Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/12831

Karar No

2024/14981

Karar Tarihi

21 Kasım 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

KARAR: Ek karar ortadan kaldırılarak istinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002 2019 yılları arasında ... Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren ... ... üretimi yapılan ağır sanayi şirketi olan dava dışı ... ... ve ... AŞ (...) bünyesinde çalıştığını, davalı Sendika üyesi olduğunu, davalı Sendikanın yetki kazanmasının akabinde müvekkili gibi Sendikanın üyesi olan işçilerin, geriye dönük toplu iş sözleşmesinden doğan hak ve alacaklarının ödenmesini beklerken Sendikanın dava dışı ... ile 02.01.2018 tarihli gizli bir protokol düzenlediğini, tarafların 01.01.2018 31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine ek olarak bazı şartlarda anlaşmaya vardığını, "...İş bu sözleşmenin yürürlük tarihinin işverenliğin talep ve önerisi doğrultusunda 01.01.2018'e çekilmesi suretiyle öncesi dönemin sözleşmesiz geçilmesi nedeniyle ortaya çıkan sendika üyelik ve dayanışma aidat kayıplarını telafi etmek ve sendikanın zararının karşılamak amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere 06.01.2018 tarihine kadar işverenlikçe, sendika hesabına 17.000.000 TL (Onyedimilyon) ödeme yapılacaktır." şeklinde bir protokol hükmünün kaleme alındığını, protokolde bahsi geçen 17.000,000 TL'nin Sendika hesabına aktarıldığını, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, Sendikanın müvekkilinin 2015 2018 döneminde oluşan maddi manevi zararının tazmininden sorumlu olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tümüyle haksız, dayanaksız ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu süreçteki olay ve gelişmelerin müvekkili Sendikayı geriye değil ileriye etkili ve yürürlü toplu iş sözleşmesi imzalamaya zorladığını, müvekkili Sendikanın çalışanlar ve işyerindeki çalışma barışını korumak ve tesis etmek açısından bu yönde değerlendirme yapılması gerektiğini, gizli protokol düzenlendiği iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, herşeyin açık olduğunu, söz konusu ödemenin Sendika hesaplarına girdiğini, noter tasdikli muhasebe kayıtlarında yer aldığını, Ekim 2018'de gerçekleştirilen Sendika Olağan Genel Kuruluna sunulan Sendikanın gelirleri/bütçesi içinde yer aldığını, Genel Kurul delegelerinin bilgi ve onayına sunulduğunu ve ibra edildiğini savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendika ile ... arasında 2015 2016 2017 yıllarını kapsayacak şekilde toplu iş sözleşmesi yapılmayıp 01.01.2018 31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi yapılmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, yetki tespitine itiraz davasının 3 yıl süren yargılama süreci sonunda işçi sendikasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilen yetki belgesi doğrultusunda, geriye etkili biçimde toplu iş sözleşmesi bağıtlamasını zorunlu kılan yasal bir yükümlülük bulunmadığı, bu sürecin işverenle karşılıklı müzakereye bağlı bir süreç olduğu, ek protokolde üye işçilere "bağlılık primi" gibi ek hak sağlandığı ve daha önce işverence 2015 yılında yapılan ödemenin de geri alınmaması belirtilerek, işçilere bir ek kazanç olarak sağlandığı, üye işçilere bu tür ek haklar sağlanmakla birlikte, Sendikanın, toplu iş sözleşmesiz geçen dönem için, kendisinin aidat kaybı ve zararlarının tazmini için işverenden bir ödeme aldığı, bu ödemenin işçilere sağlanan haklardan kesilerek yapılmadığı, doğrudan işverence ayrıca sağlandığı anlaşıldığından, davacının maddi veya manevi tazminatı gerektirir bir zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; dava dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ... ile ... arasında 2015 2016 2017 yıllarını kapsayacak şekilde toplu iş sözleşmesi yapılmayıp 01.01.2018 31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi yapılmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığının değerlendirildiği, davalı tarafından ibraz edilen deliller dikkate alındığında toplu iş sözleşmesi bağıtlanma sürecinin devamını sağlamak için karşılıklı yürütülen görüşmeler sonucu dava dışı işverenliğin Sendikanın talebi doğrultusunda toplu iş sözleşmesi bağıtlanmayan dönem için 02.01.2018 tarihli protokol ile işçilere maktu ödeme yapılmasının sağlandığı, 02.01.2018 tarihli diğer protokolle Sendikanın toplu iş sözleşmesi bağıtlanmayan dönem için aidat zararının işveren tarafından ödenmesinin sağlandığı, belirtilen ödeme ve kayıtların denetime elverişli açık şekilde yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına protokolü imzalayan dava dışı işveren ve Sendika yetkilisi hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğunun belirlendiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.01.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilerek atılı suçun unsurlarının oluşmadığına karar verildiği, bu tespitler kapsamında, davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat alacaklarının yasal şartlarının oluşmadığı, davacının bu iki alacağa hak kazanmasının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”

2.6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun "Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi" kenar başlıklı 35 inci maddesinin ilk iki fıkrası şöyledir:

"(1) Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılır.

(2) Toplu iş sözleşmesi en az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir. Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez."

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  2. Değerlendirme

  3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava dilekçesinin talep sonucunda Sendikaya ödenen tutarın Hazineye aktarılması talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim