Yargıtay 9. CD 2021/16558 E. 2023/8715 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16558
2023/8715
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/382 E., 2016/51 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15.09.2014 tarihli iddianame ile SSÇ'nin çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2014 tarihli ve 2014/406 Esas, 2014/552 Karar sayılı kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine Görevsizlik Kararı verilmiştir.
-
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/382 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile SSÇ'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılan tarafın beyanları arasında çelişkiler olduğuna, SSÇ'nin atılı suçu işlediğine dair somut, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi nazara alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin Kabulü
Dosya kapsamı, Mahkemece yapılan yargılama, dinlenen tanık beyanları, toplanan delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda, SSÇ'nin mağdurun bulunduğu mahallede önce başka bir erkek kuaföründe çalışırken en son ....'ye ait (...) Kuaför adlı iş yerinde ... olarak çalıştığı, SSÇ'nin ilk çalıştığı kuaför dükkanına mağdurun ailesi tarafından saç traşı için bırakıldığı o sırada ... olarak çalışan ssç'nin yalnız olup traş işini bitirdikten sonra dükkanın arka bölümünde mağdura karşı önce yanağından ve dudağından öpmek şeklinde ve alt kıyafetlerini çıkartarak cinsel organını poposuna sürtmek, üzerine yatmak suretiyle cinsel istismar eylemlerine başladığı, daha sonra bu olayların sık sık tekrarlanıp en son 2014 yılı Temmuz ayında meydana gelen olaya kadar yedi sekiz kez erkeklik organını poposuna sokmak suretiyle devam ettiği, 03.07.2014 tarihinde gece saat 23:00 sıralarında mağdurun ağabeyi tarafından bisküvi almak üzere evin yakınındaki bakkal dükkanına gönderildiği, SSÇ'nin çalıştığı kuaförün bu bakkal dükkanının karşısında olması nedeniyle kuaför dükkanını kapatmış önünde otururken mağduru görerek yanına çağırdığı kuaför dükkanının içine alıp arka taraftaki kanepenin üzerine yatırarak pantolonunu ve külotunu sıyırıp katılanın poposuna kayganlaştırıcı sıvı madde sürmek suretiyle erkeklik organını katılanın poposuna sokmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiği, daha sonra gitmesini istediği mağdurun ağabeyinin almasını istediği bisküviyi alarak eve gittiği, ağabeyinin neden geç geldiğini sormasına rağmen bir şey söylemediği, tanık olarak dinlenen mağdurun ağabeyi U.D.'nin beyanında da belirtildiği üzere ertesi gün ağabeyinin ısrarı üzerine olayları anlatmak zorunda kaldığı, daha sonra mağdurun ağabeyinin arkadaşları ile savunma tanıklarının belirttiği şekilde kuaför dükkanında SSÇ'yi darp ettikleri, her ne kadar Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 09.07.2014 tarihli raporunda fiili livatanın maddi delillerinin bulunmadığı küçüğün anal muayenesinde "vücuda organ vesaire cisim sokulmasını içeren" nitelikli cinsel içerikli eyleme maruz kalmış olduğunu gösteren bulguların saptanmadığı belirtilmiş ise de; önceki organ sokma eylemlerinin üzerinden çok uzun zaman geçmesi nedeniyle bu şekilde bir bulgunun tespitinin mümkün olmadığı, son olayda ise SSÇ'nin eylemini katılanın poposuna kayganlaştırıcı sıvı madde sürdükten sonra gerçekleştirmesi nedeniyle ilişki sırasında bu bir tür maddenin kullanılması halinde anüste fiili livatanın maddi delilleri olan çatlak, sıyrık gibi belirtilere rastlanmayabileceğinden mağdurun aşamalarda istikrarlı beyanları dikkate alındığında eylemlerinin başlayış tarihi itibariyle küçük yaşta olması ve devamındaki olayları ayrıntılı olarak anlatması, SSÇ'nin eylemlerinden sonra erkeklik organından yapışkan bir sıvı geldiğini ve son eylemde önce poposuna kayganlaştırıcı sıvı madde sürdükten sonra pipisini poposuna soktuğu ve canının acıdığı şeklindeki anlatımları karşısında tüm dosya kapsamına göre SSÇ'nin eylemini 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında açıklanan "organ sokmak suretiyle" gerçekleştirdiği isnat olunan on beş yaşından küçük mağdura karşı vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu birden çok kereler işlediği kanaatine varılmakla hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Ancak; olayların oluş şekli, mağdurun yaşı ve anlatımları, savunma, Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09.07.2014 tarihli raporunda fiili livata bulgusu tespit edilememiş olması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle fiziksel temas içeren eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınmadan suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/382 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:37:12