Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ceza Genel Kurulu

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/608

Karar No

2023/491

Karar Tarihi

4 Ekim 2023

YARGITAY DAİRESİ: 2. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 257 50

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 86/3 e, 62, 53, ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin İnebolu Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.03.2014 tarihli ve 257 50 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 20.03.2018 tarih ve 1741 2981 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 04.07.2019 tarih ve 50103 sayı ile;

"...Doğrudan hükmedilen para cezasına ilişkin Bozkurt Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/22 Esas, 2004/54 Karar sayılı kararı tekerrüre esas alınamayacağından ve sadece Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2006 tarih, 21/02/2011 kesinleşme tarihli 2006/52 Esas, 2006/60 Karar sayılı ilamının 1. kez tekerrüre esas alınması gerektiğinden dolayı, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğu" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 2. Ceza Dairesince 15.10.2019 tarih ve 11522 15563 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, Özel Dairece eylemin kabahat kapsamına alınması ve idari yaptırım zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle, silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ise Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme; sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca kurulan ikinci kez tekerrüre ilişkin güvenlik tedbiri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Sanık ...'nın 16.04.2004 tarihinde işlemiş olduğu müessir fiil (birinci suç) nedeniyle Bozkurt Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2004 tarihli ve 22 54 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCK’nın 456/4, 19, 54. maddeleri uyarınca 445.616.000 TL (eski Türk Lirası) ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği (birinci hüküm), bu kararın 09.09.2004 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,

Sanığın 21.04.2006 tarihinde işlemiş olduğu silahlı tehdit eylemi (ikinci suç) nedeniyle Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2006 tairhli ve 52 60 sayılı kararıyla, 5237 sayılı TCK’nın 106/1, 62/1, 51/1, 53/1, 58/2 b, 54/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye dair karar verildiği (ikinci hüküm), bu hükmün ise Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.02.2011 tarih ve 228 2058 sayılı kararıyla onanmasına karar verilerek kesinleştiği, UYAP sistemi üzerindeki adli sicil kayıtlarının incelenmesinde bu cezanın 05.12.2011 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşıldığı,

İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2013 tarihli 643 156 sayılı iddianamesinde; sanığın mağdur ...'e yönelik olarak işlediği 31.08.2013 tarihli eylemi nedeniyle TCK'nın 86/2,3 e ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması, inceleme dışı katılan ... Müdürlüğüne yönelik eylemi nedeniyle ise TCK'nın 141/1 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması, ayrıca sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı,

11.02.2014 tarihli celsede; sanığa ikinci kez mükerrirliğe dair hükümlerin yer aldığı 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği, sanığın ek süre talebi olmadığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan ettiği,

14.03.2014 tarihli hüküm celsesinde; Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2011 tarihli kesinleşme şerhi bulunan 31.10.2006 tarihli 52 60 sayılı kararıyla sanık hakkında verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve tekerrüre ilişkin kararın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine dair şartları taşıdığından bahisle sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi gereği koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği, bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 2. Ceza Dairesince 20.03.2018 tarih ve 1741 2981 sayı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği,

İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat İnfaz Bürosunun 11.05.2018 tarihli yazısında; infaza gönderilen ikinci kez mükerrirlliğe ilişkin kesinleşen hükümde sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiğinin, ayrıca ikinci kez mükerrirliğe dair bir hüküm daha kurulduğunun, bu nedenle sanık hakkında denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda infazda tereddüt oluştuğundan 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesi gereği bir ek karar verilmesinin istendiği,

İnebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 257 50 sayılı ek kararı ile; hükümlü ... hakkında verilen hapis cezasına dair hükmün ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinden koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği,

İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat İnfaz Bürosunun 01.08.2018 tarihli yazısında; 1412 sayılı CMUK'un 3842 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile değişik 305. maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın ilk işlediği suçtan dolayı mükerrirliğe esas alınan ve Bozkurt Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2004 tarih ve 22 54 sayı ile verilen 445,61 TL (Yeni Türk Lirası) adli para cezasının, doğrudan verilen para cezası olup tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle, incelemeye konu dava dosyasında kurulan 5 ay hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü çektirilmesine karar verilmeyeceğinden bahisle infazda yaşanan tereddüt nedeniyle infazın durdurulmasının talep edildiği,

İnebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 03.08.2018 tarihli ve 257 50 sayılı ek kararı ile; sanığın ilk kez işlediği suç nedeniyle doğrudan verilen 445,61 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak mahkemece kurulan 5 ay hapis cezasının Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden bahisle, öncelikle sanık hakkında verilen 5 ay hapis cezasının infazının durdurulmasına, sanık lehine olağanüstü kanun yoluna gidilmesi amacıyla İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

V. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

Tekerrür, 765 sayılı TCK’da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK'nın "Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58. maddesi;

“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,

Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.

(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.

(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.

(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.” hükümlerini içermektedir.

5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı hâlde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını da hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.

TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi yeterli olup ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin sonucu olarak; mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmektedir.

5275 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan “Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri” başlıklı 108. maddesinin 3. fıkrası; “(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." iken,

15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 49. maddesiyle metne eklenen cümle ile; "(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. (Ek cümle:14/4/2020 7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir." şeklinde son hâlini almıştır.

Buna göre; sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi hâlinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.

Bu aşamada, uyuşmazlığın isabetli şekilde çözüme kavuşturulması bakımından, adli para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine yönelik kanun yollarının ve bu hususun tekerrür hükümlerinin uygulanmasına etkisi olup olmadığına dair kısaca açıklama yapılmasında fayda bulunmaktadır.

1412 sayılı (mülga) Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun "Temyizi Kabil Olan ve Olmayan Hükümler" başlıklı 305. maddesinin son hâli;

"Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur.

  1. (Değişik: 18/11/1992 3842/28 md., 14/07/2004 5219/3md.) İkimilyar* liraya kadar (İkimilyar dahil*) para cezalarına dair olan hükümler,

  2. (Değişik: 18/11/1992 3842/28 md., 14/07/2004 5219/3md.) Yukarı sınırı onmilyar* lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

  3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,

Temyiz olunamaz.

Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343 üncü madde hükümleri dairesinde Yargıtaya başvurulabilir." şeklindedir.

3842 sayılı Kanunla değişik 1412 sayılı CMUK'un temyizde kesinlik sınırını düzenleyen 305/1. maddesinde temyize konu edilebilecek adli para cezalarının miktarını gösteren iki milyon ibaresi, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle iki milyar olarak değiştirilmiştir. Usul kanunlarında derhal uygulanırlık ilkesi gereği, 21.07.2004 tarihi ve sonrasında kurulan iki milyar TL (eski türk lirası) altındaki adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz başvuru yolu kapalı iken iki milyar ve üzerindeki adli para cezalarına karşı temyiz yolu açık olacaktır.

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete gireceği tarihe kadar, 1412 sayılı CMUK’nın temyize ilişkin 305/1. maddesinin aynen uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 65 114 sayılı kararında; CMUK’un 305. maddesinin ikinci fıkrasının 1. numaralı maddesinin iptaline ve kararın Resmî Gazete'de yayımından itibaren (07.10.2009) bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Böylece, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihten (07.10.2010) Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçeceği tarihe kadarki süreçte İlk Derece Mahkemelerince verilecek her türlü adli para cezasına dair mahkûmiyet hükmüne karşı temyiz kanun yolu açılmıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi çerçevesinde eskiden temyiz yolu açık olmayan veya miktar itibarıyla kesinlik sınırı içinde kalan mahkûmiyet hükümlerinin bu tarihten sonra kendiliğinden veya re’sen temyize tabi olmadıkları da kabul edilmiştir.

14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen "Geçici madde 2" gereği; "Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine” karşı temyiz yoluna başvurulamayacaktır.

Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinde, 5271 sayılı Kanun’un "İstinaf" başlıklı 272. maddesi;

“(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir.

(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak;

a) (Değişik: 6217 31.3.2011 / m.23) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,

b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,

Karşı istinaf yoluna başvurulamaz.” şeklinde iken,

15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 272/3 maddesinin sonuna “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.” cümlesinin eklenmesi suretiyle son şeklini almıştır.

Buna göre; hapis cezasından çevrilmeksizin doğrudan verilen ve kurulduğu tarihte Kanunda yazılı miktar bakımından istinaf denetiminden dahi geçmesi mümkün olmayan kesin nitelikteki adli para cezalarına dair mahkûmiyet hükümleri tekerrüre esas olamayacaktır.

  1. Uyuşmazlığa Dair Hukuki Nitelendirme

Sanığın 16.04.2004 tarihinde (eski 765 sayılı TCK döneminde) işlediği müessir fiil (tekerrüre esas birinci suç) nedeniyle, Bozkurt Sulh Ceza Mahkemesince 28.06.2004 tarih ve 22 54 sayı ile; 445.616.000 TL (eski Türk Lirası) para cezasıyla cezalandırılmasına, verilen cezanın 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine, 765 sayılı TCK’nın 94. maddesi uyarınca erteleme ihtaratının yapılmasına temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği (birinci hüküm),

Tekerrüre esas birinci hükmün kurulduğu tarihte, 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesine göre iki milyon (2.000.000) türk lirasına kadar (iki milyon türk lirası dahil) para cezalarına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu ve adı geçen maddede miktara dair ibarenin “İkimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler” şeklinde değiştirilmesine ilişkin 5219 sayılı Kanun’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, öte yandan hükmün kurulduğu tarihte temyiz yolu açık olup o tarihte temyiz başvuru hakkı yönünden para cezalarına ilişkin olarak hapis cezasından çevrilen veya doğrudan verilen şeklinde ikili bir ayrıma gidilmediği,

Yerel Mahkemece kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edilmeksizin 09.09.2004 tarihinde kesinleştiği, sanığın hükümlü sıfatını kazandığı ve cezasının adli sicil kayıtlarına işlendiği,

Sanığın 21.04.2006 tarihinde işlediği silahlı tehdit suçu nedeniyle (ikinci suç) Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 31.10.2006 tarihli ve 52 60 sayılı kararla (ikinci hüküm); sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine (birinci kez mükerrirlik) göre çektirilmesine karar verildiği, bu hükmün Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.02.2011 tarihli ve 228 2058 sayılı onama ilamıyla kesinleştiği, dolayısıyla tekerrüre esas alınan ilk para cezasının yerine getirme süresi ve diğer şartlarına yönelik bir isabetsizlik görülmediği,

Sonuç olarak; 7242 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 272/3 maddesinin sonuna eklenen “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” ibaresinin, sanık hakkında TCK'nın 7/3 maddesi uyarınca lehe yorum yapılarak uygulanabilmesi için; sanığın işlediği birinci suç nedeniyle kurulan hükümde doğrudan verilen ve miktar itibarıyla kesinlik sınırı altında kalan bir adli para cezasına hükmedilmesi gerekeceği;

Ancak, somut uyuşmazlıkta sanık hakkında kurulan birinci hükümdeki 445.616.000 TL (dört yüz kırk beş milyon altı yüz on altı bin eski türk lirası) ağır para cezasının, hükmün kurulduğu tarihte CMUK'un 305/1. maddesinde temyiz sınırı için öngörülen 2.000.000 TL (iki milyon eski türk lirası) üzerinde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar olduğu, sanık tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği, öte yandan sanığın işlediği ikinci suç nedeniyle kurulan ikinci hükümde TCK'nın 58. maddesinde yazılı mükerrirliğe ve diğer şartlara yönelik bir engel teşkil etmediğinden birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine isabetli şekilde karar verildiği, dolayısıyla sanığın uyuşmazlığa konu kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verildiği sırada ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasında yasal bir engel bulunmadığı kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE,

2 Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtevdiinesüreçvı.olgularitirazsebeplerigerekçeuyuşmazlığınkapsamıreddinekonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim