Yargıtay 9. HD 2024/12845 E. 2024/15947 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/12845

Karar No

2024/15947

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait... şantiyesinde, devreye alma elektrik süpervizörü olarak 01.09.2013 30.11.2014 tarihleri arasında aylık net 2.800,00 TL ücret ile Cezayir Şantiyesinde, 01.01.2015 01.07.2016 tarihleri arasında net 3.400,00 USD ücret ile Irak Şantiyesinde ise 25.07.2016 27.09.2018 tarihleri arasında aylık net 3.400,00 USD ücret ve her yıl için 2 net ücret tutarında sadakat primi karşılığında çalıştığını ileri sürerek çalıştığı süreler içerisinde ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin 24.09.2018 tarihinde sonlandığını, imzaladığı ibranamede ücretinin ve görevinin söz konusu şekilde görüldüğünü ve kendisinin buna herhangi bir itirazının bulunmadığını, herhangi bir alacağının olmadığını, sadakat primi ile proje teslim primi gibi uygulamaların söz konusu olmadığını, ancak davacıya bordrolarda yer alan performans primi niteliğinde ödemeler yapıldığını, çalışma dönemlerinin bitiminde düzenlenen ibraname ile alacağının bulunmadığını kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ankara 26. İş Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2018/440 Esas, 2020/123 Karar sayılı kararıyla; davacının, davalı Şirkete ait Türkiye ve yurt dışı şantiyelerinde 04.09.2013 27.09.2018 tarihleri arasında kesintili olarak toplam 4 yıl 10 ay 6 gün süre ile çalıştığı, çalıştığı süre içerisinde 24.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtilen süreler itibarıyla fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatili alacakları ile sadakat primi alacağının belirlendiği, belirlenen bu miktarlar itibarıyla davanın ıslah edildiği anlaşılmakla; dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın davanın kısmen kabulü ile iş bitirme prim alacağı yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/3595 Esas, 2020/727 Karar sayılı kararıyla; yapılan işin niteliği, taraf tanıklarının beyanları, emsal dosyalar ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında davacının bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ücretin banka ve puantaj kayıtları, tanık beyanları ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek tespit edilmiş olduğu işçinin yaşı, kıdemi ve yaptığı işin niteliği ile uyumlu olduğunu, taraf tanıklarının beyanlarından ve dosya kapsamından Irak’taki çalışmalar nedeniyle bir yıl için iki aylık ücret tutarında ödenmesi gerektiği anlaşılan sadakat primi alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, içeriğinde dava konusu alacak yönünden miktar içermeyen ibranamenin bu nedenle bir geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 22.03.2021 tarihli ve 2021/2593 Esas, 2021/6588 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının talebi aşılmaksızın davalı tarafça sunulan ücret bordroları ve cevap dilekçesi doğrultusunda Hatay çalışmaları yönünden ücretinin belirlenmesi gerektiği, davacı tanıklarının davacının Hatay çalışmaları yönünden 4 aylık süre sonunda 15 gün izin kullandıklarını beyan etmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus değerlendirilmeksizin fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin hesaplanmasının hatalı olduğu, davacının ... çalışması yönünden, sunulan imzasız bordrolarda fazla çalışma tahakkukları bulunmakla, bordrolarda gösterilen miktarların davacıya ödenip ödenmediği araştırılarak ödenmiş olması hâlinde hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma kararı kapsamında bilirkişiden ek rapor alındığı, 25.10.2022 tarihli bilirkişi ek hesap raporunun Yargıtay bozma kararına, dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2023/8634 Esas, 2023/12356 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davacının Hatay çalışmaları yönünden 4 ayda 15 gün izin süresi düşüleceği belirtilerek hesaplama yapıldığı, ancak yapılan hesaplamada %30 indirimli toplam 632 saat üzerinden fazla çalışma alacağı hesaplandığı, öncelikle bilirkişi raporunda hesaplama bakımından ayrıntılı hesap tablosu düzenlenmediğinden fazla çalışma alacağı hesaplamasında bozma doğrultusunda mahsup yapılıp yapılmadığının denetlenemediğini, ayrıca bozma öncesi bilirkişi raporunda fazla çalışma alacağı bakımından %30 indirimli 627 saat üzerinden hesaplama yapıldığı, bozma kararı dikkate alındığında bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma kararı kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının prim alacağının bulunmadığını, ücret miktarı tespitinin hatalı olduğunu, davacıların 4 aylık çalışma süresi sonrasında 15 günlük izin kullanmalarının şantiye geneli bir uygulama olduğunu, bilirkişinin hesaplamasında süreleri dışlamamasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma alacağının ispatı ve hesaplanması noktasındadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

  3. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41 ve 63 üncü maddeleri.

  4. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24 ve 27 nci maddeleri.

  5. Değerlendirme

  6. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikabulücevapistinafkararbozmadanyargılamatemyizkısmendavanınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim