Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14248
2023/12394
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: ... Mahkemesi
SAYISI: 2022/887 E., 2023/346 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24.03.2005 tarihinden 01.10.2011 tarihine kadar tesis müdürü ve sevkiyat sorumlusu olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, 2011 Eylül ayına ait ücret alacağının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ... bayram ve genel tatil ücreti ile ödenmeyen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının devamsızlık yapmak suretiyle ... sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.12.2015 tarihli ve 2014/276 Esas, 2015/726 Karar sayılı kararıyla; davacının ... sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ... bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödendiğinin ise davalı tarafından ispatlanamadığı, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğuna dair iddianın davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
-
Dairemizin 11.03.2020 tarihli ve 2016/15468 Esas, 2020/4135 Karar sayılı ilâmı ile; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra somut uyuşmazlıkta, işverence dosya arasına bordroların sunulduğu, 2014/Ocak ve 2014/Şubat aylarına ait bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkukunun olduğu ve bu bordroların imzalı olduğunun anlaşılmasına göre imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar yönünden dışlama yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken sadece 2014/Şubat ayının dışlanarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesinin hatalı olduğu, dosyada mevcut davacının imzasını taşıyan para makbuzlarında “fazla çalışma sefer prim ödemesi” adı altında değişen miktarlarda ödemelerin yer aldığının görüldüğü, hükme esas bilirkişi raporunda taraf iddiaları ve savunmaları ile tanık beyanlarından hareketle davacının ücretine ek olarak "100 TL kazasızlık primi" aldığının kabul edildiği, bu durumda Mahkemece davacı tarafından imzalı para makbuzlarında yapılan ödemenin kazasızlık primi ve fazla çalışma ücretine ilişkin olduğu kabul edilerek aylık 100,00 TL olarak kabul edilen kazasızlık primi dışındaki yapılan ödemelerin fazla çalışma ücretine ilişkin olduğu kabul edilerek hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilmesi gerekirken mahsubun düşünülmemesinin hatalı olduğu ve davacı tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olduğu, yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan zamanaşımı def'inin hukuki sonucu olmadığından davacının talep arttırım dilekçesi üzerine davalı vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınarak sonuca gidilmesinin bir diğer hatalı yön olduğu gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.03.2022 tarihli ve 2020/281 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararıyla; bozma ilâmına uyularak devam edilen yargılama sonunda tanık beyanları, bozma sonrası alınan 24.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporu ile dosya kapsamı tümüyle değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hukuken isabetli olduğu, işin ve işyerinin gereklerine, hakkaniyet ilkesine ve kanıt yükü kıstaslarına uygun düştüğü, hesaplamaların ise objektif kriterlere dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
-
Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/8116 Esas, 2022/8892 Karar sayılı ilâmı ile; Mahkemece, davalının zamanaşımı def'i gözetilmeksizin fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ... bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığı 24.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı belirtilmiş ise de hüküm altına alınmış olan hafta tatili ücreti ile ... bayram ve genel tatil ücreti alacak tutarlarının 24.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama ile tespit edilen tutarlar değil, bozma öncesi alınan 28.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalının zamanaşımı def'i değerlendirilerek yapılan hesaplama ile tespit edilen tutarlar olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki meydana getirilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olup kararın bozulmasını gerektirdiği, Dairemizin 11.03.2020 tarihli bozma ilâmında davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, bu hâlde yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı zamanaşımı def'inin hukuki sonucu olmadığı, davacının talep arttırım dilekçesi üzerine davalı vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece, Dairemizin 11.03.2020 tarihli bozma ilâmının (4) numaralı bendinde belirtilen bozma gereği yerine getirilerek, bozmaya uygun şekilde hüküm kurulması gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulmuş ve bozma ilâmı uyarınca hafta tatili ile ... bayram ve genel tatil ücreti alacakları davalının zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın hüküm altına alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Şirket tarafından davacının, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmesi suretiyle ... sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, bu nedenle açılmış olan işbu davanın haksız olduğunu, davacının ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığı ücret bordrolarına ve ücret ödemeleri dökümlerine bakıldığında, davacı yana fazla çalışma ücretlerinin, ... bayram ve genel tatil ücretlerinin tahakkuk ettirildiği ve ödendiğinin anlaşılmasına göre davacının bu talebinin yerinde olmadığı, davacının müvekkili Şirkette çalıştığı tüm süre zarfında yıllık izinlerini kullandığını
ileri sürerek temyize başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hüküm altına alınan hafta tatili ile ... bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davalının zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerekip gerekmediği hususundadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
-
6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 44, 46 ve 47 nci maddeleri
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:33:22