Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10343
2024/126
10 Ocak 2024
...
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/380 E., 2023/882 K.
KATILANLAR: ..., ...
KATILAN MAĞDURE: ...
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi ret, kısmi onama
Sanık hakkında; müstehcenlik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/183 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; müstehcenlik suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/380 Esas, 2023/882 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Acele karar verilerek adi yargılanma hakkının ihlal edildiğine, katılan mağdure ve katılanın çelişkili beyanları esas alınarak hüküm kurulduğuna, olayın intikal süresinin geç olduğuna, dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst hadden ve takdiri indirim uygulanmaksızın hüküm kurulması gerektiğine ve unsurları oluşan müstehcenlik suçundan da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- İlk Derece Mahkemesi, "...Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07/12/2021 tarih 2021/5734 D.İş sayılı kararı ile sanığın cep telefonu ile içerisinde takılı bulunan sim kartına el konulmasına ve CMK'nın 134. maddesi gereğince inceleme yapılmasına izin verilmiş, sanığın cep telefonu ve sim kartı imajının incelenmesi neticesinde düzenlenilen İstanbul Ulusal Kriminal Büro Adli Birimler Deney Laboratuvarının 14/11/2022 tarihli raporunda; sanığın yetişkin bir şahıs ile arasında geçen görüşmelerden okulun spor salonunda cinsel ilişki kurduğu, bunu birden fazla kere yaptığının anlaşıldığı, mağdurenin instagram hesabının 'mirayy.hrrz' olduğunun tespit edildiği, yapılan aramada 'mirayy.hrrz' ibareli done tespit edilemediği, sanığın 'salon'da çeşitli kadınlar ile cinsel ilişkiye girmeye ilişkin yazışmaların mevcut olduğu ancak suça konu eyleme yönelik veri tespit edilemediği bildirilmiştir.
Tüm bu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de bilindiği üzere sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçu niteliği itibarıyla ispatı en zor olan suçlardan olup, eylem genelde sanık ile mağdur yalnız iken işlendiğinden, olayın tanığı, kamera kaydı benzeri veya biyolojik deliller dışında taraf beyanlarının tek delil olduğu, bu nedenle taraf beyanlarından birine üstünlük tanınarak hukuki nitelendirmede
bulunulması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle katılanın sanığın istismar eylemlerini tutarlı, istikrarlı ve benzer şekilde anlatması, sanık ile katılan arasında bir husumet bulunmaması, dolayısıyla katılanın sanığa iftira atması için bir neden olmaması, katılanın Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanları akabinde sosyal çalışmacı tarafından düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporuna göre beyanlarının güvenilir olduğu kanaatinin bildirilmesi ve yargılama aşamasında pedagog tarafından katılan beyanlarına itibar edilebileceğine dair görüş bildirilmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmalarına itibar edilmemiş ve Mahkememizce katılan anlatımlarına üstünlük tanınarak hükme esas alınmış ancak her ne kadar sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve katılana cinsel içerikli videolar izletmek suretiyle müstehcenlik suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de cinsel istismar eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılanın iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılanın hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, katılanın cinsel istismar süresince tutulmasının yerleşik uygulamaya göre ayrı bir suç oluşturmadığı ve sanığın müstehcenlik suçu açısından cezalandırılabilmesi için yeterli delil elde edilemediği gözetilerek sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçlarından beraatine karar vermek gerekmiş,
Katılanın alınan beyanında sanığın kendisine yönelik eylemlerini 2019 yılı öğretim dönemi ile 2020 yılı Haziran ayına kadar zaman aralığında gerçekleştirdiğini beyan ettiğinden katılanın olay tarihinde 15 yaşından küçük olduğu kabul edilmiş, sanık ...'in farklı zamanlarda katılanı odasına çağırarak, kucağına alarak kalçalarını tutmak, elini tutarak pantolonunun içerisine sokarak cinsel organına değdirmek, dudağından öpmek, üzerini tamamen çıkarmak ve öpmek, göğüslerine dokunmak ve cinsel organını katılanın ağzına sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit kabul edilmiş, katılanın alınan ilk beyanında sanığın kendi kendisi öldürmekle tehdit ettiğini, kovuşturma aşamasında ise kendisini de öldürmekle tehdit ettiğini beyan etmesi, katılanın sanığın istismar eylemini gerçekleştirirken kendisine yönelik bir cebir eyleminden bahsetmemesi karşısında sanık lehine değerlendirme yapılarak cinsel istismar eyleminin TCK'nın 103/4. maddesi kapsamında cebir veya tehdit ile işlenmediği kabul edilmiş,
Buna göre, sanık ...'in farklı tarihlerde on beş yaşından küçük ve öğrencisi olan katılan ...'a yönelik sabit görülen 'Çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan eylemine uyan TCK 103/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçim ve özellikleri, sanığın kastının yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren temel ceza tayin edilmiş, cinsel istismarın, eğitici, öğretici veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla, sanığın cezasından TCK'nın 103/3. maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmış, TCK'nın 103/4. maddesi sabit görülmediğinden uygulanmamış, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği anlaşılmakla, TCK'nun 43/1. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmış, sanığa verilen hapis cezasının, sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak, sanık hakkında TCK 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak tüm dosya kapsamı itibariyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesiyle hükümler kurmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesinin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğini belirterek sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/380 Esas, 2023/882 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:52