunları götür, ailelerini de istiyorum." dediği, aralarındaki tartışmanın büyümesi üzerine Kooperatif görevlilerinin şahıslardan dışarı çıkmalarını istemeleri sebebiyle ...'in katılanlara bağırarak Çerkezköy'deki kendisine ait iş yerine gideceklerini söylediği, bunun üzerine sanık ve inceleme dışı sanıkların iki ayrı otomobile binerek katılanların bindiği otomobili de aralarına almak suretiyle birlikte ...'in Çerkezköy'deki iş yerine gittikleri, içeri girdiklerinde ...'ın mahkeme kurduklarını, herkesin de bu mahkeme kararlarına uyacağını söylediği, ...'in de belinden silah çıkartarak masaya koyduğu ancak ...'in uyarısı üzerine tekrar beline taktığı, bu sırada ...'ın sanığa dışarı çıkması talimatı verdiği, sanığın da dışarı çıktığı, daha sonra ...'in katılanlara söz konusu dairelerin ...'den çıkarak kendisine geçtiğini, ancak daireleri istemediğini, onların yerine parasını istediğini, bedel olarak da 146.000 TL daire parası, 14.000 TL de kendi adamları için olmak üzere toplam 160.000 TL istediğini, aksi takdirde dışarı çıkamayacaklarını söylediği, katılan ...'in karşı çıkması üzerine de belinden çıkardığı emanete kayıtlı tabancayla yere doğru bir el ateş ederek katılan ...'in üzerine yürüdüğü, bu sırada ...'ın katılanlara senet imzalayacaklarını söylediği, ...'in de senet imzalamadıkları takdirde kimsenin dışarı çıkamayacağını, katılanları ve ailelerini kaldıracaklarını söylediği, bunun üzerine ...'in tabancayı ...'den alarak ağzına mermi sürüp katılan ...'in üzerine yürüdüğü, ...'in de katılan ...'e "Ben seni buraya getiririm, seni ve aileni kaldırırım demedim mi?" dediği ve bu sırada içeri giren inceleme dışı sanık ... ile ...'e talimat vererek katılanları götürmelerini söylediği, katılanların itiraz etmesi üzerine de ...nin katılan ...'e, ...'in de katılan ...'e darp cebir izi oluşturmayacak şekilde yumrukla vurdukları, bunun üzerine katılanların senet imzalamayı kabul ettikleri, senetlerden birinin ön yüzünü 73.000 TL olarak ...lehine düzenledikleri ancak imzalamadıkları, arka yüzüne ise dairelerin tapusunun ... ...'a verilmesi hâlinde senedin hükümsüz olacağını, verilmemesi hâlinde ise senedin bedelini ödeyeceklerini belirten yazıyı yazarak birlikte imzaladıkları, diğer senedin de arka yüzünü benzer şekilde yazarak birlikte imzaladıkları ancak ön yüzüne hiçbir ibare yazmadıkları, bu sırada tanık ...'in olay yerine gelmesi nedeniyle sanığın ve inceleme dışı sanıkların eylemlerinin son bulduğu olayda; her ne kadar sanık aşamalarda olay günü ..., ... ve ... ile birlikte katılan ...’in yazıhanesine gittiklerini, kendisinin de içeri girdiğini, içeride katılanların olduklarını, burada cari hesapların konuşulması için anlaşıldığını ve sonra Kooperatife gidildiğini, yine üç inceleme dışı sanık ile birlikte kendisinin de gittiğini, içeride katılanlar ile ...’in olduğunu, kendisinin içeri bakıp çıktığını, daha sonra ...’in yazıhanesine gidilmek üzere anlaşıldığını, dört kişi olarak kendi arabalarına bindiklerini, en önde katılanlar, sonra ..., en arkada da kendileri olmak üzere ...’in yazıhanesine gittiklerini, kendisinin yazıhaneye girmediğini, dışarıda kaldığını, yaklaşık iki saat görüştükten sonra ...’in içeriden çıkarak kendisine "Senin işin kalmadı, sen İstanbul’a git, biz de sonra İstanbul’a geliriz." dediğini ve kendisini otogara bıraktığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, orada bulunma sebebinin şirketin işlemlerini yapması olduğunu savunmuş ise de ...'in; olay günü ...’in kendisini Kooperatife çağırdığını, gittiğinde orada katılanların, ..., ... ve sanığın da olduğunu, kendi iş yerine geçtiklerinde ... ve ...’in dışarıda beklediklerini, içeride katılanlar, ..., sanık ve kendisinin olduğunu, sanık ile ...’ın bir süre sonra dışarı çıktıklarını beyan etmesi, tanık ...'ın; olay günü Kooperatifin yazıhanesine ..., katılanlar ve tanımadığı 3 4 kişinin geldiklerini, aralarında daire ile ilgili konuşmaya başladıklarını, ...'in ara ara yanındakilere katılanları alıp götürmelerini söylediğini, hatta ...'in bu sözleri üzerine bir kişinin katılan ...'in kolundan tutarak çekiştirmeye çalıştığını, ayrıca ...'in katılanlara onları ve ailelerini kaldıracağını söylediğini, kooperatife gelenler içinde huzurdaki sanığın da olduğunu ifade etmesi, tanık ...'un; olay günü katılanlar, ... ve tanımadığı 3 4 kişinin Kooperatifin yazıhanesine geldiklerini, aralarındaki alacak verecek meselesinden tartışmaya başladıklarını, ...'in bir ara "Ben alacağımı kimsede bırakmam, adamı dağa kaldırırım." diyerek katılanları tehdit ettiğini, hatta adamlarına katılanları kastederek "Alın götürün bunları!" diye talimat verdiğini, kendisinin de sesleri yükseldiği için dışarı çıkmalarını istediğini, huzurda bulunan sanığın da Kooperatifte olduğunu beyan etmesi, katılanların da aşamalarda; Kooperatifte sanığın da bulunduğunu, ...'in iş yerinde de olduğunu, ...’ın "Burada mahkemeyi kuruyoruz, herkes bu mahkeme kararına uyacak." dedikten sonra ...’in belinin sol tarafından silah çıkartarak masaya koyduğunu, bu sırada ...’ın sanığa dışarı çıkması yönünde talimat verdiğini ve onun da dışarı çıktığını ifade etmeleri karşısında sanığın eyleminin sabit olduğunun kabulü gerekmektedir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın eyleminin sabit olmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

2 Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı;

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

TCK'nın 148. maddesinde yağma suçu; "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Madde gerekçesinde; "Hırsızlık suçundan farklı olarak yağma suçunun oluşabilmesi için mağdurun rızasının cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade eder. Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Örneğin evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur. Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, yağma suçundan söz edilemez. Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların oluşmasına neden olur. Bu durumda gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir." açıklamasına yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 149. maddesinde de yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte, iş yerinde ve silahla işlenmesi hâlleri de nitelikli hâl olarak kabul edilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin de uygulanacağı belirtilmiştir.

Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği TCK'nın 148. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.

Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan zor yoluyla hırsızlık, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.

Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.

Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi hürriyeti, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuki değerlerdir.

Bu aşamada konumuza ilişkin olarak suça teşebbüs hükümleri üzerinde de kısaca durulmalıdır.

TCK'nın 35. maddesinin birinci fıkrası; "Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur." şeklindedir.

Suça teşebbüsün varlığından söz edilebilmesi için;

1 Fail ya da faillerde kasıtlı bir suç işleme kararı olmalı,

2 Elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başlanmalı,

3 Failin elinde bulunmayan nedenlerle suç tamamlanamamalı veya amaçlanan sonuç gerçekleşmemelidir.

Suça teşebbüste fail, eylemini tamamlamak amacıyla hareket etmesine karşın, elinde olmayan nedenlerden dolayı fiilini gerçekleştirememekte, bu durumda kişiye tamamlanmış suça oranla daha az ceza verilmektedir.

Bu açıklamalardan sonra yağma suçunda teşebbüs hükümlerinin uygulanabilme koşullarına değinilmesinde fayda bulunmaktadır.

Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel Hamide ... Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405 406.).

B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

Yukarıdaki uyuşmazlık konusunda detayları anlatılan olayda; tanık ...'in, ortamda zorla telefon toplanması gibi bir durum görmediğini ve öyle bir iddianın da olmadığını beyan etmesi, olay ve yakalama tutanağına göre suça konu cep telefonlarının inceleme dışı sanıklardan veya olay yerinden alınarak katılanlara iade edildiğine dair bir tespitin olmaması, HTS kayıtları incelendiğinde de suça konu telefonların olaydan hemen sonra katılanlarca kullanılmaya devam edildiğinin anlaşılması, katılanların beyanları dışında da telefonların inceleme dışı sanık ... tarafından alındığına dair dosya kapsamı itibarıyla delil bulunmaması, katılan ...'in de kollukta cep telefonunun cebinden alındığını beyan etmesine rağmen savcılıkta elinden alındığını ifade ederek çelişkiye düşmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda, inceleme dışı sanık ...'in katılanların cep telefonlarını aldığına dair her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmaması, kaldı ki cep telefonlarının alındığının kabulü hâlinde dahi söz konusu telefonların faydalanma kastıyla değil de katılanların kolluk görevlilerini aramalarını engellemek maksadıyla alındığının kabulünün gerektiği, suça konu belgelerin de tanık ...'in olay yerine gelmesi üzerine katılanlar tarafından imzalanamaması nedeniyle senet vasfını kazanamamaları karşısında, sanık ve inceleme dışı sanıkların cebir ve tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra ellerinde olmayan nedenlerle senetleri alamadıkları ve yağma eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmelidir.

3 Sanığın teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçuna iştirakinin TCK'nın 37. maddesi kapsamında "müşterek faillik" mi yoksa TCK'nın 39. maddesi kapsamında "yardım eden" niteliğinde mi olduğu;

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

TCK'da suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.

Aynı Kanun'un 37. maddesi;

"(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.

(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır" şeklinde olup maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.

Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.

Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:

1 Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.

2 Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.

Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.

Yardım etme ise TCK'nın 39. maddesinde;

"(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.

(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:

a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.

b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.

c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde,

Bağlılık kuralı da aynı Kanun'un 40. maddesinde;

"(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.

(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.

(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir" biçiminde düzenlenmiştir.

Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.

TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.

1 Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;

a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,

b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,

Olarak sayılmıştır.

2 Manevi yardım ise;

a) Suç işlemeye teşvik etmek,

b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,

c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,

d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,

Şeklinde belirtilmiştir.

B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

Bir numaralı uyuşmazlık konusunda detayları anlatılan olayda; sanığın katılanlara karşı henüz cebir eylemi gerçekleştirilmeden önce inceleme dışı sanık ...'in iş yerinden ayrılmış olması, senedin alınmaya çalışıldığı esnada olay yerinde bulunmaması, katılanlara karşı yağma suçunun unsuru niteliğindeki cebir veya tehdit eylemlerinden herhangi birini gerçekleştirmemesi hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın inceleme dışı sanıkların katılanlara karşı gerçekleştirdikleri eylemler üzerinde hâkimiyet kurduğuna ilişkin dosya kapsamı itibariyle yeterli delil bulunmadığının kabulünün gerektiği, bununla birlikte olayın başından belirli bir aşamasına kadar olay yerinde bulunan sanığın, fiilen veya ikna suretiyle inceleme dışı sanıkların hareketlerini önlemeye hiçbir şekilde tevessül etmediği gibi inceleme dışı sanıkların yanında bulunarak suçun işlenmesini kolaylaştırıp manevi destek sağladığı anlaşılmakla, sanığın katılanlara yönelik gerçekleştirilen teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma eylemine TCK'nın 39/2. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği kabul edilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın aslî fail olarak suça iştirak ettiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin düzelterek onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkemenin sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının ve atılı suça TCK'nın 39/2. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin gözetilmemesi isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2 Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 3543 1946 sayılı düzeltilerek onama kararının sanık ... ile ilgili kısmının KALDIRILMASINA,

3 Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 17 148 sayılı, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin;

a Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmemesi,

b Sanığın üzerine atılı teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçuna TCK'nın 39/2. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin gözetilmemesi,

İsabetsizliklerinden BOZULMASINA,

4 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edilip, Özel Dairenin düzeltilerek onama kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanık ... hakkındaki nitelikli yağma suçuna yönelik cezanın İNFAZININ DURDURULMASINA ve atılı suçtan sanığın cezaevine alınmış olması hâlinde TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için YAZI YAZILMASINA,

5 Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde yapılan birinci müzakerede sanığın eyleminin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu yönünden oy çokluğuyla, sanığın suça iştirakinin niteliğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu yönünden ise yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 06.12.2023 tarihinde yapılan ikinci müzakerede bu uyuşmalık yönünden oy çokluğuyla, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu yönünden ise oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

durdurulmasınakararinfazınınsüreçkararıuyuşmazlıktevdiinevı.yazılmasınaitirazkonusukabulünehukukîolgularsebeplerigerekçekapsamıkaldırılmasınaverentahliyesinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:46:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim