Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8058
2023/8714
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/668 E., 2023/544 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre
-
Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2022 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2022 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle birleştirme talepli kamu davası açılmıştır.
-
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/496 Esas, 2022/416 Karar sayılı kararıyla bu dosyanın aynı Mahkemenin 2022/20 Esas sayılı dosyası ile Birleştirilmesine karar verilmiştir.
-
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/541 Karar sayılı kararıyla sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/668 Esas, 2023/544 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, tanık ....'nin beyanlarının mağdure, sosyal çalışma uzmanları ve herhangi bir rapor tarafından doğrulanmadığına, katılanın, mağdurenin ve tanıkların beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, çelişkili olduğuna ve delillerle desteklenmediğine, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, tanıklar ..., ... ve ...'in ifadelerinin hiçbir suretle hükme esas alınmamasının da hatalı olduğuna, katılanla sanık arasında husumet olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığın müsnet suçu işlediğine dair somut delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Tüm dosya incelendiğinde; sanığın, mağdure çocuğun öz babası olduğu, katılan ...'in ise sanığın 1,5 yıl önce boşandığı eşi olduğu ve mağdurenin velayetinin ...'de olduğu, sanığın Mahkemece verilen günlerde çocuğu aldığını, birkaç hafta önce annesinin kendisine kızı olan mağdurenin evde bulunan kuytu köşelerde alt kısmını soyarak cinsel bölgesine dokunduğunu ve oynadığını fark ettiğini söylediğini, söz konusu davranışı gün içerisinde farklı zamanlarda yalnız kaldığı yerlerde çokça yaptığına şahit olduğunu söylediğini, söz konusu duruma bir süre sonra kendisinin de şahit olduğunu, bunun üzerine o bölgesinin kaşınıp kaşınmadığını sorduğunda kızının kendisine; "Hayır bunu yapmamı benden babam istiyor, ona gittiğimde de bunu yapıyorum." şeklinde cevap verdiğini, hatta annesine babasının da kendisine işaret parmağı ile dokunduğunu, yaklaşık on dakika boyunca devam ettiğini ve babasının kimseye söylememesi gerektiği şeklinde uyardığını, söylemesi halinde babasının
kendisini sevmeyeceğini ve oyuncak almayacağını söylediğini, kızı olan mağdurenin annesine sen bulaşık yıkarken etrafı süpürürken ben bunu yapmaya devam ediyorum, henüz on dakikam dolmadı şeklinde cevaplar verdiğini, bunun üzerine kızına çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı ...'ya götürdüğünü, durumu kendisine anlattığını, doktor hanımında kendi yaptığı gözlemler sonucunda; "Kızı ...'nın oyun odasında terapi sırasında oda da bulunan 2 oyuncak bebek üzerinde insanlar arasında cinsel ilişkiyi anlattığını, bunu babası tarafından kendisine de uygulandığını, kızının sesini değiştirerek babasını taklit ettiğini ve yap kızım yap kızım, bir kereden bir şey olmaz dediğini ve bunu söylerken televizyonlu oda da olduğunu söylediğini, kızının bu olaylardan sonra televizyonu son sesine kadar açıp cinsel organı ile oynadığını, yaklaşık 1,5 ay kadar önce mağdurenin kendisine anne sen biliyor musun (cinsel bölgesini göstererek) babamında burasını göstererek büyük memesi var dediğini, bunun üzerine şüpheli ile telefonda görüşerek sen kızımızın yanında mı soyunuyorsun dediğini, ancak şüphelinin kabul etmeyerek tepki gösterdiğini, mayıs ayı içerisinde kızının babasının yanına gittiği bir günde, üzerini değiştirirken sırt, boyun ve cinsel bölgesinde morluklar gördüğünü, kızına sorduğunda düştüğünü söylediği iddialarıyla şüpheliden şikayetçi olmuştur. Olayın mağdurenin evin içerisinde kuytu köşelerde cinsel organı ile gün içerisinde sekiz on kere oynadığına şahit olduğunu katılana anlatması ve bu yaptıklarının sebebi sorulduğunda kendisine babasının yapmasını öğrettiğini, baş parmağıyla babasının da kendisine bu şekilde on dakika boyunca yaptığını söylemesi üzerine açığa çıktığı, şikayet tarihinden yaklaşık bir kaç hafta önce mağdure çocuğun evde bulunan kuytu köşelerde alt kısmını soyarak cinsel bölgesine dokunup oynaması üzerine yapılan araştırma sonucunda; mağdurenin 2021 yılında babası ile görüşme günlerinde babasının ikametine gittiği ve babası olan sanığın ikamette bulundukları sırada televizyon sesini yükselterek kızını yere yatırıp üstüne çıkarak vücudunu ve cinsel organını sürttüğü, sanığın belli bir süre parmağını kızının cinsel organında dolaştırdığı, mağdurenin babası olan sanığın söz konusu eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği ve farklı zamanlarda işlediği kanaatine varılmış, sanığın bu şekilde on beş yaşından küçük mağdureye karşı zincirleme şeklinde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmış olup Mahkemece oluş bu şekilde kabul edilmiştir.
-
Sanık her ne kadar tüm aşamalarda üzerine atılı suçları işlemediği yönünde savunmada bulunmuşsa da; mağdurenin soruşturma aşamasında verdiği ilk beyanında olayı açıklıkla anlatması, tanık ..., katılan ve sanık arasında herhangi bir husumetin bulunmaması, mağdure, tanık ... ve katılanın sanık hakkında bu şekilde beyanda bulunmaları için herhangi bir amaçlarının ve nedenlerinin bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
-
Mağdurenin Çocuk İzlem Merkezindeki (ÇİM) beyanlarında; "Babası olan sanığın evine gittiğinde, evde kimsenin olmadığı zamanlarda, sanığın ve kendisinin çıplak olduklarını, sanığın iki eliyle mağdurun ön bölgesini uzun süre kaşıdığını, özel bölgesine dokunduğunu ve artık sen de kaşırsın diyerek tembihte bulunduğunu" beyan etmiş, Adli Görüşmeci de mağdurenin ifadesinin geçerli ve güvenilir olduğunu belirtmiştir. Mağdurenin ÇİM'deki beyanlarına itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
-
Psikolog tanık ...'nun; mağdur çocuğun yaşadığı eylemleri ilk olarak anlattığı kişi olması ve tarafsızlığı göz önüne alınarak beyanları, dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Tanıklar ... ve ....'nin görgüye veya duyuma dayalı bir bilgileri olmadığından beyanlarına itibar edilmemiş ve hükme esas alınmamıştır. Tanık ...'in sanığın babası olması, görgüye ve duyuma dayalı bir bilgisinin olmaması göz önüne alınarak beyanlarına itibar edilmemiştir. Tanık ...'nin sanığın annesi olması, görgüye ve duyuma dayalı bir bilgisinin olmaması göz önüne alınarak beyanlarına itibar edilmemiştir. Tanık ...'in sanığın kız kardeşi olması, görgüye ve duyuma dayalı bir bilgisinin olmaması göz önüne alınarak beyanlarına itibar edilmemiştir.
-
Öğretmen tanık ...'nın mağdurenin günlük yaşantısında, okuldaki davranışlarına ilişkin; okulda mağdureyi gözlemlediği zamanlarda kendisinin masturbasyon yaptığını fark etmesi, mağdureyi masanın altında gördüğünü mağdure fark ettiğinde "Babam böyle yapmamı istedi" diye bağırarak ağlamaya başlaması ve aşırı derecede sinirli olduğunu gözlemlemesi şeklindeki beyanlarına itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
-
Mağdurenin annesi katılan ...; kızını banyoda yıkarken kızının kendisine "Biliyor musun anne babamın da önünde senin gibi büyük memesi var" dediği, ayrıca mağdurenin evde aynanın karşısına geçip kıyafetlerini dize kadar indirerek yüz üstü yatarak poposunu kaldırarak eliyle özel bölgeleri ile oynadığına, masturbasyon yaptığına şahit olduğunu beyan ettiği göz önüne alındığında mağdurenin öğrenilmiş davranışlarla hareket ettiği görülmektedir.
-
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; 2016 doğumlu mağdurenin alt kıyafetlerini çıkartıp evin kuytu köşelerinde ve okulda masa altlarında kendi cinsel organına sürekli dokunmasının ve bunun ihtiyacını duymasının öğrenilmiş davranışlarla hareket ettiğini göstermesi, mağdurenin psikoloğa gitme sebebinin öfke problemi olması, okulda aşırı sinirli hareketler sergilemesi ve zaman zaman masturbasyon yaptığına dair öğretmeni olan tanık ...'nın anlatımları, mağdurenin yaşadığı olayları ilk olarak anlattığı kişi olan psikolog tanık ...'nun "Mağdurun 2 adet oyuncak bebeği üst üste koyup bastırdığını fark ettiğinde kendisine bu hususu sorduğunda babasının alt tarafını soyduğunu ve üzerine uzanıp cinsel bölgesine kızarana kadar sürtündüğünü" beyan etmesi, ayrıca hâla mağdurenin mastürbasyon yapmaya devam etmesi, mağdurenin annesi katılan ...'in de tanık ...'nun beyanlarını doğrulaması, psikolog olan tanık ... ve öğretmen tanık ...'nın sanık aleyhine beyanda bulunmaları için herhangi bir nedeninin bulunmaması, mağdurenin Adli Görüşmeci ile ÇİM'de verdiği birbiriyle tutarlı beyanları, yaşı küçük mağdurenin sanık hakkında kendisine yönelik eylemleri ayrıntılı şekilde anlatması, olayın mağdurenin anneannesinin, mağdurenin evin içerisinde kuytu köşelerde cinsel organı ile gün içerisinde sekiz on kere oynadığına şahit olduğunu katılana anlatması ve bu yaptıklarının sebebi sorulduğunda kendisine babasının yapmasını öğrettiğini, baş parmağıyla babasının da kendisine bu şekilde on dakika boyunca yaptığını söylemesi üzerine doğal şekilde ortaya çıkması, sanık müdafilerinin sunduğu sanık ile katılan ... arasındaki Whatsap yazışmaları incelendiğinde; katılanın, ihtiyaçlarının giderilmesine ilişkin sanıktan taleplerde bulunduğunun görüldüğü, sanığın da hep olumlu ve ılımlı cevaplar vererek maddi anlamda destek sağladığı, aralarında gergin bir konuşmanın olmadığı, dolayısı ile aralarında anlaşmazlık olduğuna ilişkin bir delil olmadığı, söz konusu yazışmaları suçlanan tarafın sunması, ayrıca katılanın ihtiyaçlarını böyle karşılayan babayı suçlamasını gerektiren bir sebebin olmaması, mağdurenin ifadesinde hazır bulunan bilirkişinin mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğini belirtmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın cinsel amaçla birden çok kez mağdurenin alt kıyafetlerini çıkarıp kendi çamaşırlarını da çıkararak cinsel organına dokunmak, özel bölgelerini elleriyle okşamak, poposuna dokunmak, üzerine uzanarak sürtünmek şeklinde sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan on iki yaşından küçük çocuğa karşı cinsel istismar suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın bu maddeler uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerektiği belirtilmiştir.
-
Her ne kadar sanık hakkında nitelikli çocuğun cinsel istismarından dava açılmış ise de, tanık ...'nun beyanlarında, mağdurenin ÇİM'deki ve Mahkemedeki beyanlarında cinsel bölgeye veya ağza; organ, parmak sokma gibi bir eylemden bahsetmemeleri ayrıca mağdurenin gün içerisinde kuytu köşelerde kendi kendine mastürbasyon yapmaya devam etmesi öğrenilmiş davranışlarla hareket ettiğinin
göstergesi olduğundan eğer sanık poposuna parmağını soksaydı mağdurenin de bu davranışı yapma çabası için de olurdu kanaatine varılmıştır. Mağdurenin bu şekilde bir davranış içerisinde olduğuna dair beyan da bulunmadığından sanığın farklı tarihlerde uzun süreyle gerçekleştirdiği eylemlerinin mağdurenin popoya ve ön cinsel bölgeye dokunma şeklinde Mahkemece kabul edilmiştir.
- Sanığın, mağdurenin öz babası olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca sanığa verilen ceza 1/2 oranında arttırılmıştır. Sanığın aynı suç işleme kastı ile mağdureye karşı 2021 yılında mağdurenin babasının evine gittiği ve evde kimsenin olmadığı zamanlarda, birden fazla kez aynı suçu işlediğinden eylem sayısının fazlalığı ve eylemin devam ettiği süre dikkate alınarak cezasında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 1/2 oranında arttırım yapılmıştır. Sanığın yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine ilişkin herhangi bir söylem veya eylemi dosya içeriğine yansımayan sanığın kişilik özellikleri dikkate alınarak, hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesi takdiren uygulanmamıştır. Mağdurenin velayet hakkı, sanık ve eşi katılan ...'in boşanması sebebiyle annesi olan katılan ...'de olduğundan sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uygulanmamıştır. Ancak bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinden, yine ancak iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları ertelenebileceğinden ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceğinden, sanığın mahkum olduğu hapis cezası iki yılın üzerinde olduğundan sanık hakkında aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uygulanmamış, hukuki süreçte belirtildiği şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/668 Esas, 2023/544 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:37:12