Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
9. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10517
2023/8222
7 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/552 E., 2023/661 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/252 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/1067 Esas, 2022/1085 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle hükmün; ''Mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın kendisine yönelik son eyleminin 2015 yılında yani lise son sınıfa geçtiğinde nisan veya mayıs aylarında olduğunu belirtmiş olması, mağdurun 2015 yılında 19 yaşında olması nedeniyle mağdurun liseyi bitirdiği tarihi yanlış hatırlıyor olması ihtimaline binaen milli eğitim müdürlüğünden mağdurun hangi tarihte liseyi bitirdiğinin tespit edilmesi ile eğer 2014 yılında bitirdiği tespit edilirse, sanığın eylemlerinin 2014 yılının nisan veya mayıs ayında sona erdiğinin kabul olunması gerektiği, bu durumda Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamaları gözetildiğinde, olay tarihinde on sekiz yaşından küçük mağdurenin eylem sonucunda ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda suç tarihinden itibaren en az altı ay geçtikten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan veya Yükseköğretim Kurumları ya da birimlerinde adı geçen ihtisas kurulu ölçütlerine göre içinde en az bir adli tıp uzmanı ile bir çocuk psikiyatristinin zorunlu katılımıyla en az beş kişiden oluşacak bir heyetten rapor aldırıldıktan sonra neticesine göre 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de nazara alınıp, belirlenecek lehe kanuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;1 On iki yaşını tamamlamamış çocuk mağdurlara yönelik cinsel istismar eylemlerinin 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen TCK'nın 103/1. maddesinin 3. cümlesi ile ayrı bir yaptırıma bağlandığı, mağdurenin 28.11.1996 doğumlu olup on iki yaşını doldurduktan sonra anılan yasal düzenlemenin getirildiği gözetilmeden mağdurenin on iki yaşından küçük olduğunun kabulü ile sanığa fazla ceza tayini,2 Sanığın eylem sayısı nazara alınarak TCK’nin 43. maddesine göre yapılacak artırım oranının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde aynı Kanun’un 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanığa eksik ceza tayin edilmesi,3 Suç tarihinin gerekçeli kararda 2015 yerine 2005 yılı olarak yazılması'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/379 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6763 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/552 Esas, 2023/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehine olan 6763 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdureyle sanık arasında husumet bulunduğuna, mağdurenin soyut beyanından başka delil olmadığına, ses kaydının hukuka aykırı delil olup hükme esas alınamayacağına, sanık lehine takdiri indirim uygulanmamasına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin samimi ve tutarlı beyanda bulunduğu ve sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğuna, takdiri indirim uygulanmasına, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ''Sanığın müştekinin öz abisi olduğu, müşteki henüz ilkokula gitmediği dönemden itibaren sanığın müştekiden cinsel organına dokunmasını ve yalamasını istediği, müşteki ile anal yoldan ilişkiye girmeye çalıştığı, sanığın bu eylemlerine Mayıs 2015 ayına kadar devam ettiği, sanığın müştekiye bu süre içerisinde şiddette uyguladığı, sanığın savunmasında psikolojik olarak rahatsız olduğunu söylediği, ancak Adli Tıp Kurumu raporlarında sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun belirtildiği, sanığın annesi ... ile diğer kardeşi ...'ın beyanlarının müştekinin iddialarını doğruladığı anlaşılmış olup, sanığın bu şekilde 12 yaşından küçük ve kardeşi olan müştekiye birden fazla cinsel istismarda bulunarak müsnet suçu işlediği kanaatına varıldığından, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan eylemine uyan ve sonuç ceza itibarıyla sanığın daha lehine olan 6763 s.Y. ile değişiklik öncesi TCK.nun 103/1 3.cümle, 103/3 c, 43, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ''İlk derece mahkemesince sanığın eyleminin doğru olarak nitelendiği, ancak bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, sanığın eylem sayısı nazara alınarak zincirleme suç hükümlerine ilişkin TCK’nin 43. maddesine göre yapılacak artırım oranının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde aynı Kanun’un 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanığa eksik ceza tayin edilmesi ile sanığın eylemine ilişkin olarak lehe yasa değerlendirilmesinin yapılmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 28/11/1996 doğumlu olan mağdurenin 28/11/2008 tarihinde 12 yaşını doldurduğu, 28/11/2011 tarihinde 15 yaşını doldurduğu, 6545 sayılı yasadan önceki TCK'nın 103/1 6 maddesine göre temel cezanın asgari haddinin 15 yıl olduğu, 6545 sayılı yasa ile değişik TCK'nın 103/1 1. cümlede temel cezanın asgari haddinin 8 yıl olduğu, 6763 sayılı yasa ile değişik 18 06 2014 tarihli TCK'nın 103/1 fıkra 1.ve 3. cümleye göre temel cezanın asgari haddinin 10 yıl olduğu, 6763 sayılı yasanın 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği bu durumda 6545 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki TCK'nın hükümlerinin uygulanmasının sanığın lehine olduğu anlaşıldığı, sanığın mağdurun 18 yaşından tamamlamasından sonrada eylemlerinin olduğu, sanığın bu eylemlerinin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, ancak çocuğun basit cinsel istismarı suçunun yaptırımının ağır olması nedeniyle, zincirleme suç hükümleri uygulanırken sanığın sadece çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, tüm bu açıklanan nedenlerle sanığın üzerine atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçundan eylemine uyan ve lehine olan 6763 sayılı yasa ile değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 6545 sayılı yasa ile değişik TCK'nın 103/1 1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasının TCK'nın 103/3 c maddesinde yarı oranında artırılmasına, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığnıdan cezasının TCK'nın 43. maddesi gereğince taktiren 2/4 oranında artırılmasına, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına'' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/552 Esas, 2023/661 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:54