Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6336

Karar No

2024/3991

Karar Tarihi

6 Mayıs 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/401 E., 2015/114 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ OLAY VE OLGULAR

1.Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/401 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararı ile sanığın 2014 yarıyıl tatili bittikten sonra tam zamanı belli olmayan bir günde kendisine ait iş yeri içerisinde katılan mağdurenin bacaklarına dokunduğu, "Tenin çok güzel, sen de çok güzelsin" şeklinde sözler sarf ettiği, bacaklarını ayırmaya çalıştığı, eteğinin altından iç çamaşırına dokunduğu, yanaklarından ve boynundan öptüğü, 28.08.2014 tarihinde yine aynı işyerinde katılan mağdurenin bacaklarını okşadığı, yanaklarından öptüğü, dudaklarından öpmek istediği sırada katılan mağdurenin "Dershaneye geç kalıyorum" diyerek kalktığı ve koşarak işyerinden ayrıldığı şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2018 tarihli ve 14 2015/187062 sayılı, sanığın müdafii hazır olmaksızın alınan kolluk beyanının hükme esas alınması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un "206/2a, 217/2 ve 230" maddeleri karşısındaki durumunun gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinden bahisle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Katılan mağdurenin çelişkili beyanlarından başka delil bulunmadığını, tanık ...ile katılan mağdurenin ifadeleri arasında büyük farklılıklar olduğunu, Mahkemedeki uzman bilirkişinin katılan mağdurenin olayları yaşar gibi anlatmadığına dair görüş bildirdiğini, katılan mağdurenin istismara rağmen ısrarla sanığın dükkanının önünden geçtiğini, bunu da sanığı denemek için yaptığı şeklinde açıkladığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğunu, sanığın sabıkasının bulunmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği

Sanığın atılı suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.İntikal şekli, katılan mağdurenin ve katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemenin kabulüne göre; karar başlığında 28.08.2014 tarihi ve öncesi olması gereken suç tarihinin 28.08.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

3.Sanığın kolluk aşamasında alınan beyanlarını savcılık ve sorgu ifadelerinde müdafii huzurunda doğrulaması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/401 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus sanığın mağdureye yönelik eyleminin cinsel amaç taşıyıp taşımadığı ve sübut bulup bulmadığına ilişkindir.

Mağdur ... "15 tatil bittikten yine sabah beni içeriiye davet etti, camın kenarına oturttu, uykulu görünüyorsun, yat diye söyledi, bu sırada benim dizlerim kapalıydı, dizlerimden bacaklarımı açmaya çalıştı, yine çorabımı indirmeye çalıştıysa da direndim, tenin güzel, sende güzelsin gibi sözler söyledi, geç kalacağım diyince de beni yanağımdan öptü, daha sonra sanığı denemek için anneme yaptıklarını anlattım diye söyledim, " yine bizim mahalleye yakın Çiftlikköy olarak bilinen yerde arkadaşım ...oturuyordu, onun evine gidiyordum, öğlen saatleriydi, sanık beni görünce içeriye davet etti, girmek istemedim, bana tayt giyme yakışmıyor, etek giy diye söyledi, kolumdan tuttu, bende karşılık veremedim, etrafta kimse yoktu, içeri geçtik, her zaman oturduğum cam kenarı olmayan kapının yanındaki yere oturduk, annemden ve çeşitli şeylerden bahsetmeye başladık, bu esnada bacağıma dokundu; ancak okşaması olmadı, sanığın bir an önce beni bırakması için dersaneye gideceğimi söyledim, arkadaşıma deseydim beklesin diyebilirdi, akabinde sanık benim yanağımdan öptü, dudağıma doğru yaklaştığını hissedince çektim, dudağından öpeyim diye sordu, ben kabul etmedim, daha sonra ayrıldım, ...'nın evine gittikten sonra ona durumdan bahsettim, o da bu olay cinsel tacize girer, annene söyle diye söyleyince bende telefondan annemi aradım, durumu anlattım, ...ile oturduk, ağladım, beni teselli etti, daha sonra da polise gittik , o gün çoraplarım vardı; ancak bu sırada mağdurun ayağa kalkarak kilotlu çorap değildi, bacaklarımı açmaya çalıştı; ancak ben müsade etmedim, buna rağmen iç çamaşırımı gördü, daha sonra kim yaptı diye sordu, bende annem diye söyledim, daha sonradan önden tuvaletimi yaptığım yere elini iç çamaşarım üzerinden dokundu, daha sonra elini çekti, her ne kadar daha önceki ifademde bacaklarımı okşadı şeklinde söylediysemde yanlış anlaşılmış olabilir, ikinci geldiğimde sadece bacağıma dokundu, yine yanağımdan öptü, dudağımdan öpmeye çalıştığı sırada ben müsade etmedim " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Müşteki ... "sanığı mahallemizde mobilyacı olduğu için tanıyordum, mobilyacı olarak herhangi bir iş yaptırmadık, sanıkla herhangi bir anlaşmazlığımız ve husumetimiz yoktur, ben iddianameye konu iddiaları kızımdan duydum, kızımın söylediğine göre ilk dönemde okullar açıkken ikincisinde tatildeyken yaşanmış " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ...Karçığa "arkadaşım ... bize gelmişti, ...sana birşey söyleyeceğim; ancak bana kızmayacaksın diye söyledi, ben böyle konularda kendisine kızıyordum, kızmayacağımı söyleyince ... bu sırada bizim mahallede oturan bir marangoz var diye söyledi, devamında da bana geçerken laf atıyor, çok güzelsin diyor diye söyledi, bir gün sabah okula giderken eteğimi kaldırıp bakmaya çalışmıştı, elinden kurtuldum, kaçtım diye söyledi. Bize geldiğinde 3 4 ay önce olduğunu söylemişti, bize geldiğinde o gün itibariyle tayt vardı, bize geldiği gün itibariyle geçerken laf attı diye söyledi, o gün itibariyle birşey yaptığı konusunda beyanı olmadı, ben annene söyle, ben herşeyimi annem ile paylaşırım diye söyledim, akşam söyleyeceğini söyleyince inanmadım, kendisinin telefonuyla annesini aradı ve bizim mahalledeki amca bana laf atıyor, eteğimi kaldırdı, bana baktı diye söyledi, telefonda annesi de akşam gelince konuşuruz diye söyledi. "şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sosyal Hizmet Uzmanı Hamdi Demirel " ben beyanı alınması öncesinde ... ile ayrıntılı ve uzun bir süre görüştüm, kendisinin algıları açık olup, sorulara detaylı olarak cevap verebilmektedir, zihinsel engelli bir hali bulunmadığını tespit ettim, duruşma sırasındaki beyanları, jest ve mimikleri de dikkate alındığında mağdurun rahat konuşma biçimi, kullandığı terimler, cezadan bahsederken ağır ceza, cinsel taciz tabirlerini kullanması hususlarını gözledim, normalde cinsel taciz mağduru çocuklar bu teknik terimleri pek kullanmazlar, olayları yaşar gibi anlatmadığını gözledim, bu nedenle kurgu olup olmadığını mahkemenin takdirine bırakıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık yargılama sırasında atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Soruşturma aşamasında ise 28.08.2014 tarihinde mağdure ...'în derslere gittiği sırada işyerinin önünde beni öptü, bende onu yanaklarından öptüm şeklinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir.

Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda belli kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdur beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir.

Tek delil olan mağdurenin soyut ve oluşa ilişkin istikrar içermeyen ve başka delille de desteklenmeyen iddiaları dışında sanığın atılı cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, mağdurun eylemleri annesi ve tanık ...'ya anlatmadığı, Sosyal Hizmet Uzmanının olayları yaşar gibi anlatmadığına dair gözlemi de nazara alındığında tek delil olan mağdurenin başka delil ile desteklenmeyen ve istikrar içermeyen soyut beyana üstünlük tanımanın makul ve kabul edilebilir bir gerekçesinin bulunmadığı, sabıkasız olan sanığın bu ve benzer suçtan da dava ve soruşturmasının bulunmadığı, husumet olmaması ve iftira atması için neden bulunmamasının tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın soruşturma aşamasında mağduru dükkan önünde önce mağdurun kendisi öpmesi üzerine kendisinin de torunu ile aynı okula giden mağduru yanağından öpmesi şeklindeki hareketin cinsel amaç içerdiğinin şüphede kaldığı sanığın savunmasının aksine çelişkili mağdur beyanı dışında delil bulunmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi görüşünde olduğundan sayın çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizıv.incelenentevdiinekararınolgularonanmasınasebeplerigerekçekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim