Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

9. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10782

Karar No

2023/8038

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/802 E., 2023/831 K.

SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

  1. Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararı;

a. Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.06.2023 tarihli ve 2023/802 Esas, 2023/831 Karar sayılı kararı;

Sanıklar hakkında atılı suçlardan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II TEMYİZ NEDENLERİ

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Mahkemece mahkumiyete esas alınan mağdurenin ilk ifadesinin çelişkiler barındırdığı, mağdurenin alkol almadığına dair beyanı olmasına rağmen tanıkların anlatımlarında mağdurenin ağır şekilde alkol koktuğunu belirttikleri, mağdurenin beyanı ile amcası olan tanık ...'nın beyanı arasında da çelişkiler bulunduğu, olayda silah kullanıldığına dair mağdurenin soyut beyanı dışında delil olmadığı, silahla tehdit edildiğini iddia eden mağdurenin hemen sonrasında kolluk kuvvetleri yerine eski sevgilisini araması ve yaşadığını iddia ettiği olaylardan bahsetmemesinin hayatın olağan akışı ile uygunluk göstermediği, mağdurenin beyanında anal ve oral yoldan da istismara uğradığını belirtmesine rağmen bu hususlarda adli tıp raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, mağdurenin soruşturma aşamasındaki ilk ifadesinin tamamen kurgudan ibaret olduğu, kriminal raporda mağdurenin vücudundaki yaralanmaların çarpma ve düşme nedeniyle olabileceğinin de belirtildiği, nitekim mağduredeki yaralanmanın kaza nedeniyle gerçekleştiği, gene kriminal raporundaki bulgular incelendiğinde müvekkil ile mağdurenin rızayla cinsel ilişkiye girdiklerinin anlaşıldığı, tanıklar ... ve ...'nin beyanlarında kızın darp edildiği ya da istismara uğradığına dair bir görünümü olmadığını belirtikleri, mağdurenin sonraki ifadelerinde müvekkile iftira attığını açıkça ifade ettiği, mağdurenin hürriyetinden yoksun bırakıldığına dair de dosyada delil bulunmadığı, kabul etmemekle birlikte cinsel saldırı eylemlerinin gerçekleştiği zaman zarfı dışında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin bulunmadığı beyanıyla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ...'ın Temyiz İstemi

Mağdurenin mahkumiyete esas alınan ilk ifadesinin iftira ve kurgudan ibaret olduğu, dosyada yer alan tüm delillerin mağdurenin iftira attığını dile getirdiği anlatımları ile uyumlu olduğu, mağdurede oluşan yaralanmaların kaza neticesinde ve rızayla gerçekleşen cinsel ilişki sırasında meydana geldiği, Mahkemece kaza esnasında araca gelen tanıklar dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verildiği, mağdure ile aralarında geçen WhatsApp yazışmalarının kıskançlık ve kaza sebebiyle gerçekleşip suça konu iddialarla ilgisi bulunmadığı, mağdurenin iftira atmak için ekran fotoğrafları aldığı, sesli konuşmanın dökümü bulunmadığı için bahsi geçen yazışmaların karşılıklı sohbet niteliği taşımadığı, mağdurenin adının çıkmasını engellemek ve sanık ...'in kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle ailesinin yanında olamamak gibi gerekçelerle iftira yoluna başvurduğu, mağdurenin ifadesinde kendisine tüfek doğrultulduğunu iddia etmesine rağmen eski sevgilisiyle iletişim kurabilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, mağdurenin anlatımlarının amcası olan tanık ... tarafından da yalanlandığı, mağdurenin köy evinden ayrılma süreci ve sonrasına dair anlattığı olay örgüsünün tutarsızlıklar barındırdığı, beyanıyla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafi Av. ...'nın Temyiz İstemi

Mağdurenin aşamalarda değişen beyanlarda bulunmasına rağmen Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ilk ifadeye dayanarak mahkumiyet hükümleri kurulduğu, tanık ... ifadesinde mağdurenin sanıklarla rızasıyla gittiği ve alkol aldığını belirtirken mağdure ise alkol almadığı yönünde anlatımlarda bulunduğu, mağdurenin beyanında anal ve oral yoldan da istismara uğradığını belirtmesine rağmen bu hususlarda adli tıp raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, HTS kayıtları incelendiğinde mağdurenin birçok kişiyle iletişim kurduğunun görüldüğü, bu sebeple mağdurenin ifadesinde belirtmiş olduğu silahla tehdit edilerek telefonunun zorla kendisinden alınması veya telefonun uçak modunda olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, mağdurenin evde zorla tutulduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, cinsel saldırı kabul edilse dahi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel saldırı eylemiyle sınırlı kalması sebebiyle unsurlarının oluşmadığı, mağdurenin ifadelerinin tanıklar ... ve ...'in anlatımlarıyla çeliştiği, mağdurenin müvekkil ile cinsel ilişkiye girmediğine dair anlatımlarının dosyada bulunan delillerle uyum gösterdiği, kriminal raporda mağdurenin vücudundaki yaralanmaların çarpma ve düşme nedeniyle de olabileceğinin belirtildiği, mağdurenin de aşamalardaki ifadelerinde kaza yaptıklarını doğruladığı, HTS kayıtlarına göre mağdure ile müvekkil arasında herhangi bir iletişimin söz konusu olmadığı, suça konu mesajlaşma içeriklerinin mağdure ile sanal bir numara arasında gerçekleştiği ve sanal numaranın aidiyeti hususunda Mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadığı, mağdure ile diğer sanık ... arasında gerçekleştiği iddia edilen mesajlaşmalar incelenerek cinsel saldırının gerçekleştiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, mağdurenin delil elde etmek maksadıyla hareket ettiği, sanık ...'ın mağdureye daha önce sözleştikleri parayı vermemesi sebebiyle husumet oluştuğu ve müvekkilin bu husumet sebebiyle yargılamaya dahil edildiği, tanıkların tamamının iddia konusu olayın gerçekleştiği yönünde izlenimleri olmadığı yönünde anlatımlarda bulunduğu, mağdurenin anlatımları ile olay tutanağı içeriğinin de çeliştiği, müvekkilin adli sicil kaydında suça eğilimli bir yapısının olduğuna dair bir tespit bulunmamasına rağmen gerekçesiz bir şekilde müvekkil hakkında teşdit uygulanması, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu beyanıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözönüne alınarak müvekkilinin atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

D. Sanık ... Müdafii Av. ...'in Temyiz İstemi

Mağdurenin aşamalarda değişen beyanlarda bulunmasına rağmen Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ilk ifadeye dayanarak mahkumiyet hükümleri kurulduğu, mağdure ve sanıkların olay günü alkol aldıklarının tanık anlatımlarıyla sabit olduğu, mağdurenin isteği ile sanıklarla buluşmak için irtibat kurduğu ve kız kardeşini eve bıraktıktan sonra sanıkların bulunduğu araçla gezmeye devam ettiği, mağdurenin aşamalardaki ifadelerinde kaza yaptıklarını doğruladığı, kaza yapmalarına rağmen rahatsız olduğunu iddia eden mağdurenin kimseden yardım istemeyip sanıklarla birlikte köy evine gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kabul etmemekle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel saldırı eylemiyle sınırlı kalması sebebiyle unsurlarının oluşmadığı, kriminal raporda mağdurenin vücudundaki yaralanmaların çarpma ve düşme nedeniyle olabileceğinin de belirtildiği, HTS kayıtları incelendiğinde mağdurenin birçok kişiyle iletişim kurduğunun görüldüğü, bu sebeple mağdurenin ifadesinde belirtmiş olduğu silahla tehdit edilerek telefonunun zorla kendisinden alınması veya telefonun uçak modunda olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, mağdurenin beyanlarının tanıklar ... ve ... tarafından doğrulanmadığı, mağdurenin daha sonra değişecek olan ifadesinde iç çamaşırının yırtıldığını iddia etmesine rağmen bu hususta herhangi bir tespit yapılmadığı, kriminal rapora göre sürüntü örneklerinde yalnızca sanık ...'a ait meni örneğine rastlandığı, mağdurenin kıyafetinde başka bir kadına ait DNA'ya rastlandığının belirtildiği, bu sebeple söz konusu DNA örneklerinin başka şekillerde de bulaşabileceğinin anlaşıldığı, mağdure ile müvekkil arasında kıyafet üzerinden gerçekleşen yakınlaşma sebebiyle müvekkile ait DNA örneğinin mağdurenin kıyafetlerinde bulunduğu, müvekkilin evinde bulunmaları sebebiyle mağdurenin külotunda çıkan ve meni olarak tanımlanmayan DNA'nın evdeki herhangi bir şeyden bulaşabileceği, bu haliyle uzmanlık raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, mağdurenin beyanında anal ve oral yoldan da istismara uğradığını belirtmesine rağmen bu hususlarda adli tıp raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, mağdurenin ifadelerinin tanıklar ... ve ...'in anlatımlarıyla çeliştiği, taraflar arasında husumet yaratabilecek anlaşmazlıklar bulunduğu, nitekim mağdurenin değişen beyanlarında da husumetin etkisiyle iftira attığını açıkça belirttiği, müvekkilin bu husumet sebebiyle yargılamaya dahil edildiği, mağdurenin beyanında müvekkil ile mesajlaştığını iddia etmesine karşın mesaj içeriklerine göre mağdure ile müvekkil arasında herhangi bir iletişimin bulunmadığının tespit edildiği, olayın intikal şekli ve zamanı incelendiğinde mağdurenin olayı kurgulamak için zaman yarattığının anlaşıldığı, sanık ... ile mağdurenin rızayla cinsel ilişkiye girdiği, tanıklar ... ve ...'nin beyanlarına göre mağdurenin kolluk kuvvetlerinden yardım istemediği, sanık ... ve mağdure arasında geçen mesajlaşmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde cinsel saldırı eylemiyle bağlantısının olmadığının anlaşıldığı, bu durumun aleyhe yorumlanmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, müvekkilin adlî sicil kaydında suça eğilimli bir yapısının olduğuna dair bir tespit bulunmaması ve sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışına raslanmamasına rağmen gerekçesiz bir şekilde takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak suçun nitelikli hali gösterildiği ancak halihazırda suçun nitelikli halinden de cezalandırılan sanık hakkında çifte cezalandırma durumunun söz konusu olduğu beyanıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözönüne alınarak müvekkil hakkında atılı suçlardan beraat hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.

E. Sanık ...'in Temyiz İstemi

Dosyada yer alan tüm delillerin mağdurenin iftira attığını dile getirdiği anlatımları ile uyumlu olduğu, yargılama aşamasında bildirdikleri tanıklar dinlenilmeden eksik araştırma ile karar verildiği, suçların işlendiğine dair mağdurenin sonradan değişen çelişkili ve soyut beyanları dışında dosyada delil bulunmadığı, mağdurenin beyanlarında kendisinde oluşan yaralanmaların kaza neticesinde meydana geldiği ve genital organında bulunan lezyonların sanık ... ile rızasıyla girmiş olduğu cinsel ilişki neticesinde oluştuğunu belirttiği, mağdure ile sanık ... arasında geçen mesajlaşmaların kendisiyle ilgisi bulunmadığı ve bu sebeple sorumlu tutulmasının hatalı bir değerlendirme olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda mağdure ile aralarında cinsel ilişki yaşanmadığının tespit edildiği, mağdurenin kurguladığı olay örgüsünü yalanlayacak tanıkların talep edilmesine rağmen dinlenilmediği, mağdurenin daha sonra değişecek olan ifadesinde iç çamaşırının yırtıldığını iddia etmesine rağmen bu hususta herhangi bir tespit yapılmadığı, HTS kayıtları incelendiğinde mağdurenin birçok kişiyle iletişim kurduğunun görüldüğü, bu sebeple mağdurenin ifadesinde belirtmiş olduğu silahla tehdit edilerek telefonunun zorla kendisinden alınması veya telefonun uçak modunda olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, mağdurenin beyanında anal ve oral yoldan da istismara uğradığını belirtmesine rağmen bu hususlarda adli tıp raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, kendi evinde bulunmaları sebebiyle mağdurede bulunan DNA örneklerinin evdeki herhangi bir şeyden bulaşmış olabileceği, kriminal raporunda varsayıma dayalı DNA incelemesi yapıldığı, mağdureyle kıyafetleri üzerinden yakınlaşma yaşadıkları, mağdurenin de beyanlarında bu hususu doğruladığı, mağdurenin beyanında kendisi ile mesajlaştığını iddia etmesine karşın mesaj içeriklerine göre mağdure ile arasında herhangi bir iletişimin bulunmadığının tespit edildiği, mağdurenin ifadelerinin tanıklar ..., ..., ... ve ...'in anlatımlarıyla çeliştiği, alkollü olduğu ve mağdurenin ne tür bir iftira atabileceğini kestiremediği için önceki ifadesinde mağdureyle organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girip girmediklerini hatırlamadığını belirttiği, beyanıyla atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

F. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince ''27.01.2022 günü saat 00:00 sıralarında sanıklar ... ve ...'ın arabayla dolaşarak alkol aldıkları, sanık ...'ın arkadaşı olan mağdur ... ...'la iletişim kurarak onu evine bırakacaklarından bahisle arabayla aldıkları, sanıkların mağdur ...'ya da alkol ikram ettikleri, sanık ...'ın annesine ait sanık ...'in kullanımında olan araç ile gezinti yaparlarken Kozan Çevre Yolu civarında aracın hızlı kullanımından dolayı direğe çarparak kazaya karışmaları neticesinde aracın hasar gördüğü, sanıkların aracın hasarlı olmasından dolayı sanık ...'in İdem Mahallesi'nde bulunan köy evlerine gitmeye karar verdikleri, ancak mağdur ...'nın evine gitmek istemesi üzerine sanıkların aracın kazalı olduğu, bu şekilde eve gitmeleri halinde ailelerinin tepki göstereceğinden dem vurarak mağdura tepki gösterdikleri, saat 02:30 sıralarında mağdurun sanıkların yoğun baskıları sonucu korkuyla sanıklar ile birlikte söz konusu araç ile sanık ...'in babasına ait *** *** *** adreste bulunan eve gittiği, burada mağdur ...'nın arkadaşı olan tanık ...'a ulaşarak kaza yaptıklarını söylemesi üzerine tanık ...'ın tanık ...'i mağdur ...'ya yönlendirdiği, mağdur ...'nın da tanık ... ile kendisini alması hususuna ilişkin iletişime geçmesi üzerine sanıkların bu duruma sinirlenerek mağdurun cep telefonunu uçak moduna alarak mağdur ...'yı anılan evde yatağın üzerine yatırarak taytını çıkarıp iç çamaşırını dizine kadar indirdikleri, bu esnada mağdurun külotunun yırtıldığı, sanık ...'ın mağdurun baş kısmına, sanık ...'in ise mağdurun bacaklarının arasına geçtiği, sanık ...'ın cinsel organını çıkararak mağdurun ağzına soktuğu, sanık ...'in ise mağdur ile anal yoldan ilişkiye girmeye çalıştığı, bu esnada sanık ...'ın "bayılt şunu rahat rahat yapalım" şeklinde sanık ...'e seslendiği, mağdur ...'nın sürekli sesini duyurmak için bağırmasına karşın sanıkların kendi aralarında yer değiştirerek birinin mağdurun ağzına organ sokar şekilde diğerinin ise mağdurla vajinal yolla ilişkiye girer şekilde eylemlerini devam ettirdikleri, mağdur ...'nın bağırarak kurtulmaya çalıştığı esnada ise sanıkların mağdurun gözüne ve vücudunun değişik yerlerine vurarak direncini kırdıkları, sanıkların mağdur ...'yı nefes alamamaya başladığı anda bıraktıkları, mağdurun doğrulduğunda cinsel organında kan olduğunu gördüğü, mağdur ...'nın bırakılmasıyla taytını giyerek dışarı çıkıp kaçmaya çalıştığı esnada sanık ...'ın mağduru yakaladığı, mağdurun sanık ...'ı itekleyerek kaçmaya devam ettiği, sanıkların çıplak oldukları için, mağdurun peşinden gidemedikleri...'' şeklindeki kabul ile sanıklar hakkında atılı suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri, sanıklar ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda; cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanıkların evde bulunan mağdureye karşı cinsel eylemde bulunmaları dışında onun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketlerinin olmadığı göz önüne alınarak, İlk Derece Mahkemesince sanıkların kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.06.2023 tarihli ve 2023/802 Esas, 2023/831 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.06.2023 tarihli ve 2023/802 Esas, 2023/831 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kozan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkişiyisüreçv.istemlerininyoksuntemyizhukukitevdiinenedenleriniteliklihürriyetindenolgularonanmasınagerekçehükümlerinesastanreddicinselkılmabozulmasınasaldırı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim