Yargıtay 9. HD 2024/9624 E. 2024/12246 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/9624
2024/12246
3 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/65 E., 2022/154 K.3.2017
KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2021/174 E., 2021/401 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacı sigortalının 19.06.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilen hususların tamamının maddi gerçeklere aykırı olduğunu, davacının söz konusu kaza sebebi ile olaydan 6 yıl sonra manevi olarak ızdırap duyduğuna ilişkin iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacının davalı şirkette çalıştığı seneler boyunca başta iş güvenliği eğitimi olmak üzere, çalışmış olduğu bantta uyulması gereken kurallar hakkında ve başkaca çok çeşitli alanlarda sayısız eğitim aldığını savunarak, davacı tarafın maddi tazminat talebinin ve faiz talebinin ve diğer tüm haksız taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ssıl ve birleşen 2021/266 Esas sayılı dosyasındaki davanın kabulu ile asıl dosyada 111.208,69 TL, birleşen Mahkemenin 2021/266 Esas sayılı dosyasında 139.482,00TL olmak üzere 250.690,69 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 19.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya gerekli koruyucu ekipmanların temin edildiğini, ancak davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı kaza geçirdiğini ve tüm kusurun davacıya ait olduğunu, davalı şirkete atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacı tanıklarına itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iş kazasının meydana geldiği tarih ve maluliyetin kesinleştiği tarihler dikkate alındığında, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihi itibariyle dolmamış olduğu, davalının istinaf talebinin yerinde olmadığı, Mahkemece hükme esas alınan 02.02.2018 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından Mahkemece “kazanın meydana gelmesinde davacının % 40, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat miktarının tespiti için Dairenin kaldırma kararından sonra alınan 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının maddi zararının 301.569,78 TL olduğunun belirlendiği, ilk peşin sermaye değerli gelirin rücuya tabi kısmı olan 50.879,04 TL'nin mahsubu ile 250.690,74 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporuna davalının 10.06.2021 tarihli itiraz dilekçesinde yapılan ödemenin düşülmediğini, 19.12.2011 tarihli taahhütname ile sabit olduğu üzere indirim yapılması gerektiğini söylediği, davalının istinaf dilekçesinde sigorta tarafından yapılan ödemenin indirilmesi gerektiğini açıkça belirtmese de, hesaplamaya itiraz ettiği ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bunu belirttiğinin anlaşıldığı, sigorta tarafından 18.12.2012 tarihinde ödenen 52.708,59 TL'nin 6098 TBK'nın 55/1 inci maddesi gereğince hesaplanan zarar olan 250.690,74 TL'den indirilmesi sonucunda davacının talep edebileceği maddi zararın 197.982,15 TL olduğu, asıl davanın 111.208,69 TL olarak ıslah edildiği anlaşılmakla, asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 86.773,46 TL'nin kabulüne dair karar verildiği, davalı TRH 2010'a göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu yönde bir istinaf talebinin bulunmadığını, kazanılmış hakların ihlal edildiğini istinafa taşımış ise de Dairenin kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporunda davacının maddi zararı 320.675,69 TL olarak 27.12.2018 tarihli raporda hesaplandığı, kaldırma kararından sonra 24.05.2021 tarihli raporda TRH 2010'a göre yapılan hesaplama ile maddi zararın 301.569,78 TL olarak daha düşük hesaplandığı, davacının kaldırma kararından önce istinaf dilekçesinde hesap raporuna itiraz ettiği, ilk raporda tespit edilen gerçek zararın 218.532,12 TL olduğunu belirttiği bu nedenle hükmedilen maddi tazminat açısından davalının usulü kazanılmış haklarının korunduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 06.09.2021 tarih ve 2021/174 E., 2021/401 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, asıl dava yönünden: davanın kabulü ile 111.208,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen (Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2021/266 E. numaralı) dava yönünden davanın kısmen kabulü ile ortadan kaldırılmasına, asıl dava yönünden: davanın kabulü ile 111.208,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen (Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2021/266 E. numaralı) dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 86.773,46 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvuru dilekçesinde ödemeye dair herhangi bir itiraza ve istinaf sebebine yer vermemesi karşısında, davalının bilirkişi raporuna yaptığı itirazın dikkate alınmak suretiyle sanki bu hususun kamu düzenini ilgilendiren bir durummuş gibi hükümde re'sen dikkate alınmış olmasının kabul edilemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında davacının kaldırma kararından önce istinaf dilekçesinde hesap raporuna itiraz ettiği ve ilk raporda tespit edilen gerçek zararın 218.532,12 TL olduğunun belirtildiği bu nedenle de usulü kazanılmış hakların korunduğı tespiti yapılmışsa da bu tespitin doğru olmadığını, dosya kapsamında davacı tarafça gerçek zararın 218.532,12 TL olduğu yönünde bir kabul beyanının olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, itirazları dikkate alınmaksızın maddi zarar hesabı için rapor aldırıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yanın bakiye ömür süresinin hesaplanmasında dikkate alınacak tablo yönünden yani TRH 2010 tablosunun dikkate alınması yönünde herhangi bir istinaf talebi ve istinaf kararından önce ki yargılama sürecinde de rapora yönelik bu yönde herhangi bir itirazı söz konusu olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya gerekli koruyucu ekipmanların temin edildiğini, ancak davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı kaza geçirdiğini ve tüm kusurun davacıya ait olduğunu, davalı şirkete atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacı tanıklarına itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
-
Değerlendirme
-
Davacı vekilinin reddedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
- Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin reddedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
-
Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına,
03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:09