Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/14802

Karar No

2023/8456

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/270 E., 2016/102 K.

SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/270 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği

Katılan mağdurenin beyanlarının tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun olmasına rağmen Mahkemece çelişkili ve savunma tanıklarının da beyanlarıyla uyum göstermeyen sanığın beyanlarına itibar edildiğine, katılan mağdurenin sanığa iftira atması için bir neden olmadığına, katılan mağdurenin uzun bir süre sonra olayı intikal ettirmesinin sanık lehine yorumlanamayacağına, katılan mağdurenin suç tarihinde on bir yaşında olduğu için yıllar geçmesine rağmen olayı unutmaması ve çocukluktan çıkmış olması nedeniyle şikâyetçi olabildiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece, " 2010 yılı Temmuz ayında ... Merkez ... köyünde bulunan anneannesi ... ...' ın evine misafirliğe gittiklerinde, akrabaları olan ve o tarihte orada bulunan sanık ile odada 15 20 dakika yalnız kaldıklarını, sanığın kendisini yanına çağırarak kucağına oturttuğunu, 'çok tatlısın, çok güzelsin' diyerek iltifatlar ettiğini, kıyafetlerinin üzerinden sırtını, boynunu, göğüslerini, bacaklarını ve kalçalarını okşadığını, özel bölgesine dokunduğunu, yanağını, ellerini ve boynunu öptüğünü, omuzlarını açmaya çalıştığını, bu durumu, öğrenmeleri halinde sanığa zarar vereceklerinden çekindiği için uzun süre ailesinden gizlediğini, ancak bir türlü unutamadığı için olaydan iki yıl sonra sınıf öğretmeni ...' a anlatığını beyan etmesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda soruşturma başlatılarak sanık hakkında basit cinsel istismar suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.Sanık ifadelerinde; milletvekili aday adayı olduğunu, seçilmesini istemeyenlerin kendisine böyle bir komlo kurarak bu iftirayı attıklarını, böyle bir olayın asla yaşanmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.Mağdurenin 28.09.2015 tarihli alınan raporda akıl zayıflığının olmadığına ve ruh sağlığının bozulmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, iddia, savunma ve tanık beyanları tüm dosya kapsamına göre; Yapılan değerlendirme sonucunda sanığın mağdura karşı basit cinsel istismar suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de sanık başlangıçtan itibaren suçlamayı kabul etmediği gibi hakkındaki soruşturmanın mağdur ... ...'nın olayın geçtiğini belirttiği tarihten yaklaşık 4 yıl sonra yapılan şikayet ile başlatıldığı, mağdurun suç tarihi itibari ile 12 yaşından küçük olduğu, bu yaştaki çocukların olayları algılama, anlamlandırma hususunda büyük oranda yanılgıya düşme durumlarının olduğu, bu yanılgının devam ederek olayın bu şekilde sonuçlanmış olduğu, mağdurenin olayı eskiden öğretmeni olan tanık ...'a anlatması üzerine tanığın mağdurenin ablalarını çağırarak olayı anlattığı ancak olayı ciddiye almayıp şikayet etmemeleri, tanıklar ..., ...'un mağdurenin ilgi çekmeye çalıştığını ve kendisiyle ilgilenilmediğini söylediğini beyan etmeleri itibariyle ilgi çekmek amacıyla bu şekilde davranmış olma ihtimali ve mağdurenin intihara kalkışması itibariyle ortaya çıkan ruhsal durumu, dinlenen tanıkların olayı doğrulamamaları, mağdurenin sanığın düğününe katılması, yine mağdurenin sanık ile Facebook tan arkadaş olmaları nazara alındığında kendisine karşı cinsel istismar eyleminde bulunan kişiden mağdurenin uzak kalması gerekirken onunla ilişki kurmaya çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, mağdurenin bu durumu mantık kuralları çerçevesinde açıklayamaması, tüm bu tespitlere göre sanığın atılı suçları işlediği hususunda mağdurun olayın gerçekleştiği belirtilen tarihten uzun bir süre sonra verdiği ve tutarlı olmayan soyut içerikli, beyanlarından başka delil bulunmadığı, olayın gerçekleştiği hususununda mahkememizde şüphe oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır genel ilkesi gereğince de sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği vicdanı kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. Gerekçeli karar başlığında suç isminin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.

  2. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığından katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/270 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de;

Mağdure ...'nın Çocuk İzlem Merkezinde ve duruşmada alınan birbiriyle tutarlı ifadelerine göre; 5. sınıfı bitirdiği yaz tatilinde, 2010 yılı Temmuz ayında ... Merkez ... köyünde bulunan anneannesi ... ...' ın evine misafirliğe gittiklerinde, akrabaları olan (mağdurenin hem annesi hem babası sanık ile kuzendir) ve o tarihte orada ziyaret için bulunan sanık ile odada yalnız kaldıkları, sanığın kendisini yanına çağırarak kucağına oturttuğu, ''çok tatlısın, çok güzelsin'' diyerek iltifatlar ettiği, kıyafetlerinin üzerinden sırtını, boynunu, göğüslerini, bacaklarını ve kalçalarını okşadığı, yanağını, ellerini ve boynunu öptüğü, omuzlarını açmaya çalıştığı, mağdurenin olayı öğrenmeleri halinde sanığa zarar vereceklerinden çekindiği için uzun süre ailesinden gizlediği, ancak olayı bir türlü unutamadığı için ruhsal olarak etkilendiği, tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere zaman zaman okulda ağladığı, çevresine karşı agresif davranışlar sergilediği, 7. sınıfa giderken okul tuvaletinde bileğine makas dayayarak intihar etmek istediği ancak bileğini kesmediği için olayın bu şekilde kapandığı, mağdurenin olayı ilk olarak 7. sınıfa giderken sınıf öğretmeni tanık ...' a anlatığı, onun da mağdurenin ablası tanık ...'yı çağırarak olayı ilettiği, ...'nın da mağdurenin diğer ablası tanık ...'ya anlattığı, iki ablanın mağdure ile konuştukları, mağdurenin onlara da olayı ağlayarak anlattığı, ancak olayı anne ve babasına anlatmamalarını söylediği, o tarihte olayın bu şekilde öğrenilmesine rağmen adli makamlara intikal ettirilmediği, olaydan yaklaşık dört buçuk yıl zaman geçtikten sonra mağdurenin babası katılan ...'in durumu öğrenmesi üzerine intikal ettirildiği,

Duruşmada alınan görüntü kaydı izlendiğinde, mağdurenin ifadesi alınırken olay anına ilişkin bölüme gelindiğinde ağladığının gözlendiği, bu durumun hem mağdurenin iddiasındaki samimiyetinin hem de olay sebebiyle yaşadığı travmanın devam ettiğinin göstergesi olduğu,

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 28.09.2015 tarihli raporda, mağdurenin psikiyatrik görüşme esnasında yaşadığı cinsel istismar olayını anlatırken ifade ve beyanlarının tutarlı olduğu, işbirliğine açık olduğu, duygulanımının anlattıkları ile uyumlu olduğu ve olayı anlatırken kaygı düzeyinin arttığının gözlendiği, sonuç olarak, mağdurenin ılımlı depresif ve ılımlı anksiyete bulguları mevcut olmakla birlikte ruh sağlığının bozulmadığının belirtildiği,

Sanığın suçlamayı kabul etmemesine rağmen mağdurenin ailesi ile akraba olduklarını ve aralarında bir husumet bulunmadığını, dava konusu olayın milletvekili aday adayı olduğu için kendisine kurulan bir komplo olduğunu beyan ettiği, aralarında husumet bulunmayan akrabalarının sanığa karşı komplo kurmalarının inandırıcılıktan uzak olduğu, kaldı ki intikalden iki yıl önce mağdurenin olayı öğretmeni tanık Fırat'a anlatmış olması göz önüne alındığında sanığın ilerde milletvekili adayı olacağını öngörüp onu engellemek için böyle bir komployu kurgulayarak öğretmenine anlatmasının mümkün olmadığı,

Anlaşılmaktadır.

Cinsel suçların genellikle fail ile mağdurun yalnız başlarına kaldıkları ortamlarda gerçekleştiği ve çoğunlukla mağdur beyanından başka delil bulunamadığı dikkate alındığında bu suçların sübutu bakımından mağdur beyanı özellikle irdelenmelidir.

Yargıtay 14.Ceza Dairesi'nin 18/02/2020 tarih 2018/7128 Esas 2020/1285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "..Ceza yargılamasının esas amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu bakımdan hakim davayı muhakeme kuralları gereğince huzurunda görecek, olayı ilk günkü haline götürecek bu konuda yüz yüzelik ilkeleri gereğince sanık ile mağduru dinleyecek ve gözlemleyecek, elde ettiği delillerle vicdani kanaati ile hüküm kuracaktır. Delil tüm davalarda hükme ulaştıracak kurucu unsurdur. Bu bakımdan en hassas suçlar cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarıdır. Bu suçlarda mağdur ile sanık arasında geçen eylem genellikle yapısı gereği tanık olmadan ve bariz delil bırakılmadan işlenen suçlardır. Bu açıdan davanın temelini oluşturan delillerden en önemlileri, Yargıtayca mağdur beyanı, doktor raporları, psikolojik inceleme evrakları, sanık ve mağdurun bulundukları çevre, aralarındaki yakınlık ve husumet incelemeleri olarak kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesi gereğince kararlarına uyulması gereken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin inceleme kriterlerinde ise; mağdurenin beyanları çok önemli görülmüş, beyanlarını ana delil olarak kabul etmiş davayı gören mahkemeye ise bunu test etme yükümlülüğü yüklemiştir. (P.S/Almanya kararı 04.09.2011)

Yine, AİHM’sinin “M.C/Bulgaristan” davasında belirttiği gibi taraf devletlerin tecavüzü cezalandırma ve bu vakaları soruşturmak yönünde AİHS. 13. maddesi gereğince pozitif yükümlülüğü vardır. Cinsel şiddetin doğrudan kanıtlarının mevcut olmadığı hallerde yetkili makamlar tüm olguları incelemeli ve olayları çevreleyen koşulları değerlendirerek karara ulaşmalıdırlar. Bu bağlamda tecavüz, saldırı ve istismarın sadece fiziksel bulguları değil, psikolojik bulguları da dikkate alınmalı, mağdurun olay anlatımı ağırlıklı olarak değerlendirilmeli, bu değerlendirme esnasında; mağdur eylemlerine değil, fail eylemlerine odaklanmalı, mağdurun yaşadığı travmaya bağlı psikolojik durumunu gözönünde bulundurulmalı, mağdurun travmaya bağlı tutarsız, karmaşık yahut eksik anlatımı olabileceğini gözeterek ayrıntılarda değil genel olay örgüsünde tutarlılık aramalı ve mağdurun olayın tek tanığı olduğunu unutmamak önemlidir, açıklaması yapılmıştır.

Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD) “Şükran .../Türkiye kararında ise; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca tecavüz (saldırı/istismarı) iddialarıyla ilgili eksiksiz bir soruşturmanın, bağımsız tıp uzmanlarınca yapılacak pisikolojik muayeneyi de içermesi gerektiğini öncelikle belirtilmiştir.

Öte yandan tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle olan geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri, sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Çünkü bu kişiler hakkında yasal müracaatta bulunma konusunda tereddüt yaşadıkları ve yabancı failler konusunda gösterdikleri kararlılıkları kimi zaman gösteremedikleri bilinen bir gerçeklik olarak kabul edilmiştir..."

Yukarıda ifade edilen Yargıtay ve AİHM’since uygulanan kriterlerin ve açıklamaların ışığında dava konusu olay irdelendiğinde, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ifadeleri ile olay örgüsündeki tutarlılık, duruşmada ifade verirken içinde bulunduğu duygu durumu, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 28.09.2015 tarihli raporuna göre psikiyatrik görüşme esnasında yaşadığı cinsel istismar olayını anlatırken ifade ve beyanlarının tutarlı olması, duygulanımının anlattıkları ile uyumlu olması ve olayı anlatırken kaygı düzeyinin arttığının gözlenmesi, mağdurun hem annesi hem babasının sanık ile kuzen olup yakın akraba olmaları ve sanık ile aralarında iftira atmayı gerektirir bir neden bulunmaması, sanığın dava konusu olayın milletvekili aday adayı olduğu için kendisine kurulan bir komplo olduğu yönündeki savunmasının inandırıcılıktan uzak olması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan beraat hükmünün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararveyaçocuğunv.süreçtemyiztevdiinebedenkarşıhukukîsağlığınıolgularşekildeonanmasınagerekçesebepleribozacakcinselistismarıruh

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim