Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ceza Genel Kurulu

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/150

Karar No

2023/132

Karar Tarihi

8 Mart 2023

YARGITAY DAİRESİ: (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’ın TCK'nın 103/1 1, 3.cümle, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.09.2019 tarihli ve 339 372 sayılı hükmün, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 26.11.2019 tarih ve 2878 2236 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 11.11.2020 tarih, 366 4861 sayı ve oy çokluğu ile; "...Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki ifadelerinde daha önceki tarihlerde de sanığın kendisine istismarda bulunduğu yönünde başka delillerle desteklenmeyen soyut iddiaları, intikal günü ise sanığın kendisine dokunduğunu hissetmediğini belirtmesi, tanık anlatımları ile katılan annenin son eylemin gerçekleşme şekline yönelik çelişen beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Daire Üyeleri ..."...Aşamalarda değişmeyen tarafsız tanık beyanlarına göre mağdurenin babasının uzaktan akrabası olması ve aynı mahallede ikamet etmesi sebebiyle tanıdığı sanığın, olay günü mağdurenin yanına oturarak elindeki broşürleri gösterirken diğer eliyle kalçasını okşamak şeklindeki fiziksel temas içeren eyleminin ani, kısa süreli ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak buna göre hüküm kurulması yerine 5237 sayılı TCK'nın 103/1 c.1. maddesi ile temel cezanın belirlenmesi ve bu tarihten önce değişik zamanlarda sanığın, küçük hediyeler vereceğini söyleyerek evine çağırdığı mağdureye yönelik cinsel istismarda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından hakkında zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken sayın çoğunluğun sanığın beraati gerektiğinden bahisle kararın bozulması yönündeki görüşüne değişik gerekçeyle katılmıyoruz." düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 31.12.2021 tarih ve 134273 sayı ile; "...Olay, tanık ...'nun 15.06.2019 günü saat 19.00 sıralarında balkona çıktığında sanığın, yanında oturan mağdurun kalçasını okşadığını görmesi ve ailesine seslenerek haberdar etmesi sonucu aynı gün resmi makamlara intikal etmiştir. Tanık kollukta ve duruşmada alınan beyanlarında sokağa baktığında sanığın bir elinde market broşürü olduğunu, yanında duran mağdurun kalçasını ise diğer eliyle okşadığını, sanığın kendisini fark edince hemen oradan uzaklaştığını, giderken de bir yandan kendisine baktığını beyan etmiştir.

Mağdur ise daha önceden de sanığın kendisini onunla oynamak için çağırdığında beş kez öptüğünü, başka zamanlarda da kalçasına ve cinsel organına dokunduğu, son olayda ise kalçasına dokunduğunu fark etmediğini beyan etmiştir.

Mağdurun anne ve babası ise olayları görmemiştir.

Olay tarihinde altı yaşını henüz tamamlamış olan mağdurun önceki olaylarla ilgili ifadelerinin karışık olduğu, zaman ve mekan bilgisi veremediği gözetildiğinde, bu olayların sübutunun şüpheli olduğu, ancak olayın ortaya çıktığı gün itibariyle tanık beyanı ile sabit olan, mağdurun kalçasını okşamak şeklideki anlık olayın kısa, kesintili ve ani olması nedeniyle sarkıntılık niteliğinde olduğu, mağdurun bu eylemi fark edip etmemesinin bir önemini olmadığı, bu sebeple sanığın beraati gerektiği yönündeki bozma kararının usul ve yasaya uygun olmadığı..." görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Dairesince 30.03.2021 tarih ve 384 2606 sayı ve oy çokluğuyla; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KONUSU

Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın katılan mağdureye yönelik 15.06.2019 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan eyleminin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Katılan mağdure ...’in suç tarihinde 6, sanık ...’ın ise 68 yaşında olduğu, evli ve çocuklu olan sanıkla katılan mağdurenin uzaktan akrabalık ilişkisinin bulunduğu,

15.06.2019 tarihinde saat 22.30’da kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağa göre; sanığın polis merkezine gelerek ikamet ettiği çevrede kendisine iftiralarda bulunulduğunu ve evinin basılacağını belirttiği, bu esnada mağdurenin annesi katılan ...’nun da gelerek sanığın, mağdureye yönelik cinsel istismarda bulunduğunu bildirdiği,

15.06.2019 tarihinde saat 22.30’da kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağa göre; söz konusu adres ve civarında yapılan araştırmalarda güvenlik kamerasına rastlanılmadığı,

16.06.2019 tarihinde mağdurenin çocuk izlem merkezinde beyanının alınması sırasında hazır bulunan adli görüşmeci bilirkişinin beyanına göre; mağdurenin iletişime açık ve beyanlarının tutarlı, adli görüşmenin amacına uygun ve güvenilir olduğu,

24.09.2019 tarihinde mağdurenin duruşmada beyanının alınması sırasında hazır bulunan psikolog bilirkişinin beyanına göre; mağdurenin gelişiminin yaşı standartlarında olduğu, olayları anlamlandırıp anlatabilecek durumda bulunduğu, beyanlarının samimi olduğu kanısına varıldığı,

Anlaşılmaktadır.

Katılan mağdure ... aşamalarda; 7 yaşında olduğunu, sanığın kendisine saldırdığını, dudağını öptüğünü, cinsel organını ve poposunu ellediğini, kendisini eve çağıran sanığın 5 kez dudağından öptüğünü, sanığın evine ... ismindeki arkadaşıyla gittiklerini ancak sanığın ...’i öpmediğini, sanığın bu eylemleri gerçekleştirirken "Sana aşık oldum. Seni seviyorum." şeklinde sözler söylediğini, poposuna dokunduğunu ve bu olayın 2 3 gün önce dışarıda yaşandığını, kitap okuduğu sırada yanına gelip oturan sanığın poposunu ellediğini, bu durumu kendisinin farketmediğini ancak komşuları olan tanık ...’ın görerek kendisine söylediğini, bu olaydan 3 gün önce de sanığın, kendisini evine çağırarak cinsel organına ellediğini, bu sırada sanığın kendi cinsel organına da ellettiğini, bu olaydan 5 gün önce sanığın kendisini dudağından öptüğünü, bu durumu babasına anlattığını ancak babasının "Yanlış anlamışsındır." dediğini, ablası tanık ...’nin sanığın sapık olduğunu kendisine söylemesine karşın buna inanmadığını ancak sonrasında ablasının haklı olduğunu anladığını,

Katılan ... Kollukta; mağdurenin annesi olduğunu, tanık ...’ın "Gel. ... kızının pantolonunun arka tarafından elini soktu." şeklinde bağırması üzerine kızına bakmak için aşağıya indiğini ancak sanığın olay yerinde olmadığını gördüğünü, mağdureye ne olduğunu sorduğunda sanığın öncesinde dudağından öptüğünü, ön tarafını ellediğini ancak korkudan bunu anlatamadığını, bugün ise arka tarafını ellediğini anlattığını,

Mahkemede; olayı görmediğini, sanıkla aralarında bir husumetin bulunmadığını, olay günü sanığı kaçarken gördüğünü, tanık ...’ın olayı kendisine anlattığını ve bunun üzerine kendisinin de arkadaşı olan sanığın kızı Nurdan’ın yanına gittiğini, olayı anlattığını ve bunun üzerine Nurdan’ın eliyle sus işareti yaparak "Ne olursun. Duyulmasın." dediğini, olaylar hakkında mağdureden de bilgi almaya çalıştığını, olayların yaşanıp yaşanmadığını sorduğunu ve mağdurenin "Evet anne. Benim canım yandı ancak eşofmanın üzerinden" dediğini,

Katılan ... Mahkemede; mağdurenin babası olduğunu, olay öncesinde kızı olan mağdurenin, sanığın kendisini dudağından öptüğünü söylediğini ancak aklına kötü bir şey gelmediğinden mağdureye "O senin deden." dediğini, hatta diğer kızı tanık ...’nin de mağdureyi kastederek sanığın kapısının önüne gitmemesi hususunda uyarıda bulunduğunu ancak kendisinin bu zamana kadar durumu anlayamadığını, olayı görmediğini, tanık ...’ın görerek kendisine anlattığını, olaydan sonra evine kaçan sanığın ikâmetine giderek durumu sorduğunu ancak sanığın yemin ederek yapmadığını söylediğini, sanığın öncesinde de başka kız çocuklarına bu tür eylemlerde bulunduğunu öğrendiklerini,

Tanık ... Mahkemede; mağdurenin ablası olduğunu, sanığın kendisini de öpmeye çalıştığını, yaşının küçük olması ve sanıktan kötü bir amaç beklememesi nedeniyle olayı kimseye anlatmadığını, bu olayın meydana gelmesinden sonra sanığın başka insanlara da bu tür eylemlerde bulunduğunu duyduklarını, mağdureyi bu konuda uyardığını, mağdurenin sanığın evine gittiğinden kendisine bahsetmediğini çünkü sanığın mağdureyi bu konuda tehdit ettiğini,

Tanık ... Kollukta; sanık ve mağdurenin annesini tanıdığını, komşu olduklarını ve taraflarla arasında bir husumetlerinin bulunmadığını, olay günü sigara içmek amacıyla evin balkonuna çıktığını, sanığın sağ elinde market broşürlerinin olduğunu ve sol eliyle yanında bulunan mağdurenin kalçasını pantolonunun dışından okşadığını gördüğünü, bu sırada kendisini farkeden sanığın hemen kalkarak hızlı bir şekilde yürümeye başladığını, bunun üzerine olayı mağdurenin annesi katılan ...’ya anlattığını,

Mahkemede ek olarak; sanıkla aralarında sanığın ifadesinde bahsettiği zekat konusuna ilişkin bir konuşma geçmediğini, sanığın mağdurenin poposunu okşadığını, elini kıyafetinden içeriye sokmadığını ancak arkaya doğru sokmaya çalıştığını gördüğünü,

Beyan etmişlerdir.

Sanık ... Kollukta ve sorguda; suçları kabul etmediğini, mağdurenin annesi katılan ... ve tanık ... ile komşu olduklarını, tanık ... ile zekât konusunda, mağdurenin babasıyla da 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili olarak tartışma yaşadıklarını, bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu, olay günü tanık ...’ın eşiyle birlikte oturdukları esnada mahalledeki çocukların yanlarına geldiğini, o sırada mağdurenin de geldiğini ve mağdurenin elinde kitapların olduğunu gördüğünü, mağdureye kağıttan uçak yaptığını, sonrasında namaz kılmak için eve gittiğini, evdeyken mağdurenin annesi katılan ...’nun gelerek "Kızımı taciz etmişsin." diyerek kendisine saldırdığını, kendisine yönelik iftiralardan kurtulmak amacıyla polis merkezine başvurduğunu,

Mahkemede ek olarak; tanık ...’ın eşiyle birlikte oturduğunu ve aralarında 2,5 metre mesafenin bulunduğunu, onun bile görmediği bir durumu tanık ...’ın görmesinin mümkün olmadığını,

Savunmuştur.

V. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.

B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

Katılan mağdurenin aşamalarda; sanığın kendisine saldırdığını, dudağını öptüğünü, cinsel organına ve poposuna ellediğini, kendisini eve çağıran sanığın 5 kez dudağından öptüğünü, sanığın evine ... ismindeki arkadaşıyla gittiklerini ancak sanığın ...’i öpmediğini, sanığın bu eylemleri gerçekleştirirken "Sana aşık oldum. Seni seviyorum." şeklinde sözler söylediğini, poposuna dokunduğunu ve bu olayın 2 3 gün önce dışarıda yaşandığını, kitap okuduğu sırada yanına gelip oturan sanığın poposuna ellediğini, bu durumu kendisinin farketmediğini ancak komşuları olan tanık ...’ın görerek kendisine söylediğini, bu olaydan 3 gün önce de sanığın kendisini evine çağırarak cinsel organına ellediğini, bu sırada sanığın kendi cinsel organına da ellettiğini, bu olaydan 5 gün önce sanığın kendisini dudağından öptüğünü, bu durumu babasına anlattığını ancak babasının "Yanlış anlamışsındır." dediğini, ablası tanık ...’nin sanığın sapık olduğunu kendisine söylemesine karşın buna inanmadığını ancak sonrasında ablasının haklı olduğunu anladığını iddia ettiği, sanığın ise aşamalarda; suçlamaları kabul etmediğini, olayın görgü tanığı konumunda bulunan tanık ... ve mağdurenin babasıyla aralarında önceye dayalı tartışmadan kaynaklı husumetin bulunduğu, kendisine iftira atıldığını savunduğu anlaşılan olayda;

Mağdurenin aşamalarda sanığın kendisine yönelik çok sayıda eyleminin tariflemesine karşın babası katılan ...'ye sadece bir kez dudaktan öpme eyleminden bahsetmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, mağdurenin poposuna sanığın ellediğini tanık ...'ın görüp kendisine söylediği, bu durumu kendisinin fark etmediği şeklindeki ifadesinin, mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi hususunda tereddüt oluşturması, sanığın aşamalarda istikrarlı biçimde suçlamayı kabul etmemesi hususları birlikte göz önüne alındığında; sanığın mağdureye yönelik eyleminin gerçekleştiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmaması, iddianın şüphede kalması ve bu şüphenin de sanık lehine yorumlanması gerektiğinden, sanığın mağdureye karşı eyleminin sabit olmadığı kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan dokuz Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

VI. KARAR

1 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2 Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 22.02.2023 tarihinde yapılan birinci müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 08.03.2023 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvı.edilmesineolgularitirazgerekçesebeplerireddineuyuşmazlıktevdikonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim