Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/4345
2024/3102
4 Nisan 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/128 E., 2014/306 K.
Her ne kadar Tebliğnamede katılan sanıklar Elmas ve Merve hakkında sanık ...'e karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik görüş belirtilmiş ise de bu karara yönelik kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/128 Esas, 2014/306 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın soruşturma ifadesinde katılanı 2006 yılından beri tanıdığını, para verdiğini ve akli dengesinin bulunmadığını anladığını belirtmesine rağmen adli tıp kurumu raporu esas alınarak verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte katılandaki akıl zayıflığını bildiği içinde 5 TL ve sigara karşılığı olarak kandırarak bu şekilde istismar ettiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
-
Aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
-
Gerekçeli karar başlığında suç isminin nitelikli cinsel saldırı yerine cinsel saldırı olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/128 Esas, 2014/306 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire çoğunluğunca sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de;
Mağdurenin hafif derecede zeka geriliği mevcut olup Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 30.06.2014 tarih ve 3600 karar sayılı raporunda hafif derecede zeka geriliği ve kısmi remisyonda bipolar bozukluğun fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, kendisinde mevcut olan bu zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği belirtilmiş olup mahkece yapılan değerlendirmede mağduredeki bu akıl hastalığının sanık tarafından bilinmediği kabul edilerek beraat kararı verilmiştir. Mahkemenin bu konudaki değerlendirmesi hatalıdır. Şöyle ki;
Gazete dağıtıcısı olan sanık mağdurenin oturduğu apartmana uzun yıllardır gazete bırakmakta olup mağdureyi orada sık sık gördüğü için tanımaktadır. Sanık savunmalarında mağdurenin kendisinden bir kaç defa para istediğini kendisinin de ona bir lira ve beş lira gibi paralar verdiğini beyan etmektedir. Olay tarihinde 24 yaşı içinde bulunan mağdurenin sürekli olarak sanıktan küçük miktarlarda para istemesi normal bir durum olmayıp sanık bu nedenle mağdurenin akli dengesinin yerinde olmadığını anlayabilecek durumdadır. Kaldı ki sanık müdafi huzurunda kollukta alınan ifadesinde "mağdurenin görünüş itibari ile akli dengesinin yerinde olmadığının belli olduğunu" açıkça beyan etmiştir.
Mağdure ile bir kaç defa dahi olsa diyalog kuran, ona küçük miktarlarda para veren sanığın mağduredeki akıl hastalığını bilebilecek durumda olduğu, müdafi huzurunda alınan ifadesinde de mağduredeki akıl hastalığını farkettiğini beyan eden sanığın sonraki ifadelerine itibar edilerek mağduredeki akıl hastalığını bilmediği gerekçesiyle beraatine karar verilmesi yerinde olmayıp sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan hükmün onanmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:07