Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10383
2024/423
17 Ocak 2024
...
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/77 E., 2023/80 K.
KATILAN MAĞDURLAR: ..., ..., ..., ...
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı (mağdur sayısınca)
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarih ve 2022/769 Esas, 2022/985 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarih ve 2022/10529 Esas, 2022/10112 Karar sayılı kararı ile ''Mahkemece kurulan hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230, 289/g ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca, sanığı, katılanları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve bu ilkelere uyulmadan hükmün CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK'nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun'un 289/1 g. maddesine aykırı davranılması'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2023/77 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca dört kez 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyizi
Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, mağdurların soyut ve çelişkili anlatımlarından başka delil olmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının belirlenmesi noktasında mahkemenin yeterli inceleme yapmadığına, eylemlerin yüzeysel, geçici ve hafif derecede cinsel davranışlar şeklinde tarif edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin unutulup onlarca yıl ceza hükmü kurulmasının hukuk açısından büyük hata olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi
Sanığın mağdur ...'a yönelik eylemlerinin cinsel organ yalatma şeklinde gerçekleşmiş olup 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasını gerektirdiğine, cezaların alt sınırdan belirlenmesinin ve iyi hal indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Sanık ... hakkında 'Çocuğun Cinsel İstismarı' suçu yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlığın konusunu oluşturan suç: 5237 sayılı TCK'nın 103. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu, kanunda belirlenen belli yaştaki çocuğun bedenine fiziksel temasta bulunma şeklinde cinsel davranışlar sergilenmesi ile oluşur. Cinsel istismar suçunda mağdur çocuk olup suçun en önemli unsurudur. Çocuk, TCK’nın 6/1 a. maddesinde, 'Henüz 18 yaşını doldurmamış kişi' olarak tanımlanmaktadır.
Cinsel istismar suçları açısından çocuk kavramı üç ayrı kategoride ele alınmaktadır:
a)15 yaşını tamamlamamış çocukların cinsel istismarı,
b)15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocukların cinsel istismarı,
c)15 18 yaş grubunda olan çocukların, sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak cinsel istismarı.
Cinsel tatmine yönelen ancak cinsel ilişki düzeyine varmayan davranışlar bu suçun basit yani temel şeklini oluşturur. Suçun oluşabilmesi için önemli olan failin cinsel tatminini gerçekleştirmiş olması değil, failin sergilediği davranışların objektif olarak cinsel arzulara yönelik nitelik taşıması yeterlidir.
Eylemin sarkıntılık aşamasında kalması Kanun'da daha az cezayı gerektiren hâl biçiminde düzenleme bulmuştur. Sarkıntılık, failin mağdur çocuğa yönelen eyleminin hafif ve geçici şekilde olmasını ifade eder. Dikkat edilecek durum ise, suçun oluşabilmesi için sarkıntılık suretiyle de olsa failin mağdura fiziksel bir temasta bulunması gerekir. Fiziksel temasın olmaması durumunda çocuğa karşı işlenmiş 'Cinsel Taciz' suçu gündeme gelecektir.
TCK'nın 103/2. maddesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yer verilmiş, eylemin 'organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle' işlenmesinin daha fazla cezayı gerektirdiğine hükmetmiştir. Yine 3. ve 4. fıkralarda da daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hâller sayılmıştır. Organ veya sair cisim sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun tamamlanması için çocuğun bedenine organ veya bir cismin sokulması yeterlidir.
Bu açıklamalar istikâmetinde somut olaya bakılıp sanık savunması, mağdurların anlatımları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, DVD inceleme tutanağı ve dosyada bulunan diğer tüm bilgiler kül hâlinde nazara alınırsa, sanık ...'ın suç tarihi itibariyle 12 yaşından küçük olan mağdurlar ..., ..., ..., ...'un ikamet etmekte oldukları Çekmeköy ilçesinde bulunan binaya yakın olan Kadım Elektronik isimli iş yerinde güvenlik işinden sorumlu olarak çalışmakta olduğu, sanığın mağdurlara karşı şikayetçi oldukları 2021 yılının mayıs ayından önceki yaklaşık 1 yıllık süre içerisinde birden fazla kez olacak şekilde her mağdura karşı ayrı ayrı olmak üzere cips, çikolata ve para vererek, iş yerinin altında bulunan depoya götürerek mağdurların kalça bölgesini ellediği ayrıca mağdur ...'e ayrıca kendi cinsel organını gösterdiği, sanığın bu şekilde suçu işlediği iddia edilen olayda;
Mağdur ...'un Adli Görüşme Odasında Pedagog eşliğinde SEGBİS vasıtasıyla alınan beyanında özetle 'sanığın kendisine porno izlettiğini, porno izlerken mastürbasyon yaptığını, özel bölgesine dokunduğunu, çalıştığı yerde bulunan kitaplık gibi olan depoda poposuna cinsel organını sürttüğünü, bu esnada sertleştiğini hissettiğini, sanığın kendisine hitaben gelmezseniz size küserim dediğini, zorla para verdiğini, parayı almazsa yere attığını, bu eylemlerin birkaç ay süreyle ara ara devam ettiğini, sanığın diğer mağdurlara karşı eylemlerine bizzat şahit olmadığını, onlar sanık tarafından istismara uğradıklarını anlatınca kendisinin de içinde kalmaması için yaşadıklarını söylediğini' anlattığı,
Mağdur ...'un Adli Görüşme Odasında Pedagog eşliğinde SEGBİS vasıtasıyla alınan beyanında özetle 'sanığın iş yerinde bulunan kitaplık gibi olan depoda kendisinin özel bölgesini ellediğini, ara sıra para verdiğini, ara sıra da boyama kitabı verdiğini, poposunu ellediğini, sanığın bunları yaparken elini iç çamaşırının içine sokarak yaptığını, kaçmaya çalıştığını ama sanığın yinede kendisini tutup yaptığını, ayrıca kucağına oturttuğunu, bu esnada bacaklarının sanığın beline geldiğini, burunlarının birbirine değdiğini, yanağından öptüğünü, mağdurlar ... ve Eslem'in de sanığın kendisine bu yaptıklarını gördüğünü, sanığın bu tarz şeyleri çok kez yaptığını,' anlattığı,
Mağdur ...'un Adli Görüşme Odasında Pedagog eşliğinde SEGBİS vasıtasıyla alınan beyanında özetle 'sanığın kendisinin elinden tutup döndürdüğünü, kitaplık gibi olan depoya götürüp orada kendisinin pantolonunu indirdiğini, külotunu çıkardığını, özel bölgesine dokunduğunu, poposuna dokunduğunu, bir defasında yine pantolonunu indirip külotunu baktığını, külodunun o zaman pis olduğunu, bacaklarıyla görmesin diye kapattığını, sanığın kendisin bir şey olmaz nasılsa ben senin amcanım dediğini, bazen de pipisini açıp yalamasını istediğini, bu eylemlerin çok kez yaşandığını' anlattığı,
Mağdur ...'un Adli Görüşme Odasında Pedagog eşliğinde SEGBİS vasıtasıyla alınan beyanında özetle 'sanığın kendilerini kitaplık gibi depoya çağırdığını, kitap vereceğim gelmezsen olmaz dediğini, sırtını ellediğini, bacağının arasından sırtına kadar ellemeyi sürdürdüğünü, bunların rahatsız edici dokunuşlar olduğunu, arada kucağına oturttuğunu, inmeye çalışsa da sanığın kendisini tuttuğunu ve indirmediğini, kalçasına dokunduğunu, bu olayların birkaç kez yaşandığını' anlattığı,
Sanığın savunmasında 'suçlamaları kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, mağdurların kendisinin iş yerinin karşısında oturduklarını, ara sıra yanına geldiklerini, kendisinden para istediklerini, bozuk parası oldukça verdiğini, para vermediği zaman mağdurların gürültü çıkardığını, mağdurlara cinsel istismar eyleminde bulunduğu iddia edilen deponun ortak alan olduğunu, bu nedenle herkesin kullanımına açık bulunduğu, oraya giren çıkanın çok olduğunu, böyle bir şey yapmış olsaydı bunun illa birisi tarafından görülebileceğini, hiçbir zaman mağdur çocukları depoya götürmediğini ve cinsel istismarda bulunmadığını' beyan ettiği,
Tanıklar ... ve ...'ın görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığını beyan etseler de, sanığın olayların yaşandığı bahsedilen söz konusu deponun herkesin kullanımına açık ortak bir alan olduğunu beyan etmesine karşın tanık ...'in söz konusu depoya ilişkin olarak 'herkesin girip çıkabileceği bir yer olmadığını, bir merdiven ile aşağı inildiğini' ve tanık ...'ın da 'çok kullanılmayan bir yer olduğunu' beyan ettikleri, böylece bu cümlelerden sanığın 'yapmış olsaydım birisi bunu görürdü' minvalindeki savunmasının aksine bir sonuç çıktığı,
Öte yandan mağdur ...'nın sanıkla birlikte sanığın iş yerinden çıktıkları ana ilişkin görüntülerin Dvd inceleme tutanağına da yansıdığı, mağdurların sayısal verilere dayanan birtakım (olayların sayı olarak kaç defa yaşandığı, süre gelen eylemlerin hangi zaman dilimi içerisinde olduğu gibi) hususlarda farklılık gösteren cümleler kurmuşlarsa da, yaşadıklarının özü itibariyle tutarlı beyanlar verdikleri, mağdur çocukların beyanlarının alınmasına eşlik eden Pedagog'un da 'çocukların zaman kavramını tam olarak oturtamasalar da, olayları neden sonuç bağlamında anlatabildiklerini, dördünün de cinsel kavramlar, kötü dokunuşlar ve özel bölgeleri hakkında bilgi sahibi olduğunu, hangi davranışın arkadaşça hangi davranışın cinsel içerikli olacağını ayırabileceklerini' dile getirdiği, mağdurların anneleri olan katılanların da olaydan mağdur çocukların anlatması üzerine haberdar oldukları, mağdurların sanık hakkında haksız yere suç isnadında bulunmalarını gerektirir bir husumetin dosyaya yansımadığı müşahede edilmiştir.
Toparlamak gerekirse, sanığın üzerine atılı suçun mahiyeti nazara alındığında yaşandığı iddia edilen bu tip olaylarda genellikle bir üçüncü kişinin bizzat görgüye dayalı şahitliğinin bulunmadığı, hâl böyle olunca dosya kapsamında yer alan tüm delillerin titizlikle incelenmesi gerektiği, rapor veya başkaca somut delil haricinde dosyaya sözlü beyan olarak giren delillerin de genel çerçevesi üzerinde durulurken bir yandan da püf noktaların yakalanmasının iddianın doğru olup olmadığı hususunda kanaat verebileceği de göz önüne alınıp yukarıda zikredilen delillerle iddianın desteklendiği, mağdurların beyanlarına itibar edilmesi gerektiği ve sanığın savunmalarının kabule değer olmadığı kanaatine varılarak;
Sanığın mağdur ...'a yönelik eylemleri yönünden yapılan değerlendirilme sonucunda; sanığın mağdura değişik tarihlerde birden fazla kez pornografik görüntüler izlettiği, mağdurun yanında mastürbasyon yaptığı ve depoya götürdüğü zaman mağdurun poposuna cinsel organını sürttüğü, sanığın bu eylemleri değişik zamanlarda birden fazla kez zincirleme şekilde gerçekleştirdiği, bu eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığı ve fakat organ sokma boyutuna ulaşmadığı, dolayısıyla TCK'nın 103/1 1.cümle maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, her ne kadar sanık alınan savunmasında atılı suçu işlemediğini beyan etmiş ise de, mağdurun istikrarları beyanları, mağdur ... ailesi ile sanık arasında suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, diğer mağdurlarında sanık hakkında benzer suçlamalarda bulundukları, mağdur çocukların beyanlarının alınmasına eşlik eden Pedagog'un da mağdur beyanına itibar edelebileceğine dair görüş bildirdiği bir bütün olarak ele alındığında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edemeyeceği, tanıklar ... ve ...' anlatımlarına göre olayın kimsenin gelip gitmediği depo olarak kullanılan yerde gerçekleştiği, sanığın kasıtlı olarak mağduru değişik zamanlarda değişik bahanelerle kimsenin çok fazla gelip gitmediği söz konusu depoya götürerek eylemlerini burada gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın mağdur ...'e karşı üzerine atılı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanığın mağdur ...'ya yönelik eylemleri yönünden yapılan değerlendirilme sonucunda; sanığın mağdur ...'i değişik tarihlerde birden fazla kez, çalıştığı iş yerine geldiğinde depoya götürdüğü, burada mağdurun ön özel bölgesini ve poposunu okşadığı, mağdura böyle dokunurken bir diğer elini kendi iç çamaşırının içine soktuğu ve kendisinde cinsel tatmin oluşturmaya çalıştığı, bir diğer zaman ise mağduru kucağına oturtup poposunu kendi bel bölgesine gelecek şekilde tuttuğu, mağduru yanaklarından öptüğü, bu eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığı ve fakat organ sokma boyutuna ulaşmadığı, dolayısıyla TCK'nın 103/1 1.cümle maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, her ne kadar sanık alınan savunmasında atılı suçu işlemediğini beyan etmiş ise de, mağdurun istikrarları beyanları, mağdur ... ailesi ile sanık arasında suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, diğer mağdurlarında sanık hakkında benzer suçlamalarda bulundukları, tanıklar ... ve ...' anlatımlarına göre olayın kimsenin gelip gitmediği depo olarak kullanılan yerde gerçekleştiği, mağdur çocukların beyanlarının alınmasına eşlik eden Pedagog'un da mağdur beyanına itibar edelebileceğine dair görüş bildirdiği, Öte yandan mağdur ...'nın sanıkla birlikte sanığın iş yerinden çıktıkları ana ilişkin görüntülerin Dvd inceleme tutanağına da yansıdığı bir bütün olarak ele alındığında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edemeyeceği ve sanığın mağdur ...'ya karşı üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanığın mağdur ...'ya yönelik eylemleri yönünden yapılan değerlendirilme sonucunda; sanığın mağdur ...'i çalıştığı iş yerine geldiğinde depoya götürdüğü, burada mağdurun pantolonunu ve külotunu çıkardığı, ön özel bölgesini ve poposunu okşadığı, cinsel organını açarak mağdura yalattığı, eylemin değişik zamanlarda tekraren vuku bulduğu, bu eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığı ve fakat organ sokma boyutuna ulaşmadığı, her ne kadar sanığın mağdura cinsel organını yalatsa da, cinsel organın ağza alındığına dair bir beyanın bulunmadığı, organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunun oluşması için cinsel organın ağza alınması gerektiği, cinsel organın yalanması durumunda bu suçun oluşmayacağı, dolayısıyla sanığın eyleminin TCK'nın 103/1 1.cümle maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, mağdurun istikrarları beyanları, mağdur ... ailesi ile sanık arasında suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, diğer mağdurlarında sanık hakkında benzer suçlamalarda bulundukları, tanıklar ... ve ...' anlatımlarına göre olayın kimsenin gelip gitmediği depo olarak kullanılan yerde gerçekleştiği, mağdur çocukların beyanlarının alınmasına eşlik eden Pedagog'un da mağdur beyanına itibar edelebileceğine dair görüş bildirdiği bir bütün olarak ele alındığında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edemeyeceği ve sanığın mağdur ...'ya karşı üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlemiş olduğu sabit olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanığın yine mağdur ...'ye yönelik eylemleri yönünden yapılan değerlendirilme sonucunda; sanığın mağdur ...'yi çalıştığı iş yerine geldiğinde depoya götürdüğü, bacağının arasından sırtına kadar bir bölgeyi okşadığı, mağduru kucağına oturttuğu, kalçasına dokunduğu, mağdurun kucağından inmesine müsaade etmediği, böylece kendisini cinsel manada tatmin etmeye çalıştığı, benzer eylemlerin bu eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığı ve fakat organ sokma boyutuna ulaşmadığı, dolayısıyla TCK'nın 103/1 1.cümle maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, mağdurun istikrarları beyanları, mağdur ... ailesi ile sanık arasında suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, diğer mağdurlarında sanık hakkında benzer suçlamalarda bulundukları, tanıklar ... ve ...' anlatımlarına göre olayın kimsenin gelip gitmediği depo olarak kullanılan yerde gerçekleştiği, mağdur çocukların beyanlarının alınmasına eşlik eden Pedagog'un da mağdur beyanına itibar edelebileceğine dair görüş bildirdiği bir bütün olarak ele alındığında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edemeyeceği ve sanığın mağdur ...'ye karşı üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlemiş olduğu sabit olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Beyanlarla sabit olduğu üzere sanığın 'ben senin amcanım' şeklinde sözlerle veyahut mağdurlara hediye, para, cips gibi şeyler vermek suretiyle yaptıklarının kötü bir şey olmadığı şeklinde algı oluşturmaya çalıştığı, böylece mağdurlara yönelik cinsel istismar eylemlerinin değişik zamanlarda tekrarlandığı, her bir mağdur yönünden de suçun zincirleme şekilde işlendiği görülmüştür.
Bu itibarla, sanığın mağdurlara karşı yukarıda ayrı ayrı anlatılan ve hukuki nitelendirmesi yapılan fiilleri gerçekleştirerek atılı suçları işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından TCK'nın 103/1 1.cümle maddesi gereğince (mağdurların yaşı itibariyle aynı maddenin 3. cümlesi de nazara alınarak) her bir mağdur yönünden ayrı ayrı olacak şekilde cezalandırılmasına, eylemlerini aynı suç işleme iradesi kapsamında birkaç aylık süreç içerisinde değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin tatbiki ile TCK'nın 43/1. maddesi gereğince cezalarında artırım uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli ve 2023/77 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42