Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11610
2024/752
25 Ocak 2024
...
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1067 E., 2023/952 K.
KATILANLAR: ..., ...
KATILAN MAĞDURE: ...
TEMSİL KAYYIMI: ...
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret, müstehcenlik
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Katılan mağdure vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama
Hakaret ve tehdit suçları yönünden; mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türleri ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile müstehcenlik suçları yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ OLAY VE OLGULAR
- Sanık hakkında kızı olan katılan mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik, hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/177 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle, aynı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 47 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e) Müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 43 ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ve 140.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Dair verilen kararların sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden "TCK'nın 61/7. maddesi uyarınca ceza miktarı 30 yılı aşamayacağından sanığın neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine,
karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; cezaların üst sınırdan verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, sübuta, beraat yerine yeterli somut kesin delil olmadan, şüphe giderilip ispat oluşmadan mağdurenin tutarsız soyut beyanı ile ceza verildiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da cinsel istismar suçu eylemi ile sınırlı süreyle işlendiğinin ayrı bir suç oluşturmayacağının gözetilmediğine, ele geçen ve kendisinin kullanımında bulunan ... marka telefonda, cinsel istismar suçuna ilişkin herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı gibi, müstehcenlik suçuna ilişkin de herhangi bir suç unsuru bulunmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, tüm suçlardan beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın olay tarihinde on beş yaşından küçük kızı olan mağdurenin müstehcen görüntüler vermesini sağlayıp videoya çektiği sanığın aracında yapılan arama sırasında ele geçen cep telefonlarından ve dosya içeriğinden anlaşılması karşısında sanığın kızı olan mağdureyi kullanarak oluşturduğu müstehcen görüntü elde etmek şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde öngörülen suçu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 226 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesindeki yazılı suçu oluşturduğunun kabulü ile hüküm kurularak eksik ceza tayini karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle de onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
D. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece atılı suçtan dolayı temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme gözetilip, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar da birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece gösterilen teşdit gerekçelerinin benzerlerine göre alt sınırdan orantısız şekilde uzaklaşmayı gerektirecek bir özellik taşımadığı nazara alınarak temel cezanın yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle cezada orantılılık ilkesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle de onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin,10.05.2023 tarihli ve 2023/1067 Esas, 2023/952 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ile Müstehcenlik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/1067 Esas, 2023/952 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
25.01.2024 tarihinde karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00