Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/2652
2020/9723
29 Eylül 2019
MAHKEMESİ: ... Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2008 01.01.2011 tarihleri arasında (üretim, pazarlama sevkiyat) koordinatör olarak çalıştığını, ... akdinin haksız feshedildiğini, 2.000.00 TL net ücret aldığını, haftada yaklaşık 30 saat fazla çalışma yaptığını, dini bayram hariç resmi bayram ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, ... Plastik Boru firmasının 2008'de kurulmadığını davacının müvekkilinin babası ... ile ... Plastik Şirketi’nin kurucusu ve %20 ortağı olduğunu, babasının işlerinin kötüye gitmesi ve firmanın batma aşamasında, davacıya yardımcı olunmak anlamında müvekkilinin ürettiği ürünleri müşterilerine satıp %10 komisyon alarak bir tacir olarak çalıştığını, arada ... sözleşmesi bulunmadığını, ayrıca eşinin adına ... İnşaat Firması'nı kurduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04/02/2017 tarih, 2015/21889 Esas, 2017/27752 sayılı Kararı ile davalıya yapılan tebligatın usulsüzlüğü gerekçesi ile bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacının delil avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2019 tarihli 2019/6052 17053 E/K sayılı bozma ilamı ile dosyadaki delillere göre mevcut delil durumu gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda davacı tarafın davalıya ait işyerinde bağımlılık ve ücret unsurlarını da karşılayacak şekilde herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı ... Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 2. maddesinde, bir ... sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez.
4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, ... sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak ... görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, ... görme ve bağımlılık ... sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.
... sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede, ... görme edimini yerine getirenin ... görülen kişiye (işveren eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağımlılığı vardır.
Tüzel kişilerde yönetim hakkı ile emir ve talimat verme yetkisi organlarını oluşturan kişiler aracılığıyla kullanılır. Tüzel kişiler yönünden tüzel kişinin kendisi soyut işveren, tüzel kişinin organını oluşturan kişiler ise somut işveren sıfatını haizdir.
Ticaret şirketleriyle tüzel kişilerde somut işveren sıfatını taşıyan organ bir kurul olabileceği gibi ... başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür.
Limitet, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında, bu kişi müdür sıfatıyla kişi organ sayılır. ... Ticaret Kanunu'nun 319. maddesine göre, anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde, bu kişi veya kişiler kişi organ sıfatını kazanır. Şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi organ sıfatını taşıyan kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılmazlar.
4857 sayılı Kanun'a tabi genel müdür olarak çalışanların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmaları halinde kişi organ statüsünü taşıyıp taşımadıklarının araştırılması gerekir. Genel müdürün organ sıfatını kazanmaksızın yönetim kurulu üyesi olması halinde, “genel müdürlük görevi” sebebiyle ... ilişkisinin devam ettiği sonucuna varılmalıdır. Buna karşın şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi organ sıfatı kazanılmışsa, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden ... ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir.
Bir kimsenin işçi sayılabilmesi için ... sözleşmesi ile çalışması koşuldur. ... sözleşmesinin unsurları ise “zaman” ve “bağımlılık” ve “ücret” unsurlarından ibarettir. Zaman unsurundan amaç; bir kimsenin günlük belirli bir zaman dilimi içerisinde ... gücünü bir işveren emrine tahsis etmesi, bağımlılık unsurundan amaç ise çalışan kişinin işveren emir ve talimatları doğrultusunda çalışmasını sürdürmesidir. Görülen ... karşılığı işverenin belli bir zaman dilimi için ödemiş olduğu bedel ise ücret unsurunu oluşturur. Belirtilen unsurlara göre bir veya birden ziyade işveren emrinde çalışmasını sürdüren kişiler işçi statüsünde kabul edilir.
Buna karşın kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlayan kişiler ise işçi statüsünde kabul edilemezler. Bu kişiler herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmayan esnaf ve sanatkarlar, kolektif, komandite ve limited şirket ortakları, anonim şirket kurucu ortakları, yönetim kurulu üyeleri gibi kimselerdir.
Limited şirket ortağının şirket ortağı statüsü yanında ayrıca şirketin işçisi olarak çalışması mümkündür. Şirket ortağının işçi olarak çalıştığının kabulü için özellikle kişisel bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır. İşverenin otoritesi altında çalışan onun emir ve talimatlarına göre ... görme zorunda olan işçinin ... sözleşmesine bağımlılığı daha ziyade kişiliği ile ilgili olduğu; ... sözleşmesinin özünde bir bağımlılık / otorite ilişkisinin bulunduğu hususu dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Bu araştırma yapılırken somut olayın tüm özellikleri ve takip eden durumlar da dikkate alınarak değerlendirilecek olan hukuki ilişkinin genel görünümüde esas alınmalıdır. Bu bağlamda şirket ana sözleşmeside dikkatlice incelenmelidir. Örneğin limited şirkette %50 den fazla paya sahip olan ortak, şirket sözleşmesinde şirket kararlarının oy çokluğu ile alınması öngörülmüş ise, kendi iradesi dışında karar alınmasını engelleyebileceğinden işçi sayılmamalıdır. Şüphesiz, burada ortağın %50 den fazla paya sahip olduğu durumlarda işçi sayılmayacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Şirkette iki ortak var ve şirket ana sözleşmesinde % 91 pay çoğunluğu ile karar alınacağı öngörülmüş ve kendisi ile sözleşme akdedilen ortak %10 paya sahip ise, şirkette karar alınmasını engelleyici paya sahip olduğundan işçi sıfatını kazanamayacaktır. Zira bu tür durumlarda başkasının yönetimi altında bir ... organizasyonu içerisinde başkasının emir ve talimatlarına bağlı olarak çalışma söz konusu olmayacaktır. Şu halde, limited şirket müdürü işci sayılamayacağı gibi limited şirkette sembolik bir paya sahip olmayan ve/veya ana sözleşmeye göre kararların alınmasını etkileyecek paya sahip olanlar işçi sayılmayacaktır.
Bütün olarak yapılacak değerlendirmede şirket ortağına kazanç payını aşan miktarda bir ücretlendirme yapılması da ortağın işçi sayılmasına engel teşkil edecektir. Ortak için Sosyal Güvenlik kuruluşlarına primlerin yatırılmış olması o kişinin işçi sayılmasını gerektirmez zira primler ... sözleşmesi kurmamaktadır. Böylece limited şirket müdürleri işçi sayılamayacak ise de müdür olmayan limited şirket ortağı sembolik ve alınacak kararları etkilemeyecek paya sahip ise işçi sayılabilecektir.
Davacı dava dışı ... Plastik Boru San. Tic. Ltd. Şti.’nde % 20 sembolik paya sahip olup 01.04.2004 tarihli ... Plastik Boru San. Tic. Ltd. Şti. kuruluş tescili Ticaret Sicil Gazetesine göre ilk 20 yıl için müdür seçilen ...’nun şirket ünvanı altına atacağı imza ile şirketi her hususta en geniş manada temsil ve ilzama yetkili kılındığının belirtildiği tespit edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı tarafın davalıya ait işyerinde bağımlılık ve ücret unsurlarını da karşılayacak şekilde herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı ve davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de davacı tanıkları davacının davalıya ait işyerinde hem pazarlama, hem nakliye işi ile ayrıca fabrikaya hammadde temin etme işinde çalıştığını beyan etmişlerdir. İlk bozma sonrasında davalı tanıklarından ...: “.. 2008 yılı ağustos ayı ile 2011 yılı başı arasında, ortaklıktan dolayı bir kar parası olarak para vermediğini, geçimlerini sağlamak için hem ...’e hem davacıya sabit bir miktar ücret ödediğini, o dönemde her ikisine maaş ödenmekte olduğunu, kendisinin ... yerine gitmediğini, işyerini idare edenin davacı ve ... olduğunu, zarara karışmadıklarını, bu işyerini yeğeni ...’in boşta gezmemesi için müteahhitlikle uğraşırken onlara birbirlerini kontrol edecek şekilde kendilerine %20 ortaklık vererek ... yerini kendi malvarlığıyla kendi dükkanında açtığını, kira da almadığını bu şekilde batana kadar çalışmaya devam ettikleri” şeklinde diğer davalı tanığı ... ise; “Davacının ortak iken ... firmasında sipariş olursa pazarlamaya gittiğini ve ... firmasında iken haftada 6 gün süre ile sabah gelip akşam gittiğini duruma göre sabah 08.30 09.00 arasında gelip, saat 17.00 17.30 civarında işyerinin kapandığını, ayrıca ... beyin işyerini açmasından sonra da ... beyin aracı ile atölyede işyerinde üretilen boruları haftada 2 3 kez gelip alıp satıp, satamadığını iade ettiği, satış üzerinden de bir komisyon aldığını bildiğini, miktarını bilmediğini örneğin 50 Liralık malzeme aldığında 55 Liraya satıp 5 Lirasını kendine gerisini ... beye verdiğini, bu iade veya malzeme alışının haftada 2 3 günde bir olduğunu, siparişe göre gelip, ... beyin aracına işyerindeki üretim yapan işçiler ile birlikte kendisi de yükleyerek, aynı gün sipariş verilen ve yüklenen malzemeyi gider satar, satılmayanı da geri getirip aynı gün akşamı atölyeye iade ettiğini, bu şekilde gidip geldiğini, davalıdan maaş almadan sattıklarının üzerinden kendine düşeni alıp çalıştığını, davacının 1 1,5 sene kadar da ... beyin işyerinde bu şekilde çalıştı, sonrasında kendine ... kurdu, ayrıldığını, bu anda kendi işini devam ettirdiğini." belirtmiş, diğer davalı tanıkları davacının komisyon alarak çalıştığını davalıdan duyduklarını ifade etmişlerdir. Tanıklardan ...’nun 01.10.2004 27.08.2008 tarihleri arasında ... Plastik (...) işyerinde 25.10.2008 12.12.2012 ... işyerinde çalıştığı, ...’nın 26.....2008 27.08.2008 ... Plastik (...) 05.11.2008 15.10.2010 ... işyerinde, ...’ın 01.08.2005 10.....2008 ... işyeri, 01.9.2008 02.09.2008 ... Plastik (...) işyerinde, 30.12.2008 31.12.2015 ... işyerinde çalıştığı, ...’ün 25.10.2010 09.11.2015 ... işyerinde çalıştığı bu tespitlere göre 2008 yılında ... işyerinin faal olduğu işçilerin ... Plastik işyerinden sonra Davalı ...’ya ait işyerinde çalışmaya devam ettikleri tespit edilmiştir. Aynı zamanda bordro tanığı olan tanık beyanlarına göre davacının üretim, pazarlama, sevkiyat işlerinde koordinatör olarak çalıştığı, kendisine ücret ödendiği tespit edilmiştir. Ayrıca satılan ürünlerden prim ya da komisyon aldığı ifade edilmişse de bu hizmet ilişkisi bulunmadığı anlamına gelmeyeceğinden dosyadaki deliller bir bütün olarak değerlendirilerek davacının her bir talebi yönünden ispat yükünün hangi tarafa ait olduğu da gözetilerek karar verilmesi gerekirken hatalı ve eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 21:07:26