Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/11682

Karar No

2023/856

Karar Tarihi

22 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı

KARAR: Direnme

İzmir 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/73 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/14146 Esas, 2021/10420 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2019 tarihli ve 2019/3467 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/259 Esas, 2019/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2020/235 Esas, 2020/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/14146 Esas, 2021/10420 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun başka delille desteklenmeyen ve ayrıntı içermeyen beyanları, iddiaya konu olayın hangi zaman aralığında gerçekleştiğinin belirlenememesi, mağdur ile ebeveynlerinin aşamalarda birbirleriyle çelişen ifadeleri ve savunma karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  5. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/73 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.08.2022 tarihli ve 9 2022/92711 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; mağdur beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere sanığın eylemleri gerçekleştirdiği zamanlarda kendisine karşı çıkan mağdura tokat attığı ve ona karşı poposuna organ sokmak suretiyle eylemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarının uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmaksızın ceza tayininin ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

  2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdurun annesinin kovuşturma evresinde verdiği ifadesindeki olayın gerçekleştiği günde bir yeğeninin orada olduğuna ilişkin söylemi üzerine hazır edilen bu kişinin tanık olarak dinlenmediğine, direnme hükmünde gerekçe bulunmadığına, direnme hükmünün gerekçesiz olduğuna, mağdurun baskı altında olmadığı anda verdiği ifadesinde sanığın suça konu fiilleri işlemediğini söylediğine, bu ifadenin kayıt altına alınmadığına, duruşmaya verilen arada mağdurun annesinin mağduru baskı altına aldığına, böylelikle mağdurun biraz önce yanlış beyanda bulunduğunu söylediğine, aile baskısı altında verilen ikinci ifadeye itibar edilemeyeceğine, mağdurun aile ile sanığın ailesi arasında miras nedeniyle bir husumet bulunduğuna, husumeti mağdurun babası olan ...'nün de doğruladığına, katılan ...'nün önce sanığın pipisini değdirdiğini mağdurun kendisine söylediğini beyan etmesine rağmen soru üzerine çelişkili olacak şekilde mağdurun soktuğunu söylediğine, katılanların ifadelerinin birbirleriyle çeliştiğine, annesinin de ifade ettiği doğrultuda mağdurun hayali karakterler gören bir kişi olduğuna, olayların gerçekliğine ilişkin şüphe duyulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesi, "...sanığın suç tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdurun pantolonunu da indirmek suretiyle ve kendi cinsel organını mağdurun poposuna sürmek suretiyle mağdura yönelik olarak cinsel istismarda bulunduğu, söz konusu istismarın organ sokma boyutunda olmadığı,2018 yılının Nisan Mayıs aylarında müştekilerin çocukları ve Mert'i evde bırakarak hastaneye gittikleri zaman aralığında bu olayın o tarihte gerçekleştiği, mağdurun ayrıntılı ve samimi anlatımlarının doğru olduğu..." şeklindeki kabulü ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar vermiş olup adli raporda livata bulgusu olmaması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kabul edilemeyeceğini değerlendirerek sanığın mağdura karşı cebir ve tehdit kullandığına ve eylemini birden fazla kez gerçekleştirdiğine ilişkin delil de bulunmaması nedeniyle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrasını uygulama dışı bırakmıştır.

IV. GEREKÇE

  1. Mahkemenin direnme kararı; olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun başka delille desteklenmeyen ve ayrıntı içermeyen beyanları, iddiaya konu olayın hangi zaman aralığında gerçekleştiğinin belirlenememesi, katılan ...'nın savcılık ifadesinde, olayın gerçekleştiği tarihe yönelik tahmini değerlendirmeler yapmasına rağmen kovuşturma evresinde verdiği ifadesinde, kendisinin hastaneye gittiği 2018 Nisan Mayıs veya Temmuz ayı içerisindeki bir günde sanığın istismar eylemini gerçekleştirdiğini mağdurun kendisine söylediğini belirtmesi, katılan ...'in mağdurdan öğrendiğini belirttiği istismar eyleminin gerçekleştiriliş biçimine yönelik aşamalarda değişen çelişkili ifadeleri, sanığın mağdurun hayal gücünün yüksek olduğuna ilişkin savunmasını destekler nitelikte olan katılan ...'nın kovuşturma ifadesi, duruşma zaptına geçirilen ifadeye göre 19.09.2019 tarihli celsenin sistem arızası nedeniyle kayda alınamayan kısmında mağdurun sanığın atılı suçu işlemediği yönünde ifade vermesine rağmen arızanın giderilmesine çalışıldığı sırada annesi ile görüşme yapması, arıza giderilip görüntü ve ses kaydı alınarak ifadesinin alınmaya geçilmesi üzerine de tereddüte yol açacak şekilde duruşma salonunda bulunan annesi ile babasına bakarak yanlış beyanda bulunduğunu, sanığın organ sokmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiğini ifade etmesi nedeniyle yerinde görülmemiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükmün direnme niteliği taşıması karşısında, direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/14146 Esas, 2021/10420 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîdüzeltilmesinecinselçocuğunv.süreçolgulargerekçesebepleriistismarıolmadığınagönderilmesine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim