Yargıtay 9. HD 2025/1002 E. 2025/1727 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2025/1002
2025/1727
18 Şubat 2025
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.03.2015 20.10.2016 tarihleri arasında, gece vardiyasında idari işler ve güvenlik müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ücretinin net 3.250,00 USD olduğunu, ücretinin 200,00 250,00 USD kısmının avans olarak elden ödendiğini, 18.00 06.00 saatleri arasında çalışması gerektiğini ancak terör olayları sebebiyle 16.00 07.00 saatleri arasında çalıştığını, günlük en az 14 saat çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, dinî bayramların birinci günü dışında tatil günlerinde çalıştığını belirterek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 02.03.2015 20.10.2016 tarihleri arasında 2.200,00 USD ücretle güvenlik personel şefi olarak çalıştığını, şantiyenin 4 kere tahliye edildiğini, fazla çalışmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapmadığını, davacının alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli kararı ile; davacının davalı işverenin yurt dışı şantiyesinde 02.03.2015 20.10.2016 tarihleri arasında çalıştığı, en son aylık net 3.250,00 USD ücret aldığı, tanık anlatımları ile haftalık 45 saati aşan çalışma yaptığı, dinî bayramların birinci günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günleri ile ayda iki hafta tatilinde çalıştığı ispatlandığından, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 19.09.2023 tarihli kararı ile; davacının dava dilekçesi incelendiğinde, açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığına ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, bu durumda davanın kısmi dava olarak açılmış bulunduğunun kabulü gerekeceğinden, Mahkemece kısmi dava niteliğinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inin değerlendirilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının davasını Türk hukukuna göre açtığı, davalının da cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde bir itirazda bulunmadığından, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacının ücretinin net 3.250,00 USD olduğu kabul edilerek alacakların hesaplanmasının yerinde olduğu, zamanaşımı hesaplanmasının da dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 21.11.2016 tarihli ibraname ile davacıya Ekim 2016 ayının fazla çalışma ücreti olarak 704,00 USD ödendiği kabul edilerek hesaplama yapılmış olmasına göre buna ilişkin davalı istinafının da yerinde olmadığı, davalı tarafça işe giriş çıkış saatlerini gösteren puantaj kayıtlarının sunulmadığı, bu durumda fazla çalışmaların tanıkla ispatlanabileceği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanıkların dosya kapsamına uygun beyanları birlikte değerlendirilerek davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin çalışmalarının tespit edildiği anlaşıldığından, davacının ödendiği ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hesaplanıp hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü gerekiriken kısmi dava olarak görülmesinin hatalı olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince gerekçede davacının ayda iki hafta tatilinde çalıştığının ispatlandığı belirtilmiş ise de Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 7 günü 16.00 07.00 saatleri arasında çalıştığı, 3 saat ara dinlenme ile günlük 13 saat çalışması bulunduğu, ancak tanık beyanları ile ispat durumunda günde 3 saatten fazla sürede fazla çalışma yapılmasının olağan yaşam kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile davacının haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacının; ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme sürelerine göre ayın iki haftasında haftalık 18 saat, diğer iki haftasında ise haftalık 21 saat fazla çalıştığı, hafta tatili alacağı bakımından da ayda iki hafta tatilinde çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boz aya uyularak yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edileceği, davacının ayın iki haftasında 18 saat, diğer iki haftasında ise haftalık 21 saat fazla çalıştığı, hafta tatili alacağı bakımından da ayda iki hafta tatilinde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
-
Davanın kısmi dava olarak açıldığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını,
-
Uyuşmazlığa Irak hukukunun uygulanması gerektiğini,
-
Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
-
Davacının hak etmiş olduğu tüm alacakların kendisine ödendiğini, davacının davalı Şirket nezdinde fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmadığı, davacının fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:51