Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/12868

Karar No

2024/15024

Karar Tarihi

21 Kasım 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında geçen alacak davasının sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Derneği ile davalının 01.07.2013 30.08.2014 tarihleri arasında geçerli 14 aylık belirli süreli iş sözleşmesini 01.07.2013 tarihinde imzaladıklarını ve davalının Türk Kızılayının ... ile ortaklaşa gerçekleştirdiği proje kapsamında Hatay/... 1 ... Kampında 01.07.2013 tarihinde işe başladığını, davalının işyerinde çalışmakta iken 24.12.2013 tarihli dilekçesi ile iş sözleşmesinin 14.01.2014 tarihinde feshi yönünde talepte bulunduğunu, davalının iş sözleşmesinin cezai şart maddesinde belirtilen tazminatı ödemediğini, müvekkili Kızılay tarafından gönderilen ve 10.02.2014 tarihinde davalıya tebliğ edilen yazı ile davalının cezai şart ödememe önerisinin uygun bulunmadığının bildirildiğini, davalının haklı neden olmadan süre bitiminden önce iş sözleşmesini tek taraflı feshetmesi nedeniyle 20.812,00 TL cezai şartın/tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 11.12.2014 tarihli kararı ile; taraflar arasında akdedilen sözleşmede haklı bir neden olmaksızın sözleşmenin feshi hâlinde, fesheden taraf aleyhine cezai şart öngörüldüğü; ancak davalı işçi ile davacı işveren arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığı ileri sürülmüş ise de sözleşmenin "Geçerlilik süresi" başlıklı 2 nci maddesinde iş sözleşmesinin süresinin bitiminde işveren ve personelin karşılıklı mutabakata varması hâlinde sözleşmenin aynı şartlarla 14 ay uzamış sayılacağı hükmünün yer aldığı, sözleşmenin 3 üncü maddesinde davalı ile meslek yetkilisi/proje elemanı olarak çalışması için sözleşme yapıldığı dikkate alındığında; belli bir işin tamamlanması veyahut belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların bulunmadığı, sözleşme kapsamındaki işin süresinin belli olmadığı ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin işin tamamlanmasına ilişkin süreyi kapsayacak şekilde yapılmadığı ve belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif nedenler bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda davalı işçi ile yapılan sözleşmenin belirli süreli olduğundan söz edilemeyeceği, sonuç olarak davalının yaptığı işin niteliği ve çalışma şekline göre her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede süre öngörülmüş ise de belirli süreli sözleşme yapılabilmesi için gerekli objektif şarttan bahsedilemeyeceğinden, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü ile sözleşme belirli süreli olmadığından cezai şarta bağlı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2017/10061 Esas, 2019/8880 Karar sayılı kararı ile; davacının yaptığı işin niteliği dikkate alındığında sözleşmenin belirli süreli olarak yapılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından aksi yönde Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğu, öte yandan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 08.03.2019 tarihli ve 2017/10 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı ile belirli süreli olarak yapılmış ancak objektif şartları taşımadığı için belirsiz süreli kabul edilen iş sözleşmesinde kararlaştırılan "süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart hükmünün geçerli olduğuna" karar verildiğinden, somut uyuşmazlıkta sözleşmenin belirli süreli yada belirsiz süreli olmasının cezai şartın geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığının kabulü gerektiği, somut uyuşmazlığa konu iş sözleşmesindeki cezai şartın geçerli olduğu sonucuna varıldığı, davalı istifa dilekçesinde ... Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne atanmış olduğu gerekçesiyle istifa ettiğini belirttiğinden, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince cezai şart isteminin yerinde olduğu kabul edilerek fesih tarihinden itibaren sözleşmenin sona ermesine kadar kalan süre, davalının işçi oluşu, işçinin ücretinin miktarı da göz önünde bulundurularak makul bir indirim ile talebin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda davalının Kurumda yaptığı iş ve ücrete ilişkin bilgi ve belgeler ile Sosyal Güvenlik Kurumundan davalıya ait sigortalı hizmet dökümü ve ünvan listesinin getirtildiği, uzman hesap bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırıldığı, davacının talep ettiği haksız fesih tazminatının cezai şart niteliğinde olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 182 nci maddesinin son fıkrasına göre çalışılan ve çalışılmayan süreler, davalının işçi oluşu, aldığı ücret miktarı nazara alınarak 27.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre hesaplanan brüt 20.812,00 TL'den takdiren %60 indirim yapıldıktan sonra davacının cezai şart talebinin kabulü ile 8.324,80 TL'nin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 10.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi her ne kadar cezai şartın varlığının tespiti ile davalı aleyhine cezai şart ödenmesine hükmetmiş ise de cezai şart tutarı üzerinden %60 takdiri indirim yoluna giderek fahiş oranda indirim yaptığı göz önüne alındığında %60 oranında takdiri indirim uygulanmasının müvekkil davacı aleyhine hak kaybına neden olduğu, hakkın özünü etkileyecek oranda indirim yapılması sonucu verilen kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şarttan yapılan indirim oranına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

  3. 6098 sayılı Kanun'un 179 ila 182 nci maddeleri ile 420 nci maddesi,

  4. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 08.03.2019 tarihli ve 2017/10 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı.

  5. Değerlendirme

  6. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarartemyizyargılamamahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim