Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2016/21870
2020/8194
17 Eylül 2020
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.07.2004 tarihinden itibaren aşçıbaşı olarak çalıştığını, 2010 yılı Haziran ayından 2013 yılı Nisan ayına kadar ücretlerini alamaması sebebi ile iş sözleşmesini 28.04.2013 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, her gün 07.30 22.00 saatleri arası en az üç gün de saat 24.00'e kadar çalıştığını, en son 1500,00 TL net ücret aldığını, 2008 2013 yılları arası kullanmadığı izin ücretinin, son üç yıl asgari geçim indirimi ile çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı vekili ise davacının istifa ederek ayrıldığını, davacının istifa iradesine uygun olarak 01.05.2013 tarihinde çıkışının yapıldığını, çalışma saat ve şekline ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kışın az çalışma, yazın ise iki ay yoğunluk olduğunu, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücret alacağının bulunmadığını, tüm izinlerini kullandığını, her hangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının ödenmeyen ücret alacağının tespiti ile istifa dilekçesindeki ibarelerin genel içerik taşıdığı kabul edilerek iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile kıdem tazminatının kabulüne, haklı fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden reddine ve diğer alacaklar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1 Dosyadaki yazılara, hükmün, Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2 Taraflar arasındaki davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68'inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır
Somut olayda; davacı her gün sabah 07.30 22.30 saatleri arası haftada üç gün ise saat 24.00'e kadar çalıştığını iddia ederek fazla çalışma ücret alacağını talep etmiştir. Davalı taraf ise kışın az çalışma yapıldığını, yazın ise iki ay yoğunluk olduğunu çalışma saat ve şekline ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunmuştur.
Dosya kapsamında yargılama sırısanda dinlenen tek davacı tanığı ..., işyerinin otel işletmesi olduğunu, kendisinin Şubat 2011 ile Ekim 2012 tarihleri arasında çalıştığını, çalışma saatlerinin sabah 07:00 07:30 akşamları ise yaz döneminde 23:30, kış sezonunda 20:00 arasında olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanıklarından ...; Ekim 2008 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını, yılın üç ayı yaz sezonunda haftanın yedi günü 08.00 20.00 arası çalıştıklarını, bir ya da iki kişinin de gece 23.00/24.00'e kadar nöbetçi kaldığını, yılın geri kalan dönemlerinde ise 09.00 18.00 saatleri arasında çalıştıklarını belirtirken diğer davalı tanığı ... ise, 2008 yılından itibaren işyerinde çalıştığını, yaz dönemi çalışma saatlerinin üç ay sabah 08.00/09.00 – akşam ise 21.00/22.00'ye kadar devam ettiğini, yılın diğer dönemlerinde ise 08.00 17.00/18.00 arası çalışma olduğunu belirtmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanı esas alınarak yaz ayları 07.30 23.30 saatleri arası, kış ayları ise 07.30 20.00 saatleri arası çalışıldığı ara dinlenme düşülmesi sonucu yaz dönemi 39 saat, kış dönemi 21 saat çalışma yapıldığı ancak Yargıtay kararları gereği günde 3 haftada 18 saat üzeri fazla çalışmanın insan takatine uygun düşmeyeceği belirtilerek davacının 18.11.2008 28.04.2013 tarihleri arası haftada 18 saat üzerinden hesaplanan fazla çalışma alacağı mahkemece hüküm altına alınmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı Şubat 2011 ile Ekim 2012 tarihleri arası çalıştığını beyan etmiş olup; tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma şekli ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir. Davacı iddiası, davalı savunması, davacı tanığın çalışma süresinin sınırlı oluşu, davalı tanıklarının samimi ve birbirini teyit eden beyanları, yaz ve kış aylarına ilişkin çalışma yoğunluğu ve çalışma saatlerinin farklı olduğunun tanık beyanları ile ispatlandığı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının kış ayları 08.00 18.00 saatleri arası çalıştığının kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu kabul doğrultusunda fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmalı ve hesaplanan miktardan uygun bir indirim yapıldıktan sonra talep edilen alacak değerlendirilmelidir.
Belirtilen sebepten ötürü karar bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: **
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:23:48