Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/12861
2024/15691
4 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Taraf vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 15. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta reddedilen ve davacı tarafından temyize konu edilen toplam miktar Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre 62.899,10 TL olup belirtilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017 2020 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kaynakçı olarak saat başı net 7,00 USD ücret karşılığında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanamayacağını, talep konusu alacakların Rusya hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan hayatın olağan akışına aykırı çalışma iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde mutad işyerinin Rusya olması sebebiyle uyuşmazlığa Rusya iş hukukunun uygulandığı, Rus iş hukukuna ilişkin mevzuat çevirilerinin dosya arasına alındığı, bu doğrultuda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, ... kayıtları nazara alınmak sureti ile davacının hizmet süresinin 2 yıl 3 ay 28 gün olarak tespit edildiği, davacının çalışma vizesinde işveren olarak davalının adının yazılı olduğu, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, davacının giydirilmiş brüt ücretinin tespitinde yemek ve barınma imkânının nazara alındığı, davacının iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi nedeni ile lehine kıdem ve ihbar tazimatlarına hükmedildiği, davalı tarafın zamanaşımı def'inde bulunduğu, zamanaşımına uğrayan bir tutarın bulunmadığı, Rusya iş mevzuatında zamanaşımı müessesesinin düzenlenmediği, işten çıkarma noktasındaki dava açma süresinin 1 yıl olduğu, ancak Rusya Federasyonu İş Kanunu’nun 392 nci maddesinde "… Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle
kaçırılması durumunda bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir… " düzenlemesine yer verildiği, ancak işçinin böyle bir kanuni düzenlemeyi bilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki yurt dışında çalışan işçiler yönünden uzun yıllar Türk mevzuatının uygulandığı, güncel Yargıtay kararları doğrultusunda çalışılan ülke mevzuatının uygulanmasının söz konusu olduğu, bu hususta Rusya mevzuatında hâkime takdir yetkisi tanındığı, bu sürenin kesin olmadığı, tüm bu durumların işçi yönünden geçerli neden olduğu, hukuk güvenliği, işçi lehine yorum ve hakkaniyet ilkeleri gereğince 1 yıllık dava açma süresinin somut olaya uygulanmadığı, davacının hizmet süresiyle orantılı olarak Rusya mevzuatına göre 56 gün yıllık izin alacağının bulunduğunun tespit edildiği, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları yönünden hesaplamaların yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili; kıdem ve ihbar tazminatının kamu düzeninden olması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı açısından Türk iş mevzuatının uygulanması gerektiğini, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarına ilişkin kuralların kamu düzeninden olmasının yanı sıra aynı zamanda doğrudan uygulanan kurallardan olduğunu, davalının yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönündeki itirazlarına değer verilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
-
Davalı vekili; husumet itirazında bulunarak davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, Rusya iş hukukuna göre davanın tamamen zamanaşımına uğradığını, ücret miktarı ve hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğini, davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının Rusya ülkesinde çalıştığı, bu bağlamda yabancılık unsurunun tarafların kabulünde olduğu gibi taraflar arasında çalışılan ülke hukukunun uygulanacağına dair iş sözleşmesi hükümleri bulunduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde olayda Türk hukukunun uygulanamayacağının savunulduğu, Yargıtay kararlarına göre somut olayda Rusya hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davalı Şirket ile ilgili emsal Yargıtay kararları nazara alındığında davalı vekilinin husumet itirazının yerinde görülmediği, Rusya Federasyonu İş Kanunu’nun 392 nci maddesinde 2016 yılından yapılan değişiklik ile hak düşürücü sürenin 1 yıl olarak düzenlendiği, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ve dava tarihi dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre dolmadan açıldığı, buna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının 28.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda Rusya hukukuna göre hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının yaptığı iş, yurt dışında çalışması ve emsal ücret araştırması nazara alındığında ücretin ispatlandığı, belirlenen çalışma süresinin dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlardan %30 oranında indirim yapılmasının yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
-
Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz nedenlerine yer verilmemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Rusya Federasyonu İş Kanunu'na göre davanın süresinde açılıp açılmadığı, husumet, zamanaşımı, hizmet süresi ve aylık ücret miktarının tespiti, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı, hafta tatili ücretinin ödenip ödenmediği, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanması ve indirim oranı noktalarında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
-
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 2, 5, 8, 27, 40 ve 44 üncü maddeleri.
-
İş sözleşmesinin son bulduğu tarihte yürürlükte bulunan Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392 nci maddesi şu şekildedir:
"Çalışan, hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren üç ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.
Çalışan, ücretlerin ve diğer ödemelerin ödenmemesi veya eksik ödenmesine ilişkin bireysel işçi ihtilaflarının çözümü için, işten çıkarılma nedeniyle ödenmesi gereken ücretlerin ve diğer ödemelerin yapılmaması veya eksik ödenmesi de dahil olmak üzere, bu tutarların ödenmesi için belirlenen tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. (03.07.2016 tarihli Kanun ile değişiklik yürürlüğe girmiştir)
İşveren, çalışanın işletmeye verdiği zararın tazminine ilişkin uyuşmazlıklarda, zararın tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye gitme hakkına sahiptir.
Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda, bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir."
-
Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili diğer hükümleri.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; ..., Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8 inci maddelerinin bir gereğidir.
-
İlâmın İlgili Hukuk kısmının (3) numaralı paragrafında yer verilen Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392 nci maddesinde sözü edilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
-
Diğer taraftan Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392 nci maddesinin son fıkrasında, maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda Mahkeme tarafından tekrar başlatılabileceği düzenlenmiştir. Kanun'un mahkemeler tarafından uygulanmasına ilişkin olarak Rusya Federasyonu Yüksek Mahkemesinin verdiği 29.05.2018 tarihli ve 15 sayılı kararda; Kanun'un 392 nci maddesinde belirtilen sürelerin işçi tarafından kaçırılması ve geçerli nedenlerin beyan edilmesi durumunda mahkemece sürelerin yeniden verilebileceği, geçerli nedenlerin ise işçinin hastalığı, mücbir sebepler nedeniyle mahkemeye gidememesi, ağır hasta aile bireylerinin bakım ihtiyacı gibi bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşullar olabileceği açıklanmıştır. Bu objektif koşulların işçi bakımından mevcut olup olmadığı her somut olay açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
-
Somut uyuşmazlıkta, davacının Rusya hukukuna tâbi çalışma döneminin 05.10.2020 tarihinde sona erdiği, davanın 29.12.2020 tarihinde açıldığı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih itibarıyla uyuşmazlıkta 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve davacı açısından mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların (geçerli nedenlerin) dosya kapsamında ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.
O hâlde, davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu dikkate alındığında iş sözleşmesinn sona ermesine bağlı olmayan alacaklar bakımından (hafta tatili ve genel tatil ücretleri) zamanaşımı def'ine değer verilerek alacakların hesaplatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
- Dava ve ıslah dilekçesi içeriği dikkate alındığında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti yönünden kısmi dava türünde açıldığı anlaşılan işbu davada; davacı vekili 14.09.2023 tarihli dilekçesi ile söz konusu alacak taleplerini ıslah etmiş olup davalı vekili ise 20.09.2023 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Buna göre dava dilekçesinde talep edilen miktarlar da gözetildiğinde, davalı tarafın ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:09