Yargıtay 9. HD 2023/19098 E. 2024/4369 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/19098
2024/4369
7 Mart 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1175 E., 2023/900 K.
KARAR: Ek karar kaldırılarak istinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 32. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/79 E., 2023/59 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 05.04.2023 tarihli ek karar ile; kararın miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilerek istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ek karar kaldırılarak asıl karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücreti düşürülmediğinden dava konusu alacağa hak kazanamayacağını, yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olacağına dair düzenleme olduğu, davacının ücretinin bireysel ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca eksiksiz ödendiğinin davalı tarafça ispat olunmadığı, arabulucuya başvuru tarihine kadar olan dönem için talepte bulunulabileceğinin gözetildiği gerekçesiyle, ek bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda fark ücret alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
-
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ek kararı ile; davalının istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; kararın kesin nitelikte olmadığını, davanın kısmi dava ya da belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam uygulandığını, bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücretin 2018 yılı için belirlenen asgari ücret olduğunu, aksi yorumun çifte zam uygulanmasına sebebiyet vereceğini, iş sözleşmelerinin düzenlenmesinde taşra teşkilatlarına takdir ve tâdil ... verilmediğini, müvekkilinin bilgi ve talimatları dışında işçinin ücretini etkileyecek esaslı bir değişikliğin müvekkili Kurumu ilzam etmeyeceğini, hüküm altına alınan alacaklara uygulanan faiz türünün hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği ile İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ücret alacağının toplu iş sözleşmesine bağlı olduğu, davacının dava tarihi itibarıyla ve hâlen davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği, verilen kararın geleceğe yönelik etkisinin bulunduğu, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde miktar itibarıyla kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiği gerekçesiyle 05.04.2023 tarihli ek karanın kaldırılmasına verilmiş; davacının 696 sayılı KHK ile davalı nezdinde 02.04.2018 tarihinde kadroya geçişinin yapıldığı, kadroya geçişi aşamasında Bakanlık ile arasında imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin %32 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, emsal içtihatlar uyarınca sözü edilen kuralın, her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlamakta olduğu, iş sözleşmesinde davacı işçiye asgari ücretin %32 fazlasının ödeneceği hususunun açıkça düzenlenmiş olması karşısında fark ücret alacağının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin asıl karara yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek ve resen nazara alınacak diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın, kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22, 32 ve 34 üncü maddeleri, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 üncü madde
-
696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı kararında şu şekilde açıklanmıştır:
"...696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir. Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.
..."
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:06