Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9558
2023/7742
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/728 E., 2022/1606 K.
KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Dörtyol 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/159 E., 2019/269 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının, asıl işveren Net Haddecilik San. Tic. Ltd. Şti., alt işveren ...'in işyerinde çatı montaj ve tamir işlerini yerine getirdiği esnada 25/05/2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza nedeniyle davacıya %28 oranında iş görememezlik oranının belirlenerek bu oran üzerinden gelir bağlandığını, aynı olay nedeniyle Dörtyol 1. İş Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davasının yürütüldüğünü, söz konusu dava dosyasının 11.04.2019 tarihli duruşma ara kararı gereği taraflarına maluliyetin tespiti davası açılmak üzere 1 aylık kesin sürenin verildiğini beyanla davacının 25.05.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile 05.05.2013 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacı ...'un, 25.05.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Sağlık Kurulu tarafından sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %28 olduğu kararı ile tespit edildiğini, davacı sigortalının davalılar aleyhine Dörtyol 1. İş Mahkemesi 2013/510 Esas sayılı dosyasıyla maddi manevi tazminat davasının açıldığını ve bu dosyada aldırılan Adli Tıp Kurumu raporlarıyla davacının %34,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybının tespit edildiğini, Kurumun taraf olmadığı dosyada aldırılan bu raporu ve oranı kabul etmediklerini, sigortalının maluliyetindeki değişikliğin bu kaza ile ilgili olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %34,2 olduğunun tespitine, davacıya %34,2 Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı üzerinden 01.10.2014 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2021/1895 E., 2021/307 K., sayılı kararıyla; HMK'nın 353/1 b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dairemizce yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1 b 2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, davacının 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %34,2 olduğunun tespitine, davacıya %34,2 Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı üzerinden 01.10.2014 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/256 E., 2022/4611 K. sayılı kararıyla; "Dosyadaki Adli Tıp Raporlarında iş göremezlik başlangıç tarihinin belirlenmediği anlaşılmakla; yukarıda anılan prosedür çerçevesinde davacının iyileşip iyileşmediği, öngörülen iyileşme süreci sonrasında sürekli iş göremezlik durumu mevcut ise sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihinin kesin olarak belirlenmesi üzere(belirlenecek oranın baştan itibaren mi yoksa düzelme kaydıyla mı ya olduğu) Adli Tıp Genel Kurulu’ndan ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "HMK'nın 353/1 b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, davacının 25.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %34,2 olduğunun tespitine, Maluliyet başlangıç tarihinin Adli Tıp Raporuna göre 08.09.2014 günü olduğunun tespitine, davacıya %34,2 Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı üzerinden 01.10.2014 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2 01.10.2008 sonrası yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde de "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendiren sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.....
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri,
A) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
B) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse , buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden aybaşından başlar" hükmü getirilmiştir.
Anılan düzenlemeler uyarınca sigortalının sürekli iş göremezlik geliri alabilmesi için meslekte kazanma gücünün %10 oranında azalmış olması ve azalma olan tarihin tespiti gerekmektedir;
3 Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21 60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10 390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
- Değerlendirme
1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373 üncü maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359 uncu maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir. Buna göre; (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya Ilk Derece Mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk Derece Mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
(3) Bölge Adliye Mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.
(4) Temyizi kabil olmayan kararlar, ilk derece mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre Bölge Adliye Mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtay'ın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
İkincisi ise, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, Ilk Derece Mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay’ın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359 uncu maddesi hükümlerine göre ve 360 ıncı maddesinde yer alan, “(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, İlk Derece Mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir.
Eldeki dosyada ise, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 30.03.2022 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği gözetildiğinde, uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359. Maddesi hükümlerine uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair yazılı şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. (Nitekim YHGK'nın 18.11.2021 tarihli ve 2021/10 675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10 298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10 227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10 643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11 334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
2 HMK’nın 373 üncü maddesinde, Yargıtayın temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde verdiği bozma ilamı sonrasında yargılamanın alt mahkemelerden hangisi tarafından yapılması gerektiği hususunda ki ayrım; bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı verip vermediği noktasında, başka bir ifade ile alt derece mahkemeleri kararlarının birbirleri ile paralel olup olmamasına göre düzenleme altına alınmıştır. Bu noktada, temyiz kanun yolunda bir karar verildikten sonra ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi sadece birer hüküm mahkemesi hâline gelmiş olup, bölge adliye mahkemesinin denetim mahkemesi yetkisi kalmamıştır. Diğer bir ifadeyle, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Buradan hareketle; AÜTT Genel Hükümleri uyarınca bölge adliye mahkemelerinin istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin “duruşmalı işler” tanımlamasından, Yargıtay bozmasından sonra alt derece hüküm mahkemesi olarak HMK’nın 373/3 üncü maddesi uyarınca zorunlu olarak yaptığı duruşma değil, HMK’nın 353 üncü maddesinde belirtilen hâller dışında istinaf kanun yolu incelemesini duruşmalı olarak yapması gereken işlerden bahsedildiği hususu tartışmasızdır. Hal böyle olunca istinaf incelemesi sırasında duruşma açıldığından bahisle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. ( (Nitekim YHGK'nın 04.03.2021 tarihli ve 2021/2 96Esas, 2021/205 Karar sayılı kararı da bu yöndedir)
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (I) no.lu bendindeki "I HMK'nın 353/1 b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına" cümlesinin silinmesine,
III nolu bendindeki "C İstinaf incelemesi sırasında duruşma açıldığından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin silinmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20