Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/12380

Karar No

2024/13133

Karar Tarihi

7 Ekim 2024

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

İHBAR OLUNANLAR: 1. Alnıaçık Eğlence Hizmetleri ... İşletmeciliği Temizlik ... Ticaret Limited Şirketi

  1. ...l Ürünleri Taşımacılık Tarım Hayvancılık Gıda ve İhtiyaç Maddeleri İnşaat ve İnşaat Malzemeleri ... Mühendislik Elektrik Elektronik Manifatura Konfeksiyon Tekstil Katı Yakıt Mamülleri Turizm Dayanıklı Tüketim Maddeleri Altın Ticareti İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

  2. Teknolojik Yapılar Proje İnşaat İmalat Montaj Makina ... Doğal Gaz Sistemleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi

KARAR: Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ikinci kez İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket bünyesinde bulunan ... Termik Santrali İşletme Müdürlüğünde teknisyen olarak çalıştığını, asıl işverenden ihale ile iş alan farklı alt işveren şirketlerinin personeli olarak zincirleme iş sözleşmesi ile çalıştırıldığını, ... Termik Santralinin davanın açıldığı tarihte özelleştirildiğini, işyerine santral kamudayken girdiğini, devir tarihindeki borçlardan 2 yıl süre ile devreden işverenin devralan işveren ile birlikte sorumlu olması sebebiyle davanın devreden işveren olan Elektrik Üretim AŞ Genel Müdürlüğüne karşı açıldığını, davacı tarafından yapılan işin davalı Şirketin asıl işleri arasında yer aldığını, davalı işverenliğin alt işveren firması ile muvazaa içine girerek asıl işi bölmek suretiyle ve ucuz işçilik temini amacıyla işyerinde icra edilen işi ihale ile müvekkilinin işvereni konumunda gösterilen firmalara verdiğini, alt işverenin yeterli ekipman ve uzmanlığının olmadığını, ... Termik Müdürlüğünün ihaleyi alan firmalardan daha uzman ve donanımlı olduğunu, davacının yaptığı işleri davalı işverenliğin kendi kadrolarında çalışan işçilerinin de yapmakta olduğunu, işlerin koordinasyon ve denetiminin davalı işverenin kendi elemanlarınca yapıldığını, davacının sendika üyesi olmasına rağmen toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığını, muvazaa nedeniyle müvekkilinin başından itibaren davalı asıl işverenin işçisi oluğunun ve toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farkı alacağı, iş güçlüğü tazminatı, ikramiye alacağı, sosyal yardım alacağı, ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki, görev, hak düşürücü süre, zamanaşımı, usulsüz tebligat, taraf ehliyeti, derdestlik, kesin hüküm ve husumet yönünden itiraz ettiklerini, davacı işçinin davalı Şirketten hizmet alımı yoluyla anahtar teslim iş alan bir işverenin işçisi olduğunu, davacının çalışmış olduğu firmaların anahtar teslimi iş alan ayrı işverenler olduğunu, davalı Şirketin iştigal konusunun enerji üretimi olduğunu, bu yüzden bakım, onarım hizmetinin Şirketin asıl işi olmadığını, diğer firmaların çalışanı olduğunu, dava konusu edilen sözleşmelerde muvazaanın hiçbir şartının gerçekleşmediğini, davacının müvekkilinden iş alan birkaç farklı firmada çalışmış olması ve firmalar değişse de davacının çalışmaya devam etmiş olmasının muvazaayı kanıtlamadığını, davacının ücret ve ücret ekleri farkı alacağına ve ilave tediyeye ilişkin taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, toplu iş sözleşmesinden faydalanma talebinin öncelikli muhatabının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendika olduğunu, davacının talep ettiği alacak miktarlarını, faiz türlerini ve faiz başlangıç tarihlerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli kararı ile; davalı tarafından imzalanan hizmet alım sözleşmelerine göre çalıştırılacak işçi sayısının sabit olduğu, sadece alt işverenlerin ve sözleşme sürelerinin değiştiği, şartnamede alınacak işçilerin ünvanlarının ayrı ayrı belirtildiği, asıl işverenin alt işverenin ücret bordrolarını tutan işçisi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisi bulunmadığı, puantaj kayıtlarının davalı tarafından belirlenen kişilerce tutulduğu, işe alan ve çıkaranın davalı olduğu, alt işverenler değişmesine rağmen işçilerin değişmediği, bu işçilerin bir kısmının asıl işlerde, bir kısmının ise yardımcı işlerde çalıştırıldığı, davacı ve alt işveren işçilerinin yapılan iş ve hizmette davalı tarafından temin edilen ve yine davalıya ait araçları kullandıkları, ihalelerin işçi teminine yönelik olduğunun anlaşılması ve davalı tarafından asıl işin bölünerek verilmesi için teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren sebeplerin varlığın kanıtlanamaması nedeniyle davalı tarafından kurulan alt işverenlik sözleşmelerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu, Yargıtaydan geçerek kesinleşen dava dosyalarında davalı Elektrik Üretim AŞ (...) ile dava dışı alt işveren Şirket arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının tespit edildiği, belirtilen dosyaların davacılarıyla aynı işi yapan ve aynı bölümde çalışan davacının, işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle davacının işe girdiği tarihten itibaren davalı işverenin işçisi olduğunun tespiti ile davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği 21.06.2011 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ve ücret farkı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, ilave tediye alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli kararı ile; davacının, alt işveren işçisi olarak davalı Şirket bünyesinde bulunan ... Termik Santrali İşletme Müdürlüğü'nde ölçü kontrol ünitesinde teknisyen/bakım işçisi olarak çalıştığı, dosyaya davacı tarafça sunulan mahkeme kararları göz önüne alındığında alt işverenlerle yapılan sözleşmelerin muvazaalı olduğu, işçilerin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmaları gerektiği, davalı İdare ile ... Enerji, Su ve Gaz İşçileri (Tes İş) Sendikası arasında 01.03.2011 28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davacının işyerinde örgütlü olan Tes İş Sendikasına üye olduğu, davacının sendika üyeliğinin işyerine bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiği, davalı İdarenin 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun kapsamında olması sebebiyle davacının ilave tediye alacağına da hak kazandığının kabulü gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 23.02.2021 tarihli ilâmı ile; 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da (4628 sayılı Kanun) gerekli hâllerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin hizmet alımı yoluyla verilebileceğinin düzenlediği, 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda (6446 sayılı Kanun) ise bu hüküm yürürlükten kaldırılarak Kurul tarafından belirlenecek işlerin hizmet alımı yoluyla verilebileceğinin öngörüldüğü, bu nedenle öncelikle dava konusu dönem içindeki tüm

ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verilmesi hâlinde, ihale sözleşmelerinin tarihlerine göre 4628 sayılı Kanun döneminde ise "verilmesi gerekli" ve "üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işleri" ya da 6446 sayılı Kanun döneminde ise "Kurul tarafından belirlenen" işlerden olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, alt işverenlik sözleşmelerinin anılan Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmış ise 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) öngörülen “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik uzmanlık gerektiren iş” ve Alt İşverenlik Yönetmeliği'nde yer alan "mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsurlarından olan, işin niteliği gereği işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iş" şartı sınırlandırması burada aranmayacağından bu sözleşmelerin geçerli olacağı, geçerli olarak yapılmış hizmet alım sözleşmelerinin varlığı hâlinde; işyerinde keşif icra olunarak teknik bilirkişi marifetiyle ve gerekirse tanıklar tekrar dinlenerek fiilen alt işverene verilen işin ne olduğunun araştırılması, davacı işçinin ihale ile verilen iş kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadığının belirlenmesi gerektiği, işçinin alt işverene bırakılan işler dışında çalıştırılmasnın yapılan sözleşmeleri muvazaalı hâle getirmediği, bu durum tespit edildiğinde sadece o işçi için asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurlarının oluşmadığı sonucuna varılması gerektiği, bu durumda diğer işçiler açısından geçersizlik veya muvazaanın varlığından söz edilemeyeceği, yapılacak araştırmada; verilen işin yardımcı iş niteliğinde olduğu ya da 4628 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, yapılan sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olduğu, davacı işçinin de bu ihale ile verilen iş kapsamında çalıştırıldığı belirlendiğinde, davalı ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun kabul edilmesi, 4628 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edilmediğinin, yapılan sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olmadığı ya da davacının ihale ile verilen iş dışında çalıştırıldığının tespiti ile asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının anlaşılması hâlinde asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için davacının sendikaya üye olması gerekeceğinden davacı işçinin sendika üyesi olup olmadığı da dikkate alınarak işçilik alacaklarıyla ilgili hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararı ile; işyerinde keşif yapılmak suretiyle davacı tarafından yapılan işin asli işin parçası olduğu, davalının kendi işçileri tarafından yürütülen işin asıl iş kapsamında olduğu, üretim sürecinde asli iş kapsamında çalışan davacının başından itibaren asıl işveren işçisi sayılması gerektiği tespit edilerek davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği 21.06.2011 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine, ücret farkı, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, ilave tediye alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 07.11.2022 tarihli ilâmı ile; İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen bozma gereğinin yerine getirilmediği, 30.03.2013 tarihinden öncesi ve

sonrası döneme ilişkin olmak üzere 4628 sayılı Kanun'un ve 6446 sayılı Kanun'u ilgili hükümleri

değerlendirilmeksizin doğrudan işyerinde keşif yapılmak suretiyle davacı tarafından yapılan işin asıl işin parçası olduğu, davalının kendi işçileri tarafından yürütülen işin asıl iş kapsamında olduğu, üretim sürecinde asıl iş kapsamında çalışan davacının başından itibaren asıl işveren işçisi sayılması gerektiğinin tespit edildiği ve davalı ... olmasına rağmen kararın gerekçesinde "... Termik Santral Elektrik Üretim AŞ ile alt işveren firmalar arasında imzalanan alt işverenlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunun kabulü" ifadesine yer verildiği, ... Termik Santral Elektrik Üretim Anonim Şirketinin, ... Termik Santralinin özelleştirilmesinden sonra 14.08.2013 tarihinde devralan Şirket olduğu, dava konusu dönem 21.06.2011 14.08.2013 tarihleri arasında olup bu dönem özelleştirme öncesi dönem olduğundan davacının çalıştığı alt işverenlerle ... arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığının tespiti gerektiği, 23.02.2021 tarihli bozma ilâmında belirtilen mevzuat hükümleri hiç değerlendirilmeksizin doğrudan işyerinde keşif yapılarak yapılan işin asıl iş kapsamında kaldığı gerekçesiyle muvazaa kabulünün hatalı olduğu, davacının ihale sözleşmesi kapsamında yaptığı işin asıl iş kapsamında olması hâlinde dahi ihale sözleşmelerinin tarihine göre 4628 sayılı Kanun döneminde ise "verilmesi gerekli" ve "üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işleri" ya da 6446 sayılı Kanun döneminde ise "Kurul tarafından belirlenen" işlerden olup olmadığının tespit edilmesi; ardından Dairemizin 23.02.2021 tarihli bozma ilâmında belirtilen ilkeler dikkate alınarak muvazaa olgusunun davalı ... yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile Mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında talep edilen toplu iş sözleşmesi hükümlerinin 21.06.2011 14.08.2013 tarihlerini kapsadığı, dosyaya sunulan talep konusu döneme ilişkin hizmet alım sözleşmelerinin de 30.03.2013 tarihinden öncesine ait olduğundan somut uyuşmazlığa 4628 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü gerektiği, keşif sonrası alınan bilirkişi raporundan davacının bakım onarım işinde çalıştığının anlaşıldığı, 4628 Sayılı Kanun'a göre de bakım onarım işlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alımı yoluyla yaptırılabilmesi mümkün olduğundan muvazaanın varlığından söz etmenin mümkün olmadığı, bahsi geçen dönemde 4628 Sayılı Kanun'a uygun asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu, geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinde asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden alt işveren işçilerinin yararlanmasının mümkün olmadığı, seri mahiyette olan Ankara 29. İş Mahkemesinin 2023/55 Esas ve 2023/541 Karar sayılı kararının da aynı doğrultuda olup Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/5347 Esas ve 2024/7315 Karar sayılı onama ilâmı ile kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davacının çalıştığı işlerin işyerinde yürütülen faaliyetlerin bütünlüğü içinde davalı Şirketin asıl işleri arasında yer aldığını, yardımcı iş olmadığını, davacının yaptığı işlerin davalı işverenin kendi kadrolarında çalışan işçileri tarafından da yapıldığını, yapılan işlerin denetim ve koordinasyonunun davalı işverenin çalışanları tarafından yerine getirildiğini, davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, davacının baştan itibaren davalının işçisi sayılması gerektiğini, işçilik

alacaklarına esas alınacak ücretinin davalının emsal işçilerinin ücretlerine göre belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ile muvazaaya dayanıp dayanmadığına ve buna göre davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin yedi ve sekizinci fıkraları, 4628 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri, 6446 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39 uncu maddesi, Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri.

  4. Dairemizin 29.04.2024 tarihli ve 2024/5347 Esas, 2024/7315 Karar sayılı ilâmı.

  5. Değerlendirme

  6. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapistinafkararyargılamatemyizreddidavanınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:13:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim